yet - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

yet

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "yet" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 34 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
yet adv. henüz
General
yet adv. gerçi
yet adv. yine de
yet adv. hoş
yet adv. ama
yet adv. şimdiye kadar
yet adv. fakat
yet adv. amma
yet adv. yine
yet adv. daha da
yet adv. sonunda
yet adv. hatta
yet adv. zira
yet adv. mamafih
yet adv. şimdiye dek
yet adv. gene
yet adv. şimdi
yet adv. lakin
yet adv. nihayet
yet adv. daha
yet adv. şu anda
yet adv. hala
yet prep. bir o kadar
yet conj. buna rağmen
yet conj. oysa
yet conj. ancak
yet conj. yine de
yet conj. bile
yet conj. oysaki
yet conj. oysaki
yet conj. gelgelelim
Phrases
yet bununla birlikte
Technical
yet daha
yet henüz

Bedeutungen, die der Begriff "yet" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 126 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
have yet to (do something) v. henüz gerçekleşmemiş ama ileride gerçekleşebilecek eylem
take yet another turn v. bir aşama daha kaydetmek
take yet another turn v. bir başka hal almak
take yet another turn v. yeni bir sürece girmek
take yet another twist v. bir başka hal almak
take yet another twist v. bir aşama daha kaydetmek
take yet another twist v. yeni bir sürece girmek
an agreement that has yet to be notarised n. noterden geçmemiş sözleşme
an agreement that has yet to be notarized n. noterden geçmemiş sözleşme
as yet little known adj. az tanınan adı pek duyulmamış
as yet little known adj. az tanınan
as yet little known adj. adı pek duyulmamış
challenging yet attainable adj. zorlu ama ulaşılabilir
yet-to-be-finished adj. henüz bitmemiş olan
as of yet adv. şu an itibariyle
as yet adv. şimdiye değin
as yet adv. şimdiye kadar
as yet adv. şimdilik
as yet adv. daha
as yet adv. şimdiye dek
as yet adv. henüz
as yet adv. şu ana kadar
yet again adv. bir kez daha
yet already adv. yine de
yet already adv. halihazırda
yet in time adv. ancak zaman içinde
although yet conj. her ne kadar olsa da
and yet conj. hal böyleyken
and yet conj. hal böyle iken
and yet conj. hal böyle olunca
but yet conj. rağmen
but yet conj. karşın
but yet conj. ama yine de
but yet conj. böyle olmakla beraber
yet more conj. hatta bundan daha fazla
yet more conj. bundan daha fazla
yet more conj. hatta
Phrases
although not yet certain kesin olmamakla birlikte
although not yet certain kesin olmasa da
as-yet-unpublished henüz yayınlanmamış olan
as-yet-unseen henüz görülmemiş
concise yet complete az ama öz
has yet to be agreed henüz mutabık kalınmamış
if you haven't done so yet henüz yapmadıysanız
not as yet daha değil
not as yet henüz değil
not just yet henüz değil
not just yet şimdi değil
not just yet yok
not yet known henüz bilinmiyor
robust-yet-fragile sağlam ancak henüz kırılgan
the day is young yet daha günün başındayız
yet another bir diğer
yet another -e bir başka örnek
yet another bir başka
yet still ama yine de
yet to come henüz (veya) daha gelmedi
Proverb
mills of god grind slowly yet they grind exceeding small kötülük eninde sonunda cezasını bulur
mills of god grind slowly yet they grind exceeding small kötülük cezasız kalmaz
mills of god grind slowly, yet they grind exceeding small allahın değirmeni yavaş döner ama ince öğütür
Colloquial
bank transfer has not arrived yet havale henüz ulaşmadı
bank transfer has not arrived yet havale henüz gelmedi
better yet daha da iyisi
better yet en iyisi
I'm not awake yet afyonum patlamadı
I'm not yet awake afyonum patlamadı
money transfer has not arrived yet havale henüz ulaşmadı
money transfer has not arrived yet havale henüz gelmedi
not finished yet daha bitmedi
not that i've taken much advantage of it yet gerçi bundan yeterince faydalandığım pek söylenemez
wire transfer has not arrived yet havale henüz gelmedi
wire transfer has not arrived yet havale henüz ulaşmadı
Idioms
it's early days yet (hüküm vermek için) henüz erken
mini yet mighty küçük ama etkili
so near and yet so far dokunacak kadar yakın ama bir o kadar uzak
there's life in the old dog yet yaşlı kurtta hala iş var
Speaking
any sign of the him yet? ondan haber var mı?
are we there yet? daha gelmedik mi?
did you talk to your mom yet? annenle konuşmadın mı daha?
didn't you learn your lesson yet? hala dersini almadın mı?
has the plane landed yet? uçak henüz inmedi mi?
have you heard from him yet? ondan bir haber alabildin mi?
he hasn't even shown up yet daha ortalıkta görünmedi
he/she hasn't come yet henüz gelmedi
I haven't received the letter yet mektup henüz bana ulaşmadı
I haven't received the letter yet mektubu henüz almadım
I haven't told them yet henüz onlara söylemedim
I'm not sure yet henüz emin değilim
i don't know yet henüz bilmiyorum
i haven't finished with him yet onunla işim daha bitmedi
i haven't made up my mind yet henüz kararımı vermedim
i'm not done yet daha işim bitmedi
i'm not ready yet henüz hazır değilim
is he back yet? daha dönmedi mi?
is it ready yet? hala daha hazır değil mi?
it is all in the air as yet fol yok yumurta yok
it's early days yet (hüküm vermek için) henüz erken
it's not certain/clear yet henüz belli değil
it's not too late yet henüz geç değil
not just yet henüz vakti değil
not just yet daha vakti gelmedi
not over yet daha bitmedi
not yet late to henüz geç değil
the class hasn't finished yet ders henüz bitmedi
there's life in the old dog yet yaşlı kurtta hala hayat var
we haven't been lucky yet şimdilik şansımız yaver gitmedi
we haven't lost yet daha kaybetmedik
we're not done yet daha işimiz bitmedi
we're not quite there yet o aşamaya henüz gelmedik
yet another day without you sensiz bir gün daha
you ain't seen nothing yet! henüz bir şey görmedin!
you ain't seen nothing yet! daha ne gördün ki!
you ain't seen nothing yet! sen daha ne gördün ki!
you ain't seen nothing yet! daha bir şey görmedin!
you haven't convinced me yet henüz beni ikna etmedin
Trade/Economic
capital not yet redeemed amorti edilmemiş sermaye
capital subscribed-not yet called ödenmemiş kayıtlı sermaye
cheques not yet presented henüz sunulmamış çekler
Politics
indigenous crude oil not yet extracted henüz çıkarılmamış yerel ham petrol
Insurance
liability not yet determined henüz belirlenemeyen mali sorumluluk
Technical
not yet implemented henüz uygulanmamış
Computer
not yet built henüz oluşturulmadı
not yet saved henüz kaydedilmedi
not yet valid henüz geçerli değil
yet another bulletin board (yabb) bir başka duyuru tahtası (bir forum sitesi)
Textile
not yet dry-cleaned leather hiç kuru temizleme işlemine tabi tutulmamış deri