timely - Türkçe İngilizce Sözlük

timely

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

timely — Definition

Anlamı ve Tanımı:
zamanında, yerinde
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈtaɪmli/ – BrE /ˈtaɪmli/)
Terim Türü:
Sıfat
Gerekli anda gerçekleşen veya yapılan durum. Eski İngilizce tīmlīc kökünden gelir. Karar alma ve müdahale süreçlerinde etkinlik göstergesi olarak değerlendirilir.
Eş Anlamlılar:
prompt, opportune
Zıt Anlamlılar:
late, untimely

"timely" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 26 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
timely s. zamanında
The timely acceptance of the loan took away the need to borrow money.
Kredinin zamanında kabul edilmesi, borç para alma ihtiyacını ortadan kaldırdı.

More Sentences
timely s. zamanında olan
In an increasingly globalised business environment, the arrival of the SE is timely.
Giderek küreselleşen bir iş ortamında Avrupa Şirketi'nin gelişi tam zamanında olmuştur.

More Sentences
timely s. zamanlı
It is very timely legislation.
Bu çok zamanlı bir mevzuattır.

More Sentences
timely s. yerinde
Thank you, Ms Kauppi, for this extremely interesting and timely question.
Bu son derece ilginç ve yerinde soru için teşekkür ederim, Bayan Kauppi.

More Sentences
timely s. güncel
Regrettably, the latter consideration is particularly timely at the moment and, I would insist, this is regrettable.
Ne yazık ki bu son husus şu anda özellikle günceldir ve ısrarla belirtmek isterim ki bu üzüntü vericidir.

More Sentences
timely s. zamanında yapılan
It is a timely debate with the rapidly changing transatlantic relationship today.
Günümüzde hızla değişen transatlantik ilişkiler göz önüne alındığında tam zamanında yapılmış bir tartışmadır.

More Sentences
timely s. vaktinde
A timely rain promises a good harvest.
Vaktinde yağan yağmur iyi bir hasat vaat eder.

More Sentences
Teknik
timely zf. yerinde
Thank you, Ms Kauppi, for this extremely interesting and timely question.
Bu son derece ilginç ve yerinde soru için teşekkür ederim, Bayan Kauppi.

More Sentences
timely zf. vaktinde
A timely rain promises a good harvest.
Vaktinde yağan yağmur iyi bir hasat vaat eder.

More Sentences
Genel
timely s. erken
timely s. sıralı
timely s. vakitli
timely s. denk
timely s. belirtilen zaman içinde teslim edilmiş/verilmiş
timely s. uygun
timely s. zamanına uygun
timely s. oturaklı
timely s. zaman açısından yerinde
timely s. vakitlice
timely s. tam vaktinde
Siyasal
timely s. süreli
Eski Kullanım
timely s. erken
timely s. vaktinden önce
timely zf. yakında
timely zf. erkence
timely zf. önceden

"timely" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 18 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
timely completion i. zamanında tamamlama
a timely intervention i. zamanında müdahale
a timely response i. zamanında müdahale
a timely response i. yerinde bir müdahale
a timely intervention i. yerinde bir müdahale
timely decision i. zamanında karar
take timely precaution f. zamanında önlem almak
be timely f. denk düşmek
pay on a timely basis f. belirtilen zamanda/zamanında ödemek
in a timely manner zf. vaktinde
in a timely manner zf. zamanında
in a timely manner zf. vakitlice
real-timely zf. gerçek zamanlı olarak
in a timely fashion zf. vaktinde
in a timely fashion zf. zamanında
Ticaret/Ekonomi
timely delivery i. zamanında teslimat
Hukuk
present in a timely fashion f. zamanında sunmak
Medikal
timely diagnosis i. zamanında tanı