traverses - Türkçe İngilizce Sözlük

traverses

traverses — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kat etmek, baştan sona geçmek
Okunuş (IPA):
(AmE /trəˈvɜːrs/ – BrE /trəˈvɜːs/)
Terim Türü:
Fiil: traverse (traverses – traversed – traversing)
Bir alanı boydan boya aşma eylemi. Latince transversare kökünden evrilmiştir. Coğrafya, matematik ve anlatılarda kapsayıcı geçişi ifade eder.
Eş Anlamlılar:
cross, span
Zıt Anlamlılar:
avoid

"traverses" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 72 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
traverse i. travers
You can practice traverse on climbing walls.
Tırmanma duvarlarında travers pratiği yapabilirsiniz.

More Sentences
traverse f. katetmek
The man died traversing the empty desert alone.
Adam boş çölü tek başına katederken hayatını kaybetti.

More Sentences
Teknik
traverse i. dönüş
A beautifully clean, steep layback leads to an exciting but easy traverse.
Güzel, temiz ve dik bir layback, heyecan verici ama kolay bir dönüş sağlar.

More Sentences
traverse f. üzerinden geçmek
An estimated 250,000 cars traverse the bridge daily.
Köprü üzerinden günde yaklaşık 250.000 araba geçiyor.

More Sentences
Demiryolu
traverse i. travers
You can practice traverse on climbing walls.
Tırmanma duvarlarında travers pratiği yapabilirsiniz.

More Sentences
Genel
traverse i. karşıdan karşıya geçme
traverse i. zikzak
traverse i. çapraz çizgi
traverse i. çapraz duran şey
traverse i. zikzaklı gitme
traverse i. engel
traverse i. atın kuyruğu ve kafası zıt yönlere dönük olarak hareketi
traverse f. karşıdan karşıya geçirmek
traverse f. içinden geçmek
traverse f. üstünden geçmek
traverse f. bir uçtan diğerine çizmek
traverse f. bir yandan öbür yana uzanmak
traverse f. dikkatle incelemek
traverse f. zikzak çizerek gitmek
traverse f. bir yandan öbür yana geçirmek
traverse f. çaprazlama geçmek
traverse f. her iki yöne hareket ettirmek
traverse f. mil etrafında döndürmek
traverse f. bir yandan öbür yana geçmek
traverse f. karşıdan karşıya geçmek
traverse f. bir uçtan diğerine geçmek
traverse f. karşı çıkmak
traverse f. muhalefet etmek
traverse f. yalanlamak
traverse f. çizgi, çubuk veya şeritle işaretlemek
traverse f. at sırtında çapraz dönüş yapmak
traverse f. kat etmek
traverse f. baştan sona geçmek
traverse s. aykırı
traverse s. çapraz
Hukuk
traverse i. iddiayı reddetme
traverse f. iddiayı reddetmek
Teknik
traverse i. sürveyde ölçülen arazi kesimi
traverse i. çapraz geçiş
traverse i. kiriş
traverse i. sarım traversi
traverse i. sürgü
traverse i. yatay dönüş
traverse i. yanal hareket alanı
traverse i. volta seyri
traverse f. mil etrafında dönmek
traverse f. yanlamasına dönmek
traverse f. poligon usulü ölçme yapmak
traverse f. arasından geçmek
traverse f. enine geçmek
traverse f. içinden geçmek
traverse f. mil çevresinde dönmek
traverse f. yanal olarak döndürmek
traverse s. çaplamasına
traverse zf. bir yandan öbürüne
Bilgisayar
traverse expr. geçiş yap
Mimarlık
traverse i. çapraz çizgi
traverse i. galeri
İnşaat
traverse f. çaprazlama arazi ölçümü yapmak
traverse f. tahta zemini denemek için düzlemek
Denizcilik
traverse i. volta seyri
traverse f. sereni baş ve kıç istikametinde prasya etmek
Askeri
traverse i. topu ekseninde yanlamasına döndürmek
traverse i. hendek veya sur boyunca uzanan koruyucu siper veya kale duvarı
Silah/Atıcılık
traverse i. atış yönünü değiştirmek için silahın pivot etrafındaki yanal hareketi
traverse f. (tabanca) pivotta veya yuvada sağa sola hareket etmek
Spor
traverse i. eskrimde bir hareket
traverse f. dağcılıkta yatay hareket etmek
traverse f. eskrimde kılıcı rakibin kılıcının kabzasına doğru kaydırmak
Eski Kullanım
traverse f. önlemek
traverse f. karşı olmak
traverse f. bir konudan/görüşten diğerine geçmek

"traverses" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 60 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
traverse [obsolete] i. çatışma
traverse [obsolete] i. anlaşmazlık
traverse [obsolete] f. münazara etmek
traverse [obsolete] f. tartışmak
traverse [obsolete] zf. boyunca
Hukuk
toll traverse i. ingiltere'de bir başkasının özel mülkiyeti üzerinden geçişte ödenen ücret
traverse jury i. on iki kişilik jüri
traverse jury i. küçük jüri
Teknik
traverse checking i. çapraz denetimi
yarn traverse mechanism i. iplik travers mekanizması
traverse sheet i. travers saçı
traverse angle i. poligon açısı
traverse mechanism i. travers donanımı
traverse survey i. poligon usulü ölçme
traverse level i. ters düzey
traverse station i. travers istasyonu
traverse speed i. dönüş hızı
power traverse i. güçle yana döndürme
open traverse i. açık travers
hardness traverse curve i. sertlik tarama eğrisi
hardness traverse i. sertlik taraması
traverse rod i. perde askı rayı
traverse-arch kiln i. enine kemerli fırın
Bilgisayar
traverse folder expr. klasörü gez
Mekanik
traverse drill i. yanal matkap
traverse drill i. delik delme tezgahı
traverse feed i. makinede yanal yönde çalışan besleme
traverse shaper i. pistonlu kafası olan planya tezgahı
traverse drill i. yatay olarak ileri geri hareket edebilen delme makinesi
Tekstil
yarn traverse gear box i. iplik gezdirme tertibatı
İnşaat
traverse beam i. enine kiriş
Otomotiv
traverse leaf spring i. yanlamasına yerleşimli yaprak yay
Demiryolu
traverse table i. lokomotifleri bir raydan diğerine paralel olarak kaydırmaya yarayan paletli platform
traverse table i. aktarma arabası
traverse table i. aktarma arabası
Denizcilik
traverse table i. volta cetveli
traverse sailing i. volta seyri
traverse board i. rota bildiricisi
traverse a yard f. sereni baş ve kıç istikametinde prasya etmek
work a traverse f. yolu kısaltmak
Coğrafya
grand traverse county i. michigan eyaletinde bölge
traverse city i. michigan eyaletinde şehir
traverse city i. michigan'ın kuzeyinde bir kasaba
lake traverse i. abd'de bir göl
grand traverse bay i. abd'deki michigan eyaletinin bir kolu
Askeri
all-around traverse i. tam daire üzerinde dönüş
limited traverse emplacement i. yana dönüş imkanı sınırlı mevzi
angle of traverse i. yan dönüş açısı
limited traverse i. sınırlı yana dönüş imkanı
swinging traverse i. genişliğine ve derinliğine tarama
directional traverse i. istikamet traversi
closed traverse i. kapalı travers
traverse racking test load value i. yanal germe testi yük değeri
traverse circle i. genellikle ağır topların taşındığı, üzerinde tekerleklerin hareket ettiği dairesel ray
Spor
traverse [dialect] i. arka arkaya bağlı çifte kızak
girdle traverse i. (dağcılıkta) bir cepheyi veya kayalığı bir uçtan diğer uca tamamen kat etmeyi içeren tırmanış
girdle traverse i. uçurumu bir uçtan diğer uca yatay şekilde geçme sorunu
Sanat
traverse stage i. orta sahne
Müzik
traverse flute i. flavta
traverse flute i. kilise orgunda bir düğme