bad - Turkish English Dictionary
History

bad

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "bad" in Turkish English Dictionary : 65 result(s)

English Turkish
Common Usage
bad adj. kötü
General
bad n. kötülük
bad n. perişanlık
bad n. yıkım
bad n. şanssızlık
bad n. zarar
bad n. aynasız
bad n. batak
bad adj. küfürlü
bad adj. kokuşmuş
bad adj. geçersiz
bad adj. kokuşuk
bad adj. müteessir
bad adj. kaka
bad adj. şiddetli
bad adj. çok kötü
bad adj. keyifsiz
bad adj. keleş
bad adj. hatalı
bad adj. fena
bad adj. yaman
bad adj. nahoş
bad adj. sağlıksız
bad adj. bitik
bad adj. kem
bad adj. sert
bad adj. kara
bad adj. vahim
bad adj. hasta
bad adj. zararlı
bad adj. ciddi
bad adj. rahatsız
bad adj. bozulmuş (yiyecek)
bad adj. çürük
bad adj. bet
bad adj. kötü
bad adj. terbiyesiz
bad adj. değersiz
bad adj. pişman
bad adj. bozuk
bad adj. hoş olmayan
bad adj. kokmuş
bad adj. berbat
bad adj. sakat (uzuv)
bad adj. habis
bad adj. yanlış
bad adj. sahte
bad adj. kifayetsiz
bad adj. kötü şey
bad adj. niteliksiz
Idioms
bad harika
bad güzel
Slang
bad yaş
bad çok iyi
Trade/Economic
bad kusurlu
bad çürük
bad yasal geçerliliği olmayan
bad hükümsüz
Law
bad kalitesi bozuk
bad muteber olmayan
bad şüpheli
bad malul
bad kusurlu
bad noksan
bad hükümsüz

Meanings of "bad" with other terms in English Turkish Dictionary : 200 result(s)

English Turkish
Common Usage
become bad v. kötüleşmek
bad luck n. şanssızlık
bad luck n. uğursuzluk
bad luck n. talihsizlik
bad-tempered adj. aksi
bad-tempered adj. huysuz
General
acquire a bad reputation v. kötü şöhret kazanmak
acquire bad habits v. kötü alışkanlıklar edinmek
bad mouth v. kötülemek
be a bad judge of v. anlamamak
be a sign of the bad quality of something v. bir şeyin kötü kalitesinin işareti olmak
be bad at figures v. hesabı kötü olmak
be bad at something v. bir şeyde kötü olmak
be bad for v. -e zararlı olmak
be bad news v. kötü olmak
be bad news v. hiç iyi olmamak
be bad news v. sorun/bela demek
be bad of something v. bir işi pek iyi bilmemek
be bad-tempered v. huysuz olmak
be bad-tempered v. geçimsiz olmak
be disturbed by a bad smell v. burnunun direği kırılmak
be financially in bad shape v. mali açıdan kötü durumda olmak
be in a bad condition v. kötü durumda olmak
be in a bad state v. kötü durumda olmak
be in a bad way v. meydanda kalmak
be in a bad way v. çok zor bir durumda olmak
be in a bad way v. ağır hasta olmak
be in bad (with someone) v. birisiyle kötü olmak
be in bad (with someone) v. birisiyle sorunu olmak
be in bad condition v. kötü durumda olmak
be in bad odor v. kötü izlenim bırakmak
be in bad odor with v. gözünden düşmek
be in bad odor with somebody v. kötü izlenim bırakmak
be in bad odour with somebody v. kötü izlenim bırakmak
be in bad shape v. kötü durumda olmak
be in bad state v. kötü durumda olmak
be in bad with v. arası iyi olmamak
be in bad with v. arası bozuk olmak
be in bad with something v. başı hoş olmamak
be mixed up in something bad v. adı karışmak
be on bad terms v. dargın olmak
be on bad terms (with someone) v. araları bozulmak
be on bad terms with someone v. birisiyle ilişkileri kötü olmak
become bad-tempered v. huysuzlaşmak
become bad-tempered v. huysuzlanmak
bewail one's bad fate v. kötü kaderine yanmak
bring bad luck v. uğursuz gelmek
bring bad luck v. kötü şans getirmek
cause bad blood v. aralarını bozmak
come to a bad end v. sonu kötü bitmek
consider bad v. kötü saymak
contract a bad habit v. huy kapmak
create bad image v. kötü imaj oluşturmak
do something bad v. kötü bir şeyler yapmak
exhibit bad behaviour v. kötü davranışlar sergilemek
fall victim to bad weather v. kötü havanın azizliğine uğramak
feel bad v. kötü hissetmek
feel bad v. i̇yi olmamak
feel bad v. kendini kötü hissetmek
feel bad v. kendini iyi hissetmemek
feel bad v. fena olmak
feel bad about v. üzülmek
feel bad for someone v. birisine acımak
get a bad mark v. zayıf bir not almak
get a bad mark v. kötü bir not almak
get a bad reputation v. adı çıkmak
get a bad reputation v. adı kötüye çıkmak
get bad mark v. kırık not almak
get bad mark v. zayıf not almak
get bad marks v. düşük not almak
get bad vibes from v. negatif enerji almak
get in bad (with someone) v. birisiyle kötü olmak
get in bad (with someone) v. birisiyle sorunu olmak
give a bad impression v. kötü algılanmak
give a bad name v. ad takmak
give up as a bad job v. işin ucunu bırakmak
give up as a bad job v. işin peşini bırakmak
go bad v. fenalaşmak
go bad v. ekşimek
go bad v. yolunda olmamak
go bad v. diş çürümek
go bad v. kötü gitmek
go bad v. kokuşmak
go bad v. çürümek
go bad v. yemek çürümek
go bad v. bozulmak
go bad v. yiyecek bozulmak
go bad v. berbat olmak
go bad v. kokmak
go bad v. eprimek
go bad v. bozulmak (yiyeceğin bozulması)
go from bad to worse v. kötüye gitmek
go from bad to worse v. kötüyken daha kötü olmak
grow bad-tempered v. huysuzlaşmak
have a bad hair day v. kötü bir gün geçirmek
have a bad reputation v. kötü şöhreti olmak
have a bad reputation v. kötü bir üne sahip olmak
have a bad reputation v. adı kötü anılmak
have a bad reputation v. kötü bir ünü olmak
have a bad reputation v. ismi kötü anılmak
have a bad time v. kötü zaman geçirmek
have a bad time v. çok sıkıntı çekmek
have a bad year v. kötü bir yıl geçirmek
have a bad year v. kötü bir sene geçirmek
have a run of bad luck v. şansı ters gitmek
have bad breath v. ağzı kokmak
have one's business go bad v. arpalamak
leave a bad impression v. kötü izlenim bırakmak
leave a bad taste in one's mouth v. kötü izlenim bırakmak
look bad v. kötü görünmek
look bad in a photo v. resimde kötü çıkmak
look bad in a photo v. fotoğrafta kötü çıkmak
look bad in a picture v. resimde kötü çıkmak
look bad in a picture v. fotoğrafta kötü çıkmak
make a bad impression on someone v. kötü bir izlenim bırakmak
make bad blood v. aralarını açmak
make bad decisions v. kötü kararlar almak
make someone bad-tempered v. huysuzlaştırmak
make the best of a bad situation v. kötü bir durum karşısında idare etmeye çalışmak
miss someone bad v. birini aşırı özlemek
pick up bad habits v. kötü alışkanlıklar edinmek
play the bad guy v. kötü adamı oynamak
say bad words v. kötü söz söylemek
set a bad example v. kötü örnek olmak
show bad temper v. huysuzluk etmek
show bad temper v. aksileşmek
smell bad v. kötü kokmak
smell bad v. berbat kokmak
smell bad v. pis kokmak
something bad happen to v. başına kötü bir şey gelmek
throw good money after bad v. parasını sokağa atmak
throw good money after bad v. parayı sokağa atmak
turn bad v. bozmak (hava)
turn bad v. bozulmak (süt/et/yumurta vb)
use bad language v. ağzını bozmak
use bad language v. küfür etmek
use bad language v. kötü söz söylemek
use bad words v. kötü söz söylemek
write bad check v. karşılıksız çek vermek
a bad idea n. kötü bir fikir
a bad lot n. beş para etmez kişi
a bad mark n. zayıf not
a bad mark n. kırık not
a bad mark n. kötü not
a bad sailor n. deniz tutan kimse
a bad surprise n. kötü bir sürpriz
a bad turn n. kötülük
bad action n. amel-i talih
bad action n. kötülük
bad actor n. kötü aktör
bad air n. kötü hava
bad apple n. çürük elma
bad apple n. yozlaşmış
bad back n. bel sorunu
bad back n. sırt ağrısı
bad behavior n. kötü davranış
bad behaviour n. kötü davranış
bad behaviour against children n. çocuklara kötü davranma
bad blood n. hastalık
bad blood n. düşmanlık
bad blood n. dargınlık
bad boy n. kötü çocuk
bad break n. şanssızlık
bad character n. kötü kişi
bad character n. kötü ahlak
bad condition n. kötü durum
bad condition n. kötü şart
bad conduct n. kötü davranış
bad conductor n. kötü iletken
bad conscience n. vicdan azabı
bad conscience n. kötü vicdan
bad debt n. değersiz alacak
bad debt n. batak para
bad debt n. alınamayan alacak
bad decision n. kötü karar
bad eating habits n. kötü yeme alışkanlıkları
bad experience n. kötü tecrübe
bad experience n. hoş olmayan tecrübe
bad experience n. kötü deneyim
bad eye n. kem göz
bad fabrication n. kötü fabrikasyon
bad faith n. kötü niyet
bad fate n. kötü kader
bad for health n. sağlığa zararlı
bad form n. münasebetsizlik
bad form n. uygunsuz/uygun olmayan (davranış)
bad fortune n. talihsizlik
bad fortune n. şanssızlık
bad friend n. kötü arkadaş
bad goalkeeper n. kova
bad goalkeeper n. kova kaleci
bad guy n. kötü adam
bad guys n. kötü adamlar
bad habit n. illet
bad habit n. kötü alışkanlık
bad habit n. kötü huy
bad habit n. zararlı alışkanlık
bad habits n. zararlı alışkanlıklar
bad habits n. kötü alışkanlıklar
bad hat n. baş belası