several - Türkçe İngilizce Sözlük

several

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

several — Definition

Anlamı ve Tanımı:
birkaç, çeşitli
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈsɛvərəl/ – BrE /ˈsɛvərəl/)
Terim Türü:
Belirteç/Sıfat: several
Bu kelime, ikiden fazla ama çok olmayan sayıyı belirtir. Latince separalis kökünden anlam genişlemesi yaşamıştır. Nicelik bildiren ifadelerde belirsiz çoğulluk sağlar.
Eş Anlamlılar:
various, some
Zıt Anlamlılar:
few

"several" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 21 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
several s. birçok
The report addressed the Commission directly on several issues.
Rapor birçok konuda doğrudan Komisyon'a hitap ediyordu.

More Sentences
Genel
several s. değişik
The word has several meanings.
Kelimenin değişik anlamları vardır.

More Sentences
several s. farklı
Clyde Tombaugh also discovered several star clusters, a comet and more than a hundred asteroids.
Clyde Tombaugh ayrıca farklı yıldız kümeleri, bir kuyruklu yıldız ve yüzden fazla asteroid keşfetti.

More Sentences
several s. birbirinden farklı
However, there were several distinct historical periods in the West.
Ancak Batı'da birbirinden farklı birkaç tarihsel dönem vardı.

More Sentences
several s. çeşitli
Indeed, I am aware that such a foundation has been suggested to us on several occasions.
Aslında böyle bir vakfın bize çeşitli vesilelerle önerildiğinin farkındayım.

More Sentences
several s. birkaç
It is true, as several speakers have said, that this objective is not always achieved.
Birkaç konuşmacının da söylediği gibi bu hedefe her zaman ulaşılamadığı doğrudur.

More Sentences
several s. birkaç
It is true, as several speakers have said, that this objective is not always achieved.
Birkaç konuşmacının da söylediği gibi bu hedefe her zaman ulaşılamadığı doğrudur.

More Sentences
several zm. birkaç
I called several times but failed to reach her.
Birkaç kez aradım ama ulaşamadım.

More Sentences
Teknik
several s. birçok
The report addressed the Commission directly on several issues.
Rapor birçok konuda doğrudan Komisyon'a hitap ediyordu.

More Sentences
several s. çok
Several times in this House, the Singapore issues have been blamed for this.
Bu Mecliste pek çok kez Singapur bu konuda suçlanmıştır.

More Sentences
Genel
several s. birtakım
several s. ayrı
several s. münferit
several s. muhtelif
several s. başka
several s. sürüsüne bereket
several s. ayrı ayrı
Hukuk
several s. ayrı
several s. bağımsız
several s. münferit
Osmanlıca
several s. müteaddit

"several" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 101 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
several weeks i. birkaç hafta
several months i. birkaç ay
several countries i. birçok ülke
several countries i. birkaç ülke
have several characteristics in common f. birçok benzer özellik taşımak
have several characteristics in common f. benzer özellikler taşımak
have several characteristics in common f. birçok ortak özellik taşımak
have several characteristics in common f. benzer özellikleri taşımak
lose one’s several fingers f. birkaç parmağını kaybetmek
have several surgeries f. birkaç ameliyat geçirmek
juggle several tasks at once f. aynı anda birkaç iş/görev yapmak
one or several s. bir ya da birkaç
consisting of several pieces s. çok parçadan oluşan
consisting of several pieces s. çok parçalı
with several knocks zf. küt küt
on several occasions zf. birçok kez
on several counts zf. bir çok açıdan
for several years zf. birkaç yıldan beri
several times zf. birçok kez
every several days zf. birkaç günde bir
once per several passing days zf. birkaç günde bir
for several years zf. birkaç yıldır
for several years now zf. bir kaç yıldır
several times a week zf. haftada birçok kez
several times a week zf. haftada birçok sefer/kere
by several lengths zf. açık ara
several times zf. defalarca
several times zf. birkaç kez
several of zm. -den birkaçı
in several expr. ayrılmış halde
İfadeler
after several weeks expr. birkaç hafta sonra
several days apart expr. (birkaç) gün ara ile
due to several reasons expr. birçok sebepten dolayı
due to several reasons expr. birçok nedenden dolayı
past several days expr. son bir kaç gün
for the past several days expr. son bir kaç gündür
over the past several days expr. son bir kaç gündür
Konuşma Dili
several years later expr. birkaç yıl sonra
due to the several reasons expr. birçok nedenden dolayı
due to several reasons expr. birçok nedenden dolayı
several bricks short of a (full) load expr. pek kafası çalışmayan
several bricks short of a (full) load expr. aklı noksan
several bricks short of a (full) load expr. birkaç tahtası eksik
several bricks short of a (full) load expr. pek zeki olmayan
Deyim
several cards short of a full deck i. salak
several cards short of a full deck i. aptal
several cards short of a full deck i. ahmak
several irons in the fire i. aynı anda yürütülen birkaç değişik faaliyet
several irons in the fire i. elde bulunan birden fazla seçenek
have several irons in the fire f. birkaç değişik faaliyeti aynı anda yürütmek
have several irons in the fire f. elde birden fazla seçenek bulundurmak
wear several hats f. birden fazla görevi/rolü olmak
wear several hats f. birkaç rolü/görevi birden olmak
wear several hats f. birden fazla işe bölünmek
wear several hats f. birden fazla işi üstlenmek/yürütmek
be several bricks short of a (full) load f. pek zeki olmamak
be several cards short of a full deck f. aklı noksan olmak
be several bricks short of a (full) load f. pek kafası çalışmamak
be several cards short of a full deck f. pek kafası çalışmamak
be several bricks short of a (full) load f. birkaç tahtası eksik olmak
be several cards short of a (full) deck f. birkaç tahtası eksik olmak
be several cards short of a full deck f. birkaç tahtası eksik olmak
be several cards short of a (full) deck f. pek kafası çalışmamak
be several cards short of a (full) deck f. aklı noksan olmak
be several cards short of a full deck f. pek zeki olmamak
be several bricks short of a (full) load f. aklı noksan olmak
be several cards short of a (full) deck f. pek zeki olmamak
several cards short of a full deck expr. bir tahtası eksik
Ticaret/Ekonomi
several liability i. münferit sorumluluk
joint and several liability i. ortaklaşa ve müteselsil sorumluluk
joint and several note i. ortaklaşa ve müteselsil olarak sorumluluk yükleyen borç senedi
several liability i. münferit borçluluk
joint and several liability i. müşterek ve müteselsil sorumluluk
several tenancy i. münferit mülkiyet
joint and several debtor i. müşterek ve müteselsil borçlu
joint and several s. müteselsil
joint and several s. zincirleme
joint and several s. müşterek ve müteselsil
Hukuk
joint and several responsibility i. müşterek ve müteselsil mesuliyet
several ownership i. münferit mülkiyet
several contract i. münferit borç sözleşmesi
several obligation i. münferit borç
several tenancy i. münferit mülkiyet hakkı
several covenant i. münferit borç akdi
several liability i. münferit sorumluluk
several action i. münferit dava
several fishery i. kişiye özel balık avlama hakkı
joint and several liability i. müteselsil sorumluluk
Siyasal
programmes implemented jointly by several ms i. birden fazla üye ülke tarafından ortaklaşa yürütülen programlar
joint and several surety i. müteselsil kefillik
Sigortacılık
joint and several s. müşterek ve müteselsil
Teknik
several mechanics i. ekip çalışması
with several dimensions expr. çeşitli boyutlarda
Medikal
accumulation of mucopolysaccharides in the tissue of several organs i. mukopolisakkaritlerin çeşitli organ dokularında birikmesi
Eczacılık
slimming preparations with several ingredients i. zayıflama amacıyla kullanılan çok etken maddeli preparatlar
Matematik
function of several variables i. çokdeğişkenli fonksiyon
Eski Kullanım
in several zf. teker teker
in several zf. ayrı ayrı
Argo
(someone) needs to take several seats expr. (birinin) ahkam kesmeyi bırakması gerek
(someone) needs to take several seats expr. (birinin) susup oturması gerek
(someone) needs to take several seats expr. (biri) sakin olmalı/sakinleşmeli