garantis - Türkçe İngilizce Sözlük

garantis

"garantis" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 37 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
garanti guarantee i.
I want to return this table while its guarantee is still valid.
Garantisi hala geçerliyken bu masayı iade etmek istiyorum.

More Sentences
garanti warrant i.
He draws a distinction between truth and warrant.
Gerçek ile garanti arasında bir ayrım yapıyor.

More Sentences
garanti guaranty i.
Genel
garanti warrant i.
He draws a distinction between truth and warrant.
Gerçek ile garanti arasında bir ayrım yapıyor.

More Sentences
garanti cinch i.
She was a cinch to win the race.
Yarışı kazanması garantiydi onun.

More Sentences
garanti warranty i.
All of their products have a five-year warranty.
Tüm ürünleri beş yıl garantilidir.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
garanti guarantee i.
I want to return this table while its guarantee is still valid.
Garantisi hala geçerliyken bu masayı iade etmek istiyorum.

More Sentences
garanti warranty i.
All of their products have a five-year warranty.
Tüm ürünleri beş yıl garantilidir.

More Sentences
Hukuk
garanti warranty i.
All of their products have a five-year warranty.
Tüm ürünleri beş yıl garantilidir.

More Sentences
Teknik
garanti guarantee i.
I want to return this table while its guarantee is still valid.
Garantisi hala geçerliyken bu masayı iade etmek istiyorum.

More Sentences
garanti warranty i.
All of their products have a five-year warranty.
Tüm ürünleri beş yıl garantilidir.

More Sentences
Tekstil
garanti guarantee i.
I want to return this table while its guarantee is still valid.
Garantisi hala geçerliyken bu masayı iade etmek istiyorum.

More Sentences
Otomotiv
garanti guarantee i.
I want to return this table while its guarantee is still valid.
Garantisi hala geçerliyken bu masayı iade etmek istiyorum.

More Sentences
Genel
garanti surety i.
garanti undertaking i.
garanti safeguard i.
garanti indemnity i.
garanti warrantee i.
garanti assurance i.
garanti guaranty i.
garanti doquet i.
garanti plevin i.
garanti surety i.
garanti pawn i.
garanti wrnt (warrant) kısalt.
Konuşma Dili
garanti good bet i.
garanti a good bet expr.
Deyim
garanti a given i.
garanti in the bag expr.
Ticaret/Ekonomi
garanti guaranty i.
garanti hedging i.
garanti stipulation i.
garanti undertaking i.
garanti aval i.
Hukuk
garanti guaranty i.
garanti suretyship i.
garanti security i.

"garantis" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
garanti etmek assure f.
garanti etmek warrant f.
Genel
kefillik ve garanti sureyship and guaranty i.
garanti verme warranting i.
garanti süresi guarantee term i.
garanti veren warranter i.
kefalet ve garanti suretyship and guaranty i.
garanti süresi warranty i.
garanti belgesi warrant i.
garanti anlaşması warranty agreement i.
garanti eden ensurer i.
garanti bildirimi warranty statement i.
garanti hükmü warranty provision i.
garanti kapsamı warranty cover i.
garanti süresinin uzatılması warranty extension i.
garanti altına alma underwriting i.
garanti altına alma guaranty i.
garanti altına alma guarantee i.
garanti şartları warranty rules i.
garanti şartları terms of guarantee i.
ömür boyu garanti lifetime guarantee i.
yasal garanti statutory guarantee i.
garanti süresi guarantee period i.
garanti belgesi warranty i.
en az bir yıllık garanti minimum warranty of one year i.
garanti bilgisi warranty information i.
ömür boyu garanti lifetime warranty i.
garanti etme assecuration [obsolete] i.
garanti eden kimse assurer i.
garanti eden kimse assuror i.
garanti işten çıkarılma tazminatı parachute i.
garanti iş pianola i.
sivil anayasada ima yoluyla garanti altına alınan haklar penumbra i.
(belge veya kanunda) bir kısmı hükümsüz kılınsa dahi ilgili kısmın geçerliliğini koruyacağını garanti eden madde savings clause i.
ön garanti preassurance i.
garanti hissi preassurance i.
garanti etmek guarantee i.
garanti etmek ensure f.
garanti etmek engage f.
garanti altına almak guarantee f.
garanti etmek guarantee f.
garanti vermek warrant f.
garanti etmek make sure f.
garanti etmek vouch for f.
garanti vermek issue guarantee f.
garanti etmek warrant f.
garanti etmek assure f.
garanti etmek undertake f.
garanti etmek vouch f.
garanti etmek promise f.
garanti süresi bitmek (guarantee) expire f.
garanti etmek stipulate f.
garanti vermek give guarantee f.
garanti vermek garantise f.
garanti vermek warrentise f.
garanti vermek warrandice f.
garanti vermek warrandise f.
iddia edildiği gibi olduğuna dair garanti vermek stand behind f.
garanti vermek afford guaranty f.
garanti vermek afford security f.
garanti vermek give security f.
garanti vermek give guaranty f.
garanti vermek grant in aid f.
garanti talep etmek demand guarantee f.
garanti almak take a guarantee f.
-e karşı garanti vermek guarantee against something f.
küreselleşmenin insanca ilerlemesini garanti etmek ensure that globalization takes a humane course f.
garanti vermek effront [obsolete] f.
garanti etmek wed [dialect] [uk] f.
garanti altına almak broadseal f.
garanti altına almaya çalışmak rush [canada] [us] f.
önceden garanti etmek preassure f.
garanti etmek pull in f.
garanti edilen guaranteed s.
garanti edilir warrantable s.
garanti edilmiş ensured s.
garanti edilmemiş unguaranteed s.
garanti altına alınmamış unguaranteed s.
garanti altında secure s.
yüzde yüz garanti sure-fire s.
mali yönden garanti altına alınmış underwritten s.
garanti kapsamında olmayan nonwarrantable s.
garanti edilmiş certified s.
garanti dışı out of warranty s.
garanti edilmemiş unensured s.
geleceği garanti altına alınmış made s.
yürütme yetkisini garanti eden self-enforcing s.
araba halen garanti kapsamı altında the car is still under warranty expr.
Öbek Fiiller
kontrat süresi boyunca bir şeyi garanti etmek lock in f.
kontratla garanti altına almak lock in f.
(birine bir şeyi) garanti etmek assure (one) of (something) f.
birine bir şeyi garanti etmek assure someone of something f.
bir şeye bozulmaya, kırılmaya, eskimeye karşı (bir süreliğine) garanti vermek guarantee something against something (for something) f.
(bir şeye) bozulmaya, kırılmaya, eskimeye karşı (bir süreliğine) garanti vermek guarantee (something) against (something) for (some length of time) f.
-'e karşı garanti vermek guarantee against f.
(bir şey) garanti etmek provide for (something) f.
İfadeler
garanti süresi sonrası after the guarantee period i.
burada (işbu belgede) belirtilen kalemlere ilişkin ne sarahaten (açıkça) ne de ima yoluyla hiçbir garanti veya teminatı kabul etmez hereby expressly disclaims any warranty or guarantee whether express or implied with regard to items described herein expr.
garanti döneminden sonra after the guarantee period expr.
garanti altında under warranty expr.
garanti altında under guarantee expr.
bu garanti edilmese de though this is not guaranteed expr.
Konuşma Dili
garanti altına almak ice f.
oyları garanti altına alma yöntemi ile ilgili vote-catching s.
(sadece) garanti olsun diye (just) to be safe expr.
sana garanti edebilirim I (can) promise you expr.
Deyim
garanti belgesi a clean bill of health i.
daha garanti bir tercih a safe bet i.
daha garanti bir tercih a good bet i.
sana garanti ediyorum! can take it to the bank! expr.
sana garanti ediyorum can take (something) to the bank expr.
sana garanti ediyorum can take it to the bank expr.
Konuşma
sana şunu garanti ediyorum I can guarantee you this expr.
Ticaret/Ekonomi
garanti edilmemiş kalıntı değer unguaranteed residual value i.
garanti belgesi warranty deed i.
garanti mektupları letters of guarantee i.
anaparası veya faizi ya da ikisi birden bir başka şirket tarafından garanti edilen tahvil assumed bond i.
çıkarılan hisse senedi ve tahvillerin tamamını veya bir kısmını satacağını garanti eden underwriter i.
açık garanti express warranty i.
garanti sonrası post warranty i.
şirketler arası garanti fonu guarantee fund i.
çalışanın işten çıkarılması durumunda ödenmesi garanti edilen tazminat golden parachute i.
garanti belgesi warranty i.
kredi garanti fonu credit guarantee fund i.
tam garanti full warranty i.
belirtilmiş olmayan garanti implied warranty i.
kontr garanti counter guarantee i.
garanti verilen kişi warrantee i.
finansal kiralama konusu varlığın garanti edilmiş kalan değeri guaranteed residual value i.
garanti eden warrantor i.
malın varış yerinde teslimini garanti eden sözleşme arrival contract i.
sınırlı garanti limited warranty i.
garanti edilen gelir guaranteed income i.
ihale tekliflerinde kullanılan garanti bid bond i.
belirli bir tutara kadar bir çekin ödemesini garanti eden kart cheque card i.
garanti belgesi letter of indemnity i.
garanti edilmiş borcun ödendiğinin bildirilmesi settlement notice i.
garanti kapsamı scope of warranty i.
karşı garanti counter guarantee i.
garanti eden guarantor i.
faiz ve ana paranın ödeneceği garanti edilmiş tahvil indorsed bond i.
finansal kiralama konusu varlığın garanti edilmiş hurda değeri guaranteed residual value i.
garanti kapsamı warranty coverage i.
kalitenin garanti edilemediğinin teyidi seen or not seen i.
garanti local local guarantee i.
zımni garanti implied warranty i.
garanti mektubu letter of guarantee i.
garanti fonu guaranty fund i.
garanti ile sınırlı şirket company limited by guarantee i.
kefalet ve garanti suretyship and guaranty i.