a - Turco Inglés Diccionario

a

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "a" en diccionario turco inglés : 14 resultado(s)

Inglés Turco
General
a n. bir
Even with a moderate level of reduction, the effects on communities are severe.
Orta düzeyde bir azalma olsa bile, topluluklar üzerindeki etkiler ciddidir.

More Sentences
a n. en yüksek not
His essay gave only a superficial analysis of the problem, so it was a real surprise to him when he got the highest grade in the class.
Yazdığı kompozisyon problemin sadece yüzeysel bir analizini içeriyordu, bu yüzden sınıftaki en yüksek notu alması onun için gerçek bir sürpriz oldu.

More Sentences
a n. ingiliz alfabesinin birinci harfi
a n. belirli bir tür veya nitelikteki
a n. en iyi kaliteyi simgeleyen harf
a n. (herhangi) bir
Technical
a n. argonun simgesi
a n. amperin simgesi
a n. atom ağırlığı
Biology
a n. a kan grubu
Linguistics
a abrev. miktar belirtir
Modern Slang
a n. en küçük sütyen bedeni
a n. kıç
a n. göt

Significados de "a" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
being a designer n. desinatörlük
give a speech v. konuşma yapmak
take a nap v. kestirmek
have a nap v. kestirmek
give a lesson v. ders vermek
go out for a walk v. yürüyüşe çıkmak
make a mistake v. hata yapmak
have a bath v. yıkanmak
have a child v. çocuğu olmak
leave a trace v. iz bırakmak
sing a song v. şarkı söylemek
ask a question v. soru sormak
leave a mark v. iz bırakmak
get into a panic v. paniklemek
make a decision v. karar vermek
have a break v. ara vermek
take a rest v. dinlenmek
make a baby v. çocuk yapmak
raise a child v. çocuk yetiştirmek
raise a claim v. bir iddiada bulunmak
assert a claim v. bir iddia öne sürmek
raise a claim v. bir iddia öne sürmek
assert a claim v. bir iddiada bulunmak
get a fever v. ateşi olmak
go on a walk v. yürüyüşe çıkmak
cast a spell over v. büyü yapmak
a lot of adj. birçok
a few adj. birkaç
with a knife adj. bıçaklı
without a bath adj. banyosuz
in a dress adj. elbiseli
without a false note adj. falsosuz
a little later adv. birazdan
as a result adv. sonuç olarak
all of a sudden adv. aniden
a little adv. azıcık
as a whole adv. bütün olarak
a little adv. bir parça
in a little while adv. birazdan
for a moment adv. bir an
a little bit adv. azıcık
all of a sudden adv. ansızın
a little bit adv. birazcık
once upon a time adv. bir zamanlar
a little adv. biraz
in a messy way adv. dağınıkça
at the drop of a hat expr. hemen
make a soup v. çorba yapmak
have a piano course v. piyano kursuna gitmek
General
a man in my position n. benim durumumda olan bir adam
a demanding job n. zahmetli iş
a positive development n. olumlu bir gelişme
the work of a detective n. hafiyelik
a tenth part n. ondalık
a vintage year n. kaliteli şarabın elde edildiği yıl
a plum post n. herkesin istediği bir iş
a cure at a spa n. kaplıca kürü
a piece of advice n. öğüt
half a dozen n. yarım düzine
a tambourine with jingles n. def
sharing a common fate n. kader birliği
backbone of a fish n. çopra
a good turn n. iyilik
rim for a belt n. kayış kasnağı
a short cut n. kestirme yol
a twist of the wrist n. ustalık
a kind of soft and unsalted cheese n. teleme
a dry speech n. tatsız konuşma
son of a prince n. beyzade
annulment of a contract n. sözleşmenin feshi
a hulk of man n. çam yarması
a kind of sweetish cake n. kuşlokumu
ball of a steelyard n. kantar topu
a friend in need n. kara gün dostu
a pair of denims n. cin pantolon
a clear conscience n. gönül rahatlığı
sheave of a block n. makara dili
suitable for a document n. vesikalık
a flight of stairs n. bir kat merdiven
a hard nut to crack n. demir leblebi
a woman of the world n. görmüş geçirmiş kadın
a long haul n. uzun taşıma mesafesi
a land measure of 1000 square metres n. dönüm
a painful memory n. acı bir hatıra
struggle to earn a living n. geçim derdi
tying a knot n. düğüm atma
a friend of ours n. bir dostumuz
being a spoilsport n. oyunbozanlık
chief of a branch n. şube müdürü
a special old turkish horseman competition with javelin n. cirit
a pillar of society n. bir yerin eşrafından olan biri
register of a death n. ölüm tescili
skin made into a bag n. tulum
a matter of two dollars n. iki dolar meselesi
a fungus disease of barley n. ağbenek
a big gun n. ağır top
a minus quantity n. sıfırdan aşağı miktar
socialization of a group n. grubun sosyalleşmesi
a fair sum n. bir hayli
a full week n. tam bir hafta
a football team in turkey n. fenerbahçe
assistant to a professor in an islamic university n. muid
a sea of faces n. insan kalabalığı
occupation of a shepherd n. çobanlık
being a waiter n. garsonluk
a wide trouser leg n. bol paça
a body of information n. bir miktar bilgi
a football team in turkey n. beşiktaş
sale of foodstuffs by a municipality so as to regulate the prices n. tanzim satışı
a drink of water n. biraz su
a woman of the world n. görmüş geçirmiş kimse
a large crowd of reporters n. medya ordusu
being a chief n. reislik
a hard nut to crack n. çetin ceviz
manager of a branch n. şube müdürü
case for a rifle n. tüfek kılıfı
a bad mark n. kırık not
a fine distinction n. ince fark
a bottle of milk n. bir şişe süt
a question of time n. zaman meselesi
a span of seven years n. yedi yıllık bir süre
a hunch n. önsezi
eased off a fraction n. borsada fiatların az miktarda düşmüş olması
being a mukhtar n. muhtarlık
a pack of lies n. bir sürü yalan
a rope n. sardun
working as a maid n. hizmetçilik
test of english as a foreign language n. yabancı dil olarak ingilizce testi
a lasting impression n. derin bir iz
term of a contract n. kontrat süresi
a man of the world n. görmüş geçirmiş kimse
taking a role n. rol alma
a book on ethics n. pendname
freak on a leash n. tasmalı ucube
ring put around a stove pipe n. boru bileziği
area shaded by a building n. bina gölgeleme alanı
becoming a hermit n. inziva
withers of a horse n. cıdağı
connecting rod of a brake n. fren kolu
a finn n. finli
lock piece of a yoke n. zelve
a drain on the resources n. bütçeye yük olan şey
a noah n. nuh
the shi'a n. şia
segment of a circle n. daire parçası
a kind of light fritter n. mafiş
deed of trust of a pious foundation n. vakfiye
a soccer freak n. futbol hastası
a gentleman n. adam gibi adam
the rights of a labor n. işçi hakları