actual - Türkçe İngilizce Sözlük

actual

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

actual — Definition

Anlamı ve Tanımı:
gerçek, fiilî, asıl
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈæktʃuəl/ – BrE /ˈæktʃuəl/)
Terim Türü:
Sıfat
Görünüşe/iddialara değil gerçeğe ve fiilî duruma karşılık geleni niteleyen sözcüktür; “planlanan” ile “gerçekleşen” ayrımında sık kullanılır. Latince actualis (“eyleme ilişkin”) kökünden gelir; modern kullanımda actual, özellikle raporlama ve muhasebede “actual vs. forecast/budget” karşıtlığında, ölçülen gerçek değeri işaret eden teknik bir sıfat gibi çalışır.
Eş Anlamlılar:
real, factual, genuine
Zıt Anlamlılar:
alleged, nominal, theoretical

"actual" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 29 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
actual s. gerçek
A thorough evaluation needs to be made of the actual impact of the loans.
Kredilerin gerçek etkisi konusunda kapsamlı bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.

More Sentences
actual s. fiili
Johannesburg placed greater political focus on the actual WTO process and its significance for developing countries.
Johannesburg, fiili DTÖ sürecine ve bunun gelişmekte olan ülkeler için önemine daha fazla siyasi odaklanma sağlamıştır.

More Sentences
actual s. asıl
We have the following comments on the actual proposal.
Asıl teklifle ilgili aşağıdaki yorumlarımız var.

More Sentences
actual s. aktüel
Genel
actual s. asıl
We have the following comments on the actual proposal.
Asıl teklifle ilgili aşağıdaki yorumlarımız var.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
actual s. gerçek
A thorough evaluation needs to be made of the actual impact of the loans.
Kredilerin gerçek etkisi konusunda kapsamlı bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.

More Sentences
actual s. fiili
Johannesburg placed greater political focus on the actual WTO process and its significance for developing countries.
Johannesburg, fiili DTÖ sürecine ve bunun gelişmekte olan ülkeler için önemine daha fazla siyasi odaklanma sağlamıştır.

More Sentences
Hukuk
actual s. fiili
Johannesburg placed greater political focus on the actual WTO process and its significance for developing countries.
Johannesburg, fiili DTÖ sürecine ve bunun gelişmekte olan ülkeler için önemine daha fazla siyasi odaklanma sağlamıştır.

More Sentences
Teknik
actual s. asıl
We have the following comments on the actual proposal.
Asıl teklifle ilgili aşağıdaki yorumlarımız var.

More Sentences
actual s. fiili
Johannesburg placed greater political focus on the actual WTO process and its significance for developing countries.
Johannesburg, fiili DTÖ sürecine ve bunun gelişmekte olan ülkeler için önemine daha fazla siyasi odaklanma sağlamıştır.

More Sentences
Genel
actual s. eylemsel
actual s. gerçekten
actual s. mevcut
actual s. doğru
actual s. güncel
actual s. eylemli
actual s. asli
actual s. hakiki
actual s. şimdiki
actual s. şu andaki
actual s. halihazırdaki
actual s. var olan
actual s. fiilî
Ticaret/Ekonomi
actual s. hakiki
actual s. şimdiki
Teknik
actual s. hakiki
actual s. esas
Felsefe
actual edimsel
Osmanlıca
actual s. vaki

"actual" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
actual domain i. gerçek alan
actual result i. fiili sonuç
actual port time i. limanda kalma süresi
actual data i. gerçek veri
actual service i. fiili hizmet
actual situation i. aktüel durum
actual state i. fiili durum
actual programme cameraman i. aktüel program kameramanı
actual origin i. gerçek menşei
actual order i. gerçek sipariş
actual use i. fiili kullanım
actual situation i. güncel durum
actual eviction i. (kiracıyı) evden dışarı atma
actual eviction i. (kiracıyı) evden atma
actual eviction i. kiracıyı tahliye etme
actual work i. fiili çalışma
make actual f. hayata geçirmek
make actual f. yaşama geçirmek
grounded in actual fact s. gerçeklere dayanan
in actual fact zf. gerçekte
İfadeler
no actual crimes committed expr. ortada işlenen fiili bir suç yok
based on actual events expr. gerçek olaylara dayanmaktadır
Konuşma Dili
actual factual i. ayan beyan
actual factual i. bayağı bayağı
your actual [uk] [intensifier] expr. işte bu
your actual [uk] [intensifier] expr. tam da bu
Deyim
your actual (something) [uk] i. senin adamakıllı/gerçek/hakiki/harbi/sahici
Konuşma
can we get to our actual subject? expr. bence biz asıl konumuzu konuşsak
Ticaret/Ekonomi
actual price i. gerçekleşen fiyat
actual labor force i. halen çalışsın veya çalışmasın iş arayan insanların sayısı
actual cost i. edinme maliyeti
actual interest yield i. reel faiz kazancı
actual deficit i. hükümet bütçesinde belli bir yılın uygulamasında ortaya çıkan açık veya fazla
actual deficit i. gerçekleşen açık
actual cost i. üretim maliyeti
actual targeting i. gerçekleşen hedefleme
actual start date i. gerçeklesen başlama tarihi
actual interest yield i. reel faiz getirisi
actual service i. şahsa tebliğ
actual subsidy payment i. gerçek sübvansiyon ödemesi
actual finish date i. gerçeklesen bitiş tarihi
actual export i. fiili ihracat
actual cost of work performed i. gerçekleştirilen işin maliyeti
actual self i. gerçek kimlik
actual budget i. gerçekleşen bütçe
actual budget i. belirli bir yılda kesinleşen kamu gelir ve harcama rakamları
actual wage i. fiilen ödenen ücret
actual production i. fiili üretim miktarı
actual material consumption i. fiili malzeme kullanımı
actual labor force i. gerçek işgücü
actual self i. insanın gerçekte kendini nasıl gördüğü
actual investment i. işletmelerin gerçekleşen miktarlar olarak yapmış oldukları yatırımın toplamı
actual investment i. gerçekleşen yatırım
actual value i. fiili değer
actual import i. fiili ithal
actual rate of return i. reel getiri
actual cost i. fiili maliyet
actual investment i. gerçek yatırım
actual efficiency i. füli verim
actual tare i. hakiki dara
actual investment i. fiili yatırım
actual efficiency i. gerçek verim
actual cost i. gerçek maliyet
actual value i. gerçek değer
actual value i. efektif değer
actual aggregate demand i. fiili toplam talep
actual cash value i. bugünkü parasal değeri
actual cash value i. ikame değeri
actual efficiency i. fiili verim
actual hours i. ortalama çalışma saati
actual commercial invoice i. esas ticari fatura
actual total loss i. gerçek tam kayıp
actual authority i. açık yetki
actual tare i. gerçek dara
actual earnings i. gerçek kazançlar
actual cost i. iktisap maliyeti
actual time i. bilfiil harcanan zaman
actual hours i. bilfiil çalışma saatler
actual reserve i. gerçek ihtiyat
actual purchaser i. gerçek alıcı
actual seller i. gerçek satıcı
actual vendor i. gerçek satıcı
actual buyer i. gerçek alıcı
actual costs i. fiili maliyetler
actual profit i. gerçek kar
actual competition i. fiili rekabet
actual figures i. gerçek rakamlar/değerler
actual import i. fiili ithalat
actual cost i. normal maliyet
actual damages i. zararı karşılamak üzere ödenen tazminat
convert into actual money f. paraya çevirmek
convert into actual money f. paraya dönüştürmek
actual or contingent s. fiili veya şarta bağlı
Hukuk
actual, threatened or pending claims i. fiili, muhtemel veya derdest yasal talep
actual loss i. gerçek hasar
actual total loss i. gerçek tam ziyan
actual value i. gerçek değer
difference between the declared and weighted and the actual tax-basis i. matrah farkı
actual possession i. vasıtasız zilyetlik
actual possession i. doğrudan zilyetlik
actual possession i. aracısız zilyetlik
actual possession i. fiili zilyetlik
actual bodily harm i. hafif yaralama
actual bodily harm i. hafif müessir fiil
actual contumacy i. mahkemenin daveti üzerine duruşmaya gelen şahsın mahkemenin emirlerine riayet etmemesi
actual notice i. gerçek tebliğ
actual notice i. fiili tebliğ
transfer of actual possession i. zilyetliğin devri
actual bodily harm i. basit yaralama
actual service period i. fiili hizmet süresi
actual damages i. zararı karşılayan tazminat
Siyasal
period of actual contract i. esas taahhüt süresi
actual competitor i. fiili rekabetçi
actual competitor i. fiili rakip
actual control i. fiili hakimiyet
actual control i. fiili nüfuz
high actual debt i. yüksek fiili borç
Sigortacılık
actual damage i. fiili hasar
actual damages i. gerçek zararlar
actual damages i. fiili hasarlar
actual damage i. gerçek zarar
actual total loss i. gerçek tam ziya
actual total loss i. gerçek tam ziyan
actual cash value i. gerçek peşin değer
Turizm
actual flying time i. uçuş süresi
Teknik
actual full supply line i. hakiki maksimum su hattı
actual engine i. gerçek makine
actual weight i. hakiki ağırlık
actual monitor i. çıkış monitörü
actual current i. aktif akım
actual key i. gerçek anahtar
actual gases i. termo gerçek gazlar
actual value i. cari kıymet
actual output i. gerçek güç
actual cathode i. gerçek katot
actual code i. gerçek kod
actual decimal point i. gerçek ondalık noktası
actual time of arrival i. gerçek varış saati
actual amount of air i. gerçek hava miktarı
actual cycles i. çalışmakta olan kompresör
actual address i. hakiki adres
actual water income i. gelen hakiki su
actual volume of batch i. karışımın tam hacmi
actual ground zero i. gerçek yer düzeyi
actual frequency i. efektif frekans
actual power i. gerçek güç
actual doffer step i. aktüel takım değiştirici adımı
actual cost i. hakiki maliyet
actual construction time i. gerçek yapım süresi
actual output i. gerçek çıktı