eksik - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

eksik



Bedeutungen von dem Begriff "eksik" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 65 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
eksik missing adj.
eksik deficient adj.
eksik lacking adj.
General
eksik shortfall n.
eksik deficiency n.
eksik deficit n.
eksik halfness n.
eksik lack n.
eksik short-coming n.
eksik scarce adj.
eksik gappy adj.
eksik minus adj.
eksik amiss adj.
eksik sketchy adj.
eksik partial adj.
eksik lame adj.
eksik less adj.
eksik abortive adj.
eksik inadequate adj.
eksik shy adj.
eksik insufficient adj.
eksik incompetent adj.
eksik meager adj.
eksik scrimp adj.
eksik weak adj.
eksik scanty adj.
eksik skimpy adj.
eksik thin adj.
eksik wanting adj.
eksik light adj.
eksik out adj.
eksik broken adj.
eksik incommensurate adj.
eksik scrimpy adj.
eksik skimp adj.
eksik ragged adj.
eksik absent adj.
eksik deficient adj.
eksik lacking adj.
eksik imperfective adj.
eksik defective adj.
eksik fragmentary adj.
eksik imperfect adj.
eksik crude adj.
eksik devoid adj.
eksik dumb adj.
eksik incomplete adj.
eksik faulty adj.
eksik meagre adj.
eksik uncomplete (incomplete) adj.
eksik destituent adj.
eksik aborsive adj.
eksik absentaneous adj.
eksik challenged adj.
eksik less (than) prep.
eksik under- pref.
Trade/Economic
eksik short
eksik deficient
eksik imperfect
eksik defective
Law
eksik imperfect
eksik less
Technical
eksik faulty
eksik defective
Sport
eksik incomplete

Bedeutungen, die der Begriff "eksik" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 494 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
eksik incelenmiş underinvestigated adj.
tonu eksik achromatic adj.
General
eksik olmak be lacking v.
eksik olmak lack v.
misafiri eksik olmamak do a lot of entertaining v.
eksik olmak require v.
eksik olmak be wanting v.
eksik gelmek fail v.
eksik hesaplamak calculate below the real value v.
eksik vermek give somebody short measure v.
eksik gelmek fall short of v.
eksik olmak not to be enough v.
olduğundan eksik göstermek understate v.
eksik olmak miss v.
gerekenden eksik para istemek undercharge v.
eksik olmak want v.
bir tahtası eksik olmak have a screw loose v.
eksik olmak be lacking in something v.
eksik olmak be short of v.
paranın üstünü eksik olarak vermek shortchange v.
eksik hesaplamak undercalculate v.
eksik olmamak turn up v.
eksik çıkmak be lacking v.
birinde bir şey belirli bir miktarda eksik olmak be short v.
olduğundan eksik/hafif göstermek understate v.
eksik etmemek have always in stock v.
eksik gelmek not to be enough v.
paranın üstünü eksik vermek shortchange v.
eksik gelmek fall short v.
eksik ölçmek mismeasure v.
eksik çıkmak fall short v.
eksik ödeme yapmak not pay the full amount v.
eksik ödemek not pay the full amount v.
eksik ödemek short-change someone v.
eksik ödemek short-change v.
eksik ödeme yapmak short-change someone v.
eksik para üzeri vermek short-change v.
eksik vermek short-change v.
eksik ödeme yapmak short-change v.
eksik para üstü vermek short-change v.
duasını eksik etmemek keep one's finger crossed for v.
eksik gidermek make up the deficiencies v.
eksik gidermek remedy the deficiencies v.
eksik gidermek overcome the deficiencies v.
eksik belirtmek underspecify v.
eksik nokta bırakmamak set out in full v.
eksik sigortalanmak underinsure v.
eksik etmemek always to have v.
eksik etmemek make available v.
kendini eksik hissetmek feel inadequate v.
kendini eksik hissetmek feel incompetent v.
kendini eksik hissetmek feel incomplete v.
olması gerekenden eksik saymak undercount v.
eksik yüklemek underload v.
yetersiz/eksik değer vermek underappreciate v.
- de eksik olmak be deficient in v.
eksik teşhis etmek underdiagnose v.
eksik kaydetmek under-record v.
eksik bilgiyi tamamlamak provide missing information v.
eksik olan bilgiyi vermek provide missing information v.
eksik gelmek lack v.
eksik olmak laik [scottish] v.
eksik olmak lakke [obsolete] v.
eksik kalmak fall short v.
eksik ölçü short measure n.
eksik düzenleme incomplete arrangement n.
eksik organ rudiment n.
eksik uyarım understimulation n.
eksik olma lack n.
eksik gedik small necessities n.
eksik kalmışlık fragmentariness n.
eksik olarak sağlama skimping n.
paranın üstünü eksik verme shortchanging n.
eksik tahmin lowball n.
eksik tahmin underestimation n.
eksik istihdam underemployment n.
eksik teslimat defective delivery n.
eksik ölçüm mismeasurement n.
eksik başarı underachievement n.
eksik iş gücü underemployment n.
eksik işgücü underemployment n.
eksik bilgilendirme misinformation n.
eksik tedavi incomplete treatment n.
eksik insan imperfect-incomplete person n.
eksik temsil under-representation n.
eksik bilgi imperfect knowledge n.
karşılaştırmada birşeyin başka bir şeyden eksik yönünün olması pale in comparison n.
karşılaştırmada eksik yön pale in comparison n.
eksik yönleri shortcomings n.
eksik yönler gaps n.
eksik yönler missing points n.
eksik yönleri imperfections n.
eksik yönler inadequacies n.
eksik noktalar missing points n.
eksik yönleri gaps n.
eksik yönler shortcomings n.
eksik yönler imperfections n.
eksik yönleri inadequacies n.
eksik malzeme the missing ingredient n.
eksik malzeme missing material n.
eksik belirtme underspecification n.
eksik parça missing part n.
eksik teşebbüs partial attempt n.
eksik teşebbüs incomplete attempt n.
eksik veri incomplete data n.
eksik veri missing data n.
eksik parçalar missing pieces n.
bireyin kendi eksik yönlerinin farkında olması ve kendini küçük görmesi self-deprecation n.
eksik inceleme incomplete/inadequate /insufficient examination/inspection n.
eksik tutar shortfall amount n.
eksik ölçü anacrusis n.
eksik objeler missing objects n.
eksik nesneler missing objects n.
eksik gün missing day n.
eksik rakam missing number n.
eksik rakam missing figure n.
eksik bir şeyi tamamlama fullfilment n.
eksik özdeşleştirme underidentification n.
eksik olan şey lacune n.
eksik olma lakke [obsolete] n.
bulutlu veya eksik tanımlanmış boya izi nebulation n.
eksik kalmış unconsummate adj.
eksik parçaya sahip olma lacunal adj.
son hecesi eksik olan catalectic adj.
tahtası eksik having a screw loose adj.
eksik olma lacunary adj.
tahtası eksik screwy adj.
eksik miktar less adj.
oldukça eksik sketchy adj.
eksik olmaz unfailing adj.
eksik olarak dağıtmış skimped adj.
ayak parmaklarından biri ya da birkaçının eksik olması toeless adj.
eksik beslenmiş malnourished adj.
eksik tanımlanmış nebulated adj.
eksik kalan incomplete adj.
eksik kalan missing adj.
eksik kalan lacking adj.
eksik kalan deficient adj.
eksik sosyalleşmiş undersocialized adj.
eksik tanımlanmış ill-defined adj.
eksik planlanmış ill-conceived adj.
-den eksik under adj.
eksik belirtilmiş underdetermined adj.
eksik beslenmiş undernourished adj.
eksik beslenmiş ill-fed adj.
eksik beslenmiş underfed adj.
eksik belirtilmiş underspecified adj.
eksik tasarlanmış underdesigned adj.
eksik kuramlaştırılmış under-theorized adj.
eksik kuramlaştırılmış undertheorized adj.
eksik bilgilendirilmiş ill-informed adj.
eksik/az ışıklandırılmış underlit adj.
eksik tedavi edilmiş undertreated adj.
-si eksik bare of adj.
boşlukları veya eksik parçaları bulunan lacunal adj.
personel yönünden eksik veya yetersiz understrength adj.
kültürel açıdan eksik kalmış culturally deficient adj.
eksik aydınlatılmış insufficiently lit adj.
eksik aydınlatılmış insufficiently lighted adj.
eksik aydınlatılmış scantily lit adj.
eksik aydınlatılmış underlit adj.
eksik bir şekilde absently adv.
ne fazla ne eksik neither more nor less adv.
eksik olarak abortively adv.
eksik şekilde deficiently adv.
ne fazla ne eksik neither more or less adv.
eksik bir biçimde sketchily adv.
eksik olarak scantily adv.
eksik bir şekilde incompetently adv.
eksik bir biçimde faultily adv.
eksik olarak incompletely adv.
eksik olarak skimpily adv.
eksik olarak deficiently adv.
biraz az/eksik/noksan/kısa shy of prep.
eksik olma thank you! interj.
Phrases
bahsedilen şeyin tam tersinin olması veya eksik olması durumu lack thereof
ne fazla ne eksik not more, not less
Colloquial
birkaç tahtası eksik touched in the head adj.
tahtaları eksik bonzo adj.
kuş sütü eksik sofra flowing with milk and honey
ne fazla ne eksik neither more nor less
ne eksik ne fazla neither more nor less
onda bir şeyler eksik something's missing from her
eksik olma thanks
bir şey eksik something is off
internet kullanıcılarının, internet bağlantısındaki yavaşlık, meşgul sunucular veya eksik linklerden dolayı içinde bulundukları sinirlilik hali web rage
Idioms
eksik kalmak hang by the eyelids v.
bir tahtası eksik a sandwich shy of a picnic n.
tahtaları eksik a bit off adj.
tahtaları eksik bit off adj.
tahtaları eksik a little off go to a bit adj.
hiçbir şey eksik olmadan to the teeth adv.
bir tahtası eksik olmak have a screw loose
eksik para üstü vermek short-change
eksik bulmak find wanting
eksik veya yarım bırakmak go off half-cocked
eksik kalmak go off half-cocked
eksik veya yarım bırakmak go off at half cocked
eksik kalmak go off at half cocked
birkaç tahtası eksik olmak have a screw loose
birkaç tahtası eksik olmak have a screw missing
bir tahtası eksik balmy
tahtası eksik two bricks shy of a load
tahtası eksik few cards shy of a full deck
tahtası eksik few cards short of a deck
tahtası eksik not playing with a full deck
tahtası eksik few bricks short of a load
eksik kalmış/tamamlanmamış kısım loose end
bir tahtası eksik olmak have bats in one's belfry
bir tahtası eksik be little off
bir tahtası eksik one brick shy of a load
bir tahtası eksik half a bubble off plumb
bir tahtası eksik several cards short of a full deck
bir tahtası eksik one card short of a full deck
bir tahtası eksik olmak be off one's chump
-e nazaran eksik/yetersiz pale by comparison
-e nazaran eksik/yetersiz pale in comparison
karşılaştırmada eksik yön pale by comparison
karşılaştırmada bir şeyin başka bir şeyden eksik yönünün olması pale by comparison
bir tahtası eksik olmak have got a screw loose
bir tahtası eksik olmak have a loose screw
(bir konu hakkında) kendini hep ezik/eksik hissetmek have a chip on one's shoulder about
her şeyi tam, bir tek ismi eksik in all but name
bir tahtası eksik little off
bir tahtası eksik bit off
bir tahtası eksik olmak be missing a wing nut
bir tahtası eksik as nutty as a fruitcake
bir tahtası eksik nutty as a fruitcake
bir tahtası eksik nuttier than a fruitcake
bir tahtası eksik olmak have rocks in one's head
az/eksik ödeyerek kazıklamak short-change somebody
eksik olmak/kalmak come short of something
birkaç tahtası eksik got wiring loose inside one's head
Speaking
eksik olma thank you
eksik olma may god bless you
eksik olmayın thank you
kayıp olan ne? eksik olan ne? what's missing?
Slang
tahtası eksik/noksan a few cards short of a (full) deck n.
eksik etek skirt
eksik etek petticoat
eksik etek (kadınlar için kullanılan aşağılayıcı bir ifade) woman
bir tahtası eksik a few fries short of a happy meal
bir tahtası eksik dotty
bir tahtası eksik batty
bir tahtası eksik round the bend
bir tahtası eksik daft
bir tahtası eksik cracked
bir tahtası eksik kookie
bir tahtası eksik kooky
bir tahtası eksik loco
bir tahtası eksik nutty
bir tahtası eksik nuts
bir tahtası eksik crackers
bir tahtası eksik loony
bir tahtası eksik barmy
bir tahtası eksik haywire
bir tahtası eksik bonkers
bir tahtası eksik wacky
bir tahtası eksik around the bend
bir tahtası eksik whacky
bir tahtası eksik fruity
bir tahtası eksik bats
bir tahtası eksik buggy
tahtası eksik he's got a screw loose somewhere
bir tahtası eksik a couple beers short of a six-pack
(cezaevi argosu) eyvallah eksik olma good lookin' out
bir tahtası eksik elevator doesn't go to the top floor
Trade/Economic
parası eksik short of money
eksik çalışma underemployment
eksik değerlenmiş para under valued currency
eksik değer koyma undervaluation
eksik değerleme undervaluation
eksik kapasite kullanımı subnormal capacity usage
eksik beyan underreporting
eksik değerleme underestimate
eksik rekabet incomplete competition
eksik bilgi imperfect data
eksik pozisyon alma go short
eksik pozisyon short position
eksik rekabet piyasası imperfect market
eksik kapasite undercapacity
eksik sevkiyat yapma undershipment
fazla veya eksik hesabı over and short
eksik değerlendirme undervaluation
eksik rapor etme underreport
eksik değerleme under evaluation
eksik uzmanlaşma incomplete specialization
sözleşmede yanlış ya da eksik bilgi verme concealment of fact
eksik bildirme underreport
eksik gelmek be short
emeğin eksik kullanımı underutilization of labor
eksik değerlendirilmiş para undervalued currency
eksik çalışma dengesi underemployment equilibrium
eksik tüketim teorileri deficient demand theories
eksik rekabet imperfect competition
eksik teslim tutanağı shortlanded certificate
eksik enformasyon imperfect information
eksik sipariş short supply
eksik sipariş short shipment
eksik sipariş incomplete order
eksik borç imperfect obligation
eksik talep işsizliği demand-deficient unemployment
eksik bilgi modeli imperfect-information model
eksik sigorta under-insurance
eksik tahakkuk ettirme under-assessment
eksik değerlenmiş under-priced
eksik değerlenmiş döviz kuru under-valued exchange rate
eksik tahmin etme underestimation
eksik istihdam underemployment
eksik emtia overdue goods
eksik gönderme short delivery
eksik ağırlık underweight
eksik istihdam dengesi underemployment equilibrium
eksik tahmin etme underestimate
eksik mesai yapmak work short time
araba yükünden daha eksik kısım less than car load lot
ayarı eksik madeni para light coin
eksik değerlendirilmiş underestimated
eksik teslim short delivery
eksik dara underweight
olduğundan eksik göstermek understate
eksik değerlendirmek underestimate
1 lottan eksik hisse senedi alım satım işlemleri yapan komisyoncu odd lot dealer
eksik yatırım underinvestment
eksik veya geçersiz kayıt missing or invalid registry
eksik bir sözleşmeyi noksansız sayma adoption of contract
eksik yönleri weaknesses
eksik yönler weaknesses
eksik finanse edilmiş underfunded
eksik finanse etmek underfund
eksik beyan etmek underdeclare
eksik beyan etmek under-declare
eksik beyan etmek underreport
eksik gönderme short shipment
eksik yükleme short shipment
eksik teslimat short delivery
eksik teminat insufficient collateral
eksik teminat inadequate collateral
eksik belge outstanding document
eksik sermaye yatırmak undercapitalize
eksik sermaye yatırmak undercapitalise
eksik-değer short-value
eksik tedarik underprovision
eksik temin underprovision
eksik ödenen maaş underpaid salary
eksik ödenen maaş underpaid wage
eksik garanti insufficient guarantee
eksik nitelikli under-qualified
eksik vasıflı under-qualified
eksik vasıflı underqualified
yetersiz/eksik tedarik etmek undersupply
eksik bütçe shoe-string budget
eksik bütçe shoestring budget
eksik ikame imperfect substitute
eksik tüketim underconsumption
hatalı, kusurlu ve eksik faulty, defective and deficient
eksik evrak missing document
eksik evrak missing documents
eksik evrak missing paper
eksik listesi punch list
eksik listesi list of deficiencies
eksik beyan understatement
eksik rekabet imperfect competition
eksik istihdam underemployment
Law
eksik sigorta under insurance
eksik unvan imperfect title
eksik hak imperfect right
eksik borç tam sarih olmayan mükellefiyet imperfect obligation
eksik tröst imperfect trust
eksik rekabet imperfect competition
eksik borç imperfect obligation
eksik beyan etmek underdeclare
eksik beyan etmek under-declare
Politics
eksik istihdam underemployment
darbeye eksik teşebbüs incomplete attempt to stage/mount a coup
eksik demokrasi imperfect democracy
Insurance
eksik teminat noncoverage n.
eksik sigorta under insurance
Technical
eksik dolum underfill
eksik yanma incomplete combustion
eksik yağlama imperfect lubrication
eksik belirtilmiş underdetermined
eksik sönüm undercritical damping
eksik sönümlü dizge underdamped system
eksik yük fractional load
eksik donatılmış ill-equipped
eksik civata missing fasteners
eksik rekabet imperfect competition
eksik döküm runout
eksik yanma poor combustion
eksik düzeltilmiş under corrected
eksik ölçü notası upbeat
Computer
eksik veri data deficient
eksik dosyalar incomplete files
geri al eksik undo incomplete
eksik sönümlü sistem underdamped system
eksik sönüm underdamping
sarı kartuş eksik yellow cartridge missing
sağ ayraç eksik right parenthesis missing
toplu iş dosyası eksik batch file missing
virgül eksik comma missing
veri eksik data incomplete
dosya eksik file missing
eksik dosya file missing
eksik bilgi imperfect knowledge
ınput eksik input missing
eksik tsr missing tsr
eğer eksik missing if
eksik parametre missing parameter
eksik etiket missing tag
next veya wend eksik missing next or wend
eksik önbellek programı missing cache program
eksik satır missing line
son eğer işlevi eksik missing an end if function
eksik belge yazıtipi missing document font
eksik kısayol missing shortcut
eksik kapatma parantezi missing close brace
eksik yazı tipi missing font
eksik dosya missing file
döngü eksik missing loop
bağımsız değişkeni eksik missing arg
eksik verb missing verb
eksik yüz adı missing face name
eksik yapılandırma parametresi missing configuration parameter
eksik parantez kapatma karakteri missing close brace
ad eksik name missing
eksik bilgileri veriniz/sağlayınız/giriniz provide missing information
bitiş etiketi eksik missing end-tag
eksik belgelendirilmiş ill-documented
eksik halka missing link
eksik veya hatalı bilgi incomplete or incorrect information
yanlış ve eksik yazım wrong and incomplete spelling
eksik yazım incomplete spelling
Informatics
eksik uyum underfitting
Telecom
eksik bit işaretleşmesi robbed bit signaling
adres eksik işareti address incomplete signal
numarayı eksik çevirme veya zamanında çevirmeme tonu partial dial tone
Construction
eksik iş deficient work
eksik sönüm undercritical damping
Automotive
eksik yakıt beslemesi fuel starvation
Aeronautic
eksik parça hatası erratic error
Marine
eksik tutulma short eclipse
eksik sevkıyat short shipment
eksik gönderme short shipment
Medical
safrası eksik acholous adj.
eksik olanı yerine koyma tedavisi replacement
eksik tanı underdiagnosis
eksik tanı under-diagnosis
eksik aşılanma incomplete vaccination
yetersiz/eksik tedavi undertreatment
Dentistry
eksik dişler missing teeth
Pathology
kırık kemiğin yanlış/eksik kaynaması nedeniyle yalancı eklem oluşumu nearthrosis n.
yenidoğanın eksik beslenmesi underfeeding of newborn
Statistics
(örnek için) eksik temsil undercoverage
Physics
eksik belirlenim underdetermination
Biology
eksik baskınlık lack of dominance
Marine Biology
eksik isim nomen imperfectum
Zoology
eksik sindirim borusu incomplete digestive tract
eksik metamorfoz hemimetabolism
eksik metamorfoz incomplete metamorphosis
eksik metamorfoz hemimetaboly
Tobacco
eksik açma şeridi dedektörü missing tear tape detector
eksik sigara detektörü less than 20 cigarette det.
eksik paket less than ten packs
eksik filtre detektörü missing filter detector
eksik folyo missing foil
eksik bandrol missing stamp
eksik etiket missing label
Education
eksik ve yanlışları gidermek remediate v.
eksik ve yanlışların giderilmesi remediation n.
eksik ve yanlışları gideren remedial adj.
eksik ve yanlışları giderek remedially adv.
Literature
derinlikten yoksun üçüncü boyutu eksik karakter flat character
Linguistics
eksik çekimli ad diptote
eksik başlangıçlı öğrenci false beginner
eksik eylem incomplete verb
eksik öğeli karşıtlık privative opposition
Military
eksik vagon yükü partisi less-than-carload lot
eksik kamyon yükü less-than-truckload
eksik vagon yükü less-than-carload
fazla eksik ve hasar raporu over short and damage report
Volleyball
eksik ilan edilmek declared incomplete
Card
(briçte) eksik deklarasyon yapmak underbid
Music
(eksik besteyi) yeniden düzenlemek realize v.
(eksik besteyi) yeniden düzenlemek realise v.
Photography
eksik develope edilmiş underdeveloped
eksik develope etmek underdevelop
eksik işlenmiş underdeveloped
eksik işlemek underdevelop
British Slang
bir tahtası eksik olmak have a slate loose
bir tahtası eksik sixpence short of a shilling
bir tahtası eksik one sandwich short of a picnic
bir tahtası eksik two cans short of a picnic
bir tahtası eksik two sandwiches short of a picnic