rise - Turkish English Dictionary
History

rise

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "rise" in Turkish English Dictionary : 88 result(s)

English Turkish
Common Usage
rise v. doğmak
rise v. yükselmek
rise n. yükseliş
rise n. artış
rise n. zam
Irregular Verb
rise v. rose - risen
General
rise v. kabarmak
rise v. şişmek
rise v. coşmak (nehir)
rise v. ortaya çıkmak
rise v. doğrulmak
rise v. şiddetlenmek
rise v. gün doğmak (güneş/sabah)
rise v. zenginleşmek
rise v. dirilmek
rise v. hızı artmak
rise v. görünmek
rise v. kalkmak
rise v. yataktan kalkmak
rise v. çoğalmak
rise v. isyan etmek
rise v. kuvvetlenmek (rüzgar)
rise v. yukarı çıkmak
rise v. havalanmak
rise v. gün doğmak
rise v. yukarı kalkmak
rise v. açılmak
rise v. ayyuka çıkmak
rise v. ayağa kalkmak
rise v. iyileşmek
rise v. ferahlamak
rise v. başlamak
rise v. ayaklanmak
rise v. doğmak (güneş/ay)
rise v. çıkmak
rise v. kabarmak (ekmek/hamur vb)
rise v. doğmak
rise v. gözükmek
rise v. belirmek
rise v. ağmak
rise v. ilerlemek
rise v. terfi etmek
rise v. doğmak (nehir)
rise v. yükselmek
rise v. artmak
rise n. meydana çıkış
rise n. terfi
rise n. neşet
rise n. zam (maaşta)
rise n. doğuş (güneş)
rise n. ağış
rise n. bayır
rise n. neden
rise n. dirilme
rise n. bahane
rise n. katılma
rise n. yükselti
rise n. tepe
rise n. tümsek
rise n. kaynak
rise n. maaş zammı
rise n. yokuş
rise n. yükseklik
rise n. doğuş
rise n. zuhur
rise n. zam
rise n. yükselme
Trade/Economic
rise yükselme
rise yükselmek
rise yükseliş
rise doğuş
rise fiyata ilave
Technical
rise yükselmek
rise kot farkı
rise yükselti farkı
rise doğuş
rise yükseliş
rise çıkış
rise artmak
rise yükseltmek
rise kabarma
Construction
rise basamak yüksekliği
rise merdiven basamak yüksekliği
Marine
rise ufuk üzerinde görünmek
Marine Biology
rise yükselme
rise çıkma
Linguistics
rise çıkan perde
rise yükselme

Meanings of "rise" with other terms in English Turkish Dictionary : 364 result(s)

English Turkish
Common Usage
(the sun) rise v. güneş doğmak
General
make someone's hackles rise v. birini öfkelendirmek
rise from the grave v. hortlamak
rise up v. ayaklanmak
get a rise in one's salary v. maaşına zam almak
give rise to v. sebebiyet vermek
be on the rise v. yükselişe geçmek
rise again v. hortlamak
rise above v. üstünden doğmak
rise out v. yükselmek
rise against v. başkaldırmak
give rise to v. meydana getirmek
give rise to thought v. düşündürmek
rise against v. kafa tutmak
rise against v. isyan etmek
rise above v. üstesinden gelmek
give rise to v. sebep olmak
rise clouds of dust v. tozu dumana katmak
rise to the occasion v. kendini göstermek
rise from the dead v. hortlamak
rise up v. isyan etmek
rise to the occasion v. gerektiğinde lazım geleni yaparak işin üstesinden gelmek
rise rapidly v. hızla yükselmek
give rise to v. neden olmak
rise from the ashes v. küllerinden doğmak
give rise to v. yol açmak
rise in rebellion v. ayaklanmak
rise above v. üstünden yükselmek
rise in rank v. rütbe almak
rise in value v. kıymetlenmek
ask for a rise v. zam istemek
rise difficulties v. zorluk çıkarmak
rise to power v. iktidara yükselmek
rise to wealth v. zengin olmak
not give rise v. mahal bırakmamak
not give rise v. mahal vermemek
rise a lot v. daha fazla artmak
continue to rise v. artmaya devam etmek (fiyatlar vb)
continue to rise v. yükselmeye devam etmek (fiyatlar vb)
continue to rise v. yükselmeye devam etmek
be on the rise v. yükselişte olmak
be in rise v. yüksek seyretmek
give rise to v. mahal vermek
not give rise to v. mahal vermemek
not give rise to v. mahal olmamak
start to rise v. yükselişe geçmek
not to give rise to v. mahal vermemek
(one's profit) rise v. karı yükselmek
rise to fame v. ünü yakalamak
rise in importance v. önemi artmak
rise to fame v. üne kavuşmak
rise to the peak v. zirveye oynamak
(the sun) rise v. güneş yükselmek
rise from the ashes v. külünden doğmak
give rise to disturbance v. huzursuzluk çıkarmak
get a rise v. zam almak
rise to maximum v. maksimuma ulaşmak
rise against v. karşı çıkmak
give rise v. sebebiyet vermek
give rise v. mahal vermek
rise up out of the depression v. depresyondan çıkmak
rise to the surface v. yüzeye çıkmak
rise against v. -e karşı ayaklanmak
rise to the surface v. ortaya çıkmak
rise to one's feet v. ayağa kalkmak
rise fivefold v. beşe katlanmak
rise threefold v. üçe katlanmak
fear rise in death toll v. ölü sayısının artmasından endişe etmek
rise in value v. değer kazanmak
be on the rise v. artış eğiliminde olmak
continue to rise v. artmaya devam etmek
tend to rise v. yükselme eğiliminde olmak
rise-rose-risen v. doğmak
rise-rose-risen v. yükselmek
rise-rose-risen v. artmak
rise to a challenge v. zorluğun üstesinden gelmek
rise to a challenge v. zorluğu kabullenmek
rise to a challenge v. zorluğu kabullenip üstesinden gelmek
watch the sun rise v. güneşin doğuşunu izlemek
rise steadily v. durmadan yükselmek
rise up v. çıkmak
rise in value v. değeri artmak
rise against the regime v. rejime karşı ayaklanmak/baş kaldırmak
rise to prominence: v. şöhret olmak
rise to prominence: v. ön plana çıkmak
rise to prominence: v. sivrilmek
give a pay rise v. zam vermek
wage rise n. ücret artışı
high rise apartment n. çokkatlı yüksek bina
maximum permissible temperature rise n. izin verilebilir en yüksek sıcaklık artışı
rise and fall n. iniş çıkış
high rise building n. çok yüksek bina
rise in salary n. maaş zammı
rise in salary n. maaş artışı
price rise n. fiyat artışı
rise of prices n. fiyatların tırmanması
huge rise n. aşırı yükseliş
massive rise n. aşırı yükseliş
huge rise n. aşırı yükselme
massive rise n. aşırı yükselme
rise of pressure n. basınç artışı
high-rise apartment blocks n. çok katlı apartmanlar
high-rise apartment blocks n. yüksek apartmanlar
high-rise factory n. çokkatlı fabrika
high-rise flats n. çokkatlı apartman
good news on the pay rise (for civil servants/workers) n. (memura/işçiye vb) zam müjdesi
good news (tidings) on pay rise for civil servants/labourers etc n. (memura/işçiye vb) zam müjdesi
unstoppable rise n. önlenemeyen yükseliş
rise of sea level n. deniz seviyesinin yükselmesi
a rise in drug-related crime n. uyuşturucu ile ilgili suçlarda artış
price rise n. zam
sharp rise n. keskin yükseliş
low rise n. düşük bel
on the rise adj. yükselmekte
low rise adj. alçak sesli
on the rise adj. artmakta
on the rise adj. yükselişte
low-rise adj. asansörsüz ve alçak (bina)
high-rise adj. yüksek (bina)
high-rise adj. çok katlı (bina)
on the rise adv. had safhada
not giving rise to prep. mahal bırakmaksızın
Phrasals
rise against someone birine baş kaldırmak
rise against someone birine karşı ayaklanmak
Proverb
if you lie down with dogs you will rise up with fleas üzüm üzüme baka baka kararır
he that lies down with dogs will rise up with fleas üzüm üzüme baka baka kararır
early to bed and early to rise makes a man healthy, wealthy and wise erken kalkan yol alır
early to bed and early to rise, makes a man healthy, wealthy and wise erken yatmak erken kalkmak insanı sağlıklı, zengin ve akıllı yapar
those who sleep with dogs will rise with fleas itle yatan bitle kalkar
those who sleep with dogs will rise with fleas körle yatan şaşı kalkar
if you lie down with dogs you will rise up with fleas körle yatan şaşı kalkar
Colloquial
rise to the bait taklaya gelmek
rise to the bait oyuna gelmek
rise with the lark karga bokunu yemeden kalkmak
all rise herkes kalksın
early to bed early to rise erken yatıp erken kalkma
early to bed early to rise erken yat erken kalk
rise and shine çakı gibi uyanmak
rise and shine sapasağlam uyanmak
death toll rise ölü sayısının artması
death toll is on the rise ölü sayısı artıyor
all rise ayağa kalkın (mahkeme)
rise to fame şöhrete giden yol
rise and shine! uyan!
rise and shine! kalk!
rise and shine! yeter yattığın!
rise and shine! kalkma zamanı!
Idioms
rise to the occasion üstesinden gelmek
rise in the world yıldızı parlamak
rise to the bait zokayı yutmak
rise to the bait dolduruşa gelmek
rise with the lark karga bokunu yemeden kalkmak
rise the bait oyuna gelmek
make someone's gorge rise sıkmak
make someone's gorge rise midesini kaldırmak
make someone's hackles rise on birini çok kızdırmak
make someone's gorge rise öfkelendirmek
make someone's gorge rise birisine rahatsızlık vermek
make someone's hackles rise on sinirden kudurtmak
make someone's hackles rise on sinirlerini ayağa kaldırmak
make someone's gorge rise birini rahatsız etmek
make someone's gorge rise tiksindirmek
make someone's gorge rise hoşnutsuz etmek
make someone's hackles rise on çok öfkelendirmek
make someone's hackles rise on gıcık etmek
make someone's gorge rise üzmek
make someone's hackles rise on küplere bindirmek
make someone's hackles rise on birisini sıkmak
rise oneself up above the crowd kendini herkesten farklı göstermek
rise from the ashes küllerinden doğmak
rise from the ashes küllerinden çıkmak
rise from the ashes yok oldu sanılırken yeniden ortaya çıkmak
rise up in arms kafasının tası atmak
rise up in arms başkaldırmak
rise up in arms sinirlenmeye başlamak
get a rise out of sinirlendirmek
get a rise out of tepesini attırmak
get a rise out of alaya almak
rise like a phoenix from the ashes anka kuşu gibi küllerinden doğmak
lord willing and the creek don't rise kısmetse
lord willing and the creek don't rise herhangi bir aksilik çıkmazsa
rise from the dead küllerinden doğmak
rise in the world hayatta başarılı olmak
rise in the world işleri yolunda gitmek
rise in the world yükselmek
rise to the bait tuzağa düşmek
rise from the ranks çekirdekten yetişmek
rise from the ranks çekirdekten gelmek
rise from the ranks bir organizasyonun (en) alt basamaklarından başlayıp (en) üstlere çıkmak
feel one's gorge rise çok sinirlenmek
feel one's gorge rise sinirden midesi ağrımak
rise from the dead dirilmek
lord willing and the creek don't rise allah izin verirse
rise from the grave hortlamak
rise from the dead hortlamak
make somebody's hackles rise birini çok öfkelendirmek
make somebody's hackles rise birini sinirden kudurtmak
make somebody's hackles rise birini uyuz etmek
make somebody's hackles rise birini çok kızdırmak
make somebody's hackles rise birinin sinirlerini ayağa kaldırmak
make somebody's hackles rise birini küplere bindirmek
make somebody's hackles rise birini gıcık etmek
make somebody's hackles rise birisinin canını sıkmak
rise to the bait sazanlık etmek
rise to the occasion gerekeni yapmak
rise up against someone birine karşı ayaklanmak
rise to the challenge (güç bir vazifeyi/işi) başarabileceğini/yapabileceğini göstermek
rise to the challenge resti görmek
rise to the challenge zor bir işin/görevin üstesinden gelmek
get a rise from someone çileden çıkarmak
get a rise out of someone çileden çıkarmak
get a rise out of someone tepesini attırmak
get a rise from someone tepesini attırmak
rise to the top üste/yüzeye çıkmak
rise to the challenge lafın/meydan okumanın altında kalmamak
meteoric rise kariyer basamaklarını hızla tırmanma
meteoric rise ani yükseliş
Speaking
god willing and the creek don't rise herhangi bir aksilik çıkmazsa
god willing and the creek don't rise kısmetse
god willing and the creek don't rise allah izin verirse
Slang
rise the bait tufaya gelmek
Trade/Economic
rise in value değer artışı
rise in price fiyat artışı
rise in interest rates faiz oranlarında artış
rise of quotation kurların yükselmesi
rise in costs maliyetlerde yükselme
rise capital sermayeyi artırmak
rise of wages ücretlerin artması
big-board rise hızlı fiyat artışı
rise in price fiyat yükselmesi
rise in wages ücretlerin artması
rise in wages ücret zammı
be on the rise yükselmekte olmak
wage rise maaş zammı
salary rise maaş zammı
wage rise ücret artışı
salary rise ücret artışı
rise in price fiyat yükselişi
rise in price fiyatta yükselme
rise of wage maaş zammı
rise in value kıymeti yükselmek
rise of wage maaşlara yapılan zam
rise in value değeri artmak
rise of wage ücret zammı
record rise rekor yükselme
record rise rekor artış
ask for a rise zam istemek
a pay rise maaş zammı
a pay rise ücret zammı
the number of redundancies is on the rise işten çıkarmalar artıyor
speculate for the rise değer artışı üzerinden spekülasyon yapmak
price-rise fiyat artışı
slight rise in value hafif değer artışı
a large pay-rise büyük maaş zammı
continuous price rise sürekli fiyat artışı
pay rise ücret zammı
pay rise maaş zammı
high rise yüksek artış
low-rise condominium az katlı kat mülkiyeti
all the boats rise (wall street slang) borsa yükseliyor
rate of rise (in salary) (maaş) zam oranı
rise of wage ücretlere yapılan zam
Technical
voltage rise gerilim yükselmesi
capillary rise kılcal yükseklik
voltage rise gerilim yükselişi
plume rise dumanın yüksekliği
rise time yükselme süresi
rate of rise of water level su seviyesi yükselme hızı
velocity of capillary rise kapiler yükselme hızı
capillary rise kapiler yükseklik
rise and fall çıkış ve iniş
rate of capillary rise kapiler yükselme hızı
height of rise of the ground water yeraltı su düzeyinin yükselme niceliği
rise velocity yükselme hızı
velocity of capillary rise kılcal yükselme hızı
height of rise of the ground water yeraltı su seviyesinin yükselme miktarı
height of capillary rise kap iler yükseklik
rise time yetişme süresi
rate of rise of water level su düzeyi yükselme hızı
rise of the water suyun yükselmesi
slow pressure rise kontrollü yanma
height of rise of the ground water yeraltı su düzeyinin yükselme değeri
high rise cold store kule tipinde soğuk depo
capillary rise kapiler yükselme
rise of span açıklık yüksekliği
rise time yükselme zamanı
dew-point rise çiy noktasının yükselmesi
high-rise erection yüksek yapı montajı
rapid pressure rise ani basınç artışı
plume rise dumanın yükselmesi
voltage rise voltaj yükselmesi
pulse rise time darbe yükselme süresi
maximum permissible temperature rise izin verilebilir en yüksek sıcaklık artışı
temperature rise sıcaklık artışı
temperature rise sıcaklık yükselmesi
temperature rise ısı artışı
temperature rise due to rated current beyan akımı nedeniyle sıcaklık artışı
measurement of lamp cap temperature rise lamba başlığı sıcaklık artışının ölçümü
temperature rise assessment by extrapolation ekstrapolasyon ile sıcaklık artışı değerlendirilmesi
temperature rise and resistance to fatigue sıcaklık yükselmesi ve yorulma direnci
lamp cap temperature rise lamba başlığının sıcaklık artışı
determination of temperature rise and resistance to fatigue sıcaklık yükselmesi ve yorulma direncinin tayini
pressure rise basınç yükselmesi
rate of rise artış hızı
pressure rise basınç artışı
potential rise gerilim yükselmesi
rise-in-voltage relay gerilim yükselme rölesi
rise-in-voltage relay gerilim yükselme koruması
permissible temperature rise müsaade edilen sıcaklık artışı
rise time degradation yükselme süresinin bozulması
winding temperature rise sargı ısınması
temperature rise limit sıcaklık artış sınırı
maximum rate of pressure rise azami basınç yükselme oranı
Computer
pulse rise time darbe
pulse rise time vurum yükselme süresi
pulse rise time darbe yükselme süresi
Informatics
pulse rise time vurum yükselme süresi
rise time yükselme süresi
Telecom
rise time artış zamanı
pulse rise time darbe yükselme süresi
rise time yükselme süresi
rise time yetişme süresi
Electric
voltage rise gerilim yükselişi
Textile
low rise pants düşük belli pantolon
front rise pantolonda ağ ile kemer yeri ucu arasındaki bölüm
Construction
rise (of stairs) basamak aynası
high-rise building büyük bina
high-rise building kuleyapı
high-rise building kulebina
high-rise building yüksek bina
high-rise building kule yapı
high-rise structure yüksek bina strüktürü
high-rise structure kuleyapı strüktürü
high-rise çok katlı ve yüksek bina bloğu
high-rise buildings yüksek katlı binalar
high-rise building yüksek yapı
Lighting
rise time gelişme süresi
rise and fall pendant değişken askılı ışıklık
Automotive
pressure rise coefficient basınç yükselme katsayısı
Aeronautic
drag rise mach number engelleme artış mak sayısı
Marine
sea level rise deniz seviyesi yükselmesi
tidal rise gel-git sonrası su seviyesinde artma
temperature-rise region sıcaklığı yüksek bölge
Medical
rise of the blood sugar level kan şekerinin yükselmesi
capillary rise kılcal yükselme
rise (for the blood sugar) şekerin yükselmesi
rise in serum creatinine serum kreatinin düzeyinde artış
Chemistry
pseudo-adiabatic temperature rise of liquid when cured under acid conditions asidik şartlarda kürlenen sıvı rezollerin psödo-adyabatik sıcaklık artışının belirlenmesi
pseudo-adiabatic temperature rise psödo-adyabatik sıcaklık artışı
free rise density serbest yoğunluk
Biology
hormone which causes blood pressure to rise adrenalin
Education
high rise building yüksek bina
Linguistics
rise-fall yükselen-alçalan
rise-fall inip-çıkan
History
rise of the ottoman empire osmanlı'nın yükselme dönemi
rise of the ottoman empire osmanlı devleti yükselme dönemi
Environment
rise time yükselme zamanı
Geography
continental rise kara yükselmesi
Geology
capillary rise kapilar yükselim
continental rise kıtasal yükselti
east pasific rise doğu pasifik yükseltisi
florence rise florens yükselimi
Football
rise for a high ball kafa topuna çıkmak
rise for a high ball kafaya çıkmak