Secure: - Turkish English Dictionary

Secure:

Meanings of "Secure:" with other terms in English Turkish Dictionary : 150 result(s)

English Turkish
Common Usage
secure v. sağlamlaştırmak
secure v. güvenceye almak
secure adj. güvenceli
secure adj. güvenli
General
secure food n. güvenli besin
secure use n. güvenli kullanım
secure access n. güvenli erişim
secure future n. temiz gelecek
secure transaction n. güvenli işlem
secure service n. güvenli hizmet
secure passage n. güvenli geçiş
secure food n. güvenli gıda
secure electronic transaction n. güvenli elektronik işlem
secure v. emniyete almak
secure v. korumak
secure v. emniyet altına almak
secure v. güvenceye almak
secure v. güvence altına almak
secure v. bir yere sıkıca tutturmak
secure by patent v. patent almak
secure v. güven altına almak
secure v. elde etmek
secure one's position v. yerini sağlamlaştırmak
secure one's position v. yerini sağlama almak
secure v. iyice kapamak
secure v. sigortalamak
secure v. ele geçirmek
make secure v. bağlamak
make secure v. güvenli hale getirmek
secure v. sağlama almak
secure v. teminat vermek
secure v. sağlama bağlamak
secure v. sağlamak
secure oneself v. kendini emniyete almak
secure v. güvenliğini sağlamak
secure cargo v. yükü emniyete almak
secure oneself with a pledge v. rehinle kendini teminat altına almak
secure the justice v. adaleti sağlamak
secure the justice v. adaleti korumak
feel secure v. güvende hissetmek
secure an injunction against v. (mahkeme aracılığıyla) -e karşı yasaklama/durdurma kararı aldırmak
secure v. sonuca vardırmak
secure [obsolete] v. özgürleştirmek
secure v. oluşturmak
secure v. tutuklamak
secure v. meydana getirmek
secure [obsolete] v. güvence altına almak
secure v. elini kolunu bağlamak
secure v. etkilemek
secure v. gerçekleştirmek
secure v. üretmek
secure v. yerine getirmek
secure v. sebep olmak
secure v. zapt etmek
secure [obsolete] v. kurtarmak
secure v. neden olmak
secure v. yol açmak
secure the round v. (bir oyunda) eli güvenceye almak
secure v. garantilemek
secure v. sıkıca bağlamak
secure v. almak
secure adj. güvencede
secure adj. şüphesiz
secure adj. güvenilir
secure adj. kuşkusuz
secure adj. kaygısız
secure adj. güvende
secure adj. korkusuz
secure adj. emniyetli
secure adj. muhafazalı
secure adj. emin
secure adj. sağlam
secure adj. garanti altında
as secure as adj. kadar güvenilir
as secure as adj. kadar güvenli
as secure as adj. gibi güvenilir
as secure as adj. gibi güvenli
safe and secure adj. güvenli ve emin
secure adj. saldırılamaz
secure adj. güçlü
secure adj. güvende
secure adj. ele geçirilemez
self-secure adj. kendinden emin
self-secure adj. özgüvenli
secure adj. güvenceli
secure adj. sımsıkı bağlanmış
secure adj. sıkıca bağlanmış
secure adj. endişe duymayan
Phrasals
secure something against (someone, something, or an animal) v. (birinden, bir şeyden ya da bir hayvandan) korunmak
secure something against (someone, something, or an animal) v. (birine, bir şeye ya da bir hayvana) karşı korumak
secure against (someone or something) v. (birine ya da bir şeye) karşı korumak
secure against (someone or something) v. (birinden ya da bir şeyden) korunmak
secure against v. -e karşı korumak
secure against v. -den korunmak
Phrases
all information is transmitted over a secure connection expr. tüm bilgiler güvenli bir bağlantı üzerinden iletilir
Idioms
secure influence on someone n. (biri) üzerinde hakimiyet
secure influence on someone n. (biri) üzerinde büyük bir etki
secure influence on someone n. (biri) üzerinde büyük bir nüfuz
get secure influence on someone v. birinin üstüne büyük bir etkisi olmak
have secure influence on someone v. birinin üstüne büyük bir etkisi olmak
be secure in one's skin v. kendinden emin olmak
Speaking
is this line secure? expr. bu hat güvenli mi?
Trade/Economic
secure something by an instrument of guarantee (registering charge etc) v. teminat altına almak
secure with a pledge v. rehin olarak almak
secure a tender v. ihaleyi garantilemek
secure a tender v. ihaleyi almak
secure adj. endişesi olmayan
secure adj. emin
secure adj. sağlam
Law
secure tenancy n. mal sahibinin kiracılığa sadece mahkeme emri ile son verebildiği bir kiracılık türü
secure tenancy n. garantili kiracılık
secure accommodation n. ıslahevi
secure unit n. ıslahevi
secure unit n. suçluların tutuklulukları süresince topluma geri kazandırılmasının amaçlandığı kuruluş
secure unit n. yüksek güvenlikli adli psikiyatri hastanesi
secure v. teminat altına almak
secure v. temin etmek
secure v. teminat vermek
secure v. garanti etmek
secure v. hapsetmek
secure v. rehine koymak
Politics
secure uniformity v. birlik sağlamak
secure v. güvenliğini sağlamak
Technical
secure channel n. güvenli kanal
secure computer system n. güvenli bilgisayar sistemi
secure authentication n. güvenli yetkilendirme
secure password authentication n. güvenli parola doğrulaması
secure foundation n. emniyetli temel
secure foundation n. güvenli temel
secure storage unit n. emniyetli depolama birimi
secure storage unit n. güvenli depolama birimi
secure storage units n. emniyetli depolama birimleri
secure v. bağlamak
secure v. emniyetlemek
secure v. muhafaza etmek
secure v. sımsıkı kapamak
secure adj. güvenli
Computer
secure domain n. güvenli etki alanı
secure logon n. güvenli oturum açma
secure email n. güvenli elektronik posta
secure message n. güvenli ileti
secure path n. güvenli yol
secure ssl n. güvenli ssl
secure print n. güvenli yazdırma
secure mail n. güvenli posta
secure sockets layer n. güvenli yuva katmanı
secure receipts n. güvenli okundu bilgileri
secure sites n. güvenli iletişim yapılabilen merkezler
secure receipt n. güvenli alındı bilgisi
secure content n. güvenli içerik