|
Kategori |
Türkçe |
İngilizce |
|
| Genel |
|
| 1 |
Genel |
seçim senin |
the choice is yours i. |
|
| 2 |
Genel |
(aynı gece içinde) o bar senin bu bar benim gezme |
bar tour i. |
|
| 3 |
Genel |
(aynı gece içinde) o bar senin bu bar benim gezme |
bar-hopping i. |
|
| 4 |
Genel |
(aynı gece içinde) o bar senin bu bar benim gezme |
bar crawl i. |
|
| 5 |
Genel |
(aynı gece içinde) o bar senin bu bar benim gezme |
pub crawl i. |
|
| 6 |
Genel |
senin ülken |
your country i. |
|
| 7 |
Genel |
o bar senin bu bar benim dolaşmak |
clubbing i. |
|
|
|
| 8 |
Genel |
o bar senin bu bar benim dolaşmak |
crawl f. |
|
| 9 |
Genel |
o bar senin bu bar benim gezmek |
bar hop f. |
|
| 10 |
Genel |
o bar senin bu bar benim dolaşmak |
club f. |
|
| 11 |
Genel |
o bar senin bu bar benim dolaşmak |
pub-crawl f. |
|
| 12 |
Genel |
(alaylı olarak "senin" yerine kullanılan) bizim |
our s. |
|
| 13 |
Genel |
senin açından |
from your point of view zf. |
|
| 14 |
Genel |
senin açından |
from your perspective zf. |
|
| 15 |
Genel |
bizzat senin |
yourself zm. |
|
| 16 |
Genel |
senin (eskimiş) |
thine zm. |
|
| 17 |
Genel |
senin (eskimiş) |
thy zm. |
|
| 18 |
Genel |
hay senin |
haith [scotland] ünl. |
|
| 19 |
Genel |
hay senin |
hokey ünl. |
|
| 20 |
Genel |
hay senin |
goddammit ünl. |
|
| 21 |
Genel |
hay senin |
gol ünl. |
|
| 22 |
Genel |
senin yüzün, benim tuvalim |
your face, my canvas expr. |
|
| 23 |
Genel |
senin (kısaltma) |
ur kısalt. |
|
| Öbek Fiiller |
|
| 24 |
Öbek Fiiller |
(biri senin biri benim) gezmek |
shuttle from (someone) to (someone else) f. |
|
| İfadeler |
|
| 25 |
İfadeler |
senin anlayacağın |
put it this way expr. |
|
| 26 |
İfadeler |
senin anlayacağın |
let's put it this way expr. |
|
| 27 |
İfadeler |
kimse senin dengin olmayacak! |
none shall be your equal! expr. |
|
|
|
| 28 |
İfadeler |
senin yerine |
in your stead expr. |
|
| 29 |
İfadeler |
senin yerine |
instead of you expr. |
|
| 30 |
İfadeler |
senin yerine |
in place of you expr. |
|
| 31 |
İfadeler |
senin gibi insanlar |
people like you expr. |
|
| 32 |
İfadeler |
senin gibi biri |
someone like you expr. |
|
| 33 |
İfadeler |
ya senin ailen? |
how about your family? expr. |
|
| 34 |
İfadeler |
ya senin ailen? |
what about your parents? expr. |
|
| 35 |
İfadeler |
ya senin ailen? |
what about your family? expr. |
|
| 36 |
İfadeler |
ya senin ailen? |
how about your parents? expr. |
|
| 37 |
İfadeler |
senin için dua ediyorum |
i am keeping my fingers crossed for you expr. |
|
| 38 |
İfadeler |
senin yazdıklarından anladığım |
what I understand from what you wrote expr. |
|
| 39 |
İfadeler |
senin küçük yaşantın başkasının hayalidir |
your small life is someone else's dream expr. |
|
| 40 |
İfadeler |
senin deyiminle |
as you call it expr. |
|
| 41 |
İfadeler |
eti senin kemiği benim |
don't spare the rod expr. |
|
| 42 |
İfadeler |
bu konuda senin düşüncen ne? |
what's your take on it? expr. |
|
| 43 |
İfadeler |
senin yaptığın/yapacağın gibi |
as you do expr. |
|
| 44 |
İfadeler |
tıpkı senin yapabileceğin gibi! |
as you do expr. |
|
| 45 |
İfadeler |
tam senin kalemin |
there's (someone or something) for you expr. |
|
| 46 |
İfadeler |
tam senin kalemin |
that's (someone or something) for you expr. |
|
| 47 |
İfadeler |
senin yerinde olmak istemezdim |
better you than me expr. |
|
| 48 |
İfadeler |
her zaman senin olan |
ever yours [old-fashioned] expr. |
|
| 49 |
İfadeler |
daima senin olan |
ever yours [old-fashioned] expr. |
|
| 50 |
İfadeler |
internette kimse senin kim olduğunu bilmez |
on the Internet, nobody knows you're a dog expr. |
|
| 51 |
İfadeler |
senin sorumluluğun |
the ball's in your court expr. |
|
| 52 |
İfadeler |
senin sıran |
the ball's in your court expr. |
|
| Atasözü |
|
| 53 |
Atasözü |
senin benim gibi biri |
he puts his pants on one leg at a time |
|
| 54 |
Atasözü |
bu işte senin de hatan var |
it takes two to make a quarrel |
|
| 55 |
Atasözü |
bu işte senin de kusurun olmuş olmalı |
it takes two to make a quarrel |
|
| 56 |
Atasözü |
zaman senin için beklemez |
time and tide wait for no man |
|
| 57 |
Atasözü |
benim malım senin malın |
what's mine is yours |
|
| 58 |
Atasözü |
senin bilmişliğin kadar benim unutmuşluğum var |
a nod is as good as a wink to a blind man |
|
| 59 |
Atasözü |
birisi hakkında sana dedikodu yapan senin hakkında da başkasına dedikodu yapar |
a dog who brings a bone, will carry a bone |
|
| 60 |
Atasözü |
birisi hakkında sana dedikodu yapan senin hakkında da başkasına dedikodu yapar |
a dog that'll bring a bone will carry a bone |
|
| 61 |
Atasözü |
sana başkalarının dedikodusunu yapan bir gün senin de dedikodunu yapar |
a dog that'll bring a bone will carry a bone |
|
| 62 |
Atasözü |
senin bilmişliğin kadar benim unutmuşluğum var |
a nod's as good as a wink [uk] |
|
| Konuşma Dili |
|
| 63 |
Konuşma Dili |
o bar senin bu bar benim gezen kişi |
bar star [us] i. |
|
| 64 |
Konuşma Dili |
o bar senin bu bar benim gezen kimse |
bar fly i. |
|
| 65 |
Konuşma Dili |
senin bileceğin iş |
be on your head f. |
|
| 66 |
Konuşma Dili |
senin sorumluluğun |
be on your head f. |
|
| 67 |
Konuşma Dili |
o bar senin bu bar benim gezmek |
barhop f. |
|
|
|
| 68 |
Konuşma Dili |
al senin olsun |
take it ünl. |
|
| 69 |
Konuşma Dili |
sadece senin için |
for you only expr. |
|
| 70 |
Konuşma Dili |
tam da senin dediğin gibi |
just as you said expr. |
|
| 71 |
Konuşma Dili |
tam da senin dediğin gibi |
just as you say expr. |
|
| 72 |
Konuşma Dili |
senin tercihin! |
(it's) your choice! expr. |
|
| 73 |
Konuşma Dili |
senin iyiliğin için |
for your own good expr. |
|
| 74 |
Konuşma Dili |
senin tenine gitmez |
not with your complexion expr. |
|
| 75 |
Konuşma Dili |
senin bir planın olduğu belli |
obviously you have a plan expr. |
|
| 76 |
Konuşma Dili |
senin bana dediğin gibi |
like you told me to expr. |
|
| 77 |
Konuşma Dili |
insanlar senin hatan olduğunu düşünüyor |
people think it's your fault expr. |
|
| 78 |
Konuşma Dili |
senin ve benim için |
for you and me expr. |
|
| 79 |
Konuşma Dili |
bu işler senin harcın değil |
not your cup of tea expr. |
|
| 80 |
Konuşma Dili |
senin yaşında biri |
somebody your age expr. |
|
| 81 |
Konuşma Dili |
senin yaşında birisi |
somebody your age expr. |
|
| 82 |
Konuşma Dili |
senin yaşında birinin |
somebody your age expr. |
|
| 83 |
Konuşma Dili |
senin gibi arkadaş mı olur? |
call yourself a friend? expr. |
|
| 84 |
Konuşma Dili |
ben senin uşağın mıyım? |
what did your last slave die of? expr. |
|
| 85 |
Konuşma Dili |
ben senin hizmetçin miyim? |
what did your last slave die of? expr. |
|
| 86 |
Konuşma Dili |
ben senin hizmetçin miyim? |
what did your last servant die of? expr. |
|
| 87 |
Konuşma Dili |
ben senin uşağın mıyım? |
what did your last servant die of? expr. |
|
| 88 |
Konuşma Dili |
senin küçük oyunun |
your (little) game expr. |
|
| 89 |
Konuşma Dili |
senin küçük planın |
your (little) game expr. |
|
| 90 |
Konuşma Dili |
senin hilen |
your (little) game expr. |
|
| 91 |
Konuşma Dili |
senin numaran |
your (little) game expr. |
|
| 92 |
Konuşma Dili |
senin dikkat çekmek istediğin nokta neydi tam olarak? |
aypi (and your point is?) expr. |
|
| 93 |
Konuşma Dili |
senin değinmek istediğin nokta da… |
aypi (and your point is?) expr. |
|
| 94 |
Konuşma Dili |
senin de bildiğin gibi |
you know as well as I do expr. |
|
| 95 |
Konuşma Dili |
senin için tehlikeli bir yer |
too hot to hold you expr. |
|
| 96 |
Konuşma Dili |
senin hoşuna gider miydi? |
how would you like it? expr. |
|
| 97 |
Konuşma Dili |
benim neyim varsa senin, senin neyin varsa benim |
what's mine is yours, and what's yours is mine expr. |
|
| 98 |
Konuşma Dili |
benim malım senin malın, senin malın benim malım |
what's mine is yours, and what's yours is mine expr. |
|
| 99 |
Konuşma Dili |
benim olan aynı zamanda senin, senin olan aynı zamanda benim |
what's mine is yours, and what's yours is mine expr. |
|
| 100 |
Konuşma Dili |
bu senin enayiliğin |
that's one on you expr. |
|
| 101 |
Konuşma Dili |
bu senin aptallığın |
that's one on you expr. |
|
| 102 |
Konuşma Dili |
bu senin salaklığın |
that's one on you expr. |
|
| 103 |
Konuşma Dili |
hepsi senin |
it's all yours expr. |
|
| 104 |
Konuşma Dili |
hepsi senin |
they're all yours expr. |
|
| 105 |
Konuşma Dili |
hepsi senin |
all yours expr. |
|
| 106 |
Konuşma Dili |
eti senin, kemiği benim |
it's all yours expr. |
|
| 107 |
Konuşma Dili |
eti senin, kemiği benim |
they're all yours expr. |
|
| 108 |
Konuşma Dili |
tamamen/tümüyle senin |
all yours expr. |
|
| 109 |
Konuşma Dili |
hepsi senin |
it's all yours expr. |
|
| 110 |
Konuşma Dili |
eti senin, kemiği benim |
they're all yours expr. |
|
| 111 |
Konuşma Dili |
tamamen/tümüyle senin |
all yours expr. |
|
| 112 |
Konuşma Dili |
hepsi senin |
all yours expr. |
|
| 113 |
Konuşma Dili |
hepsi senin |
they're all yours expr. |
|
| 114 |
Konuşma Dili |
eti senin, kemiği benim |
it's all yours expr. |
|
| 115 |
Konuşma Dili |
senin de |
back atcha expr. |
|
| 116 |
Konuşma Dili |
senin de |
back at you expr. |
|
| 117 |
Konuşma Dili |
senin gibi arkadaş mı olur? |
call yourself a friend? expr. |
|
| 118 |
Konuşma Dili |
senin için |
for your liking expr. |
|
| 119 |
Konuşma Dili |
ben senin yerine düzelttim |
ftfy (fixed that for you) expr. |
|
| 120 |
Konuşma Dili |
senin adına çok sevindim! |
good on you! expr. |
|
| 121 |
Konuşma Dili |
senin canına okuyacak |
he/she will murder you expr. |
|
| 122 |
Konuşma Dili |
(bir şeyin) sesinden senin sesin gelmiyor |
I couldn't hear you over the sound of (something) expr. |
|
| 123 |
Konuşma Dili |
(bir şeyin) sesinden senin sesin gelmiyor |
I can't hear you over the sound of (something) expr. |
|
| 124 |
Konuşma Dili |
senin yerine düzelttim |
iftfy (I fixed that for you) expr. |
|
| 125 |
Konuşma Dili |
senin (bir şeyinin) karşısına daha fazla (bir şeyle) çıkıyorum |
I'll see your (something) and raise you (something else) expr. |
|
| 126 |
Konuşma Dili |
ben de senin gibi düşünüyorum |
I'm like you expr. |
|
| 127 |
Konuşma Dili |
senin yerine düzelttim |
ifypfy (I fixed your post for you) expr. |
|
| 128 |
Konuşma Dili |
ben de senin gibiyim |
I'm like you expr. |
|
| 129 |
Konuşma Dili |
hepsi senin kafanda/zihninde (hepsi gerçek olmayan senin hayal ettiğin şeyler) |
it's all in your mind expr. |
|
| 130 |
Konuşma Dili |
o senin düşüncen |
iyho (in your honest opinion) expr. |
|
| 131 |
Konuşma Dili |
senin problemin |
that's your problem expr. |
|
| 132 |
Konuşma Dili |
bu senin problemin |
that's your problem expr. |
|
| 133 |
Konuşma Dili |
senin eleştirebileceğin bir durum değil! |
that's rich! expr. |
|
| 134 |
Konuşma Dili |
o senin sorunun |
that's your problem expr. |
|
| 135 |
Konuşma Dili |
senin için ne yapabilirim? |
what can I do you for? expr. |
|
| 136 |
Konuşma Dili |
olsa dükkan senin |
would if i could expr. |
|
| 137 |
Konuşma Dili |
daima senin olan |
yours ever [old-fashioned] expr. |
|
| 138 |
Konuşma Dili |
her zaman senin olan |
yours ever [old-fashioned] expr. |
|
| 139 |
Konuşma Dili |
kafan mı iyi senin? |
what are you on? exclam. |
|
| 140 |
Konuşma Dili |
hay ben senin |
you so-and-so exclam. |
|
| 141 |
Konuşma Dili |
senin suyun ısındı artık! |
all right for you! exclam. |
|
| 142 |
Konuşma Dili |
senin suyun ısındı artık! |
all righty already! exclam. |
|
| 143 |
Konuşma Dili |
senin suyun ısındı artık |
all right already exclam. |
|
| 144 |
Konuşma Dili |
senin suyun ısındı artık |
all righty already exclam. |
|
| 145 |
Konuşma Dili |
senin suyun ısındı artık! |
all right already! exclam. |
|
| 146 |
Konuşma Dili |
senin suyun ısındı artık! |
all righty already! exclam. |
|
| 147 |
Konuşma Dili |
senin suyun ısındı artık! |
all right for you! exclam. |
|
| 148 |
Konuşma Dili |
senin suyun ısındı artık! |
all right already! exclam. |
|
| 149 |
Konuşma Dili |
senin suyun ısındı artık |
all right already exclam. |
|
| 150 |
Konuşma Dili |
senin suyun ısındı artık |
all righty already exclam. |
|