| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | flip i. | fiske | ||
| Yaygın Kullanım | flip f. | fiske atmak | ||
| Genel | ||||
| Genel | flip i. | perende atma | ||
|
I can't do a frontward flip because of my weight. Kilom yüzünden öne doğru perende atmayı beceremiyorum. More Sentences |
||||
| Genel | flip f. | çılgına dönmek | ||
|
She flipped and started to kick the wheel of the car. Çılgına dönerek arabanın tekerleğini tekmelemeye başladı. More Sentences |
||||
| Genel | flip f. | çevirmek (sayfa/disk vb) | ||
|
Just flip the switch to start the washing process. Yıkama işlemini başlatmak için düğmeyi çevirmeniz yeterli. More Sentences |
||||
| Genel | flip f. | ev alıp yeniden dizayn ederek satmak | ||
|
When he was in America, he flipped houses for a living. Amerika'dayken geçimini ev alıp yeniden dizayn edip satarak sağlıyordu. More Sentences |
||||
| Genel | flip s. | saygısız | ||
|
Don't mind the flip comments against you. Sana yapılan saygısız yorumlara aldırış etme. More Sentences |
||||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | flip i. | ev alıp yeniden dizayn ederek satmak | ||
|
When he was in America, he flipped houses for a living. Amerika'dayken geçimini ev alıp yeniden dizayn edip satarak sağlıyordu. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | flip f. | çevirmek | ||
|
Tom sat on the sofa, flipping through the pages of a magazine. Tom kanepeye oturmuş, bir derginin sayfalarını çeviriyordu. More Sentences |
||||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | flip i. | çevirme | ||
|
He quickly found the name of the bird after a quick flip through the encyclopedia. Ansiklopedinin sayfalarını şöyle bir çevirmesiyle kuşun adını hemen buldu. More Sentences |
||||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | flip f. | devrilmek | ||
|
The train flipped over. Tren devrildi. More Sentences |
||||
| Argo | ||||
| Argo | flip f. | çılgına dönmek | ||
|
She flipped and started to kick the wheel of the car. Çılgına dönerek arabanın tekerleğini tekmelemeye başladı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | flip i. | salto | ||
| Genel | flip i. | kısa uçak yolculuğu | ||
| Genel | flip i. | atma | ||
| Genel | flip f. | kırılmak | ||
| Genel | flip f. | çıldırmak | ||
| Genel | flip f. | fiske vurmak | ||
| Genel | flip f. | fiske atmak | ||
| Genel | flip f. | darılmak | ||
| Genel | flip f. | fıttırmak | ||
| Genel | flip f. | aklını kaçırmak | ||
| Genel | flip f. | kafayı çizmek | ||
| Genel | flip f. | kafayı yemek | ||
| Genel | flip f. | balatayı sıyırmak | ||
| Genel | flip f. | çevirip atmak | ||
| Genel | flip s. | arsız | ||
| Genel | flip s. | küstah | ||
| Genel | flip s. | ciddiyetten uzak | ||
| Genel | flip N. | ani dönüş | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | flip i. | bir ev alıp karlı bir şekilde satmak için onarıp tekrar dizayn etmek | ||
| Konuşma Dili | flip i. | satışta kar edilmesi için yenilenmiş/onarılmış/tekrar dizayn edilmiş ev | ||
| Konuşma Dili | flip i. | satışta kar edilmesi için dönüştürülmüş ev | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | flip i. | fiske | ||
| Teknik | flip i. | hafif vurma | ||
| Teknik | flip i. | sarsıntı | ||
| Teknik | flip f. | tersyüz etmek | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | flip expr. | döndür | ||
| Bilgisayar | flip expr. | ters çevir | ||
| Askeri | ||||
| Askeri | flip i. | hafif vuruş | ||
| Argo | ||||
| Argo | flip f. | deliye dönmek | ||
| Argo | flip f. | şalterleri atmak | ||
| Argo | flip f. | şalteri atmak | ||
| İngiliz Argosu | ||||
| İngiliz Argosu | flip f. | kafayı çizmek | ||