some - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

some

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"some" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 29 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
some s. biraz
some s. bazı
some s. birkaç
General
some s. bir parça
some s. birtakım
some s. bir miktar
some s. çok
some s. belirsiz bir miktar
some s. kimi
some s. çok iyi
some s. acayip
some s. oldukça çok
some s. bir
some s. biraz
some s. birkaç
some zf. kadar
some zf. bir hayli
some zf. takriben
some zf. epey
some zf. civarında
some zf. epeyce
some zf. yaklaşık
some zf. aşağı yukarı
some zf. ne biçim
some zm. bazıları
some zm. bazısı
Colloquial
some kimileri
Speaking
some kimisi
Technical
some bazı

"some" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

İngilizce Türkçe
General
be up to some mischief f. yaramazlık etmek
leave with some room for choice f. açık kapı bırakmak
do some serious drinking f. kafayı çekmek
say some hard things f. ağır konuşmak
assign some land to f. arazi tahsis etmek
show some promise f. umut vermek
know some f. biraz bilmek
leave someone some leeway f. açık kapı bırakmak
let some fresh air into f. havalandırmak
give something some thought f. bir şeyi iyice düşünmek
get some sleep f. kestirmek
put some money on the side f. bir kenara para ayırmak
put some money on the side f. para ayırmak
set time aside for someone (for some purpose). f. (birisine) zaman vermek
investigate all the characteristics of someone (or some subject) f. ıcığını cıcığını sormak
like some very much f. çok hoşlanmak
make some shopping f. biraz alışveriş yapmak
be up to some mischief f. şeytanlık düşünmek
go to (some place) very often f. yol etmek
allocate (some) time f. zaman ayırmak
spare some time to f. vakit ayırmak
spare some time to f. zaman ayırmak
allocate (some) time f. vakit ayırmak
take some soundings f. nabzını yoklamak
take some soundings f. nabzını tutmak
round up some muscle f. adam toplamak
put some heart into something f. coşku katmak
have some say in f. -de söz sahibi olmak
earn some amount of money f. eline para geçmek
find some amount of money f. eline para geçmek
have some amount of money f. eline para geçmek
devote some time f. vakit ayırmak
catch some shuteye f. uyku bastırmak
leave some gap on top f. dudak payı bırakmak
get some fresh air f. biraz temiz hava almak
make some points f. tespitlerde bulunmak
sail from some place to some place else f. yelken açmak
find out some way f. bir yolunu bulmak
find out some way f. bir çaresini bulmak
have some sleep f. biraz uyumak
have some rest f. biraz dinlenmek
do some sightseeing f. şehir turu yapmak
want some answers f. bazı cevaplar istemek
immigrate to some place from some place f. bir yerden başka bir yere göç etmek
immigrate into some place from some place f. bir yerden başka bir yere göç etmek
receive something from some place f. bir yerden bir şey almak
beam someone up (to some place) f. birisini bir yere ışınlamak
bed down some place f. gece uyuyacak bir yer bulmak
bed down some place f. bir yerde uyumak
commute from some place f. (bir yerden/evden vb) işe gelmek
come home from some place f. (bir yerden) eve gelmek/dönmek
depart for some place f. bir yere gitmek için ayrılmak
depart from some place f. bir yerden ayrılmak
get some more water f. biraz daha su almak
dock at some place f. iskeleye demirlemek
take some time off f. biraz ara vermek
have some psychic powers f. bazı psişik güçlere sahip olmak
eject someone from some place f. birini bir yerden atmak/çıkarmak
emigrate from some place to some place f. bir yerden başka bir yere göç etmek
embark for some place f. (bir yere gitmek için) yola çıkmak
try to make some money f. biraz para kazanmaya çalışmak
get some rash on one's back f. sırtında döküntüler olmak
run into some setbacks f. bazı aksaklıklarla karşılaşmak
make some sort of deal to get it back f. geri almak için bir çeşit anlaşma yapmak
show some good will towards change f. değişim yolunda biraz olsun iyi niyet göstermek
get some support from someone f. (birinden) biraz destek almak
get some backup from someone f. (birinden) biraz destek almak
get some more experience f. biraz daha deneyim kazanmak
get some more experience f. biraz daha tecrübe kazanmak
bring some solutions f. bazı çözümler getirmek
look for some revenge f. intikam peşinde olmak
stain the carpet with some grape juice f. halıyı üzüm suyu dökerek/ile lekelemek
send a signal of some kind f. bir tür sinyal yollamak
send a signal of some kind f. bir tür sinyal göndermek
drink some beer f. birkaç bira içmek
give someone some life lessons f. birine biraz hayat dersi vermek
put on some ointment f. (yaraya vb) biraz krem sürmek
put on some ointment f. (yaraya vb) biraz merhem sürmek
arrange some music for f. müzik ayarlamak
have some fun f. biraz eğlenmek
get some supplies f. erzak tedarik etmek
do some research on f. hakkında biraz araştırma yapmak
hear some noises f. bazı sesler duymak
do some shopping f. biraz alışveriş yapmak
do some shopping f. birşeyler almak
do some reading f. (bir konu hakkında) birşeyler okumak
take some medicine f. biraz ilaç almak
do some photocopying f. fotokopi çekmek
add some oil f. biraz yağ eklemek
some people i. birileri
some gate i. bazı yer
some people i. bazı insanlar
some people i. bazıları
some practices i. bazı uygulamalar
some of the people on the committee i. komiteden birileri
some of the people on the committee i. kuruldan birileri
some hesitations i. bazı tereddütler
some things i. bazı şeyler
some ruins i. bazı kalıntılar
some aspects of it i. bazı yönleri
clarification of some matters i. bazı hususların açığa kavuşturulması
clarification of some points i. bazı noktaların açıklığa kavuşması
clarification of some matters i. bazı hususların açıklığa kavuşması
clarification of some points i. bazı noktaların açığa kavuşturulması
some weeks i. bazı haftalar
some of which i. ...ların bazıları
some feelings i. bazı duygular
some dreams i. bazı rüyalar
some other place i. bir başka yer
some other place i. başka bir yer
some allegations i. bazı iddialar
some claims i. birtakım iddialar
some claims i. bazı iddialar
some allegations i. birtakım iddialar
some places i. bazı yerler
some kind of hormonal imbalance i. bir tür hormonal dengesizlik
some of these books i. bu kitaplardan bazıları
some sort of s. şöyle bir
some sort of s. bir tür
some kind s. bir tür
in some way or another zf. nasılsa
some day or other zf. bir gün
for some reason zf. nedense
for some time past zf. bir süreden beri
in some wise zf. bir yolda
in some degree zf. bir dereceye kadar
in some ways zf. bir bakıma
in some sort zf. bir bakıma
to some extent zf. bir dereceye kadar
some more zf. biraz daha
in some highest degree zf. son derece
in some way or another zf. her hangi bir biçimde veya her nasılsa
for some reason zf. bazı nedenlerden dolayı
in some measure zf. bir dereceye kadar
some day zf. bir gün
for some reason or other zf. her nedense
to some extent zf. bir yere kadar
by some means or other zf. şu veya bu şekilde
in some sort zf. bir derecede
for some reason zf. her nasılsa
in some measure zf. kısmen
in some degree zf. birazcık
for some time zf. bir müddet
in some way or another zf. her hangi bir biçimde
some time later zf. bir zaman sonra
some day zf. gelecekte
to some degree zf. bir dereceye kadar
some day zf. günün birinde
in some way zf. bir şekilde
in some degree zf. az çok
in some cases zf. bazı durumlarda
in some way zf. bazı yolla
some time ago zf. bir süre önce
some time zf. bir ara
some day or other zf. günün birinde
by some means or other zf. herhangi bir şekilde
in some respects zf. bazı konularda
for some time past zf. epey zamandan beri
in some ways zf. bazı bakımlardan
to some extent zf. bir ölçüde
for some reason zf. her nedense
up to some extend zf. bir yere kadar
for some time zf. bir süre için
some other day zf. başka bir gün
in some other place zf. başka bir yerde
at some length zf. ayrıntılarıyla
some more time zf. bir müddet daha
for some time now zf. bir süreliğine
for some time now zf. bir süredir
some other time zf. bir dahaki sefere
to some (a certain) extent zf. bir dereceye kadar
to some (a certain) extent zf. bir noktaya kadar
in some way zf. bir şekilde
some time last week zf. geçen hafta bir ara
in some limited circumstances zf. bazı sınırlı şartlar altında
at some point zf. belli bir noktada
at some point zf. belli bir yerde
in some instances zf. bazı durumlarda
in some respects zf. bazı yönlerden
in some respects zf. birçok yönden
in some aspects zf. bazı yönlerden
in some other cases zf. bazı diğer/başka durumlarda/vakalarda
in some quarters zf. bazı çevrelerde
to some zf. kimine göre
in some matters zf. bazı konularda
in some matters zf. bazı hususlarda
at some point zf. bir yerde
some extent arbitrary zf. bazı keyfi ölçülerde
in some ways zf. bazı açılardan
in some sense zf. bazı bakımlardan
after some time zf. bir süre sonra
at some length zf. uzun uzadıya
in some way zf. bir nevi
by some miracle zf. şans eseri
by some miracle zf. mucize eseri
in some places zf. bazı yerlerde
some like ed. gibi
some of them zm. onların bazıları
some of them zm. bazıları
some few zm. bazıları
some few zm. birkaç kişi
some of zm. bazıları
some of those zm. onlardan bazıları
some of us zm. kimimiz
Phrasals
ask someone in (some place) birisini içeriye davet etmek
ask someone into (some place) birisini içeriye davet etmek
bar someone from some place birisinin bir yere girmesini engellemek
bar someone from some place birisinin bir yere girişini engellemek
barge in to some place birden içeri dalmak
barge in some place paldır küldür girmek
barge in to some place paldır küldür girmek
barge in some place (kapıyı vb. çalmadan) lappadak girmek
barge in to some place (kapıyı vb. çalmadan) lappadak girmek
barge in some place birden içeri dalmak
breeze in to some place içeriye dalıvermek
breeze out of some place hızla kaçmak
breeze out of some place sıvışmak
breeze in to some place içeriye dalmak
retrieve someone from some place birisini bir yerden almak
bundle someone off to some place birisini bir yere göndermek
call someone over (to some place) birisini çağırmak
carry someone back to some time geçmişte bir zamana götürmek
cast something back some place bir şeyi bir yere geri atmak
carry someone back to some time geçmişe götürmek
cross over into some place (sınırdan vb geçerek) bir yere girmek
drop up (some place) (kuzeyde/daha yüksek bir yerde) bir yeri ziyaret etmek
decide among some people aralarında bir seçim yapmak
divvy something up among some people arasında bölmek/paylaştırmak
hurl someone out of some place birilerini bir yerden atmak/kovmak
invite someone into some place birini içeri buyur etmek
invite someone into some place birini içeri davet etmek
lay over in some place bir yerde duraklamak/durmak
lead back to some place bir yerin dönüş yolu olmak
leave for some place bir yere gitme için (bir yerden) ayrılmak
leave for some place bir yere gitmek için yola çıkmak
mail something from some place posta ile birine bir yerden bir şey göndermek
set someone back (some amount of money) (bir miktar para) mal olmak
migrate (from some place) (to some place) (bir yerden başka bir yere) göç etmek
move (from some place) (to some place) bir yerden başka bir yere taşınmak
move to some place bir yere taşınmak
order someone out of some place birine dışarıya çıkmasını söylemek/emretmek
pipe something into some place boru ile taşımak/iletmek
bustle about some place bir yere koşturmak
chuck someone out of some place birini yaka paça dışarı atmak
chase someone (or an animal) in(to) some place kovalayarak bir yere sokmak
carry someone into some place birini bir yere taşımak
clear something from some place bir yerden bir şeyleri kaldırmak/temizlemek/toplamak
clear someone out of some place birilerini dışarı çıkarmak
cross from some place to some place bir yerden bir yere geçmek
draw something out of some place bir yerden bir şeyi çekip çıkarmak
cross over into some place (sınırı/köprüyü/nehri vb geçerek) bir yerden bir yere geçmek /gitmek
haul something from some place (to some place) bir şeyi bir yerden başka bir yere sürüklemek/taşımak
haul something (from some place) to some place bir şeyi bir yerden başka bir yere sürüklemek/taşımak
hound someone from some place kovalayarak atmak/kovmak
chase someone out of some place kovalayarak atmak/kovmak
hound someone out (of something or some place) kovalayarak atmak/kovmak
block (someone or something) in some place birinin geçiş yolunu tıkamak
bring someone or something in(to) some place birini bir yere getirmek/içeri almak
bring someone over from some place birini (yakın veya uzak bir yerden) getirmek
usher someone into some place birine bir yere kadar eşlik etmek
usher someone into some place (konser/sinema vb) birini bir yere getirmek
uproot something from some place (çiçeği/bitkiyi) -den sökmek
usher someone or something out of some place birine (bir yerden çıkarken) eşlik etmek
leave for some place (belirli bir yere gitmek üzere) yola çıkmak
send someone over to some place birini bir yere göndermek
sweep out of some place bir yerden hızla çıkmak
take something into some place bir yere bir şey getirmek
race someone to some place 'e kadar yarışmak
run out of some place hızla/koşarak çıkmak
ride to some place (bisikletle/atla vb) bir yere gitmek
repatriate someone to some place birini (ülkesine vb) geri göndermek
sign someone out of some place (kayıt defterine vb) birinin çıkışını/ayrılışını not etmek/yazmak
ticket someone for some place birine bir yere gitmesi için bilet vermek
chase someone away from some place birini bir yerden defetmek/kovmak
chase someone away from some place birinin bir yerden gitmesini sağlamak
flush someone out of some place saklandıkları yuvalarından çıkartmak
track something (mud etc) into some place bir yere çamurlu ayakkabılarıyla girmek
pull in(to some place) arabayı bir yere sürmek/çekmek
race someone to some place biriyle bir yere kadar yarışmak
remember someone from some place birini bir yerden hatırlamak/anımsamak
run out of some place bir yerden tüymek
run out of some place bir yerden kaçmak
sail for some place -e yola çıkmak
sail for some place -e yelken açmak
sign someone out of some place birinin çıkışını/ayrılışını kaydetmek
sleep over (with someone) (some place) başkasında uyumak
slink out of some place bir yerden sinsice çıkmak
creep out of some place furtively bir yerden sinsice çıkmak
slope down (to something or some place) aşağıya doğru uzanmak
slip off (to some place) sıvışmak
snug down (some place) bir yere kurulmak/oturmak
stagger out of some place bir yerden sendeleyerek çıkmak
stagger into some place bir yere sendeleyerek girmek
stampede in(to some place) panikle bir yere kaçışmak
start back (to some place) (bir yere gir dönmek için) yola çıkmak
start off from some place bir yerden yola çıkmak/koyulmak
starve someone out of some place birini aç bırakarak bir yerden çıkmaya zorlamak
steal out of some place sinsice bir yerden kaçmak/sıvışmak
steam out (of some place) (buhar gücü ile çalışan gemi) bir yerden çıkmak
start from some place bir yerden yola çıkmak
to throw someone out of some place birini bir yerden dışarıya atmak
winter over (some place) bir yerde kışlamak
winter over (some place) bir yerde kışı geçirmek
winter over (some place) kışı bir yerde geçirmek
leave from some place bir yerden hareket etmek/ayrılmak
fork over (some money) bir şey için ödeme yapmak
fork over (some money) bir şey için harcama yapmak
fork (some money) over bir şey için ödeme yapmak
fork (some money) over bir şey için harcama yapmak
Phrases
by some miracle zf. mucize eseri
some fine day günün birinde
some fine day allah'ın bir gününde
some fine day birgün
for some other reasons başka bazı nedenlerden dolayı
for some other reasons başka bazı nedenler yüzünden
for some other reasons başka bazı nedenlerden
according to some people kimine göre
there are some people that bazı insanlar vardır ki
some of these features are bu özelliklerden bazıları
according to some (people) bazılarına göre
some part of me bir parçam
quite some time uzunca bir süre
for quite some time uzunca bir süredir
that some time back bir süredir
at some times of the day günün bazı saatlerinde/zamanlarında
at some point önünde sonunda
some may know bilen bilir
Proverb
you win some, you lose some her zaman başarılı olamazsın
Colloquial
get some petrol benzin almak
for some reason nedendir bilinmez
take some time for yourself kendine biraz zaman ayır
have some courage biraz cesaretin olsun
have some courage biraz cesaretiniz olsun
some dude herifin teki
some guy herifin teki
some dude herifin biri
some guy herifin biri
cut me some slack! üstüme gelme!
a bushel and a peck and some in a gourd çok
get some rest biraz dinlenmek
get some rest biraz dinlen
catch me some other time sonra/başka zaman konuşalım/görüşelim
and then some hatta daha da fazla
and then some hatta daha fazlası
talk some serious business ciddi bir iş konuşmak
some people bazı insanlar
for some reason bir nedenden dolayı
save me some birazını bana bırak
dine at some place bir yerde yemek
need some support biraz desteğe ihtiyacı olmak
a rat or some other rodent sıçan ya da bir başka kemirgen
have some respect for yourself kendine biraz saygı duy
pop in some holes birkaç delik açmak
make some bad choices bazı yanlış seçimler yapmak
give me some skin! çak bi beşlik
slip me some skin! çak bir beşlik
give me some skin! çak bir beşlik
slip me some skin! çak bi beşlik
slip me some skin! çak!
give me some skin! çak!
some years later birkaç yıl sonra
send some guys/men birkaç adam göndermek
go get some sleep git biraz uyu
show some respect biraz saygı göster
give someone some sugar birine öpücük vermek
get some sleep biraz uyu
some people don't think so bazı insanlar böyle düşünmüyor
some time later for no particular reason bir süre sonra hiçbir neden yokken
at some length uzun bir süre
have i offended you in some way? yoksa seni kırdım mı?
somebody get some help biri yardım çağırsın
somebody get some help biri yardım getirsin
some of us have to work bazılarımızın çalışması lazım
knock me some skin! çak bakalım!
knock me some skin! çak bir beşlik!
some people just don't know when to give up bazı insanlar nerede/ne zaman duracağını bilmiyorlar/bilmezler
some people just don't know when to stop bazı insanlar nerede/ne zaman duracağını bilmiyorlar/bilmezler
every thief has some excuse to ease their conscience her hırsızın vicdanını rahatlatmak için bir mazereti vardır
try and get some sleep gidip biraz uyumaya çalış
for some reason nedense
make it (to) some place bir yere yetişebilmek
have some mercy! biraz merhamet göster!
have some mercy! az merhamet et!
have some mercy! biraz merhamet et!
have some mercy! biraz acı!
give some light somewhere (fenerle vb.) bir yere biraz ışık tutmak
buy yourself some food kendine yiyecek bir şeyler satın al
to some extent bir nebze de olsa
for some reason bir nedenle
give me some rope fazla yüklenme bana
cut me some slack fazla yüklenme bana
cut me some slack fazla üstüme gelme
give me some rope fazla üstüme gelme
some men bazı adamlar
some men bazı erkekler
some sleep biraz uyku
(some food) didn't agree with (someone) (bir yiyecek) dokunmak
some lunch öğle yemeği için birşeyler
the nerve of some people yüzsüzlüğün bu kadarı
put some english on it topa kavis vermek
put some english on it topa falso vermek
get some exercise biraz egzersiz yapmak
Idioms
after some haggling beş aşağı beş yukarı
in some neck of the woods cehennemin dibinde
cut somebody some slack müsamaha etmek
cut some slack müsamaha etmek
blow off some steam içini döküp rahatlamak
blow off some steam içini dökmek
let off some steam içini dökmek
let off some steam içini döküp rahatlamak
throw dirt enough, and some will stick çamur at izi kalsın
cause some raised eyebrows tepki almak
cause some raised eyebrows herkesi şaşırtmak
cause some raised eyebrows herkesi şok etmek
put some sweet lines on someone tatlı dil dökerek birisini ikna etmeye çalışmak
lay some sweet lines on someone yağcılık ederek birini kandırmaya çalışmak
lay some sweet lines on someone tatlı dil dökerek birisini ikna etmeye çalışmak
put some sweet lines on someone yağcılık ederek birini kandırmaya çalışmak
arrive on the stroke of some time tam saat ...'yi çaldığında varmak
arrive on the stroke of some time tam saat ....'de varmak
starve out of some place aç bırakarak bir yeri terketmelerini sağlamak
get some weight off one's feet oturmak
work some fat off çalışarak kilo vermek
work some weight off to çalışarak kilo vermek
work some weight off to ağır iş yaparak kilo vermek
work some fat off ağır iş yaparak kilo vermek
fork some money out (for something) istemeyerek ödemek
fork some money out (for something) istemeyerek elini cebine atmak
rout someone out of some place and rout someone out birisini bir yerden zorla çıkarmak
front someone some amount of money önden biraz avans vermek
get some kind of mileage out of something bir şeyden istifade etmek/yararlanmak
crawling with some kind of creature böcek/karınca vs. kaynamak
knock some sense in aklını başına getirmek
knock some sense into someone aklını başına getirmek
get some kind of mileage out of something yeterince/gerektiğince kullanmak
throw oneself on the mercy of some authority (yargının merhametine vb.) sığınmak
throw oneself at the mercy of some authority (yargının merhametine vb.) sığınmak
throw oneself at the mercy of some authority yargıya sığınmak
throw oneself on the mercy of some authority yargıya sığınmak
draw some kind of attention away dikkat çekmek
catch some rays güneşlenmek
bag some rays güneşlenmek
bolt out of some place sıvışmak
bolt out of some place hızla kaçmak
buzz in to some place paldır küldür dalmak
buzz in to some place lappadak içeri dalmak
call at some place bir yere uğramak
bag some rays güneş banyosu yapmak
cop some Zs biraz uyumak
cause some tongues to wag dedikodulara konu olmak
catch some Zs biraz uyumak
catch some rays güneş banyosu yapmak
cut some Zs biraz uyumak
get some sleep biraz uyumak
cause some eyebrows to raise tepki çekmek
cause some raised eyebrows tepki çekmek
get some sleep biraz kestirmek
cop some Zs biraz kestirmek
cause some tongues to wag dedikodulara neden olmak
cause some eyebrows to raise tepkiye neden olmak
cause some raised eyebrows tepkiye neden olmak
cut some Zs biraz kestirmek
cause some tongues to wag dedikoduya neden olmak
catch some Zs biraz kestirmek
cause some eyebrows to raise tepki uyandırmak
cause some raised eyebrows tepki uyandırmak
come into some money (miras ile) paraya konmak
come into some money (miras ile) servete konmak
take some stick eleştiri almak
take some stick eleştiri oklarının hedefi haline gelmek
come in for some stick eleştiri oklarının hedefi haline gelmek
take some stick eleştirilmek
come in for some stick eleştirilmek
come in for some stick eleştiri almak
come in for some stick yoğun eleştirilere maruz kalmak
take some stick yoğun eleştirilere maruz kalmak
some creature's time has come zamanım geldi
some creature's time has come (eceli/ölüm vakti) geldi
crash out of some place (hapishane vb gibi) bir yerden kaçmak
crash out of some place (hapishane vb gibi) bir yerden firar etmek
crash out of some place (hapishane vb gibi) bir yerden sıvışmak
cut someone some slack birisini rahat bırakmak
cut someone some slack birisinin üzerine gitmemek
date back some time -e tarihine/dönemine dayanmak
put some distance between someone and oneself birisiyle arasına mesafe koymak
cut out for some place '-e doğru tüymek
dig some dirt up on someone birisinin olumsuz taraflarını ifşa etmek
light out for some place telaşla ayrılmak/çıkmak
light out for some place -e doğru kaçmak
light out for some place '-e doğru sıvışmak
light out for some place '-e doğru kirişi kırmak
dig some dirt up on someone birisinin kirli çamaşırlarını ortaya çıkarmak
cut out for some place '-e doğru kirişi kırmak
dig some dirt up on someone birisinin olumsuz yönlerini ortaya çıkarmak
light out for some place '-e doğru tüymek
cut out for some place '-e doğru sıvışmak
cut out for some place telaşla ayrılmak/çıkmak
light out for some place aceleyle toz olmak
cut out for some place aceleyle toz olmak
it will take some doing (bu iş için) biraz uğraşmak gerekecek/gerekiyor