madde - Türkisch Englisch Wörterbuch

madde

Bedeutungen von dem Begriff "madde" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 54 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
madde article n.
In my opinion, recital C is a liberal interpretation of Article 2 of the Council's draft decision.
Kanaatimce, gerekçe C, Konsey'in karar taslağının 2. Maddesinin liberal bir yorumudur.

More Sentences
madde item n.
I refer to item 11 on the order of business.
İş sıralamasındaki 11. Maddeye atıfta bulunuyorum.

More Sentences
madde matter n.
Water is an example of a liquid matter.
Su, sıvı maddeye bir örnektir.

More Sentences
madde material n.
The second is the non-proliferation of nuclear weapons and, of course, of fissile materials.
İkincisi ise nükleer silahların ve tabii ki bölünebilir maddelerin yayılmasının önlenmesidir.

More Sentences
madde substance n.
Tar is a thick and sticky substance.
Katran kalın ve yapışkan bir maddedir.

More Sentences
General
madde stuff n.
That stuff is poison.
O madde zehirlidir.

More Sentences
madde entry n.
He loves writing entries for Wikipedia.
Vikipedi'ye madde yazmayı sever.

More Sentences
madde clause n.
Lastly, I would like to make a comment about the review clause.
Son olarak gözden geçirme maddesi hakkında bir yorum yapmak istiyorum.

More Sentences
madde stipulation n.
There must be stipulations as to what can find its way into feedingstuffs.
Yem maddelerinin içine nelerin girebileceğine dair hükümler olmalıdır.

More Sentences
madde concern n.
My fifth point concerns Schengen cooperation and police cooperation.
Beşinci madde Schengen iş birliği ve polis iş birliği ile ilgilidir.

More Sentences
madde substance n.
Tar is a thick and sticky substance.
Katran kalın ve yapışkan bir maddedir.

More Sentences
madde material n.
The second is the non-proliferation of nuclear weapons and, of course, of fissile materials.
İkincisi ise nükleer silahların ve tabii ki bölünebilir maddelerin yayılmasının önlenmesidir.

More Sentences
Trade/Economic
madde entry n.
He loves writing entries for Wikipedia.
Vikipedi'ye madde yazmayı sever.

More Sentences
madde material n.
The second is the non-proliferation of nuclear weapons and, of course, of fissile materials.
İkincisi ise nükleer silahların ve tabii ki bölünebilir maddelerin yayılmasının önlenmesidir.

More Sentences
madde item n.
I refer to item 11 on the order of business.
İş sıralamasındaki 11. Maddeye atıfta bulunuyorum.

More Sentences
Law
madde clause n.
Lastly, I would like to make a comment about the review clause.
Son olarak gözden geçirme maddesi hakkında bir yorum yapmak istiyorum.

More Sentences
Technical
madde substance n.
Tar is a thick and sticky substance.
Katran kalın ve yapışkan bir maddedir.

More Sentences
Computer
madde item n.
I refer to item 11 on the order of business.
İş sıralamasındaki 11. Maddeye atıfta bulunuyorum.

More Sentences
Medical
madde agent n.
It is clear to all of us that the effects of plant protection agents are not only beneficial.
Bitki koruma maddelerinin etkilerinin sadece faydalı olmadığı hepimiz için açıktır.

More Sentences
Food Engineering
madde agent n.
It is clear to all of us that the effects of plant protection agents are not only beneficial.
Bitki koruma maddelerinin etkilerinin sadece faydalı olmadığı hepimiz için açıktır.

More Sentences
Chemistry
madde substance n.
Tar is a thick and sticky substance.
Katran kalın ve yapışkan bir maddedir.

More Sentences
Linguistics
madde item n.
I refer to item 11 on the order of business.
İş sıralamasındaki 11. Maddeye atıfta bulunuyorum.

More Sentences
General
madde question n.
madde paragraph n.
madde commodity n.
madde theme n.
madde subject n.
madde metal n.
madde head n.
madde timber n.
madde particular n.
madde count n.
madde object n.
madde thang n.
madde body n.
madde proviso n.
madde medium n.
madde thing n.
madde materiality [obsolete] n.
madde what n.
madde parcel [obsolete] n.
madde paste n.
Colloquial
madde milage n.
madde mileage n.
Trade/Economic
madde proviso n.
madde commodity n.
Technical
madde goods n.
madde object n.
madde dope n.
Philosophy
madde hyla [obsolete] n.
madde hyle n.
Abbreviation
madde art. n.
Archaic
madde ingredience n.
Slang
madde guts n.

Bedeutungen, die der Begriff "madde" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
aşındırıcı madde abrasive n.
kimyasal madde chemical n.
yangın söndürücü madde fire extinguishing media n.
(sözleşmede) madde article n.
General
çevre kirliliğine yol açan madde pollutant n.
madde başı sözcük key word n.
yoğruklaştırıcı madde plasticizer n.
uyuşturucu madde drug n.
insana enerji verip canlandıran madde restorative n.
birleştirici madde bonder n.
uyarıcı madde cordial n.
kumaş mamülleri ve kimyasal madde satıcısı drysalter n.
kuzey amerika'da bazı ağaçlardan çıkarılan reçineli madde tacmahack n.
besleyici madde nutrient n.
ana madde parent material n.
yalıtkan madde insulant n.
yalıtkan madde dielectric n.
yapışkan madde viscose n.
tatlı yapan madde (yiyeceği/içeceği) sweetener n.
kan zehirlenmesi yapan madde septic n.
susuzlaştırmaya sebep olan madde dehydrant n.
kostik madde caustic n.
temel madde grist n.
katılaşma (sıvı veya plastik madde için) set n.
kuru ve çabuk tutuşan madde (kav gibi) tinder n.
iletken olmayan madde nonconductor n.
yalıtkan madde nonconductor n.
ilaçmış gibi verilen fonksiyonsuz madde placebo n.
madde bağımlılığı drug addiction n.
karşı madde antimatter n.
koruyucu madde preserver n.
tehlikeli madde hazmat n.
süzülen madde leach n.
şeffaf madde transparent substance n.
katılan kimyasal madde additive n.
ham madde raw stuff n.
çok dayanıklı filmlerin ve kimi sentetik kumaşların yapımında kullanılan bileşiminde iki alkol drubu bulunan madde glycol n.
suda eriyen madde wetting agent n.
patlayıcı madde explosive material n.
seyreltici madde diluting agent n.
tahriş edici madde irritant n.
yapışkan madde goo n.
geçici madde provisional clause n.
bazı bitki köklerinde bulunan kristalli bir madde glutamine n.
yüze püskürtülünce insanı sersemleten bir kimyasal madde mace n.
cıvık madde squelch n.
hayvani madde animal material n.
yazılı bir madde veya basılı bir mikrografın sadece büyütücü bir cihazla okunabilecek şekilde küçültülmesi microprint n.
madde (karışımdaki) ingredient n.
ince ve iri madde fine and coarse material n.
eritici madde menstruum n.
kaynak madde source material n.
uyuşturucu madde narcotic n.
yiyecek madde esculent n.
tehlikeli madde hazardous material n.
organik madde organic substance n.
önemli madde (politika) plank n.
damıtık madde distillation n.
uyuşturucu madde hype n.
sarhoş eden madde intoxicant n.
sertleştirilmiş madde vulcanized fiber n.
bitkileri yok eden madde herbicide n.
safran içinde bulunan güzel kokulu yağımsı madde safranal n.
atık madde effluence n.
derişik madde concentrate n.
kurutucu madde dryer n.
sıvı madde taşıyıcı jerrican n.
çökeltici madde precipitant n.
temizleyici madde cleanser n.
yarı şeffaf madde translucent substance n.
katı madde solid n.
konsantre madde concentrate n.
bağlayıcı madde binding agent n.
yağlayıcı madde lubricator n.
arada meydana gelen madde intermediate n.
uyuşturucu madde dope n.
kanserojen madde carcinogen n.
dinamit yapımında kullanılan madde dope n.
karıştırılan madde adulterant n.
özellikle yüzdeki kırışıkları saklamak için kullanılan kozmetik madde concealer n.
yanıcı madde inflammable matter n.
madde başı sözcük headword n.
atık madde effluent n.
gri madde grey matter n.
sümüksü madde slime n.
ametal madde nonmetal n.
ek madde (tüzükte) bylaw n.
askıda madde suspended solid content n.
kurutucu madde drier n.
köpük giderici madde defrothing agent n.
emici madde absorbent n.
kolay tutuşan madde combustible n.
detonasyon kesici (madde) antiknock n.
temizleyici madde cleaner n.
dışarı akan madde effluent n.
katranlı makadam (madde olarak) tarmac n.
koyulaştırıcı kimyasal madde stain n.
patlayıcı madde explosive substance n.
emen madde absorber n.
ak madde white matter n.
fiziksel madde physical object n.
kaplumbağa kabuğu veya bunu andıran bir madde tortoiseshell n.
stiptik madde styptic n.
manyetik alan içine konulduğunda 90 derece açıyla dönme yapan madde diamagnet n.
bir şeyin terkibine giren madde ingredient n.
uyuşturucu madde stuff n.
yalıtkan madde insulator n.
yakıcı madde caustic n.
eriyen madde solute n.
allerji yapan madde allergen n.
kuzey amerika'da bazı ağaçlardan çıkarılan reçineli madde tacamahac n.
yanıcı madde combustible n.
bağlayıcı madde binder n.
matbu madde printed matter n.
madde yapısı chemistry n.
madde (şartnamedeki) specification n.
madde kötüye kullanımı substance abuse n.
alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle sarhoşluk inebriation n.
verniği ve boyayı çıkaran madde stripper n.
yapışkan madde gluten n.
çevreye yayılan kötü ya da zararlı madde effluvia n.
yemlik madde fodder production ingredients n.
renk verici madde tinction n.
kurutucu madde desiccant n.
uyuşturucu madde hypnotic n.
temel madde key item n.
uyuşturucu madde arama köpeği sniffer dog n.
eritici madde solvent n.
alkolle karıştırılmış madde tincture n.
arı madde pure substance n.
yapışkan madde adhesive agent n.
ince toz haline getirilmiş madde trituration n.
yapışkan madde goop n.
yapışkan madde gunge n.
yapışkan madde gunk n.
tütündeki zehirli madde nicotine n.
sarhoşluk vermeyen madde nonintoxicant n.
steroid nitelikli olmayan madde nonsteroid n.
su geçirmez madde waterproofing agent n.
akışkan madde fluid n.
içinde mikroorganizmaların gelişebileceği madde growth media n.
boyar madde colourant n.
boyar madde colorant n.
parlayıcı madde inflammable material n.
aktif madde active agent n.
madde no item # n.
madde no item no n.
eti yumuşatıcı bir madde tenderizer n.
ek madde additional clause n.
ek madde additional article n.