Allah - Turkish English Dictionary

Allah

Meanings of "Allah" in Turkish English Dictionary : 1 result(s)

English Turkish
Common Usage
Allah n. Allah
May Allah bless you.
Allah sizden razı olsun.

More Sentences

Meanings of "Allah" in English Turkish Dictionary : 11 result(s)

Turkish English
Common Usage
Allah Allah n.
May Allah bless you.
Allah sizden razı olsun.

More Sentences
Allah god n.
God ordered them to lay siege on Makkah.
Allah onlara Mekke'yi kuşatmayı emretti.

More Sentences
General
Allah the supreme n.
Allah king of kings n.
Allah the almighty n.
Allah the infinite n.
Allah the eternal n.
Allah the godhead n.
Allah heaven n.
Allah the creator n.
Allah the providence n.

Meanings of "Allah" with other terms in English Turkish Dictionary : 150 result(s)

Turkish English
Common Usage
allah vergisi gift n.
General
Allah vergisi innate talent n.
Allah'a inanma theism n.
allah'a saygı gösterme piousness n.
Allah'ın tecellisi shechina n.
allah'ın tecellisi schechinah n.
allah tarafından affedilme (günah) absolution n.
Allah vergisi dowry n.
allah vergisi dowery n.
(allah'a özgü) inayet grace n.
allah vergisi talent n.
hz musa'ya allah tarafından verilen on emir the ten commandments n.
allah'a tapınan kimse worshiper n.
allah vergisi endowment n.
allah vergisi yetenek native ability n.
allah hakkında kötü konuşma blasphemy n.
allah'ın takdiri providence n.
allah'ın takdiri predestination n.
allah vergisi natural endowment n.
allah vergisi god's gift n.
Allah'ın tecellisi shekinah n.
allah korkusu theophobia n.
allah vergisi faculty n.
Allah sevgisi love of Allah n.
Allah'ın izni the grace of Allah n.
Allah'ın varlığı existence of Allah n.
Allah'ın varlığının inkarı denial of the existence of Allah n.
Allah'ın varlığı ve birliği existence and oneness of Allah n.
allah kabul etsin may allah accept n.
allah'ın emri commandment n.
allah'a tapınan kimse worshipper n.
allah yolunda savaşma/cihad etme jihadification n.
allah vergisi yetenek raw talent n.
allah vergisi yetenek endowments n.
allah'a karşı saygısızlık unpitousty n.
allah'a karşı saygısızlık unpity n.
allah vergisi bump n.
allah vergisi giving n.
allah vergisi godild n.
allah vergisi yetenek clay n.
allah'ın belası dem n.
allah diye bağırma olé n.
allah vergisi nitelikler dotes n.
allah vergisi gift of nature n.
rast getirmek (Allah) allow to succeed v.
allah hakkında kötü konuşmak blaspheme v.
allah'a inanmak believe in god v.
allah'a havale etmek refer somebody to god v.
(allah'a) hamdetmek praise v.
allah yarattı dememek give somebody a good beating v.
allah birine bir şeyi vermek be endowed with v.
(allah) buyurmak will v.
allah'a şükretmek offer thanks v.
allah'a şükranlarını sunmak offer thanks v.
allah'a şükretmek return thanks v.
allah'a şükranlarını sunmak return thanks v.
allah'a tevekkül etmek trust in god v.
allah'a havale etmek leave (punishment/revenge) to god v.
allah'a bırakmak leave the rest to allah v.
allah'a havale etmek leave the rest to allah v.
allah'a havale etmek leave the rest to god v.
allah'a bırakmak leave the rest to god v.
allah'ın adını boş yere ağzına almak take the name of god in vain v.
Allah'a sığınmak resort to Allah v.
Allah'a sığınmak seek refuge in God v.
Allah'a sığınmak take refuge in Allah v.
Allah'a dua etmek pray to Allah v.
allah ne verdiyse beraberce yemek take potluck v.
allah'tan olan providential adj.
allah'sız impious adj.
allah'ın belası deuced adj.
allah'tan olan heaven-sent adj.
allah'ın belası cursed adj.
allah'ın belası flaming adj.
allah'ın cezası ungodly adj.
allah'sız ungodly adj.
allah'ın cezası bleeding adj.
allah'a karşı saygısız impious adj.
Allah vergisi innate adj.
allah'ın belası godforsaken adj.
allah'ın belası damned adj.
allah'ın cezası blithering adj.
allah'a karşı saygısız unpitious adj.
allah'tan korkan god-fearing adj.
allah korkusuyla hareket eden god-fearing adj.
allah'ın cezası darn adj.
allah'ın cezası darnation adj.
allah'ın cezası durn adj.
allah'tan gelen heaven-sent adj.
allah'ın izniyle dei gratia adv.
evvel allah with god's help adv.
allah'ın yardımıyla with god's help adv.
allah'tan luckily adv.
allah için honestly adv.
allah için verily adv.
allah'tan fortunately adv.
allah indinde before allah adv.
allah indinde in the sight of allah adv.
allah bilir nasıl god knows how adv.
allah'ın belası dooced [dialect] adv.
hay allah perdie adv.
allah saklasın heaven forbid (that) conj.
allah belasını versin! damn him! interj.
allah'a şükür thank heaven interj.
aman allah! oh my god! interj.
allah yardımcımız olsun! god help us! interj.
allah göstermesin heaven forbid interj.
allah allah! gosh! interj.
allah belanı versin! blast you! interj.
allah kahretsin goddam interj.
hay allah! dash it! interj.
allah bilir goodness' knows interj.
allah aşkına! for heaven's sake! interj.
allah kahretsin! confound it! interj.
allah canını alsın! god damn you! interj.
allah şahidim olsun so help me god interj.
hay allah gosh interj.
hay allah ! gosh interj.
allah korusun heaven forbid interj.
allah muhafaza god forbid interj.
allah işini rast getirsin god speed you! interj.
allah aşkına for god's sake interj.
allah müstahakını versin damn him! interj.
allah rahatlık versin good night interj.
allah korusun! god forbid! interj.
hay allah! oh dear! interj.
allah aşkına for pity's sake interj.
allah müstahakını versin damn her! interj.
allah bilir heaven knows interj.
allah allah! good grief! interj.
allah bilir! goodness knows! interj.
allah korusun god forbid interj.
allah isterse god willing interj.
allah aşkına! for goodness sake! interj.
allah belasını versin! plague on it! interj.
allah allah! good heavens! interj.
allah bilir! god only knows! interj.
allah bilir god knows interj.
allah aşkına for heavens sake! interj.
allah belasını versin! damn! interj.
allah kısmet ederse god willing interj.
allah kerim god is great interj.
allah aşkına for heaven's sake interj.
allah allah! heavens! interj.
allah esirgesin! god forbid! interj.
allah belasını versin! plague take it! interj.
allah versin may god help you! interj.
allah allah! good gracious! interj.
allah belanı versin! god damn you! interj.
allah saklasın god forbid (that) interj.