restricted - Türkçe İngilizce Sözlük

restricted

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

restricted — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kısıtlı, sınırlı
Okunuş (IPA):
(AmE /rɪˈstrɪktɪd/ – BrE /rɪˈstrɪktɪd/)
Terim Türü:
Sıfat: restricted
Erişimi veya kullanımı belirli koşullara bağlı olan durumları betimleyen sıfattır. Restrict fiilinin geçmiş zaman kökenli sıfat biçimi olarak yerleşmiştir. Hukuk, güvenlik ve sağlık bağlamlarında kontrollü alanları ifade eder.
Eş Anlamlılar:
limited, confined
Zıt Anlamlılar:
unrestricted

"restricted" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 23 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
restricted s. sınırlı
The total increase of payment appropriations is therefore restricted to 2%.
Bu nedenle ödeme ödeneklerindeki toplam artış %2 ile sınırlı kalmıştır.

More Sentences
restricted s. kısıtlı
We support the Commission's review proposal, but do consider it to be too restricted.
Komisyon'un gözden geçirme önerisini destekliyoruz ancak çok kısıtlı olduğunu düşünüyoruz.

More Sentences
Genel
restricted s. kısıtlanmış
He loathed the restricted life that came with fame.
Şöhretin getirdiği kısıtlanmış hayattan nefret ediyordu.

More Sentences
restricted s. yasak
He was caught trying to enter a restricted area.
Yasak bölgeye girmeye çalışırken yakalandı.

More Sentences
restricted s. kontrollü
The doctor put him on a severely restricted diet.
Doktor ona çok kontrollü bir diyet uyguluyordu.

More Sentences
restricted s. kısıtlı
We support the Commission's review proposal, but do consider it to be too restricted.
Komisyon'un gözden geçirme önerisini destekliyoruz ancak çok kısıtlı olduğunu düşünüyoruz.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
restricted s. kısıtlanmış
He loathed the restricted life that came with fame.
Şöhretin getirdiği kısıtlanmış hayattan nefret ediyordu.

More Sentences
restricted s. kısıtlı
We support the Commission's review proposal, but do consider it to be too restricted.
Komisyon'un gözden geçirme önerisini destekliyoruz ancak çok kısıtlı olduğunu düşünüyoruz.

More Sentences
restricted s. sınırlı
The total increase of payment appropriations is therefore restricted to 2%.
Bu nedenle ödeme ödeneklerindeki toplam artış %2 ile sınırlı kalmıştır.

More Sentences
Bilgisayar
restricted s. kısıtlanmış
He loathed the restricted life that came with fame.
Şöhretin getirdiği kısıtlanmış hayattan nefret ediyordu.

More Sentences
Bilişim
restricted s. erişim kısıtlı
The problem is that the current political isolation of the country means that access to this area is restricted.
Sorun, ülkenin mevcut siyasi izolasyonunun bu alana erişimin kısıtlı olduğu anlamına gelmesidir.

More Sentences
Genel
restricted s. mahdut
restricted s. kayıtlı
restricted s. gizli
restricted s. dar
restricted s. kayıt altında
restricted s. sınırlamalı
restricted s. kısıtlamalı
restricted s. zorunlu
Ticaret/Ekonomi
restricted s. hizmete özel
restricted s. mahdut
restricted s. koşullu
Askeri
restricted s. hizmete özel

"restricted" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 143 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
restricted zone i. kontrollü giriş sağlanan alan
restricted country i. tahditli ülke
restricted data i. sınırlı ölçüde dağıtılan malumat
restricted area i. kontrollü giriş sağlanan alan
restricted area i. yasak bölge
restricted diet i. sınırlı diyet
restricted space i. kullanımı sınırlandırılmış alan
security restricted area i. güvenlik tahditli alan
be restricted f. sınırlandırmaya tabi tutulmak
remain restricted f. kısıtlı kalmak
be restricted f. kısıtlanmak
be restricted f. sınırlı olmak
be restricted f. sınırlandırılmak
without being restricted to zf. ile sınırlı olmaksızın
İfadeler
not to be restricted with expr. ile sınırlı kalmamak üzere
Konuşma
don't call me from a restricted number expr. beni gizliden arama
Ticaret/Ekonomi
restricted fund i. belirli amaç ve koşullarda kullanılabilen fon
restricted stock award i. kısıtlı hisse primi
restricted subsidiary i. sınırlı yetkili bağlı şirket
restricted endorsement i. tahsil cirosu
restricted endorsement i. sınırlı ciro
restricted cash i. belirli bir amaca kullanılmak üzere çekilebilen para
restricted credit i. kullanımı koşullara bağlı kredi
restricted receipts i. belirli amaçlar için işaretlenmiş makbuzlar
restricted surplus i. belirli bir amaç için ayrılmış yedek
circulation restricted stock i. opoze hisse senedi
restricted bank deposit i. vadeli mevduat
restricted fund i. sınırlandırılmış fon
restricted endorsement i. teminat cirosu
restricted cash i. sınırlı nakit
restricted surplus i. temettü için kullanılmayan dağıtılmamış kar
restricted procedures i. sınırlı usul
restricted procedures i. pazarlık usulü
restricted bank deposits i. bloke mevduatlar
restricted deposits i. bloke mevduatlar
restricted tendering i. sınırlı ihale
restricted tender i. sınırlı teklif
restricted tendering i. sınırlı teklif
restricted market i. tahditli piyasa
restricted responsibility i. sınırlı sorumluluk
restricted fund i. belirli koşullarda kullanılabilen fon
restricted matter i. gizli belge
restricted cash i. belirli koşullara göre çekilebilen para
restricted production i. sınırlı üretim
restricted receipts i. kullanımı sınırlı makbuzlar
restricted surplus i. ayrılmış yedek akçe
restricted cash i. kullanımı sınırlı para
restricted surplus i. tahsis edilmiş yedek akçe
restricted fund i. sınırlı fon
restricted indorsement i. sınırlı ciro
restricted stock option i. sınırlı hisse senedi opsiyonu
restricted tender procedure i. belli istekliler arasında ihale usulü
restricted tender procedure i. sınırlı ihale
restricted centre i. kısıtlı merkez
restricted center i. kısıtlı merkez
restricted letter of credit i. sınırlı kredi mektubu
Hukuk
restricted real rights i. sınırlı ayni haklar
Siyasal
restricted suffrage i. kısıtlı oy kullanma hakkı
restricted procedure i. kısıtlı başvuru prosedürü
restricted economic zone i. münhasır ekonomik bölge
Teknik
restricted document i. erişim kısıtlı belge
restricted air filter i. tıkalı hava filtresi
restricted access locations i. kısıtlı girişli yerler
restricted entry i. kısıtlanmış giriş
joint restricted frequency list (jrfl) i. müşterek saklı frekans listesi
used in restricted access locations s. erişimi sınırlı yerlerde kullanılan
Bilgisayar
restricted text i. sınırlı metin
restricted user i. sınırlı kullanıcı
restricted document i. erişim kısıtlı belge
restricted users group (rug) i. erişimin kısıtlı olduğu bir bilgiye gizli parola gibi yöntemlerle ulaşabilen grup
Bilişim
restricted access location i. kısıtlı erişim/giriş yeri
Telekom
restricted access i. sınırlı erişim
restricted area i. erişimi sınırlı alan
restricted channel i. sınırlandırılmış kanal
completely restricted extension i. tamamen kısıtlanmış genişleme
Elektrik
restricted earth fault i. kısıtlı toprak arıza
restricted earth fault i. sınırlı toprak arıza
Otomotiv
materials and restricted substances i. materyaller ve yasak cisimler
Ulaştırma
passengers with restricted mobility i. engelli yolcular
Demiryolu
single track with restricted traffic i. trafiği sınırlandırılmış tek hat
Havacılık
helicopter restricted zone i. helikoptere sınırlı alan
security restricted area i. güvenlik tahditli alan
restricted area i. tahditli saha
restricted time for i. öğrenme için sınırlandırılmış zaman
Denizcilik
restricted engineer officer i. sınırlı makine zabiti
restricted watchkeeping officer i. sınırlı vardiya zabiti
restricted master i. sınırlı kaptan
Medikal
restricted diffusion i. kısıtlı difüzyon
patient with restricted mouth opening i. ağzı açılamayan hasta
calorie restricted diet i. kaloriden kısıtlı diyet
restricted fetal growth i. sınırlı/kısıtlı fetal gelişim
energy-restricted diet i. enerjisi kısıtlanmış diyet
restricted to the optic nerves and spinal cord s. optik sinir ve spinal korda sınırlı
Psikoloji
restricted code i. kısıtlı kod
Gıda
foods intended for use in energy-restricted diets for weight reduction i. kilo verme amaçlı enerjisi kısıtlanmış gıdalar
İstatistik
restricted random sampling i. sınırlı rasgele örnekleme
restricted randomisation i. sınırlandırılmış raslantılama
restricted random sampling i. sınırlı gelişigüzel örnekleme
restricted chi-square test i. sınırlandırılmış ki-kare sınaması
restricted sequential procedure i. sınırlandırılmış ardışık işlem
restricted maximum likelihood i. sınırlandırılmış en çok olabilirlik
armitage's restricted procedure i. armitage kısıtlı işlemi
restricted randomisation i. sınırlandırılmış rasgeleleştirme
Fizik
restricted internal rotation i. kısıtlı iç dönme
restricted three body problem i. kısıtlı üç cisim problemi
circular restricted three-body problem i. dairesel kısıtlı üç cisim problemi
planar circular restricted three-body problem i. düzlemsel dairesel kısıtlı üç cisim problemi
Biyokimya
restricted diffusion chromatography i. pelte süzme renk yazımı
Deniz Biyolojisi
restricted diffision chromatography i. pelte kromatografisi
restricted diffusion chromatography i. peltekromotografi
Eğitim
restricted elective i. zorunlu seçmeli
Dilbilim
restricted code i. sınırlı düzenek
restricted code i. kısıtlı dil
restricted code i. kısıtlı düzenek
restricted code i. kaba düzenek
context restricted s. bağlamla sınırlı
context-restricted s. bağlama bağlı
Çevre
formerly restricted data i. önceden hizmete özel malumat
Askeri
restricted dangerous air cargo i. yasaklanmış tehlikeli hava yükü
restricted area i. yasak bölge
restricted zone i. yasak bölge
air defence restricted area i. yasaklanmış hava savunma bölgesi
restricted frequencies i. saklı frekanslar
restricted frequency i. saklı frekans
restricted target i. sınırlı hedef
restricted traffic i. sınırlandırılmış trafik
restricted propellant i. sınırlı sevk yakıtı
permanent restricted area i. sürekli yasak bölge
formerly restricted data i. daha önce yasaklanmış bilgi
airspace restricted area i. tahditli hava sahası
restricted and prohibited areas i. tahditli ve yasak bölgeler
barrier restricted area i. engel tahditli bölge
temporary restricted area i. geçici yasak bölge
restricted data i. hizmete özel bilgiler
restricted operating zone i. kısıtlanmış harekat bölgesi
restricted fire area i. ateş yasak bölgesi
obstacle restricted areas i. bir alandaki engellerin türünü veya sayısını sınırlamak için kullanılan bir komuta ve kontrol tedbiri
restricted operations area (roa) i. kısıtlanmış harekat alanı
restricted areas (air) i. uçuş yapılması kısıtlı olan alanlar
restricted items list i. ülkelerin komutanın merkezi teşkilatı ile koordine etmesi gereken lojistik malları ve hizmetleri listeleyen belge
restricted target list (rtl) i. sınırlı hedefler listesi
restricted operations area (roa) i. hudutları özel koşullara göre belirlenmiş hava sahası
Osmanlıca
be restricted f. inhisar etmek