eligible - Türkçe İngilizce Sözlük

eligible

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

eligible — Definition

Anlamı ve Tanımı:
uygun, hak sahibi, seçilebilir
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈɛlɪdʒəbəl/ – BrE /ˈelɪdʒəbəl/)
Terim Türü:
Sıfat
Bir koşulu sağlayarak bir haktan, programa katılımdan veya seçilme olasılığından yararlanabilmeyi niteleyen sözcüktür; resmî metinlerde sık geçer. Latince eligere (“seçmek”) kökünden türeyen Fransızca biçimler üzerinden İngilizceye yerleşmiştir; modern kullanımda eligible, “seçilebilme” fikrini kurala ve kriterlere bağlayarak netleştirir.
Eş Anlamlılar:
qualified, entitled
Zıt Anlamlılar:
ineligible, disqualified

"eligible" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 27 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
eligible i. hak sahibi
We demand that interim financial aid packages be made available now to those eligible.
Geçici mali yardım paketlerinin hak sahiplerine hemen sunulmasını talep ediyoruz.

More Sentences
eligible s. uygun
In the Commission guidelines, few maritime areas are eligible for INTERREG IIIA.
Komisyon kılavuz ilkelerinde çok az sayıda deniz alanı INTERREG IIIA için uygundur.

More Sentences
eligible s. uygun şartlara sahip
Eligible Persons may apply the value of the Netflix Offer to a different Netflix streaming plan.
Uygun Şartlara Sahip Kişiler, Netflix Teklifinin değerini farklı bir Netflix yayın planına uygulayabilir.

More Sentences
eligible s. seçilebilir
The President is not eligible for re-election.
Aynı kişi, ikinci bir defa Cumhurbaşkanı seçilemez.

More Sentences
eligible s. hak kazanmış
My son is eligible for a university scholarship.
Oğlum üniversite bursu almaya hak kazandı.

More Sentences
eligible s. gözde
He was the most eligible bachelor in London.
Londra'nın en gözde bekarı oydu.

More Sentences
Siyasal
eligible s. seçilebilir
The President is not eligible for re-election.
Aynı kişi, ikinci bir defa Cumhurbaşkanı seçilemez.

More Sentences
Genel
eligible i. uygun kimse
eligible i. seçilebilir kimse
eligible s. elverişli
eligible s. intihap edilebilir
eligible s. haklı
eligible s. makbul
eligible s. muvafık
eligible s. nitelikli
eligible s. geçerli
eligible s. uygun kimse
eligible s. seçkin
eligible s. münasip
eligible s. (evlilik için) uygun
eligible s. bekar
Teknik
eligible s. seçilir
Spor
eligible s. hücum pasını karşılama kurallarına uygun
Eski Kullanım
eligible s. tercihe bağlı
eligible s. uygulanabilen
eligible s. benimsenebilen
eligible s. mümkün

"eligible" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 38 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
eligible consumer i. serbest tüketici
eligible bachelor i. gözde bekar
make something eligible f. elverişli hale getirmek
be eligible to vote f. oy kullanma yaşında olmak
be eligible for the lottery f. çekilişe katılmak için hak kazanmak
be eligible for the lottery f. çekiliş için hak kazanmak
be eligible to attend the university f. üniversiteye girmeye hak kazanmak
be eligible to enter the university f. üniversiteye girmeye hak kazanmak
be eligible to vote f. oy kullanma ehliyeti olmak
eligible for s. -e uygun
eligible for s. -e seçilebilir
re-eligible s. tekrarlı geçerli hal almış
Ticaret/Ekonomi
eligible commercial paper i. merkez bankası tarafından reeskonta kabul edilebilen ticari senetler
eligible costs i. komisyonca kabul edilen masraflar
eligible paper i. bankaca kabul edilebilir senet
eligible paper i. elverişli senet
eligible cost i. geçerli masraf
eligible for capitalisation s. aktifleştirilebilir
Hukuk
eligible survivors i. birinci derece mirasçılar
Siyasal
eligible voter i. seçmen yaşını doldurmuş kişi
eligible voter i. rey verme hakkına sahip seçmen
eligible voter i. oy kullanma yetkisine sahip seçmen
re-eligible s. yeniden seçilebilir
re-eligible s. yeniden göreve gelebilir
Bilgisayar
eligible users i. uygun kullanıcılar
Havacılık
eligible flight i. uygun uçuş
eligible traffic i. uygun trafik
Askeri
eligible recipient i. ehil alıcı
pere (person eligible to receive effects) i. vefat eden ordu mensubunun şahsi eşyalarının alınmasından sorumlu kimse
person eligible to receive effects i. vefat eden ordu mensubunun şahsi eşyalarının alınmasından sorumlu kimse
be not eligible for military service f. askerlik yapmaya elverişli olmamak
be not eligible to serve in the military f. askerlik yapmaya elverişli olmamak
be not eligible to serve in the military f. askerliğe elverişli olmamak
be not eligible for military service f. askerliğe elverişli olmamak
be eligible for military service f. askerliğe elverişli olmak
be eligible to serve in the military f. askerliğe elverişli olmak
eligible for separation s. hizmetten ayrılmayı hak eden
eligible for separation s. askerlikten ayrılmaya uygun