eliminates - Türkçe İngilizce Sözlük

eliminates

eliminates — Definition

Anlamı ve Tanımı:
ortadan kaldırmak, elemek, yok etmek
Okunuş (IPA):
(AmE /ɪˈlɪməˌneɪt/ – BrE /ɪˈlɪmɪneɪt/)
Terim Türü:
Fiil: eliminate (eliminates – eliminated – eliminating)
Bir şeyi süreçten çıkararak ortadan kaldırmayı; yarışma veya seçim bağlamında “elemek” fiilini anlatır. Latince eliminare (“eşikten dışarı atmak”) köküne dayanır; “limen” (eşik) fikri, modern dilde “dışarı çıkarıp sistemden atma” anlamını güçlü bir mekânsal metaforla taşır.
Eş Anlamlılar:
remove, eradicate
Zıt Anlamlılar:
include, introduce

"eliminates" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 28 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
eliminate f. elemek
The Council has already eliminated one proposal.
Konsey şimdiden bir teklifi eledi.

More Sentences
Genel
eliminate f. yok etmek
The immune system recognizes and eliminates these cells.
Bağışıklık sistemi bu hücreleri tanır ve yok eder.

More Sentences
eliminate f. gidermek
These steps must be based on a new UN resolution and must concentrate on eliminating any problems encountered.
Bu adımlar yeni bir BM kararına dayanmalı ve karşılaşılan sorunların giderilmesine odaklanmalıdır.

More Sentences
eliminate f. bertaraf etmek
We tried to eliminate all danger beforehand.
Tüm tehlikeleri önceden bertaraf etmeye çalıştık.

More Sentences
eliminate f. ortadan kaldırmak
Smartphones eliminated the need for compact cameras.
Akıllı telefonlar kompakt fotoğraf makinelerine olan ihtiyacı ortadan kaldırdı.

More Sentences
eliminate f. çıkarmak
Find out whether you have any particular food allergies and eliminate those foods from your diet.
Herhangi bir gıdaya alerjiniz olup olmadığını öğrenin ve bu gıdaları diyetinizden çıkarın.

More Sentences
eliminate f. elenmek
We were eliminated from the dancing contest early on.
Dans yarışmasından erken elendik.

More Sentences
eliminate f. atmak
eliminate f. elimine etmek
eliminate f. ekarte etmek
eliminate f. elemek (bir yarışçıyı)
eliminate f. saf dışı etmek
eliminate f. saf dışı bırakmak
eliminate f. aradan kaldırmak
eliminate f. vücuttan atmak
eliminate f. dikkate almamak
Ticaret/Ekonomi
eliminate f. tasfiye etmek
Teknik
eliminate f. çıkartmak
Matematik
eliminate f. denklemleri birleştirerek (bilinmeyen değeri) ortadan kaldırmak
Osmanlıca
eliminate f. ifna etmek
Eski Kullanım
eliminate f. kapı dışarı etmek
eliminate f. kovmak
eliminate f. arıtmak
eliminate f. ayırmak
eliminate f. çıkarım yapmak
Argo
eliminate f. soğukkanlı bir şekilde cinayet işlemek
eliminate f. birini ortadan kaldırmak
eliminate f. birini temizlemek (öldürmek)

"eliminates" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 35 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
eliminate any bias f. önyargıları gidermek
eliminate any bias f. önyargıyı gidermek
eliminate prejudice f. önyargıyı gidermek
eliminate one's prejudices f. önyargılarını yıkmak
eliminate the poverty f. yoksulluğu gidermek
eliminate the barrier f. engeli kaldırmak
eliminate the barriers f. engelleri kaldırmak
eliminate the risk f. riski ortadan kaldırmak
eliminate the prejudices f. önyargıları ortadan kaldırmak
eliminate someone from the list f. birini listeden çıkarmak
eliminate from the body f. vücuttan atmak
Öbek Fiiller
eliminate (someone or something) from (something) f. (birini/bir şeyi bir şeyden) çıkarmak
eliminate someone or something from something f. birini/bir şeyi bir şeyden elemek
eliminate (someone or something) from (something) f. (birini/bir şeyi bir şeyden) saf dışı bırakmak
eliminate (someone or something) from (something) f. (birini/bir şeyi bir şeyden) elemek
eliminate someone or something from something f. birini/bir şeyi bir şeyden ekarte etmek
eliminate someone or something from something f. birini/bir şeyi bir şeyden uzaklaştırmak
eliminate (someone or something) from (something) f. (birini/bir şeyi bir şeyden) uzaklaştırmak
eliminate (someone or something) from (something) f. (birini/bir şeyi bir şeyden) ekarte etmek
eliminate someone or something from something f. birini/bir şeyi bir şeyden çıkarmak
eliminate someone or something from something f. birini/bir şeyi bir şeyden saf dışı bırakmak
eliminate from f. -den ekarte etmek
eliminate from f. -den çıkarmak
eliminate from f. -den uzaklaştırmak
eliminate from f. den saf dışı bırakmak
eliminate from f. -den elemek
İfadeler
accentuate the positive and eliminate the negative expr. olumsuzu uzaklaştır olumluya odaklan
accentuate the positive and eliminate the negative expr. olumsuz olandansa olumlu olana odaklan
accentuate the positive and eliminate the negative expr. olumsuz olana değil olumluya odaklan
accentuate the positive and eliminate the negative expr. negatifi bırak pozitife odaklan
eliminate the negative and accentuate the positive expr. olumsuz olandansa olumlu olana odaklan
eliminate the negative and accentuate the positive expr. olumsuz olana değil olumluya odaklan
eliminate the negative and accentuate the positive expr. olumsuzu uzaklaştır olumluya odaklan
eliminate the negative and accentuate the positive expr. negatifi bırak pozitife odaklan
Ticaret/Ekonomi
eliminate (employees) f. tasfiye etmek