winning - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

winning

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"winning" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 14 sonuç

İngilizce Türkçe
General
winning i. alıcı
winning i. kazanma
winning i. galibiyet
winning i. galip gelme
winning s. tatlı
winning s. hoş
winning s. dostça
winning s. sevimli
winning s. galip
winning s. birinci olan
winning s. kazanan
winning s. cazip
winning s. çekici
Technical
winning özütleme

"winning" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 56 sonuç

İngilizce Türkçe
General
join the winning f. kazanan tarafa geçmek
switch to the winning side f. kazanan tarafa geçmek
art of winning i. kazanma sanatı
award-winning idea i. ödül kazandıran fikir
award-winning idea i. ödüllük fikir
award-winning poet i. ödüllü şair
money-winning i. para kazandıran
the award winning artist i. ödüllü sanatçı
winning contestants i. kazanan yarışmacılar
winning horse i. ganyan
winning number i. kazanan numara
winning of the war i. savaşın galibi
winning streak i. seri galibiyet
winning streak i. galibiyet serisi
winning ticket i. ganyan
award winning s. ödüllü
award-winning s. ödüllü
grammy award-winning s. grammy ödüllü
grammy award-winning s. gremi ödüllü
nobel-winning s. nobel ödüllü
prize-winning s. ödül kazanan
war-winning s. savaş kazanmış
Phrases
winning isn't everything, but wanting to win is kazanmak her şey değildir ama kazanmayı istemek her şeydir
Colloquial
keep on winning kazanmaya devam et
winning streak galibiyet serisi
winning tool koz
Idioms
continue one's winning streak galibiyet serisini devam ettirmek
continue one's winning streak galibiyet serisine devam etmek
not have a prayer (of winning) hiç (kazanma) şansı olmamak
not have a snowball's chance in hell of winning hiç kazanma şansı olmamak
winning edge avantaj
winning hand kazanan el
Speaking
we are winning biz kazanıyoruz
we are winning kazanıyoruz
Trade/Economic
amount of winning trades kazançlı işlemlerin miktarı
longest winning trade en uzun süren kazançlı işlem
prize-winning bonds ikramiyeli istikraz
total winning trades kazançlı işlemlerin toplamı
winning long trades kazançlı alım satım işlemleri
winning short trades kazançla sonuçlanan açığa yapılan alım satım işlemleri
Law
winning evidence kati kanıt
winning evidence iddiayı sonuca ulaştıran kanıt
winning evidence kesin kanıt
winning party kazanan taraf
Technical
clay winning kil madenciliği
electro winning elektrikli özütleme
electrothermic winning elektrikli ısıl özütleme
Sport
celebrate the winning of galibiyeti kutlamak
five-game winning streak beş maçlık galibiyet serisi
winning streak galibiyet serisi
winning streak seri galibiyet
Football
last minute winning goal son dakikada gelen galibiyet golü
late winning goal son dakikada gelen galibiyet golü
score the winning goal galibiyeti getiren golü atmak
score the winning goal galibiyet golünü atmak
Cinema
academy award-winning akademi ödüllü