| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | relieve f. | rahatlatmak | ||
|
In fact, a drug that relieves one person’s restless legs may actually make your symptoms worse. Aslında, bir kişinin huzursuz bacaklarını rahatlatan bir ilaç aslında semptomlarınızı daha da kötüleştirebilir. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | relieve f. | yüreğine su serpmek | ||
| Yaygın Kullanım | relieve f. | gönlünü ferahlatmak | ||
| Genel | ||||
| Genel | relieve f. | yatıştırmak | ||
|
It's an excellent method to relieve stress. Bu, stresi yatıştırmak için mükemmel bir yöntem. More Sentences |
||||
| Genel | relieve f. | rahatlatmak | ||
|
In fact, a drug that relieves one person’s restless legs may actually make your symptoms worse. Aslında, bir kişinin huzursuz bacaklarını rahatlatan bir ilaç aslında semptomlarınızı daha da kötüleştirebilir. More Sentences |
||||
| Genel | relieve f. | dindirmek | ||
|
This ointment can help relieve your pain. Bu merhemin acınızı dindirmeye yardımı olabilir. More Sentences |
||||
| Genel | relieve f. | (sıkıntıdan/endişeden) kurtarmak | ||
|
I relieved him of his burden. Onu yükünden kurtardım. More Sentences |
||||
| Genel | relieve f. | (yükü/külfeti) azaltmak | ||
|
These can all be effective ways to relieve stress. Bunların hepsi stresi azaltmanın etkili yolları olabilir. More Sentences |
||||
| Genel | relieve f. | salmak | ||
|
We relieved the maid for the evening. Akşam için hizmetçiyi saldık. More Sentences |
||||
| Genel | relieve f. | renklendirmek | ||
|
The grey couch was relieved by tiny pink polka dots. Gri kanepe, küçük pembe puantiyelerle renklendirilmişti. More Sentences |
||||
| Genel | relieve f. | kurtulmak | ||
|
The capital city was finally relieved from the enemy. Payitaht nihayet düşmanın elinden kurtulmuştu. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | relieve f. | dindirmek | ||
|
This ointment can help relieve your pain. Bu merhemin acınızı dindirmeye yardımı olabilir. More Sentences |
||||
| Teknik | relieve f. | hafifletmek | ||
|
This software should relieve the bottleneck we are experiencing. Bu yazılım yaşamakta olduğumuz darboğazı hafifletecektir. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | relieve f. | avutmak | ||
| Genel | relieve f. | kabartma yapmak | ||
| Genel | relieve f. | teskin etmek | ||
| Genel | relieve f. | belirginleştirmek | ||
| Genel | relieve f. | çare bulmak | ||
| Genel | relieve f. | nöbetini devralmak | ||
| Genel | relieve f. | ferahlatmak | ||
| Genel | relieve f. | yaralarını sarmak | ||
| Genel | relieve f. | teselli vermek | ||
| Genel | relieve f. | sıkıntısını hafifletmek | ||
| Genel | relieve f. | dikkat çekmesini sağlamak | ||
| Genel | relieve f. | yardım yapmak | ||
| Genel | relieve f. | yardım etmek | ||
| Genel | relieve f. | içini rahatlatmak | ||
| Genel | relieve f. | renk katmak | ||
| Genel | relieve f. | sadaka vermek | ||
| Genel | relieve f. | nöbeti devralmak | ||
| Genel | relieve f. | yara (ları) sarmak | ||
| Genel | relieve f. | yarasını sarmak | ||
| Genel | relieve f. | içine su serpmek | ||
| Genel | relieve f. | (yükü/külfeti) hafifletmek | ||
| Genel | relieve f. | tekdüzelikten kurtarmak | ||
| Genel | relieve f. | renk katmak | ||
| Genel | relieve f. | farklılaştırmak | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | relieve f. | çalmak | ||
| Konuşma Dili | relieve f. | soymak | ||
| Konuşma Dili | relieve f. | yoksun bırakmak | ||
| Konuşma Dili | relieve f. | hırsızlık yapmak | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | relieve f. | ibra etmek | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | relieve i. | boşaltma | ||
| Teknik | relieve i. | yükünü alma | ||
| Teknik | relieve f. | (kesme takımına) boşluk açısı vermek | ||
| Teknik | relieve f. | bağıl devinimde darlığı gidermek | ||
| Teknik | relieve f. | açıklık elde etmek için kesme makinesinden küçük bir miktar kesmek | ||
| Teknik | relieve f. | azaltmak | ||
| Teknik | relieve f. | boşaltmak | ||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | relieve f. | basınç düşürmek | ||
| Otomotiv | relieve f. | gaz akışını rahatlatmak | ||
| Askeri | ||||
| Askeri | relieve f. | kuşatmadan kurtarmak | ||
| Beysbol | ||||
| Beysbol | relieve f. | maçın sonlarına doğru oyuna girip isabetli atışlar yapmak | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | relieve f. | öne çıkarmak | ||
| Eski Kullanım | relieve f. | etkili hale getirmek | ||