Double - Turco Inglés Diccionario

Double

Significados de "Double" en diccionario turco inglés : 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
double n. duble
double n. iki kat
double n. çift
double n. dublör
double v. ikiye katlamak
double v. iki misli yapmak
double adj. duble
double adj. çifte
double adj. çift
double adj. iki kişilik
double adv. ikişerli
double adv. iki kat
double adv. iki misli
General
double n. hile
double n. oyun
double n. hilekar
double n. dublör
double n. dolandırıcı
double n.
double n. (briç) kontr
double n. aldatma
double n. ikili bahis
double n. kopya
double n. koşar adım
double n. (oyuncu, şarkıcı) bir kimsenin yerini dolduran diğer kimse
double n. yedek kimse
double n. yardımcı oyuncu
double n. keskin dönüş
double n. keskin viraj
double n. keskin dönemeç
double n. (her yüzeyi eşit noktalı) domino taşı
double n. çift vuruş
double v. iki ile çarpmak
double v. iki misli yapmak
double v. koşar adım gitmek
double v. iki katına çıkarmak
double v. iki kat etmek
double v. ikili oynamak
double v. katlamak
double v. eğilmek
double v. ikiye katlamak
double v. iki rolü birden oynamak
double v. ikiyle çarpmak
double v. bükülmek
double v. bükmek
double v. yumruğunu sıkmak
double v. iki katına çıkmak
double v. dublörlüğünü yapmak
double v. çiftlemek
double v. katlanmak
double v. iki misli olmak
double v. aldatmak
double v. iki enstrüman çalmak
double v. ikilemek
double v. kıvırmak
double v. ikinci bir işte çalışmak
double v. atlatmak
double v. kurtulmak
double v. sıyrılmak
double v. koşarken sert ve ani dönüş yapmak
double v. dolambaçlı bir yolda gitmek
double v. (elbise) başka bir malzeme ile düzeltmek
double v. (elbise) astarlamak
double v. (elbise) astar ile kaplamak
double v. eğmek
double v. gidip gelmek
double v. yakayı kurtarmak
double v. (tavlada) bahis miktarını iki katına çıkarmayı teklif etmek
double v. dolaşarak gitmek
double v. dolambaçlı yoldan gitmek
double v. ikiye katlanmak
double adj. iki anlamlı
double adj. aynı
double adj. ikiz
double adj. iki yüzlü
double adj. çift porsiyon
double adj. ikili
double adj. benzer
double adj. ikiyüzlü
double adj. katlı
double adj. iki kişilik
double adj. bükülmüş
double adj. katmerli
double adj. iki
double adj. çift
double adj. çifte
double adj. duble
double adj. 2 kişilik
double adj. (madeni para) iki birimlik
double adj. (aile ilişkisinde) her iki tarafla da ilgili
double adj. hem anne hem baba tarafı ile ilgili
double adj. çift kişilik
double adj. iki adet
double adv. iki kere
double adv. iki kat
double adv. iki misli
double adv. iki katı
double adv. ikili
double adv. birlikte
double adv. çift olarak
double adv. çiftler halinde
double adv. biri ile beraber
double adv. iki büklüm olarak
double adv. iki katını
double N. dublör/ikiz
Colloquial
double v. çift randevuya çıkmak
double v. çiftler halinde buluşmak
Tourism
double n. iki kişilik oda
Computer
double n. çift kesinlikli kayan nokta
double n. çift duyarlıklı kayan nokta
double expr. ikiye katla
Textile
double v. katlamak
Construction
double v. ahşap tekneye ikinci bir kaplama yapmak
Marine
double v. (gemi) burunda rota değiştirmek
double v. (gemi) çift yönde gezinmek
double v. (gemi) hareket yönünü değiştirerek gezinmek
Printing
double n. mükerrer satır
double n. mükerrer sözcük
double n. yanlışlıkla tekrar dizilen satır
double n. yanlışlıkla iki kez tek tarafına basılan sayfa
double adj. (eski punto sisteminde) puntonun iki katı büyüklüğünde
double adj. (kağıt boyutu) kısa kenarı iki katı uzatılan
Gastronomy
double n. çift ölçü
Math
double adj. (polinom denklemde kök) iki eşit kökten biri olan
double adj. (integralde) iki bağımsız değişkenli integrantı olan
double adj. (integral) çift katlı
double adj. (polinomda kök) çift katlı
Astronomy
double n. çift yıldız
Botanic
double adj. katmerli
double adj. (çiçek) çok yapraklı
Fishery
double n. (aynı misinada) iki balık yakalama
Literature
double adj. (ölçü) iki heceli ayak içeren
double adj. (uyak) iki heceli
Linguistics
double n. (sözcükte) yan yana iki kez yazılan harf
History
double n. (2 kuruşa denk gelen) eski fransız madeni parası
double n. guernsey madeni parası
Religious
double n. (roma katolik kilisesi) dini bayram
Military
double n. çift namlulu av tüfeği
double n. çift namlulu tüfek
double v. çapraz ateş açmak
double v. yaylım ateşine tutmak
Hunting
double v. çift namlulu av tüfeğiyle tek tetikte iki mermi ateşlemek
Sport
double n. üst üste iki galibiyet
double n. üst üste iki mağlubiyet
double n. çift galibiyet
double n. çift mağlubiyet
double n. çift atlama
double n. (bowlingte) üst üste iki kez tüm labutları devirme
double n. (hedef vurma oyununda) aynı anda iki hedefi vurma
double n. (kriket oyuncusu) tek sezonda 1000 sayı yapma başarısı

Significados de "Double" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
double holes n. çift delik
double date n. iki çiftin buluşması
double header n. iki lokomotifli tren
double posting n. çifte kayıt
double chin n. insanda gerdan
double star n. çiftyıldız
double door n. çift kapı
double column n. çift sütun
double dealing n. ikiyüzlülük
double pneumonia n. iki taraflı zatürre
double jeopardy n. çifte yargılama
double chair n. iki koltuklu teleferik
double line n. çift hat
double bed n. iki kişilik yatak
double entendre n. iki tarafa çekilebilecek söz
double track n. çift yol
double dealing n. iki yüzlülük
double bend n. çift dirsek
double boiler n. benmari
double ignition n. çift ateşleme
double boiler n. çift kazan
double blind method n. çift kör yöntemi
folded double n. iki kat
double earner n. birkaç işten para kazanan kişi
double one n. hepyek
double decker n. çift katlı otobüs
double handful n. koşam
double saucepan n. birbirinin içine giren iki tencere
double entry n. çift giriş
double cross n. aldatma
double harness n. evlilik bağı
double barelled gun n. çifte
twin double n. ikiz double
double window n. çift pencere
double plate n. çift plaka
double agent n. iki taraflı çalışan casus
double floor n. çift taban
double feature n. iki film birden
double density n. ikircil söz
double deuce n. dubara
double gamble n. çifte kumar
double taxation n. çifte vergi
double room n. otelde çift yataklı oda
double boiler n. iki katlı tencere
double pole n. çift kutup
double harness n. evlenme
double take n. bir durumun anlamını sonradan kavrama
double entendre n. iki anlamlı söz
double taxation n. çifte vergilendirme
double slit n. çiftyarık
double six n. düşeş (zar)
double cone n. çift koni
double entry n. amerikan usulü defter tutma
double action n. çift etki
double standards n. çifte standart
a small double drum n. kudüm
double tongue n. hilekar
double loop learning n. çift etaplı öğrenme
double time n. iki kat hızlı
double density n. lastikli söz
double standard n. çifte standart
double meaning n. çifte anlam
double duvet cover n. çift kişilik nevresim
double duvet cover set n. çift kişilik nevresim takımı
double portion n. çift porsiyon
double function n. çift fonksiyon
double boiler n. ikili tencere
double dealer n. ikiyüzlü
double house n. ikiz ev
double brake block holder n. sabo tutucusu
double branch n. çift çatal
double break n. çift kesme
double signature n. çift imza
double-dealing n. ikiyüzlülük
double-glazed window n. çift camlı pencere
double-decker n. iki katlı taşıt
double-dealer n. iki yüzlü
double-entendre n. biri uygunsuz iki farklı anlam taşıyan söz
double-decker n. çift katlı otobüs
double-loop learning n. çift etaplı öğrenme
double-quick n. hızlı yürüyüş
double-edged sword n. iki tarafı keskin kılıç
double-dealing n. dolandırıcılık
double-dealer n. ikiyüzlü
double-loop learning n. çift döngülü öğrenme
double-take n. geç anlama
double-crosser n. oyunbozan
double-entendre n. çifte manalandırma
double-dealer n. sahtekar
double-dealer n. dolandırıcı
double-edged compliment n. iğneli kompliman
double-entendre n. çift anlamlılık
double-entendre n. tevriye
double-declutch n. çift debriyaj
double-decker n. ranza
double-glazing n. çift cam
double-chin n. gerdan
double-decker n. iki katlı otobüs
double-entendre n. cinasa benzer bir konuşma şekli
double-decker n. su çizgisi üzerinde iki güvertesi olan gemi
double-magnum n. büyük şarap şişesi
double-glass n. çift cam
double dealer n. iki yüzlü
double envelopment n. çift taraflı kuşatma
double-crosser n. ikiyüzlü
double decker bus n. iki katlı otobüs
double decker bus n. çift katlı otobüs
f double flat n. f çift bemol
double-leaf door n. çift kanatlı kapı
double door n. çift kanatlı kapı
double-lock n. çifte kilit
double feature n. iki film bir arada
double glove n. çift eldiven
double dutch n. aynı anda iki farklı yöne sallanan ikili oyun ipi
double bind n. çifte açmaz
double tap n. çift vuruş
double-barrel surname n. iki addan oluşan soyadı
double-barrelled name n. iki addan oluşan isim
double act n. iki kişilik gösteri
double-wide mobile home n. çift üniteli mobil/taşınabilir ev
double tier cake n. iki katlı pasta
double chin n. gıdı
b-double n. uzun tır
double pluggers n. parmak arası terlik
double wedding n. çifte düğün
double bed n. çift kişilik yatak
double time n. koşar adım
double time n. çifte mesai
double date n. iki çiftli randevu
double sofa n. ikili koltuk
double trouble n. bir dans hareketi
double trouble n. çifte sorun
double trouble n. çifte dert
double jeopardy n. çifte risk
double-sided tape n. çift taraflı bant
double bed sheet n. çift kişilik çarşaf
double bind n. çözümsüz çelişki
double chance n. çift şans
double chance n. çifte şans
double handling n. köpek podyumda iken, köpeğin dikkatini çekip hareketlerine yön verilmesi
double minaret madrasah n. çifte minareli medrese
double headed arrow n. çift yönlü ok
double booking n. çifte rezervasyon
double digit number n. iki basamaklı sayı
double wall n. dubleks torba
double cuffs n. plastik kayışlı kelepçe
double day n. çalışan anneye ait iş ve ev sorumlulukları
double digit n. çift haneli tam sayı
double check n. detaylı araştırma
double cross n. didinip durma