block - Turco Inglés Diccionario

block

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

block — Definition

Significado:
blok, engel, bloke etmek
Pronunciación (IPA):
(AmE /blɑːk/ – BrE /blɒk/)
Categoría gramatical:
İsim: block (blocks); Fiil: block (blocks – blocked – blocking)

Significados de "block" en diccionario turco inglés : 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
block n. blok
We used concrete blocks to build a garage.
Garaj inşa etmek için beton bloklar kullandık.

More Sentences
block v. engellemek
The receiver was blocked by the defensive line.
Top tutucu savunma hattı tarafından engellendi.

More Sentences
block v. bloke etmek
Antipsychotics primarily block dopamine pathways in the brain and are useful for mania and bipolar depression.
Antipsikotikler öncelikle beyindeki dopamin yollarını bloke eder ve mani ve bipolar depresyon için faydalıdır.

More Sentences
General
block n. engel
Overtaxing is the major block to small companies' success.
Aşırı vergilendirme, küçük şirketlerin başarısının önündeki en büyük engeldir.

More Sentences
block n. parsel
He lost a twenty-acre block in gambling.
Kumarda yirmi parsellik bir arsayı kaybetti.

More Sentences
block n. apartman
When I bought this house, it was the largest house on the block.
Bu evi aldığımda, apartmandaki en büyük evdi.

More Sentences
block n. tutukluk
She had a mental block when she saw her favourite actor.
En sevdiği aktörü gördüğünde beyni adeta tutukluk yapmıştı.

More Sentences
block n. kütük
The statue was carved from a block of cherry wood.
Heykel bir kiraz ağacı kütüğünden oyulmuştu.

More Sentences
block v. kesmek
Tom blocked my way.
Tom yolumu kesti.

More Sentences
block v. bloklamak
Sami blocked us on his Instagram.
Sami bizi İnstagram'ında blokladı.

More Sentences
block v. bloke etmek
Antipsychotics primarily block dopamine pathways in the brain and are useful for mania and bipolar depression.
Antipsikotikler öncelikle beyindeki dopamin yollarını bloke eder ve mani ve bipolar depresyon için faydalıdır.

More Sentences
block v. önünü kesmek
We were able to block the convoy and rescue the animals.
Konvoyun önünü kesmeyi ve hayvanları kurtarmayı başardık.

More Sentences
Telecom
block n. blok
We used concrete blocks to build a garage.
Garaj inşa etmek için beton bloklar kullandık.

More Sentences
Construction
block n. mahalle
He quickly made friends with the new boy on the block.
Mahalledeki yeni çocukla çabucak arkadaş oldu.

More Sentences
Statistics
block n. blok
We used concrete blocks to build a garage.
Garaj inşa etmek için beton bloklar kullandık.

More Sentences
Sport
block n. blok
We used concrete blocks to build a garage.
Garaj inşa etmek için beton bloklar kullandık.

More Sentences
General
block n. kütle
block n. büyük bina
block n. büyük parça
block n. makara
block n. tıkama
block n. sıkışıklık
block n. iki cadde arasındaki binalar
block n. palanga
block n. kütük/kaya/taş parçası
block n. arsa parçası
block n. tıkanıklık
block n. birlik
block n. binalar dizisi
block n. tıkayan şey
block n. kalıp
block n. seri
block n. toplu
block n. kesme bloğu
block n. üzerinde insanların kellesinin uçurulduğu sert bir yüzey
block n. blok oyuncak
block n. (oyuncak) yapı bloğu
block n. perukluk
block n. (bilet, hisse) tek bir birim olarak işlem gören kısım
block n. (niteleyici olarak) blok
block n. bloknot
block n. üzengi
block n. araç basamağı
block n. blok et
block n. (dama, iskambil gibi oyunlarda) yapılacak hamle kalmaması
block n. pat
block n. makineye çıkmak için kullanılan basamak
block n. kaide
block n. kütüğü keserken desteklemek için kullanılan bir çerçeve
block n. rölyef baskı plakasının yerleştirildiği ahşap veya metal plaka
block n. el baskısı için çok büyük bir baskı
block n. cezaevi hücre bloğu
block v. kalıplamak
block v. alıkoymak
block v. yol kesmek
block v. durdurmak
block v. kapamak
block v. tıkamak
block v. engel oluşturmak
block v. blokla desteklemek
block v. blokla güçlendirmek
block v. blokla yerinde tutmak
block v. blok üzerinde şekillendirmek
block v. blok üzerinde hazırlamak
block v. (metin, veri) işaretleyerek ayırmak
block v. bir kıyafeti eski boyutlarına geri getirmek
Trade/Economic
block v. (hükümet, merkez bankası) varlık veya para birimi kullanımını veya dönüşümünü sınırlamak
Politics
block n. siyasi grup
block v. (önerge, yasa tasarısı) geçmesini durdurmak
Technical
block n. cam kesici kafası
block n. gövde
block n. kalıp
block n. klişe
block n. makara
block n. mastar kalıp
block n. palanga
block n. oymaya hazır, ahşap, taş malzeme
block n. blok halinde işlem gören unsurlar
block n. blok pul
block n. tıkayıcı
block n. tıkaç
block n. ahşap bağlantısı
block n. lambri ile duvar arasına yerleştirilen bariyer
block n. kama gövdesi
block n. yay destek bloğu
block n. makas takozu
block v. önünü kapatmak
block v. tıkanmak
block v. sıcak baskı yapmak
block v. (şeker pancarı fidanı) kazmayla sökmek
Computer
block n. öbek blok
block n. öbek
block v. öbeklemek
block expr. önle
Electric
block v. girişi aşırı yükleyerek elektron tüpünden alternatif akım çıkışını durdurmak
Mechanic
block n. makine bloğu
block n. takoz mastarı
Construction
block n. yapı bloğu
Automotive
block n. ayırıcı blok
block n. silindirlerin yer aldığı motor parçası
block n. selektör bloğu
block n. vites kolu bloğu
block n. fren takozu
block n. halat hızını sürtünme ile kontrol etmeye yarayan cihaz
Railway
block n. hat bloğu
block n. kanton
block n. sinyallerle kontrol edilen demiryolu bölümü
block v. (trenleri) blok sisteminde işletmek
Marine
block n. makara
block n. torno
block n. gemi omurgası desteği
block n. kason
Mining
block n. kömür bloğu
Medical
block v. (ilaçlarla) fizyolojik işlevi önlemek
Psychology
block n. konuşma bloğu
block n. düşünce bloğu
block v. hatırlayamamak
Physiology
block v. anestetik madde kullanarak fizyolojik bir işlevi durdurmak
block v. sinir sinyallerinin iletimini durdurmak
Pathology
block n. sinir bloğu
block n. kalp bloğu
block n. sinir bloğu
Chemistry
block v. etkisiz duruma getirmek
Biology
block n. uyuma dönemi
Geology
block n. fay bloğu
Sport
block n. karşılama
block n. (kriket) blok
block n. koşucuların yarış başlangıcında ayaklarını bastıkları pedallı alet
block v. rakibi vücudu kullanarak engellemek
block v. topu vücudunu kullanarak durdurmak
block v. vücudunu kullanarak topun yönünü saptırmak
block v. (kriket) topu defansif oynamak
Football
block n. rakibi vücudu kullanarak engelleme
Baseball
block n. oyuncular dışında biri tarafından müdahale edilen bir beyzbol topu
block n. top vurucusunun gard pozisyonunu işaretlemek için yerde yapılan hafif bir girinti
Card
block v. oyunu kontrol etmek
Music
block n. budizm seremonilerinde kullanılan bir perküsyon aleti
Printery
block n. kalıp
block n. klişe
block v. blok baskıyla yaldızlı kapak baskısı yapmak
Archaic
block v. ablukaya almak
block v. kuşatmak
Slang
block n. kafa
block n. baş
block n. açık artırma platformu
block n. müzayede platformu
block n. aptal
block n. ahmak
block n. mal
block n. hödük

Significados de "block" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
block and pulley n. palanga
cinder block n. cüruf briketi
cylinder block n. motor gövdesi
mounting block n. binektaşı
swivel block n. fırdöndülü makara
erratic block n. sapkıntaş
block and tackle n. palanga takımı
block of flats n. apartman binası
sheave of a block n. makara dili
block letter n. büyük harf
concrete block n. beton blok
lab block n. laboratuvar binası
city block n. kesişen sokaklarla ayrılan blok
block capital n. büyük harf
pulley block n. palanga
tower block n. yüksek apartman
demolition block n. tahrip kalıbı
block of flats n. apartman
lifting block n. kaldırma bloğu
trap block n. tuzak makarası
message block n. mesaj bloğu
link block n. ara takozu
printing block n. baskı kalıbı
block letter n. kitap yazısıyla yazılan büyük harf
office block n. iş hanı (büroların bulunduğu)
tower block n. yüksek büro binası
apartment block n. apartman
stumbling block n. engel
building block n. temel ilke
roof block n. çatı bloku
wood block n. gravür
wood block n. ağaç kütüğü
stumbling block n. zorluk
date block n. yapraklı takvim
apartment block management meeting n. apartman yönetim toplantısı
block building n. blok yapı
alpha block n. alfa blok
block user n. blok kullanıcı
timber block n. dolgu
ice block n. buz parçası
double brake block holder n. sabo tutucusu
chock-a-block n. hıncahınç
printing block n. klişe
office block n. iş hanı
tower block n. apartman
tower block n. yüksek bina
block work n. blok çalışması
road block n. yol kapaması
mental block n. psikolojik engel
block booking n. blok rezervasyon/yer ayırtma
sketch block n. karalama defteri
building block n. temel yapı taşı
wood block n. ahşap blok
wooden block n. ahşap blok
block vote n. blok oy
block vote n. toplu oy
chopping block n. doğrama kütüğü
chopping block n. odun kesme kütüğü
colour block n. renkli klişe
block booking n. blok kiralama
block booking n. blok olarak satınalma
block construction n. blok inşaat
butcher's block n. kalın kesme tahtası
sketch block n. eskiz defteri
block of ice n. buz kütlesi
urinal deodorizer block n. pisuvar tableti
quartering block n. suçlunun bedeninin parçalandığı blok
building block n. oyuncak yapı bloğu
horse block n. araç basamağı
horse block n. üzengi
block (canada) n. keşif yapılmamış bir bölgedeki bir grup kasaba
block [australia/new zealand] n. arsa
block parent program of canada n. kanada'da bir hayır ve çocuk kurumu
measuring block n. ölçü birimi
measuring block n. ölçüm birimi
hat block n. şapka bloğu
horn block n. temel
horn block n. dayanak
horn block n. pedestal
mounting-block n. binektaşı
mounting-block n. eskiden ata binmeye yardımcı olması için kullanılan taş
office block n. ofis binası
writer's block n. yazar tıkanıklığı
plumber block n. yatak gövdesi
plumber block n. şaft kovanı
scribbling block n. not defteri
starting block n. başlangıç
starting block n. bir dönemin başlangıcı
block the light v. karanlık etmek
block breathing v. nefes almayı engellemek
block up v. kapamak
block up v. doldurarak kapamak (deliği/boşluğu)
block up v. tıkamak
block out v. kötü bir olayı zihinden uzaklaştırmak
block out v. taslak yapmak
block up v. karşılamak
block out v. üzerinde oynamak (fotoğraf vb)
block off v. yolunu tıkamak
block off v. erişimi engellemek
block off v. geçişine izin vermemek
block the road v. yolu kapamak
go to the block v. idama gitmek
block the road v. yolu tıkamak
block one's view v. (arabada vb) görüşünü kapamak
arm block v. (dövüş sporlarında) rakibin hamlesini kol ile kesmek/engellemek
block out v. bloke etmek
block out v. görmezden gelmek
block out v. akıldan çıkarmak
block out v. girmesini engellemek
block out v. zihinden uzaklaştırmak
set up road block v. yola barikat kurmak
block contact v. kontağı/kişiyi bloklamak
block (out) v. taslağını çıkarmak
block (out) v. kabataslak belirtmek
block (up) v. (kütük ev) duvarlarını yükseltmek
chock-a-block adj. dopdolu
chock-a-block adj. ağzına kadar dolu
chock-a-block adj. tıka basa
block-busting adj. ürünün bitmekte olduğu izlenimi uyandırarak satışını teşvik eden
block-busting adj. gişe rekortmeni
block-busting adj. satış rekoru kırdıran
block-busting adj. ses getiren
butcher block adj. yüzeyi kasap kütüğüne benzeyen
butcher-block adj. kasap tahtasına benzeyen
chock-a-block adv. mümkün olduğunca tam halde
Phrasals
block (someone or something) in v. birinin geçiş yolunu tıkamak
block (someone or something) in some place v. birinin geçiş yolunu tıkamak
block on (something) v. nutku tutulmak
block on v. aklından çıkmak
block up v. kabız etmek
block something out v. ayrıntılı olarak gözler önüne sermek
block something out v. görüşünü kapatmak/engellemek
block on v. birden unutmak
block out v. ayrıntılı olarak gözler önüne sermek
block out v. zaman/vakit ayırmak
block someone up v. (yiyecek) kabız etmek
block out v. etraflıca açıklamak
block something out v. etraflıca açıklamak
block on v. nutku tutulmak
block out v. niyetini ortaya dökmek
block someone up v. peklik vermek
block on (something) v. birden unutmak
block out v. baştan sona açıklamak
block on v. ağzı dili tutulmak
block up v. kabız olmak
block out v. zaman vermek
block up v. peklik çekmek
block on (something) v. ağzı dili tutulmak
block someone up v. kabız bırakmak
block on (something) v. aklından çıkmak