as - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

as

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"as" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 36 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
as zf. olarak
as ed. gibi
General
as zf. -dikçe
as zf. dahi
as zf. babında
as ed. için
as ed. kadar
as ed. karşın
as ed. -e rağmen
as ed. rağmen
as bağ. -dukça
as bağ. olduğu gibi
as bağ. madem
as bağ. (olduğu) halde
as bağ. -diği için
as bağ. -irken
as bağ. olduğundan
as bağ. -dıkça
as bağ. madem ki
as bağ. ki
as bağ. iken
as bağ. -diğine göre
as bağ. mademki
as bağ. -den dolayı
as bağ. -ken
as bağ. -dığı için
as bağ. -diği gibi
as bağ. çünkü
as bağ. -in kadar
Phrases
as noktasında
Computer
as tür
as yeni türü
as aşağıdaki gibi
as türü
as yeni değer
as adı

"as" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 10 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
as ace i.
General
as ermine i.
as superstar i.
as crack i.
as stoat i.
Colloquial
as one's best card
as in the front rank
as one's trump card
Chemistry
as symbol of arsenic
Card
as ace

"as" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
as a result zf. sonuç olarak
just as zf. tıpkı
General
accept as a gift f. hediye olarak kabul etmek
accept as a present f. hediye olarak kabul etmek
accept as an evidence f. delil olarak kabul etmek
accept as is f. olduğu gibi kabul etmek
acclaim someone as king f. kral ilan etmek
act as f. görevi görmek
act as f. başkasının vazifesini yapmak
act as f. olarak bulunmak
act as f. sıfatıyla hareket etmek
act as f. gibi davranmak
act as f. işlevi görmek
act as a f. görevi görmek
act as a brake f. fren vazifesi görmek
act as a brake f. fren görevi görmek
act as a brake on f. fren vazifesi görmek
act as a broker f. brokerlik yapmak
act as a broker f. komisyonculuk yapmak
act as a go-between f. köprü olmak
act as a prostitute f. fuhuş yapmak
act as a vote-hunter f. oy avcılığı yapmak
act as a witness f. tanıklık etmek
act as a witness f. şahitlik etmek
act as if f. gibi davranmak
act as if he/she was smart f. akıllı/zeki geçinmek
act as interpreter f. tercümanlık yapmak
act as interpreter f. tercümanlık etmek
act as referee f. hakem görevi görmek
adopt as a point of view f. felsefe edinmek
adopt as a principle f. ilke edinmek
adopt as a principle f. felsefe edinmek
adopt quality as a principle f. kaliteyi ilke edinmek
allege as a pretext f. mazeret olarak göstermek
allege as a pretext f. bahane üretmek
allege as a pretext f. bahane uydurmak
appear as f. gibi gözükmek
appear as a guest on a tv show f. konuk olmak (bir tv programına vb)
appear as a guest on a tv show f. konuk olarak katılmak (bir tv programına vb)
appear as an on-air guest f. canlı yayın konuğu olmak
appear as an on-air guest f. canlı yayın konuğu olarak katılmak
appoint a person as an agent f. vekil tayin etmek
appoint someone as distributor f. distribütör tayin etmek
approve as it is f. aynen onamak
as is evident from it's name f. adından anlaşılmak
authorize somebody as assignee f. vekil nasp etmek
be accepted as f. sanılmak
be accepted as f. olarak geçmek
be appointed as a teacher f. öğretmen olarak atanmak
be as busy as a beaver f. başını kaşıyacak vakti olmamak
be as busy as a bee f. başını kaşıyacak vakti olmamak
be as busy as grand central station f. karınca yuvası gibi kaynamak
be as different as night and day f. birbirinden gece gündüz kadar farklı olmak
be as good as f. geri kalmamak
be as good as f. gibi olmak
be as good as one's bond f. son derece güvenilir olmak
be as good as one's promise f. sözünü tutmak
be as good as one's promise f. sözünde durmak
be as good as one's promise f. sözünü yerine getirmek
be as good as one's word f. sözünde durmak
be as good as one's word f. sözünü tutmak
be as good as one's word f. sözünü yerine getirmek
be as good as your word f. verdiği sözü tutmak
be as happy as lark f. zevkten dört köşe olmak
be as happy as larry f. zevkten dört köşe olmak
be as pissed as a newt f. dut gibi olmak
be as pissed as a newt f. zom olmak
be as pissed as a newt f. leyla olmak
be as sick as a dog f. çok hasta olmak
be as sick as a dog f. yatak döşek hasta olmak
be as sick as a dog f. yataklara düşmek
be as strong as a lion f. aslan kesilmek
be assumed as f. addedilmek
be at a loss as to whom to believe f. iki arada kalmak
be awarded as a prize f. ödül olarak verilmek
be called as f. isimle anılmak
be circulated as a rumour f. ağızdan ağıza yayılmak
be cited as an example f. örnek gösterilmek
be considered as f. olarak anılmak
be considered as f. olarak görülmek
be counted as f. addedilmek
be counted as an offense f. suç sayılmak
be elected as president f. başkan olarak seçilmek
be held as a back up f. yedekte bulundurulmak
be impounded as evidence f. delil olarak el konulmak
be inducted as a commander f. komutan olarak atanmak
be inducted as a governor f. vali olarak atanmak
be kept as a back up f. yedekte bulundurulmak
be mentioned as f. olarak anılmak
be named as f. olarak adlandırılmak
be nominated as a candidate f. aday gösterilmek
be nominated as a candidate f. aday olarak gösterilmek
be perceived as f. olarak algılanmak
be perceived as different f. ayrımsanmak
be pledged as a collateral f. teminat olarak gösterilmek
be pronounced as written f. yazıldığı gibi okunmak
be ranked as the f. (birinci, ikinci, onuncu vb) sırada yer almak
be recorded as absent f. (okula/derse) gelmedi yazılmak
be reflected as an expense f. masraf olarak yansıtılmak
be regarded as f. olarak sayılmak
be regarded as f. olarak kabul edilmek
be regarded as f. sanılmak
be regarded as invalid f. geçersiz sayılmak
be regarded as strange f. garip gelmek
be regarded as strange f. garipsenmek
be regarded as too little f. azımsanmak
be regarded as unfair f. haksız bulunmak
be required as (a qualification) f. şart aranmak
be seen as f. olarak görülmek
be selected as village of the year f. yılın kasabası/köyü seçilmek
be shown as a model f. örnek gösterilmek
be shown as an example f. örnek gösterilmek
be sly as a fox f. tilki gibi kurnaz olmak
be so bold as to do something f. (bir şeyi yapmaya) cesareti olmak
be so bold as to do something f. (bir şeyi yapmak için) cesaretini toplamak
be so kind as to f. lütfetmek
be supplied as a collateral f. teminat olarak gösterilmek
be supplied to the consumer as fresh f. tüketiciye taze olarak sunulmak
be taken as a basis f. baz alınmak
be taken as a basis f. esas alınmak
be taken as a reference f. referans alınmak
be taken as references f. referans alınmak
be treated as f. gibi davranılmak
be treated as f. gibi muamele görmek
be treated as a fool f. enayi yerine konmak
be used as an aphrodisiac f. afrodizyak olarak kullanılmak
be used as animal feeds f. hayvan beslemede kullanılmak
be used to be known as f. eskiden -e olarak tanınmak/bilinmek
become as gentle as a lamb f. kuzu kesilmek
become known as f. olarak tanınmak
become known as f. olarak bilinmeye başlamak
behave as an older sister f. ablalık etmek
behave as an older sister (toward) f. ablalık etmek
call as f. olarak anmak
come true as desired f. istenen şekilde gerçekleşmek
come true as expected f. istenen şekilde gerçekleşmek
come true as hoped f. istenen şekilde gerçekleşmek
come true as required f. istenen şekilde gerçekleşmek
come true as wished f. istenen şekilde gerçekleşmek
consider as an evidence f. delil olarak kabul etmek
consider as an obligation f. zorunluluk olarak görmek
consider education as an investment in the future f. eğitimi geleceğe yatırım olarak görmek
consider someone as/to be one's son f. oğlu gibi görmek
consider something as a threat f. tehdit olarak görmek
consider something as significant f. önemli saymak
consider something as significant f. önemli bulmak
consider something as significant f. önemli görmek
construe as criticism f. eleştiri olarak algılamak/yorumlamak
count as f. olarak saymak
count as f. olarak görmek