inclusive - Türkçe İngilizce Sözlük

inclusive

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

inclusive — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kapsayıcı
Okunuş (IPA):
(AmE /ɪnˈkluːsɪv/ – BrE /ɪnˈkluːsɪv/)
Terim Türü:
Sıfat
Farklılıkları dışlamadan içine alan yaklaşımı niteleyen değer yüklü bir sıfattır. Include kökünden türeyen kelime, modern toplumsal dilde etik bir ideal olarak kullanılır; inclusive, pasif hoşgörüden öte aktif kapsama ima eder.
Eş Anlamlılar:
encompassing, open, integrative
Zıt Anlamlılar:
exclusive, restrictive, discriminatory

"inclusive" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 23 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
inclusive s. dahil
This year, we opt for an all-inclusive resort.
Bu sene her şey dahil bir tatil köyünü tercih ediyoruz.

More Sentences
Genel
inclusive s. dahil
This year, we opt for an all-inclusive resort.
Bu sene her şey dahil bir tatil köyünü tercih ediyoruz.

More Sentences
inclusive s. kapsayan
Which services are covered by BMW Service Inclusive?
BMW Service Inclusive hangi hizmetleri kapsıyor?

More Sentences
inclusive s. içeren
The list below is not inclusive but includes the most popular certifications.
Aşağıdaki liste kapsayıcı değildir ancak en popüler sertifikaları içerir.

More Sentences
inclusive s. kapsayıcı
The party eventually adopted more inclusive strategies.
Parti en nihayetinde daha kapsayıcı stratejiler benimsemiştir.

More Sentences
inclusive s. içlemci
inclusive s. şümulu olan
inclusive s. içine alan
inclusive s. kucaklayıcı
inclusive s. şamil
inclusive s. her şey dahil
Hukuk
inclusive s. ihtiva eden
Teknik
inclusive s. içine alan
inclusive s. kapsamlı
Mantık
inclusive s. en az bir bileşeni doğruysa doğru olan
Eğitim
inclusive s. kaynaştırma eğitimiyle ilgili
inclusive s. kaynaştırma eğitimi olan
Dilbilim
inclusive s. kapsamlı
inclusive s. hem konuşmacı hem de diğerleriyle ilgili
inclusive s. kapsayıcı dille ilgili
inclusive s. kapsayıcı dil niteliğinde
inclusive s. ayrımcı olmayan dille ilgili
Dini
inclusive s. (kilise) katı mezhepsel sınırlar koymadan tüm protestan hristiyanları kucaklayan

"inclusive" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 72 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
all inclusive system i. her şey dahil sistemi
be inclusive of f. kapsamak
be inclusive of f. içine almak
be inclusive of f. dahil olmak
all inclusive s. her şey dahil
all-inclusive s. sadece seyahat ve konaklamadan fazlasını içeren tatil paketi
all-inclusive s. her şeyi kapsayan
all-inclusive s. geniş kapsamlı
inclusive of s. -i kapsayan
self-inclusive s. tastamam
self-inclusive s. her şey dahil
self-inclusive s. eksiksiz
self-inclusive s. her şeyi kapsayan
in an all-inclusive manner zf. ayrıntılı bir şekilde
inclusive of ed. dahil
inclusive of ed. dahilinde
inclusive of ed. içinde
incl (inclusive) ed. dahil
Ticaret/Ekonomi
inclusive unionism i. katılımcı sendikacılık
price inclusive of tax i. içinde vergisi olan fiyat
price inclusive of tax i. vergili fiyat
comprehensive and inclusive i. sari ve şamil
all-inclusive income statement i. kapsamlı kar-zarar hesabı
inclusive price i. her şey dahil fiyat
all inclusive income statement i. kapsamlı kar ve zarar hesabı
cost inclusive i. masraf dahil
vat inclusive i. kdv dahil
inclusive financing i. finansal tabana yayılma
inclusive growth i. kapsayıcı büyüme
all-inclusive s. hepsi içinde
all-inclusive s. her şey dahil
inclusive of tariff expr. gümrük vergisi dahil
inclusive of tax expr. vergi dahil
both dates inclusive expr. her iki tarih dahil
Hukuk
all inclusive trust deed i. ilave ipotek
all inclusive trust deed i. rehindeki gayrimenkule tesis edilen ilave ipotek
Siyasal
g20 dialogue platform on inclusive green investments i. g20 kapsayıcı yeşil yatırımlar diyalog platformu
inclusive growth i. kapsayıcı büyüme
inclusive green growth i. kapsayıcı yeşil büyüme
Sigortacılık
both days inclusive expr. her iki gün dahil
Turizm
inclusive travel i. götürü yolculuk
group inclusive tour i. kapsamlı grup turu
inclusive tour charter i. kapsamlı charter turu
inclusive tour basing fare i. kapsamlı tur ücreti
all inclusive package i. kapsamlı tur
individual inclusive tour i. kapsamlı bireysel tur
inclusive tour i. götürü tur
all-inclusive holiday i. her şey dahil tatil
inclusive tour i. her şey dahil turizm paketi
inclusive tour i. her şey dahil olarak hazırlanan turizm paketi
all-inclusive resort i. her şey dahil tatil yeri
all inclusive hotel i. her şey dahil otel
all-inclusive stay i. her şey dahil konaklama
inclusive terms i. her şey dahil fiyat
inclusive terms i. her şey dahil otel
all inclusive expr. her şey dahil
Teknik
inclusive disjunction i. içermeli ayırtlam
Bilgisayar
inclusive-or operation i. içermeli ya da işlemi
inclusive-nor operation i. içermeli ya da değil işlemi
inclusive-or operator expr. içermeli ya da işleci
Matematik
inclusive disjunction i. içermeli ayırtlama
Mantık
inclusive or i. içermeli ayırtlama
Eğitim
inclusive education i. kapsamlı eğitim
inclusive education i. kaynaştırma eğitimi
inclusive student i. kaynaştırma öğrencisi
inclusive class i. kaynaştırma sınıfı
inclusive school i. kaynaştırma okulu
inclusive education i. kaynaştırma eğitimi
inclusive education i. kapsayıcı eğitim
Dilbilim
gender-inclusive language i. cinsiyetler arası ayrımı engelleme yönündeki dil kullanımı
inclusive language i. ayrımcı olmayan dil
inclusive language i. kapsayıcı dil