sopa - Türkisch Englisch Wörterbuch

sopa

Bedeutungen von dem Begriff "sopa" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 45 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
sopa stick n.
You are also going to need a stick to impose order within the Council.
Ayrıca Konsey içinde düzeni sağlamak için bir sopaya da ihtiyacınız olacak.

More Sentences
General
sopa cudgel n.
He defended himself using a cudgel.
Adam kendini bir sopayla savundu.

More Sentences
sopa bat n.
He carries a baseball bat in his car all the time.
Arabasında her zaman bir beyzbol sopası taşır.

More Sentences
sopa switch n.
This riding switch is from the early Victorian period.
Bu binicilik sopası erken Viktorya döneminden kalma.

More Sentences
Technical
sopa stick n.
You are also going to need a stick to impose order within the Council.
Ayrıca Konsey içinde düzeni sağlamak için bir sopaya da ihtiyacınız olacak.

More Sentences
General
sopa caning n.
sopa bastinado n.
sopa bashing n.
sopa baton n.
sopa beating n.
sopa billy n.
sopa fescue n.
sopa cosh n.
sopa cane n.
sopa staff n.
sopa blackjack n.
sopa club n.
sopa bludgeon n.
sopa flogging n.
sopa drubbing n.
sopa shillalah n.
sopa hiding n.
sopa rod n.
sopa shillelagh n.
sopa ferule n.
sopa crook n.
sopa ballow n.
sopa alpeen [irish] n.
sopa bastinade n.
sopa baston n.
sopa kevel n.
sopa biffer n.
sopa billet [obsolete] n.
sopa hickory n.
sopa ferular n.
sopa staving n.
Colloquial
sopa hurley n.
Idioms
sopa attitude-adjuster n.
sopa crosse n.
Technical
sopa rod n.
Sport
sopa mallet n.
sopa stock n.
Archaic
sopa batoon n.
sopa rung [scotland] n.
British Slang
sopa cosh n.

Bedeutungen, die der Begriff "sopa" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
kısa ve kalın sopa bludgeon n.
sopa darbesi stripe n.
çivili sopa prod n.
köpekbalıklarını uzak tutmaya yarayan ucu sivri kısa sopa shark billy n.
sopa ile vurma batting n.
huş ağacından sopa birch n.
kısa ve kalın sopa truncheon n.
ağır sopa waddy n.
sopa (ceza vermek amacıyla kullanılan ucu yassı ve yayvan) paddle n.
kısa ve kalın sopa cudgel n.
eskiden ingiltere'de sopa ve topla oynanan bir tür takım oyunu shinty n.
avustralya yerlileri tarafından kullanılan sopa nulla n.
avustralya yerlileri tarafından kullanılan sopa nulla-nulla n.
keskin bir sopa a sharp stick n.
ucu sivri sopa/çubuk sharpened stick n.
avustralya aborijinleri tarafından kullanılan sopa waddy n.
(şaka yollu) beden cezalarında sopa kullanımının savunulması caneology n.
kamçı, sopa, vb. ile tekrar tekrar vurarak uygulanan ceza lacing n.
yemiş toplamak için dalları aşağı çekmeye yarayan kancalı sopa nuthook [obsolete] n.
havuç sopa yöntemi carrot and stick method n.
ingiliz armalarında uçları kesik ince bir sopa şekli baton n.
ince bir sopa baton n.
ağır sopa battero n.
söğütten yapılmış sopa willow n.
ekmek fırınını temizlemek için kullanılan bir ucuna çaput bağlı sopa malkin [dialect] [uk] n.
ağır sopa waddie n.
bazı komedi gösterilerinde sopa gibi kullanılan içi hava dolu kese bladder n.
avustralya aborjinleri'nin mızrak veya dart atmak için kullandığı çentikli sopa womera n.
uç kısmı metalden yapılmış ağır sopa formunda silah maul n.
avustralya aborjinleri'nin mızrak veya dart fırlatmak için kullandığı çentikli sopa womera n.
sahnedeki göstericiyi tutup çekmeye yarayan kancalı uzun sopa hook n.
sopa oyuncusu gamester n.
(krikette) topun yönünü bacak tarafına doğru değiştirmek için eğik sopa ile yapılan vuruş glance n.
ingiliz hükümdarı tarafından ingiliz muhafızlarına verilen altın başlı sopa gold stick n.
eskiden sahnede vahşi hayvanlarla savaşmak için kullanılan sopa gibstaff [obsolete] n.
tekne itmek için kullanılan sopa gibstaff [obsolete] n.
su seviyesini ölçmek için kullanılan sopa gibstaff [obsolete] n.
saz çatı yapımında kullanılan çatallı sopa groom [dialect] [uk] n.
çamaşır kurutma ipini yükselten uzun sopa clothespole n.
çamaşır kurutma ipini yükselten uzun sopa clothes prop n.
çamaşır kurutma ipini yükselten uzun sopa clothes pole [scotland] [us] n.
sopa kullanan kimse clubber n.
sopa biçimli parça club n.
sopa şeklinde organ club n.
iki kişinin omuzlarında yük taşımak için kullandığı sopa colstaff n.
yaban elması ağacı odunundan yapılan sopa crabstick n.
(okulda ceza için kullanılan) sopa palmer n.
(knur and spell oyununda kullanılan) uzun saplı sopa pommel n.
eskiden koşucuların mesaj taşımada kullandıkları ucu yarık sopa cleft stick n.
kancalı sopa crome [dialect] [uk] n.
törenlerde sembolik amaçlı kullanılan sopa coupstick n.
(panayır) sopa veya toplarla düşürülmeye çalışılan dengede duran hedeflerden oluşan düzenek cockshy [uk] n.
hırsızların eşyaları çekip almak için kullandığı kancalı sopa filch [obsolete] n.
karşı karşıya duran ve ellerindeki sopa gibi silahlarla aralarından geçenlere vuran iki sıra insan gauntlet n.
tahta sopa perch [obsolete] n.
yamuk başlı sopa crummie n.
sopa darbeleri cudgelings n.
sopa darbeleri cudgellings n.
sopa ile döven kimse cudgeler n.
ucunda birbirine dikili iki deri parçası olan bir çeşit sopa slapstick n.
(sopa, çekiç ile) acemi vuruş stab n.
(sopa, çekiç ile) rastgele vuruş stab n.
sopa ile vurma stick n.
(silah olarak kullanılan) ahşap sopa stick n.
(spor) sopa stick n.
ok olarak kullanılan ahşap sopa stave n.
sopa yeme fustigation n.
sopa ile vurmak bludgeon v.
sopa yemek get a beating v.
sopa ile dövmek swish v.
sopa çekmek cudgel v.
sopa çekmek chastise v.
sopa atmak baste v.
sopa ile vurmak bat v.
sopa atmak beat somebody up v.
sopa ile vurmak hit v.
sopa ile dövmek cudgel v.
sopa ile vurmak club v.
sopa ile cezalandırmak ferule v.
sopa atmak give somebody a hiding v.
sopa atmak chastise v.
sopa çekmek give somebody a hiding v.
sopa atmak cudgel v.
sopa çekmek beat somebody up v.
ağır sopa ile vurmak waddy v.
sopa ile dövmek club v.
savurmak (sopa, baston vb) swing v.
aba altından değnek sopa göstermek speak softly but carry a big stick v.
sopa çekmek drub v.
sopa çekmek chastize v.
sopa atmak chastize v.
sopa çekmek whip v.
sopa ile dövmek whip v.
cezalandırmak için (sopa, kamçı ile) vurmak lay v.
(krikette) eğik sopa ile vurarak topun yönünü bacak tarafına doğru değiştirerek oynamak glance v.
sopa gibi tutmak club v.
(topa) sopa ile vurmak paddle v.
sopa ile vurmak pole v.
sopa ile işlem uygulamak pole v.
sopa edinmek becudgel v.
(kuşa, ağaçtaki meyveye) sopa atmak squail [dialect] v.
sopa ile vurmak squail [dialect] v.
sopa şeklinde clubbed adj.
sopa ayak stilt N.
Phrasals
(beysbolda) topa vurmak için sopa sallamak bat away v.
(beysbolda) sopa sallamak bat away v.
Phrases
aba altından sopa göstermek walk softly and carry a big stick expr.
sopa siyaseti yapmak walk softly and carry a big stick expr.
Proverb
köpeğini dövmek isteyene sopa bulmak kolay it is easy to find a stick to beat a dog
Colloquial
temiz bir sopa ass-whooping n.
adamakıllı sopa ass-whooping n.
sopa ile dayak caning n.
sopa çekmek let someone have it v.
sopa çekmek have it v.
iyi bir sopa ass-whooping expr.
Idioms
aba altından sopa gösterme a stick to beat someone or something with n.
aba altından gösterilen sopa long knife n.
havuç ve sopa yaklaşımı carrot-and-stick approach n.
birini etkisiz hale getirmek için kullanılan sopa attitude-adjuster n.
sopa çekmek beat the living daylights out of v.
sopa atmak beat the living daylights out of v.
sopa atmak powder someone's jacket v.
sopa atmak give one a flogging v.
sopa çekmek give one a flogging v.
sopa çekmek powder someone's jacket v.
sağlam sopa yemek have/get a nasty wallop v.
birine sopa atmak dust one's jacket v.
birine sopa atmak dyst one's jacket v.
(birine) sağlam bir sopa çekmek knock seven bells out of (one) v.
sopa çekmek let have it v.
Technical
keten ipliğini döverek ayırmada kullanılan sopa scutcher n.
sopa freni pole-breaking n.
ucu kalın sopa bludgeon n.
cam sopa cane n.
kısa kalın sopa singlestick n.
zor vuruşlar sırasında kullanılan, üzerinden bilardo sopasının kaydırıldığı metal köprülü sopa mechanical bridge n.
ateş kilinden yapılan üçgen sopa pin n.
Construction
(oluklu kiremitlere vurmakta kullanılan) sopa thwacker n.
kirişlerin veya çatı kerestelerinin arasında tavan malzemesi olarak kullanılan genelde soyulmuş ağaç dalı veya sopa latilla [us/canada] n.
Marine
direk veya serenin etrafına bağlanan halatı sıkmak için kullanılan sopa woolder n.
Biology
sopa biçimli kitin çıkıntısı paraphysis n.
Zoology
sopa böceği stick bug n.
sopa çekirgesi stick insect n.
sopa çekirgesi walking stick n.
Botanic
bir tekneyi itmek ve yönlendirmek veya durdurmak için kullanılan bir ucu düz olan uzun ve ağır ahşap bir sopa white ash n.
yengeç ağacından yapılan sopa crab n.
Agriculture
meşale olarak kullanılan kalın saman sopa wisp [uk] n.
History
geçmişte dövüşlerde kullanılan, ortalama 1.5 metre uzunluğunda tahta sopa quarterstaff n.
(kuzey avrupa'nın dinsiz kabilelerinin büyülü ayinlerde kullandığı düşünülen) söğüt sopa runic wand n.
Archaeology
orinyasiyen ve sonrasındaki paleolitik dönemlere ait sopa şeklinde bir eşya baton n.