sorry - Turkish English Dictionary
History

sorry

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "sorry" in Turkish English Dictionary : 27 result(s)

English Turkish
Common Usage
sorry adj. üzgün
General
sorry v. esef etmek
sorry v. eseflenmek
sorry adj. hüzünlü
sorry adj. kepaze
sorry adj. acınacak halde
sorry adj. üzüntülü
sorry adj. müteessir
sorry adj. gamlı
sorry adj. acı
sorry adj. sudan
sorry adj. kasvetli
sorry adj. kederli
sorry adj. üzgün
sorry adj. berbat
sorry adj. zavallı
sorry adj. üzücü
sorry adj. saçma
sorry adj. pişman
sorry adj. maalesef
sorry adj. kötü
sorry adj. elemli
Speaking
sorry affedersiniz
sorry özür dilerim
sorry üzgünüm
Computer
sorry pardon
sorry üzgünüz

Meanings of "sorry" with other terms in English Turkish Dictionary : 289 result(s)

English Turkish
Common Usage
be sorry v. üzülmek
General
be sorry for v. pişman olmak
make sorry show v. başarısız olmak
make somebody feel sorry v. pişman etmek
be sorry for v. acınmak
be very sorry v. bin pişman olmak
feel very sorry v. dizini dövmek
feel sorry for somebody v. acımak
feel sorry v. pişman olmak
be sorry v. pişman olmak
be sorry for v. acımak
be sorry v. esef etmek
be sorry v. eseflenmek
be sorry v. özür dilemek
feel sorry for v. acımak
be sorry v. üzülmek
be sorry for v. üzülmek
be sorry for v. yerinmek
be sorry v. yerinmek
be sorry to v. üzgün olmak
feel sorry v. üzülmek
feel sorry for v. üzülmek
make sorry show v. becerememek
be sorry v. müteessir olmak
be too sorry to say a word v. ağzını bıçak açmamak
be sorry v. üzgün olmak
be greatly sorry (for someone) v. yürek sızlamak
not feel sorry v. acımamak
feel sorry for oneself v. derdine yanmak
be sorry v. esef duymak
be deeply sorry v. derin üzüntü duymak
be sorry for v. -e acımak
feel sorry for v. -e acımak
be sorry to inform that v. üzülerek bildirmek
be sorry to hear v. duyduğuna üzülmek
feel sorry v. üzüntü duymak
make someone feel sorry v. bin pişman etmek
be sorry to tell v. üzülerek söylemek
be sorry to say v. üzülerek söylemek
feel sorry v. yazığı gelmek
sorry pickle n. zor durum
sorry! interj. üzgünüm!
Phrases
i am sorry to say that üzülerek söylemeliyim ki
i am sorry to say that üzülerek belirtmek durumundayım ki
i am sorry to inform you that üzülerek belirtmek durumundayım ki
i am sorry to say that üzülerek söylüyorum ki
sorry for the late reply (yazışmalarda vb) geç döndüğüm için
sorry for my late reply (yazışmalarda vb) geç döndüğüm için
sorry for the late response (yazışmalarda vb) geç döndüğüm için
sorry for my late reply (yazışmalarda vb) geç cevabım için
sorry for the late reply (yazışmalarda vb) geç cevabım için
sorry for the late response (yazışmalarda vb) geç cevabım için
sorry for my late reply geç cevap yazdığım için üzgünüm
sorry in advance şimdiden özür dilerim
sorry in advance peşinen özür dilerim
sorry for late reply geç cevap için özür
sorry for the inconvenience rahatsızlıktan dolayı özür dilerim/dileriz
better safe than sorry eşeği sağlam kazığa bağla
better safe than sorry eşeği sağlam kazığa bağlamalı
Proverb
better safe than sorry üzülmektense tedbirli olmak iyidir
better safe than sorry üzgün olmaktansa tedbirli olmak daha iyidir
Colloquial
sorry for my ignorance cahilliğimi mazur gör
sorry for my ignorance cahilliğimi mazur görün
sorry for the things i did yaptıklarım için üzgünüm
Sorry I asked sorduğum için üzgünüm
sorry that I asked sorduğum için üzgünüm
sorry we are closed üzgünüz kapalıyız
sorry for my delayed reply geç cevap verdiğim için üzgünüm
sorry about that kusura bakmayın
sorry about this formality bu formalite için özür dilerim
sorry for my late reply geç cevap verdiğim için üzgünüm
sorry for my delayed reply geç cevabım için üzgünüm
sorry for my late reply geç cevabım için üzgünüm
sorry for being late geç kaldığım için özür dilerim
sorry for being a pain başınızın etini yediğim için özür dilerim
sorry i woke you up uyandırdığım için özür dilerim
sorry for being rude kabalığım için üzgünüm
sorry for your loss başınız sağolsun
sorry for your trouble başınız sağolsun
sorry for our loss başımız sağolsun
a sorry state of affairs çok acıklı bir durum
sorry i must go kusura bakma ama gitmeliyim
sorry not my thing kusura bakma benim alanım değil
sorry about your brother erkek kardeşin için üzüldüm
sorry for your brother erkek kardeşin için üzüldüm
stop feeling sorry for yourself kendine acımayı kes
sorry 'bout that kusura bakmayın
sorry i can't go out tonight kusura bakma bu gece çıkamam
sorry dude too long didn't read it (tldr) okumadım kardeş durumumuz yoktu
sorry dude too long didn't read it (tldr) çok uzundu okumadım dostum
Idioms
better be sure than sorry korkulu rüya görmektense uyanık kalmak evladır
better safe than sorry pişman olacağıma sağlamcı davranayım
better safe than sorry korkulu rüya görmektense uyanık yatmak iyidir
better to be safe than sorry korkulu rüya görmektense uyanık yatmak iyidir
better to be safe than sorry pişman olacağıma sağlamcı davranayım
a sorry state of affairs üzüntü veren durum
a sorry state of affairs üzücü durum
a sorry sight üzücü bir görüntü
a sorry sight üzücü bir sahne
a sorry sight dağınık
a sorry sight kirli
sorry excuse inandırıcı olmayan mazeret
sorry excuse saçma özür
sorry excuse sudan bahane
Speaking
i am sorry başın sağolsun
i'm so sorry çok özür dilerim
sorry to have kept you waiting beklettiğim için özür dilerim
i'm sorry affedersiniz
we are sorry üzgünüz
i'm sorry! pardon
i am sorry başınız sağolsun
i am sorry to disturb you rahatsız ettiğim için özür dilerim
sorry to hear what happened geçmiş olsun
sorry, my fault özür dilerim, benim hatam
i'm sorry üzgünüm
i am sorry üzüldüm
sorry i can't help you özür dilerim size yardımcı olamayacağım
sorry i can't help you kusura bakmayın size yardımcı olamayacağım
sorry i can't help you özür dilerim sana yardımcı olamayacağım
i am sorry for your loss başınız sağolsun
sorry to bother you rahatsız ettim kusura bakmayın
sorry to disturb you rahatsız ettim kusura bakmayın
i am sorry to bother you rahatsız ettim kusura bakmayın
i am sorry to disturb you rahatsız ettiğim için üzgünüm
sorry for the inconvenience sana da zahmet oldu
i'm sorry to discomfort you sana da zahmet oldu
i'm sorry to trouble you sana da zahmet oldu
sorry for the trouble sana da zahmet oldu
i'm sorry to discomfort you zahmet oldu
i'm sorry to trouble you zahmet oldu
sorry for the trouble zahmet oldu
sorry to trouble you size zahmet verdiğim için üzgünüm
sorry for that bunun için üzgünüm
i am really sorry gerçekten özür dilerim
i am sorry for what i did yaptıklarım için üzgünüm
i am sorry for you adına üzüldüm
sorry for you adına üzüldüm
no need to be sorry özür dilemene gerek yok
no need to be sorry özür ne demek
no need to be sorry özüre gerek yok
no need to be sorry özür gerekmez
you don't have to be sorry özür gerekmez
you don't have to be sorry özüre gerek yok
you don't have to be sorry özür dilemene gerek yok
you don't have to be sorry özür ne demek
i am sorry for you senin için üzgünüm
i am sorry for you sizin için üzgünüm
sorry to hear duyduğuma üzüldüm
i am sorry for you sizler için üzgünüm
I'm sorry but do I know you? özür dilerim ama seni tanıyor muyum?
I am so sorry çok üzüldüm
I am so sorry but çok üzgünüm ama
I am terribly sorry but çok üzgünüm ama
I was so sorry çok üzüldüm
i am sorry to bother you sizi rahatsız ettiğim için özür dilerim
you'll be sorry you asked bunu sorduğuna pişman olacaksın
I am really sorry gerçekten çok üzgünüm
are you sorry you asked? sorduğuna pişman mı oldun?
are you sorry you asked? sorduğun için pişman mısın
i'm sorry i didn't know üzgünüm bilmiyordum
don't you feel sorry for me benim için üzülme sakın
did you come all the way over here just to say you're sorry? tüm bu yolu benden özür dilemek için mi geldin?
i don't feel sorry for you senin için üzülmüyorum
I'm very sorry to hear about that bunu duyduğuma çok üzüldüm
i'm sorry you're having problems at home evde sorunların olduğu için üzgünüm
sorry about that bunun için üzgünüm
i am so sorry çok üzgünüm
i'm so sorry for the wait beklettiğim için üzgünüm
i'm sorry to call you so early seni bu kadar erken aradığım için özür dilerim
sorry for being a pain in the neck başınızın etini yediğim için özür dilerim
i'm sorry we can't help you kusura bakmayın size yardım edemeyiz
i'm sorry we can't help you üzgünüm size yardımcı olamayız
we're sorry to take up your time vaktinizi aldığımız için özür dileriz
we're sorry to take up your time vaktinizi aldık özür dileriz
tell him i'm sorry ona üzgün olduğumu söyle
don't feel too sorry for my sister kardeşim için fazla üzülmeyin
i'm sorry for your loss başınız sağ olsun
i'm very sorry kusuruma bakmayın
i'm very sorry kusura bakmayın
i'm sorry but that's what i think kusura bakmayın ama benim görüşüm böyle
i'm sorry but that's what i think kusura bakmayın ama ben böyle düşünüyorum
i'm sorry i can't help it ne yapayım elimde değil
i'm sorry to keep you waiting seni beklettiğim için özür dilerim
i'm sorry to keep you waiting beklettiğim için özür dilerim
i'm sorry to keep you waiting sizi beklettiğim için özür dilerim
I'm sorry to hear that bunu duyduğuma üzüldüm
sorry to hear that bunu duyduğuma üzüldüm
sorry to interrupt böldüğüm için özür dilerim
i'm sorry to interrupt you but sözünüzü/lafınızı kestim (ama)
i'm sorry to interrupt you but sözünü/lafını kestim (ama)
i'm sorry to interrupt you but sözünü/lafını balla kesiyorum ama
i'm sorry to interrupt you but sözünü balla kestim (ama)
i'm sorry to interrupt you but lafını balla kestim (ama)
i'm sorry but what does this have to do with us? kusura bakmayın ama bunun bizimle ne ilgisi var?
i'm sorry for your loss başın sağ olsun
just look me in the eye and say you're sorry sadece gözlerimin içine bak ve benden özür dile
i'm sorry about the mess dağınıklık için özür dilerim
i bet you are sorry eminim üzülmüşsündür
i'm sorry for your brother erkek kardeşin için üzüldüm
i'm sorry about your brother erkek kardeşin için üzüldüm
sorry i'm late özür dilerim geciktim
i'm so sorry çok üzgünüm
i'm sorry to interrupt your class dersinizi böldüğüm için özür dilerim
i'm sorry to interrupt your lesson dersinizi böldüğüm için özür dilerim
sorry to bother you rahatsız ettiğim için özür dilerim
i am sorry, but özür dilerim, ama
i'm sorry, but özür dilerim, ama
i'm sorry i wasted your time vaktini boşa harcadığım için üzgünüm
i am sorry to hear of your loss başın sağ olsun
i am sorry to hear of your loss başınız sağ olsun
i am sorry to hear of your loss başın sağolsun
i am sorry to hear of your loss başınız sağolsun
if i gave you that impression i'm so sorry sana bu izlenimi verdiysem çok özür dilerim
if i gave you that impression i'm so sorry sana böyle hissettirdiysem çok özür dilerim
sorry to say söylemek istemezdim ama
sorry to say kusura bakma ama
i'm sorry i cannot understand you üzgünüm seni anlamıyorum
sorry 'bout that bunun için üzgünüm
sorry i can't go out tonight özür dilerim bu gece çıkamam
i'm sorry to hear duyduğuma üzüldüm
(i'm) sorry you asked (that) hiç sorma!
(i'm) sorry you asked (that) ne sen sor ne ben söyleyeyim!
i'm sorry to say that bunu söylediğim için üzgünüm
i am so sorry for all of this tüm bunlar için özür dilerim
i'm sorry about what i said the other night geçen gece söylediğim şey için özür dilerim
sorry i can't hear you affedersiniz sizi duyamıyorum
sorry to wake you sizi uyandırdığım için özür dilerim
sorry i'm late geciktim kusura bakma
i'm sorry to bother you rahatsız ettiğim için özür dilerim
i just wanted to say i was sorry sadece özür dilemek istedim
i'm sorry i haven't written for awhile bir süredir sana yazamadığım için özür dilerim
i'm sorry i haven't written for awhile bir süredir yazamadığım için üzgünüm
I'm sorry about what happened/the things that happened olanlar için özür dilerim
sorry you had to find out this way bu şekilde öğrendiğin için üzgünüm
sorry i'm late kusura bakma geç kaldım
I'm sorry for what they did to you sana yaptıkları için çok üzgünüm
I'm sorry for what he did to you onun sana yaptıkları için özür dilerim
I'm really sorry to hear that bunu duyduğuma gerçekten üzüldüm
sorry for the mess dağınıklık için kusura bakmayın
sorry for the mess dağınıklık için kusuruma bakmayın
I'm sorry about what I said söylediklerim için özür dilerim
I'm sorry about what I said söylediğim şey için özür dilerim
I'm sorry about what I said söylediğim şeyler için özür dilerim
I'm sorry, but it's over çok özür dilerim ama bitti
I am sorry I missed the bus özür dilerim otobüsü kaçırdım
sorry for the mess ortalık dağınık kusura bakmayın
sorry for the mess dağınıklığımın kusuruna bakmayın
i'm sorry you had to see that bunu görmek zorunda kaldığınız için kusura bakmayın
i'm sorry you had to see that bunu görmek zorunda kaldığın için özür dilerim
i'm sorry you had to see that bunu görmek zorunda kaldığın için kusura bakma
i'm sorry you had to see that bunu görmek zorunda kaldığınız için özür dilerim
sorry to bother you rahatsız ettiğimiz için kusura bakmayın
I am sorry üzgünüm
i'm very sorry about my friend arkadaşımın kusuruna bakma
sorry to interrupt böldüğüm için üzgünüm
sorry to bother you rahatsız ettiğim için üzgünüm
I'm sorry if I hurt you seni kırdıysam özür dilerim
I'm sorry to bother you rahatsız ettiğim için özür dilerim
I'm sorry to bother you rahatsız ettiysem özür dilerim
I'm sorry if I bothered you rahatsız ettiysem özür dilerim
I'm sorry I missed the meeting özür dilerim toplantıyı kaçırdım
I'm sorry I missed the meeting toplantıyı kaçırdığım için çok üzgünüm
i'm sorry that i wasn't there orada olmadığım için özür dilerim
we are sorry to hear that ...duyduğumuza üzüldük
we are sorry to hear that bunu duyduğumuza üzüldük
sorry for being late geciktiğim için özür ilerim
sorry for being late geç kaldığım için özür dilerim
tell him/her/them that I'm sorry özür dilediğimi söyleyin
sorry, my bad özür dilerim, benim hatam
sorry, my bad kusura bakma, benim hatam
I'm sorry that I can't come today bugün gelemeyeceğim için üzgünüm
sorry for the confusion karışıklık için özür dilerim
I am sorry for the misunderstanding yanlış anlaşılma için özür dilerim
i am sorry kusura kalmayın
I'm sorry I misspelled it afedersiniz yanlış yazmışım
sorry it was a mistake kusura bakma yanlışlıkla oldu
I'm sorry to interrupt böldüğüm için özür dilerim
I'm sorry to interrupt böldüğüm için üzgünüm
sorry for the delay gecikme için kusura bakmayın
sorry for the delay gecikme için kusura bakma
I am sorry for hurting you seni kırdığım için üzgünüm
Chat Usage
i'm sorry i can't understand you üzgünüm seni anlamıyorum
Slang
sorry-ass işe yaramaz/kalitesiz mal/eşya
sowwie (sorry) kusura bakma
sowie (sorry) özür dilerim
Computer
i'm sorry cards üzgünüm kartları
sorry an error has occurred özür dileriz bir hata oluştu
Ottoman Turkish
i am sorry to say maatteessüf
be sorry müteessir olmak