drawn - Türkçe İngilizce Sözlük

drawn

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

drawn — Definition

Anlamı ve Tanımı:
çizilmiş, çekilmiş, bitkin/solgun
Okunuş (IPA):
(AmE /drɔːn/ – BrE /drɔːn/)
Terim Türü:
Sıfat; Fiil kökenli ortaç: drawn
“Draw” fiilinin V3 biçimi olarak “çizilmiş/çekilmiş” anlamını; ayrıca yüz hatları yorgun ve solgun görünen durumu niteleyen sıfat kullanımını taşır. Eski çekim sistemi içinden gelen “draw–drew–drawn” üçlüsünün parçasıdır; modern dilde drawn face gibi ifadeler, fiziksel yorgunluğu kısa ve vurucu betimlemelerle görünür kılar.
Eş Anlamlılar:
sketched, exhausted-looking
Zıt Anlamlılar:
fresh, radiant

"drawn" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 23 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
drawn s. çekilmiş
It is therefore important for a line to be drawn in the sand.
Bu nedenle kuma bir çizgi çekilmesi önemlidir.

More Sentences
drawn s. çizili
Genel
drawn s. bitkin
His face became drawn after he heard about his mother's illness.
Annesinin hastalığını duyduktan sonra yüzü bitkin bir hal aldı.

More Sentences
drawn s. çizik
drawn s. yorgun
drawn s. berabere
drawn s. çizilmiş
drawn s. gergin
drawn s. asık
drawn s. mecrur
drawn s. çekili
drawn s. çekilen
drawn s. süzgün
drawn s. berabere biten
drawn s. tükenmiş
drawn s. kılıfından çıkarılmış
drawn s. kabından çıkarılmış
drawn s. çökmüş
drawn s. bitkin/solgun
Teknik
drawn s. işlenmiş
drawn s. bardağın tabanındaki erimiş metalin çekilmesiyle oluşturulmuş (bardak gövdesi)
drawn s. fırından çıktıktan sonra bir dizi silindir üzerinden çekilen (cam)
Hayvancılık
drawn s. iç organları çıkarılmış (kümes hayvanı)

"drawn" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
have something drawn f. çizdirmek
Genel
drawn wire i. çekme tel
horse-drawn vehicle i. at arabası
horse-drawn carriage i. atlı gezinti arabası
horse-drawn carriage i. at arabası
horse-drawn bus i. atla çekilen taşıt
tractor-drawn aerial i. merdiven kamyonu
lesson to be drawn i. çıkarılacak ders
line of wagons drawn by mules i. katır kervanı
drawn game i. iki tarafın da kazanmadığı durum
drawn game i. çekişmeli durum
drawn fox i. saklandığı yerden çıkarılmış tilki
drawn fowl i. iç organları çıkarılmış kümes hayvanı
drawn battle i. iki tarafın da zafer kazanmadığı durum
be drawn f. çizilmek
be at daggers drawn f. kanlı bıçaklı olmak
be drawn to background f. arka plana çekilmek
be at daggers drawn with somebody f. kanlı bıçaklı olmak
attack with a drawn knife f. bıçak çekmek
feel drawn to f. yakın hissetmek
be drawn to somebody f. yakınlaşmak
be drawn to somebody f. kapılmak
be long and drawn out f. fos çıkmak
get blood drawn f. kan aldırmak
be long-drawn-out f. sürüncemede kalmak
be drawn together f. yakınlaşmak
be drawn into a vortex f. girdaba sürüklenmek
be drawn into a vortex f. girdaba kapılmak
be drawn under the supervision of a notary public f. noter huzurunda çekilmek
be drawn in the presence of a notary public f. noter huzurunda çekilmek
have something drawn f. çizdirmek
drawn out s. süzgün
drawn up six deep s. 6 sıra halinde
drawn in s. çekik
drawn up s. hazırlanmış
drawn out s. bitkin
long-drawn-out s. çok uzun süren
hand-drawn s. kalem işi
horse-drawn s. atlı
wire-drawn s. kılı kırk yararak icat edilmiş
long-drawn out s. uzun süreli
long-drawn out s. uzun
long-drawn out s. uzun süren
air-drawn s. havada izi belli olan
horse-drawn s. at ile çekilen
horse-drawn s. at ile sürülen
horse-drawn s. (araba, vagon) atlı
long-drawn s. çok uzun
long-drawn s. uzatılan
long-drawn s. uzatılmış
drawn-out s. uzatılmış
drawn-out s. gerilmiş
drawn-out s. istenenden uzun görünen
drawn-out s. normalden uzun duran
drawn-out s. sesli harfleri uzatarak yavaşça yapılan (konuşma)
drawn-out s. istenenden daha çok uzatılmış
drawn-out s. esnetilmiş
fine-drawn s. (argüman, ayrım) kesin
fine-drawn s. (argüman, ayrım) belli belirsiz
fine-drawn s. (özellik) ince
fine-drawn s. (özellik) rafine
fine-drawn s. (özellik) hassas
fine-drawn s. (argüman, ayrım) nokta atışı
fine-drawn s. (argüman, ayrım) tam
fine-drawn s. (özellik) narin
İfadeler
as can be drawn expr. aşağıda göreceğiniz üzere
Konuşma Dili
be at daggers drawn f. can düşmanı olmak
be at daggers drawn f. kanlı bıçaklı olmak
Deyim
the battle lines are drawn i. sözün bittiği yer
be at daggers drawn with f. kanlı bıçaklı olmak
be at daggers drawn with someone f. kanlı bıçaklı olmak
be at daggers drawn f. kanlı bıçaklı olmak
be drawn like a moth to a flame f. büyülenmiş gibi cazibesine kapılmak
get drawn into something f. bir şeyin (konunun/tartışmanın) içine çekilmek
be drawn and quartered f. (ağır şekilde) cezalandırılmak/eleştirilmek
be drawn and quartered f. perişan edilmek
feel drawn to f. yakınlık duymak
be drawn and quartered f. asıp karnını deşmek
be drawn and quartered f. canına okunmak
be drawn and quartered f. mahvedilmek
be drawn and quartered f. fena hakkından gelinmek
be drawn and quartered f. perişan edilmek
be drawn and quartered f. ağır şekilde cezalandırılmak
be drawn to (something) like a moth to a flame f. büyülenmiş gibi (bir şeyin) cazibesine kapılmak
be drawn to (something) like a moth to a flame f. büyülenmiş gibi (bir şeyin) içine çekilmek
be drawn and quartered f. fena hırpalanmış
be drawn and quartered f. sert şekilde cezalandırılmış
be drawn and quartered f. perişan edilmek
be drawn and quartered f. fena hakkından gelinmiş
be drawn and quartered f. canına okunmuş
drawn like a moth to a flame s. cazibesine kapılmış
drawn like a moth to a flame s. büyülenmiş
the battle lines are drawn expr. silahlar çekildi
the battle lines are drawn expr. kılıçlar çekildi
at daggers drawn [uk/australia] expr. ciddi anlaşmazlık içinde
at daggers drawn [uk/australia] expr. şiddetli husumet içerisinde
at daggers drawn [uk/australia] expr. kanlı bıçaklı
at daggers drawn [uk/australia] expr. can düşmanı
at daggers drawn [uk/australia] expr. birbirine düşman
at daggers drawn [uk/australia] expr. kavgaya/tartışmaya hazır
Konuşma
I've drawn them a map expr. onlara bir harita çizdim
Ticaret/Ekonomi
checks drawn and money orders i. verilen çek ve ödeme emir
over drawn account i. karşılıksız hesap
drawn bonds i. çekilişe tabi tahviller
Teknik
drawn solid product supplied in coil or on reel i. kangal veya makara halinde içi dolu çekilmiş mamul
seamless drawn pipe i. dikişsiz çekme boru
cold drawn steel wire i. soğuk çekilmiş çelik tel
drawn pipe i. çekme boru
hard drawn electrolytic copper wire i. sert çekilmiş elektrolitik bakır tel
drawn tube i. ince çekme boru
drawn glass i. çekme cam
drawn section i. çekme profil
drawn pipe i. patent boru
weldless drawn pipe i. çekme boru
hard-drawn aluminium wire i. sert çekilmiş alüminyum tel
cold-drawn wire i. soğuk çekme tel
half-hard drawn solid round aluminium wire i. yarı sert çekilmiş som alüminyum tel
cold-drawn steel i. soğuk çekme çelik
hard-drawn wire i. sert çekme tel
drawn round bar i. çekilmiş yuvarlak çubuk
hard-drawn aluminium wire i. soğuk çekilmiş alüminyum tel
drawn hexagonal bar i. çekilmiş altıgen çubuk
drawn round wire i. çekilmiş yuvarlak tel
medium-hard drawn copper wire i. yarı sert çekilmiş bakır tel
drawn sheet glass i. çekme düz cam
drawn sheet glass i. düz plaka cam
drawn bar i. çekilmiş çubuk
hard drawn wire i. sert çekilmiş tel
hot drawn wire i. sıcak çekme tel
hot drawn steel wire i. sıcak çekilmiş çelik tel
cold-drawn bar i. soğuk çekilmiş çubuk
cold-drawn wires i. soğuk çekme teller
hot drawn copper wire i. sıcak çekilmiş bakır tel
hard drawn steel wire i. sert çekilmiş çelik tel
hard-drawn spring wire i. sert çekilmiş yay teli
hard-drawn tubing i. sert çekilmiş boru
cold-drawn copper bar i. soğuk çekilmiş bakır çubuk
cold-drawn tubes i. soğuk çekme borular
hard drawn copper wire i. sert çekilmiş bakır tel
flat-drawn process i. yassı çekme süreci
cold-drawn copper wire i. soğuk çekilmiş bakır tel
cold-drawn rod i. soğuk çekilmiş kalın çubuk
hot drawn wire i. sıcak çekilmiş tel
deep drawn aluminium i. derin çekilmiş alüminyum
deep drawn cup i. derin çekme bardak
deep drawn brass i. derin çekilmiş pirinç
deep drawn steel sheet i. derin çekilmiş çelik sac
deep drawn cup i. derin çekme manşet
deep drawn steel i. derin çekilmiş çelik
drawn fibre i. çekme elyaf