savored - Türkçe İngilizce Sözlük

savored

savored — Definition

Anlamı ve Tanımı:
tadını çıkarmak, keyfini sürmek
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈseɪvər/ – BrE /ˈseɪvə/)
Terim Türü:
Fiil: savor/savour (savors – savored – savoring)
Bu fiil, bir deneyimi yavaşça ve bilinçli biçimde yaşamak anlamına gelmektedir. Latince sapere (“tat almak”) köküne dayanır. Yemek, sanat ve deneyim anlatılarında bilinçli haz alma anlamında kullanılır.
Eş Anlamlılar:
relish, enjoy
Zıt Anlamlılar:
rush

"savored" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 18 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
savor f. tadını çıkarmak
The old man was released to let him savor his last times on the earth.
Yaşlı adam, yeryüzündeki son zamanlarının tadını çıkarması için serbest bırakıldı.

More Sentences
savor i. tat
Genel
savor i. zevk
He is a person that enjoys all the savors in life.
Hayatın her türlü zevkinden hoşlanan bir insan o.

More Sentences
savor f. tadını almak
I can taste the savor of onion in the soup.
Çorbadaki soğanın tadını alabiliyorum.

More Sentences
savor i. lezzet
savor i. çeşni
savor i. rayiha
savor i. hassa
savor i. koku
savor f. çeşni vermek
savor f. kokusunu almak
savor f. kokusu olmak
savor f. zevkine varmak
savor f. tadına varmak
savor f. zevk almak
savor f. lezzet vermek
savor f. hoşlanmak
savor f. keyfini sürmek

"savored" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 36 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
savor [us] i. tür
savor [obsolete] [us] i. tür
savor [us] i. karakter
savor [us] i. belirgin özellik
savor [us] i. özellik
savor [us] i. nitelik
savor [obsolete] [us] i. çeşit
savor [obsolete] [us] i. tip
savor [us] i. ayırt edici özellik
savor [us] i. öne çıkaran özellik
savor [us] i. tip
savor [obsolete] [us] i. nitelik
savor [us] i. çeşit
savor [obsolete] [us] i. karakter
savor [obsolete] [us] i. özellik
savor of f. kokusunda olmak
savor of f. andırmak
savor of f. lezzeti olmak
savor of f. kokmak
savor of f. tadı olmak
savor of the pan f. birini yakarak öldürmeyi önermek
savor [us] f. tuzlamak
savor [us] f. tuz eklemek
savor [us] f. tuz atmak
Öbek Fiiller
savor of f. tadı ...gibi olmak
Konuşma
savor the moment i. anın tadını çıkar
Eski Kullanım
savor [us] i. ün
savor [us] i. şan
savor [us] i. şöhret
savor [us] i. nam
savor [us] f. uyumlu olmak
savor [us] f. sevmek
savor [us] f. kabul edilebilir olmak
savor [us] f. hoşlanmak
savor [us] f. anlaşılabilir olmak
savor [us] f. ilgilenmek