planlanan - Türkçe İngilizce Sözlük

planlanan

"planlanan" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 6 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
planlanan intended s.
The airport aims to increase its capacity to 1.5 million passengers a year with the intended investment.
Havalimanı, planlanan yatırımla kapasitesini yılda 1,5 milyon yolcuya çıkarmayı hedefliyor.

More Sentences
planlanan planned s.
Some will be raised during the planned mid-term review.
Bazıları planlanan orta vadeli gözden geçirme sırasında gündeme gelecektir.

More Sentences
planlanan scheduled s.
The vote is scheduled for this afternoon, if the debate is closed.
Tartışmaların sona ermesi halinde oylamanın bu öğleden sonra yapılması planlanmaktadır.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
planlanan ex ante zf.
The Commission and rapporteurs want to abandon centralised, independent ex ante control.
Komisyon ve sözcüler merkezi ve bağımsız planlanan denetimden vazgeçilmesini istiyor.

More Sentences
Latince
planlanan ex ante s.
The Commission and rapporteurs want to abandon centralised, independent ex ante control.
Komisyon ve sözcüler merkezi ve bağımsız planlanan denetimden vazgeçilmesini istiyor.

More Sentences
Konuşma Dili
planlanan supposed to s.

"planlanan" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 58 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
öncelikler ve planlanan eylemler priorities and planned actions i.
planlanan şey envisioning i.
üzerine bir şey kurulması planlanan toprak parçası land site i.
önceden planlanan şey preconcert i.
önceden planlanan şey preconcertion i.
planlanan ve gerçek üretim arasındaki fark slippage i.
planlanan ve elde edilen sonuç arasındaki fark slippage i.
(planlanan şeyi) iptal etmek pull f.
önceden planlanan preplanned s.
belirli mesafeden hedefi vurması planlanan missile s.
fazla planlanan overprogrammed s.
Öbek Fiiller
planlanan doğrultuda gitmek go off f.
hayal edilen, planlanan, istenen bir şeyi yaşamak/gerçekten tecrübe etmek live out f.
hayal edilen, planlanan, istenen bir şeyin olduğunu görmek live out f.
İfadeler
gizlice planlanan up one's sleeve expr.
Konuşma Dili
planlanan operasyonların başlangıcı go i.
Deyim
(planlanan o olmadığı halde sonuçta)...mış olmak end up (by) doing something f.
(planlanan o olmadığı halde sonuçta)...mış olmak wind up (by) doing something f.
(planlanan o olmadığı halde sonuçta bir şey) yapmış olmak end up doing f.
Ticaret/Ekonomi
planlanan tarih acquisition date i.
gelecek bir dönemde elde edilmesi planlanan ve yapılması öngörülen harcamaları gösteren tablo budget i.
planlanan maliyet target cost i.
planlanan işin bütçelenmiş maliyeti budgeted cost of work scheduled i.
planlanan projeler projects planned i.
Teknik
planlanan hız design speed i.
önceden planlanan uzun süreli kullanım pre-planned long term use i.
planlanan teslim tarihi scheduled shipping date i.
planlanan teslim süresi planned delivery i.
mayınlı veya mayınlı olması muhtemel sularda güvenli gemi trafiği için önceden planlanan nakliye rotalarının bulunduğu sistem q-route i.
planlanan nükleer hedef planned target (nuclear) i.
Bilgisayar
planlanan görevler scheduled tasks i.
Televizyon
(program) planlanan yayın süresini dolduramama derecesi underrun i.
(program) planlanan yayın süresinin ne kadar doldurulamadığı underrun i.
(program) planlanan yayın süresini dolduramamak underrun f.
(program) planlanan yayın süresi için yeterli olmamak underrun f.
İnşaat
planlanan bitiş tarihi planned finish date i.
planlanan başlangıç tarihi planned start date i.
planlanan yol boyunca (otoyol, kanal, demir yolu) inşa etmek drive f.
Otomotiv
planlanan bitiş tarihi scheduled termination i.
Havacılık
planlanan iniş zamanı scheduled landing time i.
planlanan güzergah desired track i.
planlanan güzergah planned track i.
hava aracının uçuş sırasında yapacağı planlanan hareketi manoeuvre i.
Denizcilik
planlanan rotada ilerlemek lay a course f.
Çevre
devam eden ve planlanan inşaat işleri on-going and planned construction works i.
Askeri
önceden planlanan veya planlaştırılan öğrenim pre-structured learning i.
planlanan operasyon saati time on target i.
nükleer silahın sıfır noktasına planlanan atılma saati time on target i.
birimin ana birimden ayrı olarak konuşlandırılması planlanan ast unsuru mobility echelon i.
belirli bir zamanda vurulması planlanan hedefler scheduled targets i.
(kara ve deniz topçu ateş desteğinde) belirli bir zamanda vurulması planlanan hedef scheduled target i.
askeri personelin belirli bir alandan kurtulmasını sağlama amaçlı planlanan bir kaçma-kurtulma çalışması selected area for evasion area intelligence description i.
(askeri mühimmatı) planlanan bölgeye konuşlandırmak pre-position f.
askeri personelin belirli bir alandan kurtulmasını sağlama amaçlı planlanan bir kaçma-kurtulma çalışması said (selected area for evasion area intelligence description) kısalt.
Spor
antrenman yapan sporcular için planlanan yemekler training table i.
Bahisçilik
gelecekte planlanan at yarışı etkinliğinin ödülü futurity stakes i.
Kısaltma
planlanan operasyon saati tot (time on target) i.
Eski Kullanım
hainlik veya ayaklanma planlanan gizli toplantı consult i.