flip - Türkçe İngilizce Sözlük

flip

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

flip — Definition

Anlamı ve Tanımı:
çevirip atmak, ani dönüş
Okunuş (IPA):
(AmE /flɪp/ – BrE /flɪp/)
Terim Türü:
İsim: flip (flips); Fiil: flip (flips – flipped – flipping)
Bir nesneyi hızla çevirmeyi veya bir durumun ani yön değişimini anlatır. Taklit sesli yapısıyla kısa ve keskin hareket hissini yansıtır; argo ve teknik kullanımları paralel gelişmiştir.
Eş Anlamlılar:
toss, reverse
Zıt Anlamlılar:
stabilize

"flip" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 44 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
flip i. fiske
flip f. fiske atmak
Genel
flip i. perende atma
I can't do a frontward flip because of my weight.
Kilom yüzünden öne doğru perende atmayı beceremiyorum.

More Sentences
flip f. çılgına dönmek
She flipped and started to kick the wheel of the car.
Çılgına dönerek arabanın tekerleğini tekmelemeye başladı.

More Sentences
flip f. çevirmek (sayfa/disk vb)
Just flip the switch to start the washing process.
Yıkama işlemini başlatmak için düğmeyi çevirmeniz yeterli.

More Sentences
flip f. ev alıp yeniden dizayn ederek satmak
When he was in America, he flipped houses for a living.
Amerika'dayken geçimini ev alıp yeniden dizayn edip satarak sağlıyordu.

More Sentences
flip s. saygısız
Don't mind the flip comments against you.
Sana yapılan saygısız yorumlara aldırış etme.

More Sentences
Konuşma Dili
flip i. ev alıp yeniden dizayn ederek satmak
When he was in America, he flipped houses for a living.
Amerika'dayken geçimini ev alıp yeniden dizayn edip satarak sağlıyordu.

More Sentences
Teknik
flip f. çevirmek
Tom sat on the sofa, flipping through the pages of a magazine.
Tom kanepeye oturmuş, bir derginin sayfalarını çeviriyordu.

More Sentences
Bilgisayar
flip i. çevirme
He quickly found the name of the bird after a quick flip through the encyclopedia.
Ansiklopedinin sayfalarını şöyle bir çevirmesiyle kuşun adını hemen buldu.

More Sentences
Otomotiv
flip f. devrilmek
The train flipped over.
Tren devrildi.

More Sentences
Argo
flip f. çılgına dönmek
She flipped and started to kick the wheel of the car.
Çılgına dönerek arabanın tekerleğini tekmelemeye başladı.

More Sentences
Genel
flip i. salto
flip i. kısa uçak yolculuğu
flip i. atma
flip f. kırılmak
flip f. çıldırmak
flip f. fiske vurmak
flip f. fiske atmak
flip f. darılmak
flip f. fıttırmak
flip f. aklını kaçırmak
flip f. kafayı çizmek
flip f. kafayı yemek
flip f. balatayı sıyırmak
flip f. çevirip atmak
flip s. arsız
flip s. küstah
flip s. ciddiyetten uzak
flip N. ani dönüş
Konuşma Dili
flip i. bir ev alıp karlı bir şekilde satmak için onarıp tekrar dizayn etmek
flip i. satışta kar edilmesi için yenilenmiş/onarılmış/tekrar dizayn edilmiş ev
flip i. satışta kar edilmesi için dönüştürülmüş ev
Teknik
flip i. fiske
flip i. hafif vurma
flip i. sarsıntı
flip f. tersyüz etmek
Bilgisayar
flip expr. döndür
flip expr. ters çevir
Askeri
flip i. hafif vuruş
Argo
flip f. deliye dönmek
flip f. şalterleri atmak
flip f. şalteri atmak
İngiliz Argosu
flip f. kafayı çizmek

"flip" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
flip flop i. parmak arası plastik terlik
flip chart i. kağıt tahtası
flip chart i. sunumlarda kullanılan büyük yazı kağıtları ve tahtaları
flip flop i. tokyo
flip side i. diğer taraf (kaset, demir para)
flip flap i. perende
flip-flap i. çarpma sesi
flip-flap i. takla
flip-flops i. fikirlerin bir anda değişmesi
flip-flap i. perende
flip-flop i. perende
flip-flop i. takla
flip-flop i. fikirlerin bir anda değişmesi
flip-chart i. sunumlarda kullanılan büyük yazı kağıtları ve tahtaları
flip-flop i. tokyo
flip-flops i. sandalet
flip-flop i. parmak arası terlik
flip book i. çevirmeli defter
flip-flap i. deniz/plaj terliği
flip-flops i. parmak arası terlik
flip flops i. parmak arası terlik
flip-flop (us) i. döneklik
flip-flop (us) i. tutum/tavır değiştirme
flip-up sunglasses i. çift kapaklı güneş gözlüğü
bottle flip challenge i. şişe çevirme meydan okuması
flip-flops i. parmak arası terlik
bit flip i. yüz seksen derece değişme
flip the coin f. yazı tura atmak
flip out f. çıldırmak
flip over f. döndürmek
flip one's lid f. küplere binmek
flip a coin f. yazı tura atmak
flip up f. yazı tura atmak
flip up f. yazı tura için havaya para atmak
flip one's hair f. saçını savurmak
flip out f. kafayı çizmek
flip out f. kafayı yemek
flip out f. balatayı sıyırmak
flip-flap f. takla atmak
flip one's wig f. çılgına dönmek
flip one's lid f. çılgına dönmek
flip over someone or something f. tersini çevirmek
flip open f. baş parmağıyla açmak
flip a house f. yıpranmış bir evi onarıp yenilemek
flip-flop f. çark etmek
flip-flop f. ağız değiştirmek
flip-flop N. terlik
flip-flop N. fikir değiştirme
Öbek Fiiller
flip through f. göz gezdirmek
flip through f. göz atmak
flip around f. yüzseksen derece dönmek
flip around f. bir uçtan diğerine dönmek
flip back f. (vardiya) değiştirmek
flip back f. değiştirmek
flip off f. (ışık vb.) kapatmak
flip over someone/something f. birine/bir şeye heveslenmek
flip on f. düğmeye basıp açmak
flip for f. heveslenmek
flip someone or something over f. birini/bir şeyi ters çevirmek
flip for (something) f. (bir şeye) deli olmak
flip for (someone or something) f. (birine/bir şeye) heveslenmek
flip for (someone or something) f. (birine/bir şeye) tutulmak
flip for f. için yazı tura atmak
flip over someone/something f. birine/bir şeye tutulmak
flip over someone or something f. (birine/bir şeye) tutulmak
flip for (something) f. (bir şeye) bayılmak
flip over someone/something f. birine/bir şeye bayılmak
flip on f. düğmesinden açmak
flip for (something) f. (bir şeye) heveslenmek
flip on f. (ışık) yakmak/açmak
flip for (something) f. (bir şeye) tutulmak
flip over someone/something f. birine/bir şeye deli olmak
flip someone or something over f. birinin/bir şeyin tersini çevirmek
flip over someone or something f. (birine/bir şeye) deli olmak
flip over someone or something f. (birine/bir şeye) bayılmak
flip for (someone or something) f. (birine/bir şeye) deli olmak
flip for f. tutulmak
flip over someone or something f. (birine/bir şeye) heveslenmek
flip for (someone or something) f. (birine/bir şeye) bayılmak
flip for (something) f. (bir şey) için yazı tura atmak
flip for f. bayılmak
İfadeler
the flip side of the coin i. madalyonun öteki yüzü
the flip side of the coin i. madalyonun öbür yüzü
Konuşma Dili
flip out f. tepesi atmak
flip a bitch f. illegal bir u dönüşü yapmak
flip (one) the bird f. (birine) el hareketi çekmek
flip (one) the bird f. (birine) hareket çekmek
flip (one) the bird f. (birine) orta parmağıyla hareket çekmek
flip (one) the bird f. (birine) orta parmağını göstermek
Deyim
flip side i. madalyonun öbür yüzü
flip-flop i. tutum/tavır değiştirme
flip-flopping i. tutum/tavır değiştirme
a coin flip i. ya batılacak ya çıkılacak durum
a coin flip i. yarı yarıya ihtimal
a coin flip i. iki seçenek arasında durum
a coin flip i. ya batacağız ya çıkacağız
a coin flip i. yüzde elli yüzde elli
a coin flip i. ya batılacak ya çıkılacak durum
a coin flip i. yazı tura atma
the flip side (of something) i. (bir şeyin) öbür/öteki yüzü
the flip side (of something) i. (bir şeyin) öbür tarafı
the flip side (of something) i. öte yandan
the flip side (of something) i. (bir kaydın, kasetin diğer tarafı
flip the bird f. el kol hareketi çekmek
flip the bird f. el işareti yapmak
flip the bird f. orta parmağını göstermek
flip someone the bird f. el hareketi çekmek
flip someone the bird f. orta parmağını göstermek
flip someone the bird f. el hareketi yapmak
flip someone out f. orta parmak göstermek
flip someone the bird f. orta parmak göstermek
flip someone out f. hareket çekmek
flip someone off f. el hareketi çekmek
flip someone out f. el hareketi çekmek
flip someone the bird f. hareket çekmek
flip someone off f. orta parmak göstermek
flip someone off f. hareket çekmek
flip someone off f. birisine el hareketi çekmek
flip someone off f. birisine orta parmağını göstermek
flip someone the bird f. birisine orta parmağını göstermek
flip someone out f. birisine orta parmağını göstermek
flip someone the bird f. birisine el hareketi çekmek
flip someone out f. birisine el hareketi çekmek
do a flip-flop on something f. yüz seksen derece dönüş yapmak
flip through something f. hızla sayfalara göz gezdirmek
flip something over f. bir şeyi hızla çevirmek/döndürmek
flip burgers f. ucuz işlerde çalışmak
flip someone for something f. bir şey için yazı tura atmak
flip one's lid f. balatayı sıyırmak
flip out f. balatayı sıyırmak
flip out f. balatayı yakmak
flip one's lid f. şalteri atmak
flip out f. tepesi atmak
flip one's lid f. tepesi atmak
flip out f. şalteri atmak
flip one's lid f. balatayı yakmak
flip out f. dinden imandan çıkmak
flip one's wig f. dinden imandan çıkmak
flip one's lid f. dinden imandan çıkmak
flip a switch f. (ışığı/makineyi) açmak ya da kapatmak
flip something on its head f. (bir düşünceyi vb.) alaşağı etmek
flip the script on (someone or something) f. durumu (birinin/bir şeyin) aleyhine döndürmek
flip the script on (someone or something) f. durumu tam tersine çevirmek
flip the script on (someone or something) f. durumu çarpıcı biçimde değiştirmek
flip the script on (someone or something) f. durumu dramatik bir şekilde değiştirmek
flip your lid f. çılgına dönmek
flip wig f. çılgına dönmek
flip your lid f. tepesi atmak
flip lid f. balatayı yakmak
flip wig f. deliye dönmek