koşu - Türkisch Englisch Wörterbuch

koşu

Bedeutungen von dem Begriff "koşu" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 16 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
koşu run n.
If I'm feeling stressed, I go for a run.
Kendimi stresli hissediyorsam koşuya çıkarım.

More Sentences
koşu running n.
A new running track will be made around the forest.
Ormanın etrafına yeni bir koşu parkuru yapılacak.

More Sentences
koşu race n.
General
koşu jogging n.
I go jogging every morning.
Her sabah koşuya çıkıyorum.

More Sentences
koşu dash n.
Tom currently holds the school record for the 100 yard dash.
Tom şu anda 100 metre koşuda okul rekorunu elinde tutuyor.

More Sentences
Sport
koşu running n.
A new running track will be made around the forest.
Ormanın etrafına yeni bir koşu parkuru yapılacak.

More Sentences
koşu run n.
If I'm feeling stressed, I go for a run.
Kendimi stresli hissediyorsam koşuya çıkarım.

More Sentences
General
koşu race n.
koşu footrace n.
koşu trotting n.
koşu ren [obsolete] n.
koşu course [obsolete] n.
koşu pheese n.
koşu succussation n.
Sport
koşu race n.
koşu point n.

Bedeutungen, die der Begriff "koşu" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
engelli koşu obstacle race n.
rahat koşu lope n.
alçak engelli 200 metrelik koşu low hurdles n.
engelli (koşu/yarış) hurdle race n.
koşu alanı hippodrome n.
koşu atı trotter n.
koşu arkadaşı running mate n.
engelli koşu atı jumper n.
yüksek engelli 110 metre koşu high hurdles n.
koşu ayakkabısı running shoe n.
koşu yolu racetrack n.
koşu atı racehorse n.
koşu yolu racecourse n.
koşu alanı the turf n.
koşu oyunu running game n.
hafif koşu jogging n.
engelli koşu hurdle race n.
koşu atı trotting horse n.
koşu pisti runway n.
engelli koşu steeplechase n.
engelli koşu handicap n.
yavaş tempo koşu jog-trot n.
koşu ayakkabısı running shoes n.
koşu bandı treadmill n.
yerinde koşu jog in place n.
yerinde koşu run in place n.
koşu yarışı footrace n.
koşu yarışı foot-race n.
koşu bandı vb gibi aletler üzerinde yapılan koşu run in place n.
koşu bandı vb gibi aletler üzerinde yapılan yürüyüş jog in place n.
kısa mesafeli koşu dash n.
koşu yıldızı track star n.
yavaş koşu jogging n.
tempolu ve yavaş koşu jogging n.
bisikletli koşu yarışı cyclocross n.
koşu sahası running field n.
koşu yolu running path n.
ağır ve tempolu koşu jogging n.
askeri personelin koşu ya da yürüyüş esnasında söylediği şarkı cadence n.
askeri personelin koşu ya da yürüyüş esnasında söylediği şarkı cadency n.
koşu bandı railway power n.
hızlı koşu winder n.
atı incelemek için hafif koşu yaptırmak breeze n.
rahat koşu lop [rare] n.
sıçrayış öncesi kısa koşu feese n.
tepelik bölgelerde koşu yapan kimse fellwalker [uk] n.
tepelik bölgelerde koşu yapan kimse fell-walking [uk] n.
koşu parkuru oval n.
eski dönemlerde kadınların elbise astarı kazanmak için yaptığı bir koşu yarışı smock race n.
artan mesafelerde depar gerektiren koşu suicide n.
hafif tempolu koşu jog n.
engelli koşu yolu steeplechase n.
bir koşu gitmek whip around v.
bir koşu gitmek whip across v.
koşu ya da yürüyüş hızını belirlemek pace v.
bir koşu gitmek whip round v.
bir koşu gitmek nip v.
engelli koşu yapmak hurdle v.
bir koşu gitmek whip off v.
bir koşu gitmek whip over v.
koşu bandı vb gibi aletler üzerinde koşmak run in place v.
koşu bandı vb gibi aletler üzerinde yürümek jog in place v.
koşu bandı üzerinde koşmak run on a treadmill v.
koşu bandında koşmak run on a treadmill v.
bir koşu (bakkala) gitmek run up to the store v.
bir koşu gidip gelmek nip v.
(koşu yarışı) başlangıç işareti verilmeden yarışa başlamak gun v.
(at) koşu sırasında ön ayakları yanlara sallamak dish v.
koşu eğitimli running adj.
bir koşu at a run adv.
bir koşu on the double adv.
bir koşu in no time adv.
bir koşu quickly adv.
bir koşu in a flash adv.
bir koşu like a flash adv.
koşu anlamını veren bir son ek -drome suf.
rahvan koşu canter N.
Phrasals
bir koşu gitmek nip off v.
bir şeyi bir koşu (birine/bir şeye) götürmek run down to (someone or something) v.
bir koşu birine bir şeye gitmek/gelmek run down to someone or something v.
bir koşu gitmek run down to v.
bir koşu (bir yere/şeye) gitmek run down to (something) v.
(koşu yarışında) yaklaşarak arayı kapatmak gain upon v.
Idioms
(krikette) iyi bir koşu yapmak mark a point v.
yerinde koşu yapmak run in place v.
krikette topu altı koşu kazandıracak kadar uzağa vurmak hit/knock something for six v.
bir koşu like sixty adv.
Technical
koşu yolu runway n.
(antik yunan'da) koşu yarışı platformu stadium n.
Computer
koşu ayakkabısı running shoes n.
Textile
koşu giysisi jogging suit n.
koşu atleti/fanilası running vest n.
koşu taytı running tights n.
koşu pantolonu jogpants n.
koşu eşofmanı jogpants n.
Aeronautic
mevcut kalkış koşu mesafesi take-off run available n.
Zoology
(at) koşu eğitimi olan running adj.
Breeding
koşu atı yemi race horse feed n.
bütün koşu türlerinde yetenekli (at) thorough-paced adj.
bütün koşu türlerinde yetenekli (at) thoroughpaced adj.
yürüyüş, koşu ve eşkin gidişte eğitimli (at) three-gaited [usa] adj.
amerikan koşu atı ırkına ait hambletonian adj.
History
koşu parkuru cursus n.
Military
engelli koşu parkuru obstacle course n.
koşu için gerçek çalışma kılavuzu guidance accuracy study for sprint n.
(asker) yavaş koşu double time n.
Sport
üç farklı yarışmadan oluşan müsabaka (genellikle koşu, yüzme ve bisiklet) triathlon n.
engelli koşu steeplechase n.
engelli koşu national hunt racing n.
engelli koşu jump racing n.
koşu pisti running track n.
koşu parkuru running track n.
koşu yeri course n.
koşu alanı race track n.
tempolu koşu jogging n.
koşu yolu racetrack n.
koşu atı racehorse n.
süratli koşu trot n.
koşu parkuru racecourse n.
koşu ritmi running rhythm n.
koşu antrenmanı roadwork n.
koşu arkadaşı running mate n.
koşu arkadaşı running partner n.
kayaklı koşu ile tüfekli atışın bir araya getirildiği kış sporu biathlon n.
uzun mesafe koşu marathon n.
uzun mesafe koşu long-distance run n.
uzun mesafe koşu long-distance race n.
tartan koşu pisti tartan track surface n.
tartan koşu pisti tartan track n.
koşu yolu race track n.
koşu yolu racing track n.
topsuz koşu yapan oyuncu dummy runner n.
yüz metre koşu 100 m n.
yüz metre koşu 100 meter dash n.
düz koşu flat racing n.
şehirde binaların ya da objelerin aralarında yapılan koşu parkour running n.
koşu parkuru jogging track n.
krikette koşu notch n.
2 yaşındaki atların yarıştığı engelli koşu nursery n.
krikette 100 koşu puanı ton n.
koşu bandı treadmill test n.
koşu/yarış parkurunun virajlı kısmı turn n.
(koşu, yüzme, paten ) 200 metrelik bir yarış two-twenty n.
beyzbolda koşucunun koşu esnasında topu yakalamış olan savunma oyuncusuna yakalanması/savunma oyuncusu tarafından önünün kesilmesi rundown n.
kaleden kaleye koşu (beyzbol/softbol) rundown n.
(koşu veya yüzme yarışmasında) sporcunun dışına çıkmaması gereken şerit lane n.
(koşu veya yüzme yarışmasında) atletin içinde kalması gereken kulvar lane n.
her yıl üç yaşındaki koşu atları arasında yapılan yarış hambletonian n.
hızlı koşu wind sprint n.
kolay koşu blue run n.