¿ok - Turco Inglés Diccionario

¿ok

Significados de "¿ok" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
ok n. tasdik
ok n. kabul
ok n. rıza
ok, ok n. onay
ok n. onay
ok, ok n. tasdik
ok n. izin
ok n. (ingiliz dergi) ok
be ok v. iyi olmak
ok v. onaylamak
ok, ok v. tasdik etmek
make sure something is ok v. kontrol etmek
ok v. okeylemek
ok v. kabul etmek
ok v. peki demek
ok v. tasdik etmek
ok v. yetkilendirmek
feel ok v. iyi hissetmek
ok adj. iyi
ok adj. makbul
ok adj. izin verilebilir
ok adj. dayanılabilir
ok adj. hoş
ok adj. makul düzeyde
ok adj. ciddi bir şekilde yaralanmamış
ok adj. oldukça sağlıklı
ok adj. sevimli
ok adj. yeterli bir şekilde çalışan
ok adj. değerli
ok adj. uygun bir şekilde çalışan
ok adj. tatmin edici
ok adj. güvenilir
ok adj. yeterli
ok adj. hoşa giden
ok adj. kabul edilebilir
ok adj. kabul edilebilir
ok adj. doğru
ok adj. yaralanmamış
ok adj. uygun
ok adv. yeterli bir şekilde
ok adv. hoş bir şekilde
ok adv. yeterince iyi bir şekilde
ok! interj. haydi
ok, ok interj. tamam
ok! interj. tamam
ok interj. olur
ok interj. okey
ok, ok interj. olur
ok! interj. iyi
ok, ok interj. doğru
ok interj. tamam anlamında kısa ifade
ok, ok interj. geçer
ok interj. geçer
ok, ok interj. oldu
ok, ok interj. peki
ok interj. tamam
ok? interj. kabul ediyor musun?
ok interj. pekala
ok interj. evet
ok? interj. tamam mı?
ok interj. tamam mı
ok interj. olur mu
Phrases
ok but expr. tamam ancak
Colloquial
a-ok n. harika
get the ok v. birinden onay almak
give somebody the ok v. birine onay vermek
get the ok v. birinden müsaade almak
give somebody the ok v. birine müsaade vermek
give somebody the ok v. birine olur vermek
give one the ok v. (birine) izin vermek
give the ok v. izin vermek
get the ok v. kabul almak
give the ok v. onay vermek
get the ok v. birinden izin almak
give one the ok v. (birine) onay vermek
give the ok v. olur vermek
get the ok v. birinden olur almak
give the ok v. kabul etmek
give one the ok v. kabul etmek
give somebody the ok v. birine izin vermek
give one the ok v. (birine) olur vermek
give the ok v. müsaade vermek
give one the ok v. (birine) müsaade vermek
give somebody the ok v. kabul etmek
be doing ok v. başarılı olmak
be doing ok v. çok para kazanmak
rule ok v. en üstün olmak
rule ok v. en baskını/baskın olmak
rule ok v. her şeyin üstünde olmak
be doing ok v. iyi hissetmek
rule ok v. en iyisi/iyi olmak
be doing ok v. iyi olmak
be doing ok v. fena işlememek
be doing ok v. idare etmek
be doing ok v. ortalama bir başarı sergilemek
be doing ok v. makul olmak
be doing ok v. çok para yapmak
be doing ok v. çok para kazanmak
be doing ok v. fena para kazanmamak
be doing ok v. iyi para kazanmak
be doing ok v. başarılı olmak
be doing ok v. iyi iş yapmak
be ok v. fena olmamak
be ok v. idare eder olmak
get the ok v. müsaade almak
get the ok v. onay almak
give somebody the ok v. birine müsaade vermek
give somebody the ok v. birine onay vermek
get the ok v. olur almak
get the ok v. izin almak
give somebody the ok v. birine izin vermek
get the ok v. kabul almak
give somebody the ok v. birine olur vermek
doing ok adj. iyi hisseden
doing ok adj. idare eden
doing ok adj. iyi olan
ok? expr. tamam mı?
ok but expr. tamam ama
ok let's go but expr. gitmesine gidelim de
ok then expr. peki öyleyse
everything's ok expr. her şey yolunda
r u ok? expr. her şey yolunda mı?
r u ok? expr. iyi misin?
a-ok expr. mükemmel
a-ok expr. çok iyi
(is) everything ok? expr. nasılsın?
(is) everything ok? expr. iyi misiniz?
(is) everything ok? expr. nasılsınız?
(is) everything ok? expr. iyi misin?
(that's) ok by me expr. bana uyar
(that's) ok by me expr. benim için sorun değil
(that's) ok by me expr. benim için hava hoş
(that's) ok with me expr. benim için sorun değil
(that's) ok with me expr. benim için hava hoş
(that's) ok with me expr. bana uyar
everything will be ok expr. her şey düzelecek
everything will be ok expr. her şey güzel olacak
everything will be ok expr. her şey iyi olacak
everything will be ok expr. her şey yoluna girecek
feeling ok expr. kendini iyi hissediyor musun?
feeling ok expr. iyi olmak
feeling ok expr. iyi hissetmek
feeling ok expr. iyi misin?
... rule, ok? exclam. on numaradır, anladın mı?
doing ok? exclam. iyi misin?
... rule, ok? exclam. … en iyisidir, tamam mı?
... rules, ok? exclam. … en iyisidir, tamam mı?
... rule, ok? exclam. … mükemmeldir, anlaşıldı mı?
... rules, ok? exclam. on numaradır, anladın mı?
... rules, ok? exclam. … mükemmeldir, anlaşıldı mı?

Significados de "¿ok" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
ok arrow n.
General
ok atma oyunu darts n.
yay ve ok bow and arrow n.
üfleyerek ok atılan boru blowpipe n.
ok başları arrowheads n.
ok quill n.
ok ucu barb n.
ok atma oyununda kullanılan nişan tahtası dartboard n.
küçük ok dart n.
ok menzili bowshot n.
şimşek şeklinde ok thunderbolt n.
ok kılıfı quiver n.
ok beam n.
ok damağı fluke n.
ok barb n.
kısa ok bolt n.
üfleyerek ok atılan boru blowgun n.
ok missile n.
atlı arabaya ait ok shaft n.
üfleyerek ok atmaya yarayan boru blowgun n.
ok pole n.
yay (ok atmak için) bow n.
ok sapı shaft n.
yağmur (kurşun, ok vb) flight n.
güney afrika yerlilerinin mızrak veya ok yerine kullandıkları topuzlu değnek knobkerrie n.
geriye ok açısı sweepback n.
ok yapan ve satan kimse fletcher n.
ok ucu arrow head n.
ok dart n.
ok ve yay yapan ve satan bowyer n.
ok başına benzeyen arrowhead n.
ingiliz mallarını gösteren ok işareti broad arrow n.
kırık ok broken arrow n.
savaş ya da avcılıkta kullanılan bir ok ucu broadhead n.
okçuların ok atarken yaralanmamak için kollarına sardıkları koruma bracer n.
okçuların ok atarken yaralanmamak için kollarına sardıkları koruma arm-guard n.
bir sadak ok a quiver of arrows n.
bir torba ok a quiver of arrows n.
bir sadak dolusu ok a quiver of arrows n.
çift yönlü ok double headed arrow n.
ok atma sporu archery n.
uzun mesafeli ok atışı turtle-back shooting n.
ok yapan kimse arrowsmith n.
hedefin en dışındaki halkayı vuran ok white n.
(ok) hedefin dışındaki halka white n.
(okçuluk) dönerek hareket eden ve geçmişte arbalet ile kullanılan bir ok çeşidi vire n.
arbalet ile kullanılan bir tür tüylü ok vireton n.
ok tüyü wing n.
kafası dört köşeli ok quarrel n.
bir işarete ok atılan eski bir oyun blowpoint n.
taş ok ucu fairy stone n.
ok ucundaki v şeklinde işaret head n.
(mahkum kıyafetlerini işaretlemek için kullanılan) ok ucu işareti broad arrow n.
dikenli ve geniş uçlu ok broad arrow n.
boynuzdan yapılmış ok ucu horn n.
(uzak mesafede kullanılan) güçlü ok rover n.
yükseğe nişan alınan ok atışı drift n.
(at arabası vagonunda) ok ağacına takılan demir başlık pole cap n.
ok ağacına bağlı at pole horse n.
(atı ok ağacına bağlayan) semer kayışı pole piece n.
ok ağacına bağlı at poler n.
ok şaftı feather n.
ok arkalığı feather n.
ok tüyü feather n.
ok tüyleri feathering n.
havada süzülen ok fishtail n.
atılmış ok fishtail n.
ok demeti flash [obsolete] n.
uzun menzilli ok flight arrow n.
ok flon n.
düşman karşısında geri çekilirken atılan ok parthian arrow n.
ok prickshaft [obsolete] n.
ok ve yayla belirlenen işaret prick n.
ok shaft n.
ok gibi atılan şey shaft n.
bir sadak dolusu ok sheaf n.
her bir okçuya ayrılan ok sayısı sheaf n.
(ok gibi objelerden oluşan) destenin arma üzerindeki tasviri sheaf n.
yere düz düşen ok snake n.
(taş veya ahşaptan) ok atma platformu stake n.
ok gövdesi stale [obsolete] n.
ok şaftı stale [obsolete] n.
ok strale n.
(ilkel kabilelerde) üfleyerek ok atılan boru sumpitan n.
(ilkel kabilelerde) üfleyerek ok atılan boru sumpit n.
(ingiliz dergi) ok ok n.
ok olarak kullanılan ahşap sopa stave n.
(kutu oyunlarında hamle sayısının belirlenmesinde kullanılan) hareketli ok spinner n.
ok şaftı stele n.
ok gövdesi stele n.
keskin kenarlı ve sivri uçlu çelik ok başı swallowtail n.
ok gibi fırlamak dart v.
ok atmak shoot arrows v.
ok gibi atılmak spear up v.
ok gibi fırlamak spear up v.
(ok) gezlemek nock v.
ok atmak üzere yayı bükmek draw a bow v.
(ok atacak kişiyi) cesaretlendirmek için bağırmak cry aim v.
ok ile göstermek arrow v.
(ok) tüy takmak wing v.
(ok) düzensiz bir şekilde gitmek gad v.
(ok) uçarken titremek hobble v.
ok gibi fırlamak drive v.
ok gibi ileri atılmak drive v.
(ok) çok yükseğe gitmek scud v.
ok gibi fırlamak skive [dialect] v.
(ok) düşerken zemine saplanıp kalmak snake v.
ok gibi fırlamak squirt v.
(ok) dengesiz ilerlemek stagger v.
(ok) titreyerek ilerlemek stagger v.
(ok) aniden yaydan çıkmak start v.
(ok) birden fırlamak start v.
ok gibi fırlamak strike v.
ok başı şeklinde olan sagittally adj.
ok gibi like an arrow adj.
ok biçimli sagittally adj.
ok şeklinde arrow shaped adj.
çiviyazısında kullanılan kama veya ok biçimli işaretlerden oluşan cuneiform adj.
ok gibi arrow-like adj.
ok başı biçiminde sagittate adj.
ok gibi arrowy adj.
ok biçiminde arrowy adj.
ok işaretli arrowed adj.
ok gibi fırlayan emicant adj.
her iki uca doğru incelen (ok gövdesi) barrelled adj.
her iki uca doğru incelen (ok gövdesi) barreled adj.
kuş tüylü olmayan (ok) fledgeless adj.
kuş tüylü olmayan (ok) unvaned adj.
ok şeklinde belemnoid adj.
ok missive adj.
hedefin üzerinden geçip giden (ok) gone adj.
(ok) tek parça odundan yapılmış self adj.
ok gibi like a shot adv.
ok gibi arrowlike adv.
ok roger that interj.
ok sesi taklidi hewgh interj.
ok atış hattından hızlı geç uyarısı yapan ünlem fast interj.
ok/çivi dart N.
Phrasals
ok gibi/yıldırım gibi geçmek zip by v.
(bir şeyden birine/bir şeye doğru) ok gibi fırlamak/çıkmak dart out (of something) (at someone or something) v.
Phrases
ok yaydan çıktı the genie is out of the bottle expr.
Proverb
ok yaydan çıktı die is cast
ok yaydan çıktı fat is in the fire
Colloquial
(ok gibi fırlayarak) süratle girmek/çıkmak dart in and out v.
ok gibi fırlayıp çıkmak slam v.
Idioms
ok yaydan çıkmak the die is cast v.
ok yaydan çıktı/çıkmak let the genie out of the bottle v.
ok gibi hızlı swift as the wind adj.
ok gibi hızlı swift as thought adj.
ok gibi hızlı swift as an arrow adj.