çok ... - Turco Inglés Diccionario

çok ...

Significados de "çok ..." en diccionario inglés turco : 2 resultado(s)

Turco Inglés
Colloquial
çok ... as ... as they come expr.
çok ... as ... as you please expr.

Significados de "çok ..." con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
çok gelişme overdevelopment n.
çok az iş/çalışma/emek lack of work n.
çok yönlülük versatility n.
çok gayret etmek strain v.
çok korkutmak terrify v.
çok derin ve dipsiz abyssal adj.
çok renkli multicoloured adj.
çok renkli multicolored adj.
çok kötü awful adj.
çok büyük colossal adj.
çok yakın (ilişki/kimse) intimate adj.
çok pis filthy adj.
çok önemli crucial adj.
çok fazla too much adj.
en çok most adj.
çok komik very funny adj.
çok komik too funny adj.
çok komik so funny adj.
çok önemli vital adj.
çok yönlü versatile adj.
çok kolay very easy adj.
pek çok very much adv.
az çok more or less adv.
çok very adv.
çok many adv.
çok much adv.
çok az too little adv.
çok yaşa god bless you expr.
General
çok dayanıklı bir seramikten yapılan tabak stoneware n.
çok uzun zaman blue moon n.
çok yumuşak supersoft n.
çok uluslu şirketler multinational corporations n.
çok fazla bellyful n.
dinine çok bağlı olan kimse devotee n.
az çok sınırları belli olan toprak parçası region n.
aktarmasız biletin fiyatını kırmak için çok sektörlü bir yolculuk için ayrı biletlerin basılması split ticketing n.
çok yaşlı olma elderliness n.
en çok satılan best seller n.
çok önemli a matter of life and death n.
çok miktar large amount n.
çok eşli adam polygynist n.
çok yönlülük versatility n.
daha çok filipinler'de görülen küçük otobüs jeepney n.
çok ufak peewee n.
çok sesli şarkı glee n.
çok istenen şey prize n.
çok leziz yiyecek ambrosia n.
en çok sevilen favorite n.
çok usta kimse wizard n.
aynı adı taşıyan bitkinin tohumlarından elde edilen çok değerli bir yağ evening primrose oil n.
çok tiz falseto şarkısı söyleyen kimse yodeller n.
çok komik şey scream n.
çok tecrübeli man of the world n.
çok acı söz vitriol n.
çok adresli kod multiple access code n.
çok iyi alpha plus n.
çok tehlikeli bölge no man's land n.
iliği çok olan kemik marrowbone n.
nefsinin isteklerini kırarak çok sade bir hayat yaşama asceticism n.
çok eşli kimse polygamist n.
çok şey much n.
çok sayıda yolcu taşıyan ve uzun yolculuklarla turlarda kullanılan motorlu, büyük kara taşıtı coach n.
çok katlılık multiplicity n.
çok resmi toplantılarda giyilen elbise full dress n.
çok nemli hava damp air n.
çok hafif vuruş tip n.
yüne daha çok benzeyen woollier n.
çok aşamalı kurutucular multistaged dryers n.
çok katlı spektral çizgi multiplet n.
çok miktar slue n.
çok yüksek ısı white heat n.
çok derin kanyon gulf n.
çok para kazanan big income earner n.
çok büyük beden outsize n.
sesi çok doğal bir şekilde veren (radyo/pikap/hoparlör) high fidelity n.
çok ufak arpacıksoğanı pearl onion n.
çok yakın dost alter ego n.
çok katlı otoyol kavşağı spaghetti junction n.
çok kısa bir mesafe step n.
birbirinin aynı olan veya birbirine çok benzeyen iki şeyden her biri spouse n.
çok kişiliklilik multiple personality n.
çok ince mum taper n.
çok tanrılı din polytheistic religion n.
çok kısa radyo dalgaları veren bir lamba magnetron n.
çok kötü olma ickiness n.
çok sevinme exulting n.
çok ağır söyleyiş drawl n.
çok kolay iş snap n.
çok az para chickenfeed n.
nefsinin isteklerini kırarak çok sade bir hayat yaşayan kimse ascetic n.
çok güzel kız peach n.
çok sayıda scores n.
çok soru soran kimse questioner n.
çok uzakta ultima thule n.
tipik olarak kuzey amerika'nın batısında görülen toz gibi çok ince yağan kar champagne powder n.
en çok satılan kitap best seller n.
çok miktar round figure n.
çok dilli sözlükler polyglot dictionaries n.
çok önemli a matter of life or death n.
çok katlı decker n.
çok eşle evlilik polygamy n.
çok özel hava koşullarında güneş veya ay etrafında ışık çemberi halo n.
çok dil bilen kimse polyglot n.
çok ucuz otel dosshouse n.
çok yıldız multiple star n.
birbirine çok bağlı topluluk phalanx n.
çok taraflı görüşmeler multilateral talks n.
ile dolu (çok) abounding in n.
bir şey yapmayı çok isteme the urge to n.
devasa ve çok çirkin şey monstrosity n.
çok içki içme boozing n.
çok iyi bir iş a plum post n.
çok istenilen şey prize n.
çok dayanıklı bir seramik türü stoneware n.
çok sade bir çeşit kadın elbisesi shift n.
çok tecrübeli kimse (belirli bir konuda) veteran n.
iki veya daha çok şirketin birleşmesi merger n.
çok sevilen şiirler favorite poems n.
her yöne birden çok yolun olduğu otoyol superhighway n.
çok kötü olma atrociousness n.
çok zayıf kimse scrag n.
çok kolay şey cinch n.
çok soğuk olma frostiness n.
çok ucuz otel flophouse n.
çok büyük ve kaba gemi hulk n.
çok büyük şey immensity n.
sesi çok doğal bir şekilde verme high fidelity n.
çok geniş ve çeşitli bilgi erudition n.
çok sevinme jubilation n.
çok para too much money n.
çok dikenli (çalı) thorn n.
çok hücreliler multicellulars n.
kesirli çok etkenli deney tasarımı fractional factorial design n.
çok sayı scores n.
çok şey great deal n.
çok fazla surfeit n.
çok tatlılık oversweetness n.
çok miktar load n.
çok uzun bir eteğin yerde sürünen kısmı train n.
çok kolay şey doddle n.
çok kolay bir şey a piece of cake n.
çok düşük ücret pittance n.
çok memnun etme enrapturing n.
çok zengin işadamı baron n.
çok para getiren moneymaker n.
çok yetenekli kimse highflyer n.
çok eşli polygamist n.
bir konuya yönelik dersler ve çok yönlü eğitim one point lessons and swiss army instruction n.
çok kötülük awfulness n.
çok zengin zillionaire n.