sezon - Türkçe İngilizce Sözlük

sezon

"sezon" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 7 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
sezon season i.
I love going to popular holiday destinations out of season.
Sezon dışında popüler tatil yerlerine gitmeyi seviyorum.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
sezon season i.
I love going to popular holiday destinations out of season.
Sezon dışında popüler tatil yerlerine gitmeyi seviyorum.

More Sentences
Mutfak
sezon season i.
I love going to popular holiday destinations out of season.
Sezon dışında popüler tatil yerlerine gitmeyi seviyorum.

More Sentences
Spor
sezon season i.
I love going to popular holiday destinations out of season.
Sezon dışında popüler tatil yerlerine gitmeyi seviyorum.

More Sentences
Genel
sezon time i.
Turizm
sezon peak season i.
sezon high season i.

"sezon" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 84 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
yoğun sezon peak season i.
sezon öncesi preseason i.
sezon başı start of season i.
sezon başı beginning of season i.
yeni sezon hazırlığı preparation for new season i.
önümüzdeki sezon forthcoming season i.
sezon fiyatı regular price i.
sezon finali (us) season finale i.
sezon finali season final (au) i.
sezon finali last in the series (uk) i.
ölü sezon slack season i.
sezon ortası mid-season i.
kısa sezon short-season i.
sezon ortası midseason i.
skoru sezon kayıtlarına geçmeyen maç practice game i.
(basın bağlamında) ölü sezon silly season i.
önemli sosyal etkinliklerin düzenlendiği sezon social season i.
mayıs ortasından ağustos ortasına kadarki sezon summer [uk] i.
sezon ortasında gerçekleşen midseason s.
sezon dışında olan off-season s.
sezon dışıyla ilgili off-season s.
sezon dışına ait off-season s.
sezon öncesi ile ilişkili preseason s.
sezon öncesinde olan preseasonal s.
sezon öncesine ait preseasonal s.
sezon öncesinde olan preseason s.
sezon öncesine ait preseason s.
sezon öncesi ile ilişkili preseasonal s.
sezon dışı süresince off-season zf.
sezon dışı boyunca off-season zf.
sezon dışında off-season zf.
sezon öncesinde preseason zf.
sezon öncesi ile ilişkili olarak preseason zf.
iyi bir sezon geçirmek have a good season ünl.
Öbek Fiiller
sezon sonunda satılmayan malları ilerisi için saklamak carry over f.
İfadeler
sezon boyunca ortalama sadece 2 gün average of only 2 days during the season expr.
Konuşma Dili
kapalı sezon close season i.
iyi bir sezon geçirmek have quite a season f.
Deyim
(basın bağlamında) ölü sezon the silly season i.
pek haber çıkmayan sezon gooseberry season i.
durgun sezon gooseberry season i.
Ticaret/Ekonomi
ölü sezon dead season i.
sezon indirimi seasonal discount i.
sezon kapanış satışları sales retreat i.
sezon sonu season-end s.
Turizm
ölü sezon dead season i.
yüksek sezon high season i.
yüksek sezonla sezon dışı dönem arasında kalan dönem shoulder season i.
yüksek sezon peak season i.
yoğun sezon peak season i.
yoğun sezon high season i.
sezon dışı low season i.
düşük sezon low season i.
(turizm ve seyahat hizmetlerinde) sezon season i.
ölü sezon off season i.
ölü sezon off-season i.
en yoğun sezon high season i.
en yoğun sezon peak season i.
sezon bileti season ticket i.
sezon bileti commutation ticket i.
yoğun ve sakin dönemler arasında kalan sezon shoulder i.
sezon dışı off-season s.
sezon dışı off season zf.
Deniz Biyolojisi
açık sezon open season i.
Botanik
hiç odunsu dokusu olmayıp yalnızca bir sezon boyunca hayatta kalan (bitki sapı) herbaceous s.
çok az odunsu dokusu olup yalnızca bir sezon boyunca hayatta kalan (bitki sapı) herbaceous s.
Tarım
(irlanda'da) tarım arazisini bir sezon için kiraya verme sistemi conacreism i.
Silah/Atıcılık
kapalı sezon close season i.
kapalı sezon closed season i.
Spor
yeteneklerinin geliştirilmesi amacıyla müsabakalardan bir sezon uzak tutulan sporcu redshirt i.
sporcunun sezon başındaki vücut ağırlığı reporting weight i.
sezon dışı dönem off season i.
sezon dışı off-season i.
sezon sonu shutoff i.
sezon kapanışı shutoff i.
yeteneklerinin geliştirilmesi amacıyla (sporcuyu) bir sezon müsabakalardan uzak tutmak redshirt f.
yeni sezondaki antrenmanlara hazırlık yapması için sezon dışında sporcunun antrenman yoğunluğunu azaltmak detrain f.
(jokeye) sezon için önceden para ödemek retain f.
Basketbol
bir sezon boyunca oynatılmayıp temel tekniği geliştirilen kolej oyuncusu red shirt i.
sezon başında yapılan oyuncu seçmesi tryouts i.
Futbol
(özellikle üniversite düzeyinde) özel olarak seçilen takımlar arasında sezon sonrası oynanan çeşitli oyunlar bowl i.
Beysbol
gayri resmi olarak en iyi üç istatistiği elde eden oyuncunun olduğu bir sezon triple-crown season i.
Sinema
game of thrones 1. sezon 9. bölümü baelor i.
Eski Kullanım
ingiltere'de eskiden 1 ağustos'ta kutlanan hasat festivalinin yapıldığı sezon lammastide i.