selamet - Türkçe İngilizce Sözlük

selamet

"selamet" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 8 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
selamet salvation i.
They won't believe that we work for peace and the salvation of humanity.
Bizim insanlığın sulh ve selameti için çalıştığımıza inanmayacaklar.

More Sentences
selamet peace i.
Behold, I beg of Thee peace in this world and the hereafter.
Bak, sana dünya ve ahirette selamet diliyorum.

More Sentences
selamet soundness i.
selamet correctness i.
selamet healthiness i.
selamet security i.
selamet safety i.
Siyasal
selamet welfare i.

"selamet" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 31 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
selamet ordusu ile ilgili salvationism i.
milli selamet partisi national salvation party i.
selamet ordusundan kimse salvationist i.
selamet ordusu üyelerinin birlikte söylediği kısa karşılık (amin) volley i.
selamet ordusunun ihtiyaç sahiplerine yardım sağlamak için kurduğu pansiyon metropole i.
albayın üstü, generalin astı olan selamet ordusu subayı commissioner i.
selamet ordusu'nun evsizler için çalışan kurumu shelter i.
selamet ordusu üyesi soldier i.
selamet ordusu'nda idari birim province i.
(selamet ordusundan kimse) insanları hristiyanlığa davet etmek fish f.
selamet veren healful s.
selamet için salvifically zf.
Atasözü
sabrın sonu selamet everything comes to him who waits
sabrın sonu selamet good things come to him who waits
Konuşma Dili
selamet ordusu sally army [uk] i.
sağ selamet alive and well s.
Deyim
sağ selamet alive (live) and kicking (well) s.
sağ selamet alive (live) and kicking (well) s.
sağ selamet live and well s.
Dini
selamet ordusu isimli dini kuruluşun yüksek amiri general i.
selamet ordusunun genel merkezi citadel i.
selamet ordusu taraftarı salvationist i.
selamet ordusuna bağlılık salvationism i.
selamet ordusu salvation army i.
selamet ordusunun faaliyetleri salvationism i.
bölgesel selamet ordusu birliği corps i.
(selamet ordusu üyesi) kötülüğe karşı ve tanrı için saldırganca savaşmak fight f.
Askeri
selamet ordusu karargahı barrack i.
(selamet ordusu'nda) ücretli tam zamanlı hizmet etmek üzere eğitilip görevlendirilmiş kimse officer i.
Argo
selamet ordusu mensubu sally [new zealand] i.
selamet ordusu mensubu salvo [australia] i.