harcanan - Türkçe İngilizce Sözlük

harcanan

"harcanan" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 2 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
harcanan involved s.
The effort involved in establishing a business was enormous.
İş kurmak için harcanan çaba çok büyüktü.

More Sentences
harcanan spent s.

"harcanan" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 75 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
harcanan para cost i.
bir fiziksel harekette harcanan enerji cathexis i.
harcanan süre the time spent i.
harcanan para outlay i.
harpte harcanan erler cannon fodder i.
harcanan emek ve zaman the effort and time spent i.
fazla mesai ile harcanan zaman face time i.
(antik yunan'da) atina'da festivallere, tanrılara ve eğlenceye harcanan kamusal fon theoric fund i.
(antik yunan'da) atina'da festivallere, tanrılara ve eğlenceye harcanan kamusal fon theorica i.
harcanan emek süresiyle ölçülen değer time value i.
boşa harcanan zaman vanity [obsolete] i.
(bir eylem için) harcanan çaba ve zaman while i.
belirli bir iş için harcanan çaba work i.
harcanan zamanın karşılığı olan değer worthwhileness i.
harcanan emeğin karşılığı olan değer worthwhileness i.
emek harcanan çalışma lucubration i.
üzerine yoğun emek harcanan eser lucubration i.
emek harcanan düşünce lucubration i.
harcanan para overspend i.
emek harcanan şey good i.
harcanan para dollar i.
kürek çekerek harcanan zaman paddle i.
harcanan para spend i.
harcanan emeğe değer worthwhile s.
harcanan emeğe değer worth the while s.
Konuşma Dili
boşa/gereksiz harcanan enerji a waste of energy i.
Deyim
boşa harcanan çaba a losing battle i.
çok para harcanan fakat bir işe yaramayan şey, bina, proje a white elephant i.
harcanan paraya değmek get one's money's worth f.
az emek harcanan ama çok para kazanılan iş/makam/duruma gelmek climb on the gravy train f.
az emek harcanan ama çok para kazanılan iş/makam/duruma gelmek get on the gravy train f.
az emek harcanan ama çok para kazanılan iş/makam/duruma gelmek board the gravy train f.
(birinin) yaptığı iyi/başarılı bir iş nedeniyle kendisine harcanan parayı hak etmek earn (one's) corn [uk] f.
(birinin) yaptığı iyi/başarılı bir iş nedeniyle kendisine harcanan parayı hak etmek earn your corn [uk] f.
harcanan paraya değmek get/have your money’s worth f.
harcanan paraya değmek have (one's) money's worth f.
harcanan paranın üstünde bir karşılık/hizmet almak bang for the buck f.
harcanan para için iyi bir karşılık/hizmet almak bang for the buck f.
harcanan paranın karşılığını almak bang for the buck f.
harcanan paranın/zamanın/çabanın hakkını/karşılığını vermek earn your keep f.
Ticaret/Ekonomi
harcanan para outlays i.
işyerinde harcanan zamana göre ödenen para portal-to-portal pay i.
avans olarak harcanan para outlay i.
bilfiil harcanan zaman actual time i.
harcanan yiyecek maliyeti cost of food consumed i.
harcanan paranın karşılığı denetimi value-for-money auditing i.
alışverişte harcanan paranın bir bölümünün o parayı harcayan kişiye iadesi cashback i.
(hizmete veya emtiaya) harcanan miktar demand i.
peşin harcanan spent in advance s.
Siyasal
harcanan vergi gelirleri taxpayer money i.
Sanayi
yeniden yerine getirilmesi gereken görevlerin kök neden analizi için harcanan çaba rework i.
Teknik
harcanan su consumptive water i.
onarım için harcanan ortalama zaman mean time to repair i.
kendinden harcanan teknik self-consuming i.
harcanan kalıba döküm expendable mould casting i.
bir ton ağırlığındaki bir nesneyi 30 cm yüksekliğe kaldırırken yerçekimine karşı harcanan bir birim enerji ton-foot i.
bir ton ağırlığındaki bir nesneyi 30 cm yüksekliğe kaldırırken yerçekimine karşı harcanan bir birim enerji foot-ton i.
Bilgisayar
harcanan zaman time spent i.
harcanan yer wasted space i.
harcanan fazla mesai overtime spent i.
onarım için harcanan ortalama zaman mean time to repair i.
Bilişim
yoklamaya harcanan süre polling overhead i.
Otomotiv
otomobil sistemlerinde çıkış basıncını artırmak ve harcanan çabayı azaltmak üzere kullanılan eleman booster i.
Ulaştırma
nakliyede harcanan güç miktarı haulage i.
Havacılık
uçağın harcanan yükleri expendable store i.
Psikoloji
belli bir olay, nesne ya da fikre harcanan duygusal enerji cathexis i.
İstatistik
harcanan bekleme süresi spent waiting time i.
Fizik
bir gramı bir metre kaldırmak için yer çekimine karşı harcanan güç metergram i.
bir nesneyi hareket ettirmek için harcanan enerji work i.
Deniz Biyolojisi
harcanan güç birimi başına düşen av catch per unit effort i.
Eğitim
diploma veya lisans derecesi için harcanan çaba paper chase i.
Askeri
harcanan yükler expendable store i.
(asker veya havacı) görev yerinde harcanan süre posting i.
Silah/Atıcılık
(ateşli silahlarda) harcanan kartuş kovanlarının yeniden kullanılabilmeleri için yeni kapsüller takmaya yarayan donanım reprimer i.
Argo
çok harcanan slathered s.