iki - Turco Inglés Diccionario

iki

Significados de "iki" en diccionario inglés turco : 27 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
iki two n.
I think there are two reasons for specifying this.
Bunu belirtmenin iki nedeni olduğunu düşünüyorum.

More Sentences
General
iki couple n.
Furthermore, a regular follow-up every couple of weeks has been announced.
Ayrıca, her iki haftada bir düzenli olarak takip edileceği duyuruldu.

More Sentences
iki either n.
We do not feel that either of these two methods fulfils these two conditions of soundness and sustainability.
Bu iki yöntemin de sağlamlık ve sürdürülebilirlik koşullarını yerine getirdiğini düşünmüyoruz.

More Sentences
iki 2 n.
The room where I stayed for 2 nights.
İki gece kaldığım oda.

More Sentences
iki twain n.
He split the log in twain.
Kütüğü ikiye böldü.

More Sentences
iki a couple of adj.
I spent a couple of months in Boston.
Boston'da iki ay geçirdim.

More Sentences
iki twain adj.
Your words split my heart in twain.
Sözlerin kalbimi iki parçaya ayırdı.

More Sentences
iki double adj.
The double security doors make us feel safe.
İki güvenlik kapısı bize kendimizi güvende hissettiriyor.

More Sentences
iki either pron.
You can take either path; they both end up at the waterfall.
İki yoldan da gidebilirsin, ikisi de şelalede bitiyor.

More Sentences
Technical
iki two n.
I think there are two reasons for specifying this.
Bunu belirtmenin iki nedeni olduğunu düşünüyorum.

More Sentences
General
iki dyad n.
iki euchre n.
iki deux n.
iki brace n.
iki eucre n.
iki twa [scottish] n.
iki twae [scottish] n.
iki dual adj.
iki tway [dialect] adj.
iki twey [obsolete] adj.
iki di pref.
iki bi pref.
iki bi- pref.
iki duo- pref.
iki ambi pref.
iki amphi pref.
Medical
iki dipole n.

Significados de "iki" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
iki şey twosome n.
iki tekerlekli hafif araba buggy n.
iki kat double n.
iki misli yapmak double v.
iki haftada bir olan biweekly adj.
iki yüzlü two-faced adj.
iki kişilik double adj.
iki kez twice adv.
iki misli double adv.
iki kat double adv.
iki sefer twice adv.
iki kere twice adv.
General
iki elini de kullanabilme ambidexterity n.
iki fikir arasında gidip gelen wobbler n.
karşılıklı iki sayfa folio n.
iki elini de kullanabilen kimse ambidexter n.
iki cinsli yaratık centaur n.
arka arkaya bağlı iki kızak bobsleigh n.
iki yanı çifte meyilli çatı curb roof n.
iki kulplu kupa loving cup n.
iki heceli kelime disyllable n.
iki dillilik bilingualism n.
birbirine zıt iki şey antipodes n.
iki çenekli bitki dicotyledon n.
iki tekerlekli ve motorlu taşıt motor cycle n.
iki veya beş kişiyle oynanan top oyunu fives n.
iki elini de aynı beceriyle kullanabilme ambidexterity n.
çok dayanıklı filmlerin ve kimi sentetik kumaşların yapımında kullanılan bileşiminde iki alkol drubu bulunan madde glycol n.
iki kişilik araba buggy n.
hastanede iki yataklı oda semiprivate room n.
dürbün (iki gözle bakılabilen) binoculars n.
iki taraflı çalışan casus double agent n.
iki ucunu birleştirme splice n.
iki uç arasındaki uzunluk spread n.
iki direkli küçük yelkenli pinnace n.
iki boyutluluk two dimensionality n.
on iki ay twelvemonth n.
merdiven (iki katı birbirine bağlayan) staircase n.
her iki kategoriye de girebilecek bir durum borderline case n.
yüz yirmi ile iki yüz kişiden oluşan süvari birliği squadron n.
iki yaşayışlı hayvan amphibian n.
iki kat hızlı double time n.
iki kanatlı böcek two winged insects n.
iki kola ayırılma bifurcation n.
iki kanatlı tablo diptych n.
iki yer arasında sürekli sefer yapan yolcu aracı shuttle n.
iki direkli gemi brig n.
iki nehir havzası arasındaki set watershed n.
iki çift laf a word or two n.
iki veya daha çok şirketin birleşmesi merger n.
iki manalılık ambiguity n.
iki sesli harfin ayrılması diaeresis n.
iki kişilik hafif bir at arabası trap n.
iki yüzlü hypocrite n.
iki düğüm ortası loop n.
iki başlı kas biceps n.
iki parçaya bölünebilirlik dichotomousness n.
ahşap gemilerde baş bodoslamasındaki iki yelpazeden biri knighthead n.
iki bölmeli çanta portmanteau n.
iki yıllık süre biennium n.
iki sert yüzün birbirine sürtünmesinden çıkan ses crepitation n.
iki çift laf word n.
iki tekerli at arabası dogcart n.
iki kişiden küçük olanı junior n.
iki eşli bigamist n.
iki yüzlü consultant n.
iki anlamlılık ambiguity n.
iki kişi twain n.
iki başlı kol kası biceps n.
iki düzine two dozen n.
iki yüzlülük doubleness n.
iki film birden double feature n.
iki uç arasındaki genişlik spread n.
iki hafta two weeks n.
iki kişilik yaylı araba buckboard n.
tek ses veren iki harf digram n.
on iki yüzlü şekil dodecahedra n.
on iki sayısı (12, XII) twelve n.
sondan iki önceki the second before the last n.
gemide iki öğünün ikincisi second sitting n.
iki kemerin birleştiği nokta groin n.
iki kola ayrılma bifurcation n.
iki heceli sözcük dissyllable n.
iki parçayı birleştiren yer joint n.
iki dolar meselesi a matter of two dollars n.
iki şekillilik dimorph n.
iki yüzlülük disingenuousness n.
birbirinin aynı olan veya birbirine çok benzeyen iki şeyden her biri spouse n.
merdiven (iki katı birbirine bağlayan) stairway n.
iki kez oy veren kimse repeater n.
ikişer kişilik gruplarla oynanan oyunlarda ortak oynayan iki kişiden her biri spouse n.
iki veya daha fazla parçadan oluşan giysi suit n.
iki tabanına göre logaritma logarithm to the base two n.
iki kişilik kanepe love seat n.
iki tarafa açılır kapı swing door n.
iki tekerlekli at arabası hansom n.
aynı anda iki zıt fikre inanma doublethink n.
üçte iki two thirds n.
yaprak tabanlarının birbirinin üstüne bindiği iki sıralı yaprak dizilişi equitant n.
arka arkaya bağlı iki kızak bobsled n.
iki tekerlekli çekici dolly n.
iki kat arasında kurulu ara kat mezzanine n.
iki diş arasındaki boşluk diastemata n.
iki ağızlı büyük kılıç claymore n.
iki şekilli dimorph n.
iki yüzüncü yıldönümü bicentennial n.
iki kanatlı uçan balık two wing flying fish n.
dikenli kuyruğu olan iki ayaklı ejderha wivern n.
çıkıntı (iki koyak arasındaki) spur n.
iki direkli yelken kayığı ketch n.
yayan bir veya birkaç kişi tarafından çekilen iki tekerlekli hafif taşıt rickshaw n.
iki tekerlekli el arabası truck n.
iki yüzlülük pharisaicalness n.
(iki kişinin) aşklarının meyvesi olan çocuk love child n.
on iki yapraklı forma duodecimo n.
iki kuyruklu twin tail n.
akarsuların iki yakasına gerilen ve geçisi önleyen kalın zincir boom n.
iki yüzlülük double dealing n.
harfin üzerine konan iki nokta diereses n.
kitabin iki kapak içi ile boş bırakılan ön ve arka sayfaları endpaper n.
iki yüzlülük hypocrisy n.
iki cinslilik hermaphroditism n.
iki yüzlü smoothie n.
iki tekerlekli tek atlı araba hansom n.
iki kişilik bisiklet tandem n.
iki adım two step n.
iki akarsuyun karşılaşıp birbirlerine karıştıkları nokta confluence n.
iki kıyı arasında araba ve insan taşıyan gemi ferry n.
iki hörgüçlü deve bactrian camel n.
iki nokta arasındaki eğik mesafe slant range n.
iki karşıt gruba bölünme dichotomy n.
iki çiftin buluşması double date n.
üniversitenin birinci ve ikinci sınıf öğretim programını uygulayan iki senelik okul junior college n.
kitabin iki kapak içi ile boş bırakılan ön ve arka sayfaları endleaf n.
iki tarafa açılır kapı bidirectional doors n.
iki hükümdarlı yönetim dyarchy n.
iki anlama gelecek söz söyleme equivocating n.
iki tahtanın yan yana birleştiği çizgi seam n.
iki kişilik üç tekerlekli bisiklet sociable n.
iki yüzlülük insincerity n.
iki misline çıkarma reduplication n.
iki peni twopence n.
iki kara parçasını birbirine bağlayan ve deniz kabardığında suyla kaplanan beton yol causeway n.
iki yana sallanma teeter n.
on iki sayısı twelve n.
iki katlı ev duplex house n.
iki anlama gelebilirlik equivocacy n.
haftada iki defa çıkan (yayın) semiweekly n.
iki bir (zar) deuce ace n.
iki tarafa çekilebilecek söz double entendre n.