when - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

when

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"when" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 26 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
when zf. ne zaman
General
when i. zaman
when zf. ne zaman
when zf. ne vakit
when bağ. -diği (gün)
when bağ. -dığı zaman
when bağ. -dığında/-diğinde
when bağ. -ması gerektiği halde
when bağ. -diği zaman
when bağ. sırasında
when bağ. (olması gerektiği) halde
when bağ. vakit
when bağ. (mümkün olduğu) halde
when bağ. -diğinde
when bağ. -ince
when bağ. iken
when bağ. -ması mümkün olduğu halde
when bağ. -diğine göre
when bağ. -de
when bağ. -dığında
when bağ. -ken
when bağ. -ınca
Technical
when ne zaman
Computer
when koşul
when tarih
when zamanı

"when" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
when? zf. ne zaman?
General
exert one's strength when bearing a child or defecating f. ıkınmak
fail to pay the invoice when due f. faturanın gününü geçirmek
know when one is not wanted f. istenmediğini bilmek
quit when you are on top f. zirvede bırakmak
period when the courts are closed i. adli tatil
as and when required zf. gerektiğinde ve gerektikçe
at the time when zf. vaktaki
barely...when zf. -er...-mez
hardly.... when zf. -maz
hardly.... when zf. -r
no matter when zf. her ne zaman olursa olsun
no matter when zf. ne zaman olursa olsun
only when zf. ancak o zaman
only when zf. ancak o vakit
regardless when zf. ne zaman olduğuna bakmayarak
scarcely when zf. -er
scarcely when zf. -emez
since when zf. o zamandan beri
since when zf. ne zamandan beri
until when zf. ne zamana kadar
until when zf. o zamana kadar
until when zf. ne zamana kadar?
when analyzed zf. incelendiğinde
when conditions are suitable zf. koşullar münasip olduğunda
when conditions are suitable zf. şartlar uygun olduğunda
when considered zf. dikkate alındığında
when considered zf. düşünüldüğünde
when desired zf. dilediğinde
when examined zf. bakıldığında
when it is considered zf. düşünüldüğünde
when it is considered zf. dikkate alındığında
when it is taken into consideration zf. dikkate alındığında
when necessary zf. sırasında
when needed zf. gerekli olduğunda
when needed zf. gerektiği zaman
when needed zf. gerekli olunca
when needed zf. gerektiğinde
when needed zf. ihtiyaç duyulduğu zaman
when occasion serves zf. fırsat düşünce
when possible zf. olası olduğunda
when required zf. gerektiği zaman
when required zf. gerekli olunca
when required zf. gerekli olduğunda
when required zf. gereğinde
when required zf. ihtiyaç duyulduğu zaman
when required zf. gerektiğinde
when taking into consideration zf. nazara alındığında
when taking into consideration zf. dikkate alındığında
when the time comes zf. zaman geldiğinde
when then zf. o zaman
when then zf. her ne zaman olsa
when there zf. orada
when there zf. her nerede olsa
when there is a need zf. ihtiyaç olduğunda
when there is a need zf. ihtiyaç duyulduğunda
when there is a need zf. ihtiyaç halinde
when they grace us with their presence zf. teşrif buyurduklarında
when? zf. ne zaman?
where and when zf. nerede ve ne zaman
regardless of when ed. ne zaman olduğuna bakmayarak
when intending to ed. derken
as and when bağ. ne zaman
even when bağ. -de dahi
when (something to happen) bağ. olduğu zaman
hit a man when he's down! ünl. vur abalıya!
Phrases
knowledge grows when shared bilgi paylaştıkça büyür
when all else fails başka hiçbir şey işe yaramadığında
when all else fails tüm çareler tükendiğinde
when all is said and done en son
when all these reasons are taken into consideration/account bütün bu nedenler düşünüldüğünde
when appropriate yeri geldiğinde
when circumstances allow koşullar el verdiğinde
when circumstances allow şartlar el verdiğince
when considered from this point of view bu açıdan bakıldığında
when considering nazara alındığında
when considering dikkate alındığında
when convenient uygun zamanda
when disaster strikes felaket/afet vurduğunda/vurunca
when due zamanında
when due vadesinde
when everything is considered her şey göz önüne alındığında
when examining bakıldığında
when examining bakacak olursak
when first seen ilk görüldüğünde
when in fact rağmen
when in fact madem ki
when in fact -ken
when it comes to söz konusu olduğunda
when it comes to denince
when it comes to söz konusu olunca
when it comes to denilince
when it comes to the push sorun ciddileşirse
when it does not have to zorunluluğu bulunmamakla birlikte/bulunmadığında
when it is taken into account dikkate alındığında
when it is taken into account düşünüldüğünde
when it is thought düşünülünce
when it is thought düşünüldüğünde
when looking back geriye dönüp baktığında
when looking back geriye dönüp baktığımda
when looking from outside dışarıdan bakınca
when necessary ihtiyaç olduğunda
when necessary yeri gelir
when necessary gerekli olunca
when necessary gerektiğinde
when needs be ihtiyaç halinde
when needs be ihtiyaç olduğunda
when needs be gerektiğinde
when occasion serves gereğinde
when occasion serves fırsat olunca
when one thinks düşünüldüğü zaman
when possible fırsat oldukça
when taken into account dikkate alındığında
when taken into account düşünüldüğünde
when the chips are down zora düşüldüğünde
when the circumstances allow şartlar el verdiğinde
when the circumstances allow şartlar el verdiğince
when the need arises gereksinim doğduğunda
when the need arises ihtiyaç halinde
when the need arises gereksinim olduğunda
when the need arises ihtiyaç olduğunda
when the need arises ihtiyaç duyulduğunda
when the occasion arises yeri geldikçe
when the occasion arises sırası geldikçe
when viewed from this aspect bu açıdan bakıldığında
when we consider göz önünde bulundurursak
when we consider göz önünde bulundurduğumuzda
when we first met(meet) ilk görüştüğümüzde
when we look at the present günümüze baktığımızda
when we look more closely daha yakından baktığımızda
when we look today günümüze baktığımızda
when you say denilince
when you say denince
when you speak of denilince
when you speak of denince
Proverb
anyone can hold the helm when the sea is calm sakin denizde herkes kaptan kesilir
anyone can hold the helm when the sea is calm deniz sakinken dümeni herkes tutar
hoist your sail when the wind is fair su akıyorken testiyi doldur
hoist your sail when the wind is fair su akarken testiyi doldurmalı
liar is not believed even when he tells the truth yalancı kırk yılda bir doğru söylese de inanan olmaz
liar is not believed even when he tells the truth yalancının evi yanmış kimse inanmamış
liar is not believed when he tells the truth yalancının mumu yatsıya kadar yanar
liar is not believed when he tells the truth yalancının evi yanmış kimse inanmamış
liar is not believed when he tells the truth yalancı kırk yılda bir doğru söylese de inanan olmaz
needs must when the devil drives çaresizlik insana herşeyi yaptırır
needs must when the devil drives çaresizlik insana neler yaptırmaz
needs must when the devil drives aç elini kora sokar
when in rome, do as the romans do roma'da romalılar gibi davran
when in rome, do as the romans do bulunduğun yerin kurallarına göre hareket et
when one door shuts another opens bir kapı kapanır bir kapı açılır