A - Turco Inglés Diccionario

A

Significados de "A" en diccionario turco inglés : 14 resultado(s)

Inglés Turco
General
a n. belirli bir tür veya nitelikteki
a n. en iyi kaliteyi simgeleyen harf
a n. en yüksek not
a n. bir
a n. ingiliz alfabesinin birinci harfi
a n. (herhangi) bir
Technical
a n. amperin simgesi
a n. argonun simgesi
a n. atom ağırlığı
Biology
a n. a kan grubu
Linguistics
a abrev. miktar belirtir
Modern Slang
a n. en küçük sütyen bedeni
a n. kıç
a n. göt

Significados de "A" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
being a designer n. desinatörlük
give a speech v. konuşma yapmak
take a nap v. kestirmek
have a nap v. kestirmek
give a lesson v. ders vermek
go out for a walk v. yürüyüşe çıkmak
make a mistake v. hata yapmak
have a bath v. yıkanmak
have a child v. çocuğu olmak
leave a trace v. iz bırakmak
sing a song v. şarkı söylemek
ask a question v. soru sormak
leave a mark v. iz bırakmak
get into a panic v. paniklemek
make a decision v. karar vermek
have a break v. ara vermek
take a rest v. dinlenmek
make a baby v. çocuk yapmak
raise a child v. çocuk yetiştirmek
raise a claim v. bir iddiada bulunmak
assert a claim v. bir iddia öne sürmek
raise a claim v. bir iddia öne sürmek
assert a claim v. bir iddiada bulunmak
get a fever v. ateşi olmak
go on a walk v. yürüyüşe çıkmak
cast a spell over v. büyü yapmak
a lot of adj. birçok
a few adj. birkaç
with a knife adj. bıçaklı
without a bath adj. banyosuz
in a dress adj. elbiseli
without a false note adj. falsosuz
a little later adv. birazdan
as a result adv. sonuç olarak
all of a sudden adv. aniden
a little adv. azıcık
as a whole adv. bütün olarak
a little adv. bir parça
in a little while adv. birazdan
for a moment adv. bir an
a little bit adv. azıcık
all of a sudden adv. ansızın
a little bit adv. birazcık
once upon a time adv. bir zamanlar
a little adv. biraz
in a messy way adv. dağınıkça
at the drop of a hat expr. hemen
make a soup v. çorba yapmak
have a piano course v. piyano kursuna gitmek
General
a man in my position n. benim durumumda olan bir adam
a demanding job n. zahmetli iş
a positive development n. olumlu bir gelişme
the work of a detective n. hafiyelik
a tenth part n. ondalık
a vintage year n. kaliteli şarabın elde edildiği yıl
a plum post n. herkesin istediği bir iş
a cure at a spa n. kaplıca kürü
a piece of advice n. öğüt
half a dozen n. yarım düzine
a tambourine with jingles n. def
sharing a common fate n. kader birliği
backbone of a fish n. çopra
a good turn n. iyilik
rim for a belt n. kayış kasnağı
a short cut n. kestirme yol
a twist of the wrist n. ustalık
a kind of soft and unsalted cheese n. teleme
a dry speech n. tatsız konuşma
son of a prince n. beyzade
annulment of a contract n. sözleşmenin feshi
a hulk of man n. çam yarması
a kind of sweetish cake n. kuşlokumu
ball of a steelyard n. kantar topu
a friend in need n. kara gün dostu
a pair of denims n. cin pantolon
a clear conscience n. gönül rahatlığı
sheave of a block n. makara dili
suitable for a document n. vesikalık
a flight of stairs n. bir kat merdiven
a hard nut to crack n. demir leblebi
a woman of the world n. görmüş geçirmiş kadın
a long haul n. uzun taşıma mesafesi
a land measure of 1000 square metres n. dönüm
a painful memory n. acı bir hatıra
struggle to earn a living n. geçim derdi
tying a knot n. düğüm atma
a friend of ours n. bir dostumuz
being a spoilsport n. oyunbozanlık
chief of a branch n. şube müdürü
a special old turkish horseman competition with javelin n. cirit
a pillar of society n. bir yerin eşrafından olan biri
register of a death n. ölüm tescili
skin made into a bag n. tulum
a matter of two dollars n. iki dolar meselesi
a fungus disease of barley n. ağbenek
a big gun n. ağır top
a minus quantity n. sıfırdan aşağı miktar
socialization of a group n. grubun sosyalleşmesi
a fair sum n. bir hayli
a full week n. tam bir hafta
a football team in turkey n. fenerbahçe
assistant to a professor in an islamic university n. muid
a sea of faces n. insan kalabalığı
occupation of a shepherd n. çobanlık
being a waiter n. garsonluk
a wide trouser leg n. bol paça
a body of information n. bir miktar bilgi
a football team in turkey n. beşiktaş
sale of foodstuffs by a municipality so as to regulate the prices n. tanzim satışı
a drink of water n. biraz su
a woman of the world n. görmüş geçirmiş kimse
a large crowd of reporters n. medya ordusu
being a chief n. reislik
a hard nut to crack n. çetin ceviz
manager of a branch n. şube müdürü
case for a rifle n. tüfek kılıfı
a bad mark n. kırık not
a fine distinction n. ince fark
a bottle of milk n. bir şişe süt
a question of time n. zaman meselesi
a span of seven years n. yedi yıllık bir süre
a hunch n. önsezi
eased off a fraction n. borsada fiatların az miktarda düşmüş olması
being a mukhtar n. muhtarlık
a pack of lies n. bir sürü yalan
a rope n. sardun
working as a maid n. hizmetçilik
test of english as a foreign language n. yabancı dil olarak ingilizce testi
a lasting impression n. derin bir iz
term of a contract n. kontrat süresi
a man of the world n. görmüş geçirmiş kimse
taking a role n. rol alma
a book on ethics n. pendname
freak on a leash n. tasmalı ucube
ring put around a stove pipe n. boru bileziği
area shaded by a building n. bina gölgeleme alanı
becoming a hermit n. inziva
withers of a horse n. cıdağı
connecting rod of a brake n. fren kolu
a finn n. finli
lock piece of a yoke n. zelve
a drain on the resources n. bütçeye yük olan şey
a noah n. nuh
the shi'a n. şia
segment of a circle n. daire parçası
a kind of light fritter n. mafiş
deed of trust of a pious foundation n. vakfiye
a soccer freak n. futbol hastası
a gentleman n. adam gibi adam
the rights of a labor n. işçi hakları