scrambles - Türkçe İngilizce Sözlük

scrambles

scrambles — Definition

Anlamı ve Tanımı:
karıştırmak, telaşla hareket etmek
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈskræmbəl/ – BrE /ˈskræmbəl/)
Terim Türü:
İsim: scramble (scrambles); Fiil: scramble (scrambles – scrambled – scrambling)
Bu kelime, düzensiz ve aceleci hareket veya karışım anlamına gelir. Scrabble ile aynı kök ailesine dayanır. Kriz ve acil durum anlatımlarında kontrolsüzlük vurgusu taşır.
Eş Anlamlılar:
mix, rush
Zıt Anlamlılar:
organize

"scrambles" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 55 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
scramble i. tırmanış
The summit of the mountain is an hour's scramble away.
Dağın zirvesine bir saatlik bir tırmanışla ulaşılabiliyor.

More Sentences
scramble i. motokros yarışı
He was a hare scramble racer in his youth.
Gençliğinde bir motokros yarışçısıydı.

More Sentences
scramble i. mücadele
Finishing the project in two weeks was a scramble.
Projeyi iki hafta içinde bitirmek tam bir mücadeleydi.

More Sentences
scramble i. izdiham
The huge discounts in the shop caused a scramble.
Dükkândaki büyük indirimler bir izdihama neden oldu.

More Sentences
scramble f. tırmanmak
The children quickly scrambled over the wall of the schoolyard.
Çocuklar hızla okul bahçesinin duvarına tırmandılar.

More Sentences
scramble f. çabalamak
The mechanic was scrambling to finish the repair.
Tamirci tamiri bitirmek için çabalıyordu.

More Sentences
scramble f. mücadele vermek
The racers were scrambling for the finish line.
Yarışçılar bitiş çizgisine ulaşmak için mücadele veriyorlardı.

More Sentences
scramble f. bozmak
The army uses scrambled messages to communicate.
Ordu iletişim kurmak için bozulmuş mesajlar kullanır.

More Sentences
scramble f. karıştırmak
Please correct the scrambled sentences.
Lütfen karıştırılmış cümleleri düzeltin.

More Sentences
scramble f. koşuşturmak
Emma scrambled to the kitchen when she heard the ring noise from the oven.
Emma fırından gelen çınlama sesini duyunca mutfağa koşuşturdu.

More Sentences
scramble f. (uçağı) kaldırmak
Scrambling an F-16 takes 5 to 10 minutes.
Bir F-16'yı kaldırmak 5 ila 10 dakika sürer.

More Sentences
Teknik
scramble f. karıştırmak
Please correct the scrambled sentences.
Lütfen karıştırılmış cümleleri düzeltin.

More Sentences
Genel
scramble i. güçlükle ilerleme
scramble i. karışıklık
scramble i. kapış
scramble i. çabalama
scramble i. kapışma
scramble i. motorkros yarışı
scramble i. hercümerç
scramble i. sürünerek tırmanma
scramble i. koşuşma
scramble i. kapma
scramble i. kargaşa
scramble i. tırmanma
scramble i. karambol
scramble f. çırpmak (yumurta)
scramble f. güçlükle ilerlemek
scramble f. tırmalamak
scramble f. kapışmak
scramble f. sürünerek ilerlemek
scramble f. acele havalanmak
scramble f. radyo sinyalini değiştirmek
scramble f. çekişmek
scramble f. (yumurta) çırpıp yağ ve sütle pişirmek
scramble f. uğraşmak
scramble f. düzensiz büyümek
scramble f. düzensiz dağılmak
scramble f. gelişigüzel yayılmak
scramble f. (avcı-önleme uçağına) acil kalkış yaptırmak
scramble f. telaşla hareket etmek
Siyasal
scramble f. kamu malı ve müstakil malın birbirine dayalı bütünlüğünü etkilemek
Teknik
scramble f. sinyal ya da dalgayı değiştirmek
Mutfak
scramble f. yağda pişirmek
Botanik
scramble f. (bitki) tırmanmak
scramble f. (bitki) üzerine çıkmak
Dilbilim
scramble f. (sözdizimsel yapıda) farklı yere taşınmak
Askeri
scramble i. it dalaşı
scramble i. (avcı-önleme uçaklarının) acil durum kalkışı
scramble f. acele havalanmak
scramble f. karışık şifrelemek
Spor
scramble i. (golf) takım oyuncularının seçilen noktaya sırası ile vuruş yaptıkları bir takım oyunu
scramble f. motokrosa katılmak
scramble f. motokrosta yer almak
Futbol
scramble i. (savunmanın dağılması sonrasında) oyun kurucunun elinde topla koşması
scramble f. (oyun kurucu) savunma bozulduktan sonra top ile koşmak

"scrambles" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 18 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
scramble up f. karıştırmak
scramble for a living f. yaşam savaşı vermek
scramble for f. için kapışmak
scramble together f. karıştırmak
scramble up f. tırmanmak
scramble for something f. kapışmak
scramble for f. kapışmak
in a mad scramble zf. kapış kapış
Deyim
kick bollocks scramble i. birbirine girmiş durum
kick bollocks scramble i. hercümerç
kick bollocks scramble i. curcuna
kick bollocks scramble i. karman çorman durum
kick bollocks scramble i. karmakarışık durum
scramble to one's feet f. ayağa fırlamak
Teknik
scramble a signal f. bir sinyali çırpmak
Mutfak
scramble an egg f. yumurta çırpmak
Askeri
emergency scramble i. acil alarm kalkışı
Futbol
goalmouth scramble i. altıpas içinde meydana gelen karambol