fiili - Türkçe İngilizce Sözlük

fiili

"fiili" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 19 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
fiili de facto s.
We have the Scheele report, and we have held a debate on the de facto moratorium.
Elimizde Scheele raporu var ve fiili moratoryum üzerine bir tartışma yürüttük.

More Sentences
fiili actual s.
Actual reconstruction does not form part of the fund's remit.
Fiili yeniden yapılandırma fonun görev alanının bir parçasını oluşturmamaktadır.

More Sentences
Genel
fiili effective s.
For the time being, I'll be in effective control of the office.
Şimdilik ofisin fiili kontrolü bende olacak.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
fiili actual s.
Actual reconstruction does not form part of the fund's remit.
Fiili yeniden yapılandırma fonun görev alanının bir parçasını oluşturmamaktadır.

More Sentences
Hukuk
fiili actual s.
Actual reconstruction does not form part of the fund's remit.
Fiili yeniden yapılandırma fonun görev alanının bir parçasını oluşturmamaktadır.

More Sentences
Teknik
fiili actual s.
Actual reconstruction does not form part of the fund's remit.
Fiili yeniden yapılandırma fonun görev alanının bir parçasını oluşturmamaktadır.

More Sentences
Psikoloji
fiili de facto s.
We have the Scheele report, and we have held a debate on the de facto moratorium.
Elimizde Scheele raporu var ve fiili moratoryum üzerine bir tartışma yürüttük.

More Sentences
Genel
fiili factual s.
fiili virtual s.
fiili real s.
fiili actional s.
fiili active s.
fiili effectuose [obsolete] s.
fiili manual s.
fiili indisputable s.
Ticaret/Ekonomi
fiili occupational s.
Hukuk
fiili factual s.
Teknik
fiili operational s.
Latince
fiili defacto s.

"fiili" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
fiili depolama virtual storage i.
fiili livata sodomy i.
fiili hafıza virtual memory i.
fiili sonuç actual result i.
fiili hizmet actual service i.
geçmiş zaman sıfat-fiili past participle i.
fiili maliyet değeri historical cost i.
fiili gerçek durumlar factual circumstances i.
fiili durum actual state i.
fiili gerçekler the facts on the ground i.
fiili kullanım actual use i.
fiili çalışma actual work i.
fiili hizmette olmayan veya emeklilik dönemindeki ingiliz ordu subayına ödenen indirilmiş maaş half pay i.
duyu fiili sense verb i.
fiili ayrımcılık de facto segregation i.
kararlılık, niyet, plan bildiren gelecek zaman yardımcı fiili shall f.
fiili hizmet öncesine ait veya ilişkin preservice s.
fiili hizmet öncesinde gerçekleşen preservice s.
fiili olarak actually zf.
fiili şekilde actually zf.
İfadeler
ortada işlenen fiili bir suç yok no actual crimes committed expr.
Deyim
fiili gerçekler facts on the ground i.
Ticaret/Ekonomi
fiili üretimin maksimum üretime oranı capacity ratio i.
fiili değer actual value i.
fiili ithal actual import i.
fiili mal sayımı physical inventory i.
fiili iflas de facto bankruptcy i.
fiili aşınma observed depreciation i.
bütçelenen satış tutarı ile fiili satış tutarı arasındaki fark turnover variance i.
fiili üretim miktarı actual production i.
fiili uygulama de facto application i.
fiili maliyet historical cost i.
yasal nedene dayanmayan fiili zilyetlik adverse possession i.
fiili ihracat actual export i.
fiili işgal adverse possession i.
daha fazla rol ve daha az sayıda fiili iş unsuru içeren çalışma yöntemi dejobbing i.
fiili malzeme kullanımı actual material consumption i.
tamamen veya kısmen fiili stok sayımı yapılamamasının gerekçeleri the reasons of not doing completely or partly a physical count of inventory i.
fiili mülkiyet functional ownership i.
fiili vergi oranı effective tax rate i.
fiili mütekabiliyet de facto reciprocity i.
fiili zilyetlik possession in deed i.
fiili maliyet original cost i.
fiili talep active demand i.
fiili tedavül active circulation i.
fiili yatırım actual investment i.
fiili maliyet actual cost i.
fiili işbirliği active collaboration i.
fiili tekel de facto monopoly i.
fiili mahkeme de facto court i.
fiili kur de facto exchange rate i.
fiili toplam talep actual aggregate demand i.
fiili talep effective demand i.
fiili verim actual efficiency i.
fiili yansıma effective incidence i.
fiili hizmet active service i.
fiili şirket de facto corporation i.
fiili maliyet değeri historical cost i.
fiili maliyetler actual costs i.
fiili rekabet actual competition i.
fiili ithalat actual import i.
fiili olarak de facto s.
fiili veya şarta bağlı actual or contingent s.
fiili satın alma gücü ile ölçülen real s.
Hukuk
fiili, muhtemel veya derdest yasal talep actual, threatened or pending claims i.
fiili sebep factual reason i.
fiili engel factual obstacle i.
fiili livata anal intercourse i.
fiili saldırı assault i.
fiili livata sodomy i.
fiili hakim judge de facto i.
görev sırasında işlenen adam öldürme fiili justifiable homicidal i.
suç sayılmayan adam öldürme fiili excusable homicidal i.
mülkün fiili tasarruf hakkı seizin in deed i.
fiili temas corporal touch i.
fiili şartlar conditions in fact i.
fiili şartlar conditions in deed i.
bir başka yerde fiili koruma factual protection elsewhere i.
üçüncü şahıs fiili performance by a third party i.
fiili talep active demand i.
fiili zilyetlik actual possession i.
fiili şiddet physical force i.
bir fiili yapmaya ehil olan evidence of age i.
fiili zilyetlik physical possession i.
fiili karine presumption of fact i.
fiili zilyetlik possession in deed i.
fiili zilyetlik possession in fact i.
fiili ikametgah de facto domicile i.
mahkemeye hakaret fiili direct contempt i.
fiili iflas defacto bankruptcy i.
fiili noter de facto notary i.
fiili mahkeme de facto court i.
fiili tecavüz assault i.
şahsa fiili tecavüz trespass to the person i.
fiili bir zararın varlığına bağlı dava hakkı actionable per quad i.
fiili tebliğ actual notice i.
söz veya fiili sarkıntılık molesting i.
fiili hükümet de facto government i.
fiili tanıma de facto recognition i.
fiili hizmet süresi actual service period i.
fiili ayrılık de facto separation i.
ağır fiili saldırı aggravated assault i.
fiili mülkiyet sahibi kimse occupant i.
bir şeyin fiili kullanımına sahip kimse occupant i.
cüzi halefin fiili veya zımni girişi halinde üstüne verilen para cezası composition [scotland] i.
Siyasal
fiili nispi çıktı effected rated output i.
fiili rakip actual competitor i.
fiili rekabetçi actual competitor i.
fiili hükümet government de facto i.
fiili nüfuz actual control i.
fiili hakimiyet actual control i.
fiili ayaklanma active uprising i.
fiili hükümet de facto government i.
fiili memur officer de facto i.
fiili temsil material representation i.
fiili memur officer de jure i.
yüksek fiili borç high actual debt i.
Sanayi
birim veya kurumu fiili gücüne kavuşturmak için gereken personeller filler personnel i.
Sigortacılık
fiili hasarlar actual damages i.
fiili hasar actual damage i.
Turizm
yolcu veya malların fiili hareketi transport i.
Teknik
fiili işlev actual function i.
fiili çap actual diameter i.
Bilgisayar
sınama fiili test verb i.
Bilişim
fiili standart de facto standard i.
Telekom
fiili toplam talep actual aggregate demand i.
fiili rakip actual competitor i.
fiili rekabetçi actual competitor i.
fiili fiyat göstergesi actual price index i.
Havacılık
fiili atmosfer effective atmosphere i.
Denizcilik
fiili memur warrant officer i.
Psikoloji
fiili ayrılık de facto segregation i.
fiili işlev actual funtion i.
fiili alan actual domain i.
sakatlama fiili mutilation i.
İstatistik
fiili bekleme süresi süreci virtual waiting time process i.
Dilbilim
durum fiili stative verb i.
durum fiili state verb i.
kılış fiili action verb i.
gövde fiili thematic verb i.
fiili tamamlayarak fiilin nesnesini niteleyen öğe object complement i.
geçmiş zaman sıfat fiili ptp (past participle) i.
durum fiili stative i.
Dini
fiili günah actual sin i.
belirli bir bölge üzerine fiili dini yargı yetkisini kullanan piskopos ordinary i.
Coğrafya
hollanda'nın batı bölümünde yer alan fiili başkenti s gravenhage i.
hollanda'nın batı bölümünde yer alan fiili başkenti den haag i.
Askeri
stratejik kolordu fiili kadro mevcudu strac authorized strength i.
düşman kuvvetleri fiili kuvveti effective strength of enemy forces i.
fiili kuvvet international actual strength i.