mekanik - Türkçe İngilizce Sözlük

mekanik

"mekanik" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 16 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
mekanik mechanics i.
Quantum mechanics is out of my territory.
Kuantum mekaniği benim alanıma girmiyor.

More Sentences
mekanik mechanic s.
Great magnetic, electromagnetic, electrostatic and mechanic forces also take effect.
Büyük manyetik, elektromanyetik, elektrostatik ve mekanik kuvvetler de etkili olur.

More Sentences
mekanik mechanical s.
The article was about the effect of graphite floatation on the mechanical property of nodular graphite cast iron.
Makale, nodüler grafit dökme demirinin mekanik özellikler üzerinde grafit yüzdürme etkisi hakkındaydı.

More Sentences
mekanik mechanistic s.
I think that to interpret the Union as a reinstatement of a geographical entity would be excessively mechanistic.
Birliği coğrafi bir varlığın eski haline getirilmesi olarak yorumlamanın aşırı mekanik olacağını düşünüyorum.

More Sentences
Teknik
mekanik mechanics i.
Quantum mechanics is out of my territory.
Kuantum mekaniği benim alanıma girmiyor.

More Sentences
mekanik mechanical s.
The article was about the effect of graphite floatation on the mechanical property of nodular graphite cast iron.
Makale, nodüler grafit dökme demirinin mekanik özellikler üzerinde grafit yüzdürme etkisi hakkındaydı.

More Sentences
Otomotiv
mekanik mechanic i.
Einstein had a distaste for quantum mechanics owing to its factor of uncertainty.
Einstein, belirsizlik faktörü barındırdığı için kuantum mekaniğini sevmezdi.

More Sentences
Fizik
mekanik mechanics i.
Quantum mechanics is out of my territory.
Kuantum mekaniği benim alanıma girmiyor.

More Sentences
Kimya
mekanik mechanical s.
The article was about the effect of graphite floatation on the mechanical property of nodular graphite cast iron.
Makale, nodüler grafit dökme demirinin mekanik özellikler üzerinde grafit yüzdürme etkisi hakkındaydı.

More Sentences
Genel
mekanik mechanically skillful s.
mekanik rote s.
mekanik banausian s.
mekanik robotic s.
Mekanik
mekanik automatous s.
Fizyoloji
mekanik automatic s.
Müzik
mekanik singsongy s.

"mekanik" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
mekanik kriko mechanical jack i.
mekanik empedans mechanical impedance i.
mekanik enerji mechanical energy i.
mekanik teçhizat mechanical equipment i.
istatistiksel mekanik statistical mechanics i.
mekanik hat mechanical line i.
mekanik araç mechanical device i.
mekanik kazı mechanical mining i.
mekanik havalandırma mechanical ventilation i.
mekanik kürek mechanical shovel i.
mekanik iş mechanical work i.
mekanik tozlayıcı mechanical duster i.
mekanik özellik mechanical property i.
ışığın mekanik eşdeğeri mechanical equivalent of light i.
mekanik kalem mechanical pencil i.
mekanik kuvvet mechanical force i.
mekanik aşınma mechanical weathering i.
mekanik deformasyon işlemi mechanical deformation process i.
mekanik fren mechanical brake i.
mekanik filtre mechanical filter i.
göksel mekanik celestial mechanics i.
mekanik davranış mechanical betraviour i.
mekanik güç purchase i.
analitik mekanik analytic mechanics i.
mekanik otlatma mechanical grazing i.
mekanik tozlama mechanical dusting i.
mekanik çizim mechanical drawing i.
mekanik alet gimmer i.
mekanik aksamlar mechanical parts i.
mekanik teknisyeni machine technician i.
mekanik teknisyeni mechanical technician i.
mekanik olma durumu mechanicalness i.
mekanik olarak çalışan dokuma tezgahı power loom i.
mekanik tesisat mechanical installation i.
mekanik yük mechanical load i.
mekanik eğme mechanical bending i.
mekanik proje mechanical project i.
mekanik bileşenler mechanical components i.
mekanik bilimi mechanics i.
mekanik kömür atıcı stoker i.
mekanik süpürge sweeper i.
mekanik kurşun kalem mechanical pencil i.
elle tutularak kullanılan mekanik kurşun kalem hand-held mechanical pencil i.
mekanik şef mechanic chief i.
mekanik bulmaca mechanical puzzle i.
mekanik boğa bucking bronco i.
mekanik boğa rodeo bull i.
mekanik boğa mechanical bull i.
mekanik ayak mechanical leg i.
arabalar, mekanik araçlar ve bilgisayarlar gibi teknolojiler ve bunların tamiri bakımı gibi konularda meraklı ve becerikli kimse gearhead i.
mekanik aksam mechanical parts i.
mekanik örnek mechanical example i.
mekanik sanatlar mechanical arts i.
mekanik sanatlar industrial arts i.
mekanik tasarımcı mechanical designer i.
mekanik problemler mechanical problems i.
mekanik sorunlar mechanical problems i.
mekanik türk mechanical turk i.
mekanik bilgisayar mechanical computer i.
lunaparklardaki gibi eğlence amacıyla kullanılan mekanik araç amusement i.
mekanik davranan organizma machine i.
güvenliği sağlayan mekanik cihaz safeguard i.
mekanik etki mechanical effect i.
çocuklara yönelik mekanik modellerin yapıldığı bir yapı seti meccano set i.
küçük metal ve plastik parçaları birleştirerek mekanik modellerin yapıldığı yapı seti markası meccano® i.
mekanik eylem mechanicalness i.
mekanik hareket mechanicalness i.
ses uyarımının mekanik enerjisi elektrik enerjisine dönüştürüldüğünde kokleada oluşan elektrik potansiyeli microphonics i.
devredeki akımda meydana gelen istenmeyen değişimlerden veya tüp gibi aksamların mekanik hareketinden kaynaklı olarak hoparlörde duyulan sesler microphonics i.
(mekanik alet) salınma hunt i.
(mekanik parça, kristal) yüzey şekli geometry i.
(korkuluk veya kuş kovucu olarak kullanılan) ahşap mekanik bir cihaz clapper i.
mekanik çizimci iconographer i.
hissiz ve mekanik yaratık golem i.
mekanik kalem pacer [australia] i.
mekanik sanatlar bilimi polytechnics i.
mekanik sayaca basan kimse clicker i.
mekanik kalem pencil i.
mekanik yardım olmaksızın doğrudan kaldırma dead lift i.
(demiryolu) mekanik işaret kolu fishtail i.
anlamadan mekanik olarak ileri sürülen sav parrot-cry i.
anlamadan mekanik olarak yapılan şikayet parrot-cry i.
anlamadan mekanik olarak yapılan itiraz parrot-cry i.
mekanik konuşma singsong i.
mekanik arıza foul-up i.
mekanik arıza foul-up i.
iki molekül reaksiyonu ile oluşan kuantum-mekanik bir oluşum supermolecule i.
mekanik itişli araç steam vessel i.
mekanik bir işlem ile sertleştirmek work-harden f.
mekanik ventilasyon desteğinden ayırmak wean from mechanical ventilation f.
eylemin istenen şekilde gerçekleşmesi için (mekanik parçayı) kurmak time f.
mekanik bir şekilde konuşmak blatter [scotland] f.
mekanik ve basmakalıp şekilde davranmak mark f.
(kütük) mekanik şekilde ucundan aşındırmak broom f.
(ağır nesneleri) mekanik aletle yüklemek buck f.
(ağır nesneleri) mekanik aletle taşımak buck f.
(siren) gürültülü mekanik ses çıkarmak hoot f.
(mekanik veya elektronik parçaları) bütün olarak bir araya getirmek veya çalıştırmak gang f.
bir hareketi mekanik şekilde tekrarlamak ding-dong f.
hareketi mekanik şekilde tekrarlamak dingdong f.
mekanik kuvvet uygulamak overstress f.
(süre, mesafe, hız, sayı) mekanik kayıt cihazına kaydetmek clock f.
(yokuş aşağı) mekanik güç kullanmadan gitmek freewheel f.
mekanik parçalar içermek house f.
mekanik parçaların üstünü örtmek house f.
mekanik olarak yapılan perfunctory s.
mekanik gücü olan dynamic s.
mekanik olmayan nonmechanical s.
mekanik olmayan unmechanized s.
mekanik olmayan unmechanised s.
mekanik olmayan non-mechanical s.
fiziksel emek yerine zihinsel veya mekanik efor gerektiren nonmanual s.
mekanik becerilerden yoksun (kimse) unmechanical s.
elektronik veya mekanik bileşenlerle değiştirilen veya iyileştirilen anatomik yapılara veya fizyolojik süreçlere sahip bionic s.
mekanik düşünce veya kurama ait mechanic s.
mekanik düşünce veya kuram ile ilişkili mechanic s.
mekanik ve kimyaya dayalı mechanico-chemical s.
mekanik bilimini kullanan mechanographic s.
mekanik ve kimya alanları ile ilişkili mechanico-chemical s.
mekanik olarak cilalanmış (metal) milled [obsolete] s.
mekanik harekete ait motoric s.
mekanik yollarla devir daim olan bir sıvı yerine ısıl taşınım akımlarından faydalanan gravity s.
mekanik ventilasyondan ayırma sonrası gelişen postweaning s.
mekanik ventilasyondan ayırma sonrasına ait veya ilgili postweaning s.
mekanik bir sesle konuşan singsong s.
mekanik yaylı spring s.
mekanik yay tabanlı spring s.
(mekanik bağlantı) doğrusal bağlantılı straight-line s.
mekanik olarak by rote zf.
mekanik olarak mechanically zf.
mekanik olarak robotically zf.
mekanik kurallarına göre mechanistically zf.
otomatik ve mekanik bir şekilde mechanistically zf.
mekanik anlamına gelen bir ön ek mechano- ök.
mekanik aleti veya düzeneği çalıştıran anlamındaki son ek -ist snk.
çatlatan/kraker (mekanik) cracker N.
mekanik tekrar rote N.
(mekanik) mandren chuck N.
Öbek Fiiller
mekanik olarak üretmek grind something out f.
mekanik ve hızlı işlemek churn through f.
mekanik bir şekilde hızlı hızlı ilerlemek churn through f.
Konuşma Dili
kurulması gereken bir yay gibi bir mekanizmayla çalışan bir mekanik nesne windup i.
aşırı karmaşık tasarımlı ve basit işlevli (mekanik cihaz) heath robinson s.
Deyim
vites kolu döşemede olan dört hızlı mekanik vites kutusu 4-on-the-floor i.
mekanik olarak by the numbers expr.
mekanik olarak by numbers expr.
Ticaret/Ekonomi
bilgisayar sistemindeki elektronik ve mekanik araçlar hardware i.
mekanik gözlem verileri mechanical observational data i.
bir televizyonun ayarlanmış olduğu kanalı kaydetmeye yarayan mekanik bir araç audiometer i.
mekanik örgütler mechanistic organizations i.