ten- - Türkçe İngilizce Sözlük

ten-

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"ten-" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 1 sonuç

İngilizce Türkçe
Medikal
ten- ök. tendon anlamı veren ön ek

"ten-" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
ten i. on
Genel
the ten commandments i. on emir
ten out of ten i. on üzerinden on
the ten commandments i. hz musa'ya allah tarafından verilen on emir
ten commandments i. on buyruk
top ten i. ilk on
ten million i. on milyon
ten minutes by the clock i. tam on dakika
ten percent i. yüzde on
ten i. onlu
ten thousand i. on bin
ten i. onluk
ten i. on sayısı (10, X)
the upper ten i. asiller
ten-spot i. onluk
ten i. 10
the top ten i. en iyi on
the top ten i. ilk on
nine on a ten point scale i. 10 üzerinden dokuz
nine on a ten point scale i. on üzerinden dokuz
nine months and ten days i. dokuz ay on gün
ten to seven i. yediye on var
base ten blocks i. onluk taban blokları
ten i. onlar basamağı
ten i. saat on
ten i. on parçadan oluşan şey
ten i. on dakika mola
ten i. on birimden oluşan şey
ten i. on adet üyeden oluşan şey
upper ten thousand i. seçkinler sınıfı
upper ten thousand i. kaymak tabaka
upper ten thousand i. elit tabaka
upper ten thousand i. en seçkin yaklaşık on bin kişiden oluşan insan grubu
upper ten thousand i. zenginler sınıfı
one-ten-thousandth i. on binde bir
one-ten-thousandth i. on bin eş parçadan her biri
five-and-ten-cent store i. bir milyoncu
five-and-ten-cent store i. ucuzluk mağazası
get ten out of ten f. on üzerinden on almak
last for ten days f. on gün sürmek
take ten days f. on gün sürmek
take ten days f. on gün almak (bir şeyi yapması vb)
not touch something with a ten-foot pole f. karışmak istememek (bir olaya vb)
ten fingers f. on parmak
go blind at the age of ten f. on yaşında kör olmak
sell for ten dollars a share f. hisse başına on dolardan satış yapmak
have the strength of ten tigers f. on kaplan gücünde olmak
take ten f. 10 dakikalık mola vermek
ten folded s. on katlı
of ten parts s. onluk
having ten parts s. onlu
the best ten s. en iyi on
ten-columned s. on sütunlu
ten-day s. on günlük
ten s. ona eşit olan
ten s. on tane
ten-fold s. on kat büyük
ten-fold s. on misli
ten-sided s. on kenarı olan
ten-sided s. on yüzlü
ten-sided s. on tarafı olan
ten-cent s. zavallı
ten-cent s. değersiz
ten-cent s. ucuz
ten-cent s. alçak
ten-cent s. aşağılık
ten-cent s. rezil
ten-cent s. aciz
ten-cent s. beş para etmez
ten-cent s. kalitesiz
ten-cent s. adi
one hundred ten s. yüz on olan
one hundred ten s. yüzden on fazla olan
in other ten years zf. sonraki on yıl izarfında
in another ten years zf. bundan on yıl sonra
from ten years of age upward zf. on yaşından itibaren
ten to one zf. bire karşı on
from five to ten zf. beş ila on arasında
in other ten years zf. sonraki on yıl içinde
in ten seconds flat zf. tam on saniyede
ten times zf. 10 katı
ten times zf. on katı
ten years ago zf. on yıl önce
every ten days zf. on günde bir
once every ten days zf. on günde bir
in ten years zf. 10 sene içinde
within ten years zf. 10 yıl içinde
within ten years zf. 10 yıl içindeki
within ten years zf. 10 sene içinde
within ten years zf. on yıl içinde
in ten years zf. on sene içinde
in ten years zf. 10 yıl içindeki
in ten years zf. on yıl içinde
within ten years zf. on sene içinde
within ten years zf. on yıl içindeki
in ten years zf. on yıl içindeki
in ten years zf. 10 yıl içinde
ten years later zf. 10 yıl sonra
ten years later zf. 10 sene sonra
ten years later zf. on yıl sonra
ten years later zf. on sene sonra
in ten days at the latest zf. en geç on gün içerisinde
in ten days at the latest zf. en geç on gün içinde
out of ten zf. on üzerinden
ten times a minute zf. dakikada on sefer
ten times a minute zf. dakikada on kere
ten times a minute zf. dakikada on kez
ten each zf. onar
out of ten ed. 10 üzerinden
ten zm. (kişilerden, nesnelerden, vb.) on tanesi
Öbek Fiiller
lose by ten points f. (maçı vb) on sayıyla kaybetmek
İfadeler
during the past ten years zf. son on yıl içinde
for another ten days zf. bir on gün daha
two from ten leaves eight expr. ondan iki çıkarsa sekiz kalır
ten-year limitation period expr. 10 yıllık zamanaşımı süresi
ten-year limitation period expr. on yıllık zamanaşımı süresi
five will get you ten expr. her şey ona işaret ediyor
five will get you ten expr. büyük olasılıkla
five will get you ten expr. çok büyük ihtimal
five will get you ten expr. büyük ihtimalle
seven out of ten expr. 10 üzerinden 7
seven out of ten expr. on üzerinden yedi
Atasözü
he wears a ten dollar hat on a five cent head eşeğe altın semer vursan yine eşektir
he wears a ten dollar hat on a five cent head kel başa şimşir tarak
genius is ten percent inspiration and ninety percent perspiration deha/dahilik yüzde onu fikir gerisi gayrettir
better a dollar earned than ten inherited miras kalan on dolardansa kazandığın bir dolar yeğdir
better a dollar earned than ten inherited baba parası/miras yemektense az da olsa alın teriyle kazanmak yeğdir
Konuşma Dili
number ten i. londra'nın başbakanlarına ayrılan bölge
ten bob i. elli peni
ten bob i. yarım pound
ten toes down i. bir durumun tamamen arkasında olma
ten or so i. on küsür
ten-spot i. onluk banknot
ten-strike i. son derece başarılı vuruş
ten-spot i. on dolarlık banknot
ten-strike i. son derece başarılı hareket
a ten i. on numara
a ten i. on numara beş yıldız
a ten i. birinci sınıf
five-and-ten [us] i. ucuzcu dükkan
five-and-ten [us] i. herşey bir milyoncu
five-and-ten [us] i. ucuz ürünler satan mağaza
fall ten stories f. on kat düşmek
get ten years f. on sene yemek
get ten years f. on yıl yemek
ten a penny f. gırla gitmek
ten a penny f. çok bol olmak
take ten f. on dakika mola vermek
take ten f. on dakika ara vermek
ten years ago expr. on yıl önce