(you) - Turco Inglés Diccionario

(you)

Significados de "(you)" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
you pron. sen
you pron. siz
thank you interj. teşekkür ederim
thank you interj. teşekkürler
thank you interj. teşekkür ederiz
thank you interj. sağ ol
you're welcome interj. önemli değil
god bless you expr. çok yaşa
General
thank-you n. teşekkür
pay-as-you-go phone n. kontörlü hat
thank-you note n. teşekkür yazısı
thank you certificate n. teşekkür sertifikası
thank you plaque n. teşekkür plaketi
people around you n. çevrendeki insanlar
three of you n. üçünüz
someone you don't know n. bilmediğin birisi
someone you don't know n. bilmediğin biri
someone you don't know n. tanımadığın biri
someone you don't know n. tanımadığın birisi
you are my country n. vatanım sensin
you-drive n. kiralık araba
the last memory I have of you n. senden bana kalan son hatıra
the last memory I have of you n. senden son hatıra
be content with what you have v. elindekiyle yetinmek
be glad to meet you v. tanıştığına memnun olmak
pretend that you didn't hear v. duymamazlıktan gelmek
make more money in a week than you earn in a year v. birinin bir yılda kazandığından fazlasını bir haftada kazanmak
feel that you belong in a place v. kendini bir yere ait hissetmek
eat until you're full v. doyana kadar yemek
eat till you're full v. doyana kadar yemek
quit when you are on top v. zirvede bırakmak
end up being wrong although you are right v. haklıyken haksız duruma düşmek
if you'd like to adv. şayet isterseniz
by you adv. sizin tarafınızdan
before you adv. nezdinizde
when you arrive adv. vardığında
when you arrived adv. vardığında
how-do-you-do adv. merhaba
how-do-you-do adv. nasılsınız
you pron. genellemelerde kullanılır
you pron. sana
you pron. sizler
you pron. seni
u (you) pron. sen veya siz
you pron. size
you pron. sizi
none of you pron. hiçbiriniz
many of you pron. pek çoğunuz
you-uns [upper southern us] pron. sizler
you-uns [upper southern us] pron. siz
from you pron. sizden
you pron. insanın
you pron. insana
here's to you! interj. şerefe
c ya (see you) interj. görüşürüz
good health to you! interj. sıhhatler olsun
god damn you! interj. allah belanı versin!
shame on you! interj. yazıklar olsun sana
off with you! interj. defol!
good for you! interj. aferin!
god damn you! interj. allah canını alsın!
you! interj. ayol
blast you! interj. allah belanı versin!
may god help you! interj. allah versin
god speed you! interj. allah işini rast getirsin
thank you! interj. sağ ol
shame on you! interj. aşkolsun
shame on you! interj. utan!
thank you! interj. teşekkür ederim
thank you! interj. mersi
thank you! interj. sağ olun
thank you! interj. sağol
y'all (you all) interj. siz hepiniz
goodness for you! interj. ilahi sana
goodness upon you! interj. ilahi sana
after you interj. önden buyur
after you interj. önden buyurun
god you see interj. allah'a emanet ol
30 days after service of this notice on you expr. bu ihbarnamenin size tebliğ edilmesinden (tebliğ edildiği tarihten) 30 gün sonra
that's enough, thank you expr. bu kadar yeter, teşekkürler
you're expr. (kısaca) you are
you've expr. (kısaca) you have
you-know-who expr. kim-olduğunu-bilirsin-sen
you-know-who expr. malum kişi
you-know-who expr. adı anılmaması gereken kimse
good for you expr. sağlıklı
good for you expr. sana iyi gelir
good for you expr. sağlığa yararlı
he's been asking about you at the set expr. sette seni sorup duruyormuş
you see exclam. şöyle ki
Phrases
you-uns n. sizler
you'uns n. sizler
before you know it adv. daha ne/nerede olduğunu anlamadan/fark etmeden
before you know it adv. daha ne oldum/neredeyim demeden
before you know where you are adv. daha ne/nerede olduğunu anlamadan/fark etmeden
before you know where you are adv. bir (de) bakmışsın
before you know where you are adv. daha ne oldum/neredeyim demeden
before you know where you are adv. zaman nasıl geçti/zamanın nasıl geçtiğini anlamadan/fark etmeden
before you know it adv. zaman nasıl geçti/zamanın nasıl geçtiğini anlamadan/fark etmeden
before you know it adv. bir (de) bakmışsın
as you see expr. takdir edersiniz ki
I would have known you know that expr. şunu bilmiş ol ki
on account of you expr. sayenizde
thanking you in advance for your attention to this matter expr. gereğini arz ederim
thanking you in advance for your attention to this matter expr. gereğini müsaadelerinizle arz ederim
as you know expr. biliyorsunuz ki
I would have known you know that expr. şunu bilmelisin ki
believe me, I'm not lying to you expr. gözüm çıksın ki
kindly request you to do the needful expr. gereğinin yapılmasını arz ederim
thanking you in advance for your attention to this matter expr. gereğinin yapılmasını arz ederim
thanking you in advance for your attention to this matter expr. gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim
kindly request you to do the needful expr. gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim
bet you expr. bahse girerim ki
as you would appreciate expr. takdir edersiniz ki
there you are expr. ne yaparsın ki
there you go expr. ne yaparsın ki
as you may see below expr. aşağıda göreceğiniz üzere
now that you mention it expr. mademki buna değindin
now that you mention it expr. mademki söyledin
I kindly request you to take necessary action expr. gereğini rica ederim
the person you have called can not be reached at the moment please try again later expr. aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor lütfen daha sonra tekrar deneyiniz
you of course expr. sen tabii ki
I want you to know that expr. bilmeni isterim ki
I am afraid I must inform you that expr. üzülerek belirtmek durumundayım ki
it is unfortunate that I have to inform you expr. üzülerek belirtmek durumundayım ki
it is unfortunate that I must inform you expr. üzülerek belirtmek durumundayım ki
I am sorry to inform you that expr. üzülerek belirtmek durumundayım ki
much to my regret i must inform you that expr. üzülerek belirtmek durumundayım ki
unfortunately i must inform you that expr. üzülerek belirtmek durumundayım ki
let me assure you expr. seni temin ederim ki
to be honest with you expr. dürüst olmak gerekirse
it's so hard to leave you expr. senden ayrılmak o kadar zor ki
you make it sound like expr. öyle bir konuşuyorsun ki
this is to inform you expr. (bu yazı) sizi bilgilendirmek için
this is to inform you expr. bilginize
thank you kindly expr. çok teşekkür ederim
lucky for you expr. şükret ki
I got to hand it to you expr. kabul etmek zorundayım ki
as you will recall expr. hatırlanacağı gibi
as you will recall expr. hatırlanacağı üzere
you only live once expr. sadece bir kere yaşarsın
what strikes you expr. dikkatinizi (en çok) çeken
what strikes you expr. gözünüze (en çok) çarpan
what matters most is how you see yourself expr. önemli olan kendini nasıl gördüğündür
thank you for abiding by our rules expr. kurallarımıza uyduğunuz için teşekkür ederiz
thank you for following our rules expr. kurallarımıza uyduğunuz için teşekkür ederiz
thank you for obeying our rules expr. kurallarımıza uyduğunuz için teşekkür ederiz
i hope this email finds you well expr. umarım her şey yolundadır
I hope this email finds you well expr. umarım bu e-posta size ulaştığında sağlık ve esenlik içindesinizdir
I hope this email finds you well expr. e-postamı aldığınızda sağlık ve afiyette olacağınızı umarım

Significados de "(you)" con otros términos en diccionario inglés turco: 18 resultado(s)

Turco Inglés
General
(kısaca) you are youre expr.
(kısaca) you are you're expr.
(kısaca) you have youve expr.
(kısaca) you have you've expr.
Colloquial
l (i love you) bombası the l-bomb n.
l (i love you) bombası bırakmak drop the l-bomb v.
ses egzersizi olarak doğan şaka yollu selamlama (how are you ne var yu) how now brown cow expr.
ses egzersizi olarak doğan şaka yollu selamlama "how are you ne var yu" how now, brown cow? expr.
İngilizce later, gater (see you later, alligator) ifadesinin genellikle dijital ortamda mesaj yazarken kullanılan kısaltması l8r g8r (later, gater) expr.
Idioms
(şaka olarak) internet kullanıcılarını geçerli bir linkle rick astley'in "never gonna give you up" şarkısının klibine yönlendirmek rickroll v.
Speaking
sen de gör (bless you ya karşılık olarak) thank you expr.
how are you? (ispanyolca) ¿cómo estás? (sp) expr.
they look great on you üstünde harika göründüler expr.
Computer
(anında mesajlaşma programı) i seek you icq ("i seek you") abrev.
Literature
sheakespeare'in as you like it oyununda kullanılan anlamsız bir nakarat ducdame expr.
Latin
'are you' anlamına gelen ifade artow [obsolete] expr.
Archaic
you had hadst v.
Slang
what you wotcha (what you) abrev.