winning - Türkçe İngilizce Sözlük

winning

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

winning — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kazanan, çekici
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈwɪnɪŋ/ – BrE /ˈwɪnɪŋ/)
Terim Türü:
Sıfat
Başarı sağlayan veya sempati uyandıran nitelik. Win kökünden türeyen sıfatlaşmış biçimdir. Sosyal algıda olumlu etki ve ikna gücü çağrışımı yapar.
Eş Anlamlılar:
successful, appealing
Zıt Anlamlılar:
losing, off-putting

"winning" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 22 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
winning i. kazanma
Secondly, we must have a chance of winning.
İkincisi kazanma şansımız olmalı.

More Sentences
winning i. galibiyet
Tom scored the winning goal.
Tom galibiyet golünü attı.

More Sentences
winning i. galip gelme
What are Tom's chances of winning?
Tom'un galip gelme ihtimali ne?

More Sentences
winning s. dostça
The shopkeeper welcomed us with a winning smile.
Dükkân sahibi bizi dostça bir yüzle karşıladı.

More Sentences
winning s. kazanan
The winning captain held the trophy in the air.
Kazanan kaptan kupayı havaya kaldırdı.

More Sentences
winning i. alıcı
winning i. fethedilen bölge
winning i. ele geçirilen bölge
winning i. güven kazanma
winning i. bağlılığı kazanma
winning s. tatlı
winning s. birinci olan
winning s. hoş
winning s. sevimli
winning s. galip
winning s. cazip
winning s. çekici
winning s. başarıya götüren
Teknik
winning i. özütleme
Maden
winning i. madenin yakın zamanda hazırlanıp çalışmaya açılmış kısmı
winning i. kömür damarı
winning i. kömür kuyusu

"winning" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 72 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
winning ticket i. ganyan
winning horse i. ganyan
winning of the war i. savaşın galibi
winning streak i. seri galibiyet
winning streak i. galibiyet serisi
winning number i. kazanan numara
money-winning i. para kazandıran
winning contestants i. kazanan yarışmacılar
art of winning i. kazanma sanatı
the award winning artist i. ödüllü sanatçı
award-winning idea i. ödül kazandıran fikir
award-winning idea i. ödüllük fikir
award-winning poet i. ödüllü şair
nobel prize-winning scientist i. nobel ödüllü bilim insanı
winning hazard i. bilarda topunu deliğe sokma
switch to the winning side f. kazanan tarafa geçmek
join the winning f. kazanan tarafa geçmek
award winning s. ödüllü
award-winning s. ödüllü
war-winning s. savaş kazanmış
prize-winning s. ödül kazanan
grammy award-winning s. grammy ödüllü
nobel-winning s. nobel ödüllü
İfadeler
winning isn't everything, but wanting to win is expr. kazanmak her şey değildir ama kazanmayı istemek her şeydir
Konuşma Dili
winning streak i. galibiyet serisi
winning tool i. koz
keep on winning expr. kazanmaya devam et
winning isn't everything expr. kazanmak her şey değildir
Deyim
winning hand i. kazanan el
winning edge i. avantaj
winning ways i. çekici tavır
winning ways i. sempatik tavır
winning ways i. sevimli tavır
winning ways i. cazip kişilik
winning ways i. cazibe
not have a prayer (of winning) f. hiç (kazanma) şansı olmamak
not have a snowball's chance in hell of winning f. hiç kazanma şansı olmamak
continue one's winning streak f. galibiyet serisine devam etmek
continue one's winning streak f. galibiyet serisini devam ettirmek
be on a winning streak f. seri galibiyet yaşamak
be on a winning streak f. galibiyet serisi yakalamak
be on a winning streak f. arka arkaya kazanmak
Konuşma
we are winning expr. biz kazanıyoruz
we are winning expr. kazanıyoruz
Ticaret/Ekonomi
total winning trades i. kazançlı işlemlerin toplamı
longest winning trade i. en uzun süren kazançlı işlem
winning long trades i. kazançlı alım satım işlemleri
winning short trades i. kazançla sonuçlanan açığa yapılan alım satım işlemleri
amount of winning trades i. kazançlı işlemlerin miktarı
prize-winning bonds i. ikramiyeli istikraz
Hukuk
winning party i. kazanan taraf
winning evidence i. kati kanıt
winning evidence i. iddiayı sonuca ulaştıran kanıt
winning evidence i. kesin kanıt
Teknik
electrothermic winning i. elektrikli ısıl özütleme
electro winning i. elektrikli özütleme
clay winning i. kil madenciliği
Maden
winning headway i. keşif kazısı
Spor
winning streak i. seri galibiyet
winning streak i. galibiyet serisi
five-game winning streak i. beş maçlık galibiyet serisi
winning hazard i. bilardoda yanlışlıkla rakip oyuncunun topunun deliğe sokulması
winning post i. parkurda bitiş çizgisini belirten direk
winning hazard i. hedeflenenden başka bir topu deliğe sokma
celebrate the winning of f. galibiyeti kutlamak
Futbol
late winning goal i. son dakikada gelen galibiyet golü
last minute winning goal i. son dakikada gelen galibiyet golü
score the winning goal f. galibiyet golünü atmak
score the winning goal f. galibiyeti getiren golü atmak
Tenis
winning gallery i. teniste bir topa vurulabilecek üç açılıştan biri
winning opening i. teniste bir topa vurulabilecek üç açılıştan biri
Sinema
academy award-winning s. akademi ödüllü