| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | scramble i. | tırmanış | ||
|
The summit of the mountain is an hour's scramble away. Dağın zirvesine bir saatlik bir tırmanışla ulaşılabiliyor. More Sentences |
||||
| Genel | scramble i. | motokros yarışı | ||
|
He was a hare scramble racer in his youth. Gençliğinde bir motokros yarışçısıydı. More Sentences |
||||
| Genel | scramble i. | mücadele | ||
|
Finishing the project in two weeks was a scramble. Projeyi iki hafta içinde bitirmek tam bir mücadeleydi. More Sentences |
||||
| Genel | scramble i. | izdiham | ||
|
The huge discounts in the shop caused a scramble. Dükkândaki büyük indirimler bir izdihama neden oldu. More Sentences |
||||
| Genel | scramble f. | tırmanmak | ||
|
The children quickly scrambled over the wall of the schoolyard. Çocuklar hızla okul bahçesinin duvarına tırmandılar. More Sentences |
||||
| Genel | scramble f. | çabalamak | ||
|
The mechanic was scrambling to finish the repair. Tamirci tamiri bitirmek için çabalıyordu. More Sentences |
||||
| Genel | scramble f. | mücadele vermek | ||
|
The racers were scrambling for the finish line. Yarışçılar bitiş çizgisine ulaşmak için mücadele veriyorlardı. More Sentences |
||||
| Genel | scramble f. | bozmak | ||
|
The army uses scrambled messages to communicate. Ordu iletişim kurmak için bozulmuş mesajlar kullanır. More Sentences |
||||
| Genel | scramble f. | karıştırmak | ||
|
Please correct the scrambled sentences. Lütfen karıştırılmış cümleleri düzeltin. More Sentences |
||||
| Genel | scramble f. | koşuşturmak | ||
|
Emma scrambled to the kitchen when she heard the ring noise from the oven. Emma fırından gelen çınlama sesini duyunca mutfağa koşuşturdu. More Sentences |
||||
| Genel | scramble f. | (uçağı) kaldırmak | ||
|
Scrambling an F-16 takes 5 to 10 minutes. Bir F-16'yı kaldırmak 5 ila 10 dakika sürer. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | scramble f. | karıştırmak | ||
|
Please correct the scrambled sentences. Lütfen karıştırılmış cümleleri düzeltin. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | scramble i. | güçlükle ilerleme | ||
| Genel | scramble i. | karışıklık | ||
| Genel | scramble i. | kapış | ||
| Genel | scramble i. | çabalama | ||
| Genel | scramble i. | kapışma | ||
| Genel | scramble i. | motorkros yarışı | ||
| Genel | scramble i. | hercümerç | ||
| Genel | scramble i. | sürünerek tırmanma | ||
| Genel | scramble i. | koşuşma | ||
| Genel | scramble i. | kapma | ||
| Genel | scramble i. | kargaşa | ||
| Genel | scramble i. | tırmanma | ||
| Genel | scramble i. | karambol | ||
| Genel | scramble f. | çırpmak (yumurta) | ||
| Genel | scramble f. | güçlükle ilerlemek | ||
| Genel | scramble f. | tırmalamak | ||
| Genel | scramble f. | kapışmak | ||
| Genel | scramble f. | sürünerek ilerlemek | ||
| Genel | scramble f. | acele havalanmak | ||
| Genel | scramble f. | radyo sinyalini değiştirmek | ||
| Genel | scramble f. | çekişmek | ||
| Genel | scramble f. | (yumurta) çırpıp yağ ve sütle pişirmek | ||
| Genel | scramble f. | uğraşmak | ||
| Genel | scramble f. | düzensiz büyümek | ||
| Genel | scramble f. | düzensiz dağılmak | ||
| Genel | scramble f. | gelişigüzel yayılmak | ||
| Genel | scramble f. | (avcı-önleme uçağına) acil kalkış yaptırmak | ||
| Genel | scramble f. | telaşla hareket etmek | ||
| Siyasal | ||||
| Siyasal | scramble f. | kamu malı ve müstakil malın birbirine dayalı bütünlüğünü etkilemek | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | scramble f. | sinyal ya da dalgayı değiştirmek | ||
| Mutfak | ||||
| Mutfak | scramble f. | yağda pişirmek | ||
| Botanik | ||||
| Botanik | scramble f. | (bitki) tırmanmak | ||
| Botanik | scramble f. | (bitki) üzerine çıkmak | ||
| Dilbilim | ||||
| Dilbilim | scramble f. | (sözdizimsel yapıda) farklı yere taşınmak | ||
| Askeri | ||||
| Askeri | scramble i. | it dalaşı | ||
| Askeri | scramble i. | (avcı-önleme uçaklarının) acil durum kalkışı | ||
| Askeri | scramble f. | acele havalanmak | ||
| Askeri | scramble f. | karışık şifrelemek | ||
| Spor | ||||
| Spor | scramble i. | (golf) takım oyuncularının seçilen noktaya sırası ile vuruş yaptıkları bir takım oyunu | ||
| Spor | scramble f. | motokrosa katılmak | ||
| Spor | scramble f. | motokrosta yer almak | ||
| Futbol | ||||
| Futbol | scramble i. | (savunmanın dağılması sonrasında) oyun kurucunun elinde topla koşması | ||
| Futbol | scramble f. | (oyun kurucu) savunma bozulduktan sonra top ile koşmak | ||
| İngilizce | Türkçe | |
|---|---|---|
| Genel | ||
| Genel | scramble up f. | karıştırmak |
| Genel | scramble for a living f. | yaşam savaşı vermek |
| Genel | scramble for f. | için kapışmak |
| Genel | scramble together f. | karıştırmak |
| Genel | scramble up f. | tırmanmak |
| Genel | scramble for something f. | kapışmak |
| Genel | scramble for f. | kapışmak |
| Genel | in a mad scramble zf. | kapış kapış |
| Deyim | ||
| Deyim | kick bollocks scramble i. | birbirine girmiş durum |
| Deyim | kick bollocks scramble i. | hercümerç |
| Deyim | kick bollocks scramble i. | curcuna |
| Deyim | kick bollocks scramble i. | karman çorman durum |
| Deyim | kick bollocks scramble i. | karmakarışık durum |
| Deyim | scramble to one's feet f. | ayağa fırlamak |
| Teknik | ||
| Teknik | scramble a signal f. | bir sinyali çırpmak |
| Mutfak | ||
| Mutfak | scramble an egg f. | yumurta çırpmak |
| Askeri | ||
| Askeri | emergency scramble i. | acil alarm kalkışı |
| Futbol | ||
| Futbol | goalmouth scramble i. | altıpas içinde meydana gelen karambol |