inflicts - Türkçe İngilizce Sözlük

inflicts

inflicts — Definition

Anlamı ve Tanımı:
vermek, musallat etmek
Okunuş (IPA):
(AmE /ɪnˈflɪkt/ – BrE /ɪnˈflɪkt/)
Terim Türü:
Fiil: inflict (inflicts – inflicted – inflicting)
Acı, zarar veya cezanın başkasına bilinçli olarak uygulanmasını belirtir. Latince inflictare, vurmak ile alakalıdır; modern kullanımda olumsuz etki vurgusu ağırdır.
Eş Anlamlılar:
impose, cause, administer
Zıt Anlamlılar:
relieve, alleviate, spare

"inflicts" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 12 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
inflict f. vermek
The supply shortage inflicted serious damage on the economy.
Arz kıtlığı ekonomiye ciddi ölçüde zarar verdi.

More Sentences
inflict f. çarptırmak
inflict f. vurmak
inflict f. yüklemek
inflict f. acı vermek
inflict f. atmak
inflict f. yamamak
inflict f. uğratmak
inflict f. zorlamak
inflict f. çektirmek
inflict f. musallat etmek
Hukuk
inflict f. ika etmek

"inflicts" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 31 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
inflict pain f. canını acıtmak
inflict on f. kötü bir şeye uğratmak
inflict pain f. cefa etmek
inflict on f. üzerine yıkmak
inflict pain on f. cefa etmek
inflict pain f. acı vermek
inflict damage f. hasar oluşturmak
inflict damage f. hasar yaratmak
inflict heavy losses f. ağır kayıplar verdirmek
inflict damage f. hasar vermek
inflict violence f. şiddet göstermek
inflict violence f. şiddet uygulamak
inflict punishment f. ceza uygulamak
inflict a disciplinary punishment f. disiplin cezası vermek
inflict punishment on f. cezalandırmak
inflict punishment on f. ceza vermek
inflict pain f. acı çektirmek
inflict heavy damage f. ağır zarar vermek
inflict cruelty f. zulüm etmek
inflict cruelty f. zulüm yapmak
Öbek Fiiller
inflict someone upon someone f. (bir kimseyi diğerinin) başına sarmak/ musallat etmek
inflict (something) on (one) f. (birinin) üzerine (bir şey ) yüklemek
inflict (someone) upon (one) f. (birini birinin) üstüne atmak/yıkmak
inflict (something) on (one) f. (birini zarara, belaya) uğratmak
inflict (something) on (one) f. (birine zarar, acı) vermek/çektirmek
inflict (someone) upon (one) f. (birini birine) yamamak
Deyim
inflict a deep wound f. derin yara açmak
Hukuk
inflict beatings f. dayak atmak
Askeri
inflict defeat f. yenilgiye uğratmak
inflict casualty f. zayiat verdirmek
inflict a heavy blow f. ağır darbe vurmak