Finger - Turco Inglés Diccionario

Finger

Significados de "Finger" en diccionario turco inglés : 58 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
finger n. parmak
General
finger n. ispiyoncu
finger n. muhbir
finger n. ibre
finger n. hüner
finger n. eldivenin parmak bölümü
finger n. (uzun yarımada) parmak biçimli yapı
finger n. parmak uzunluğu
finger n. parmak genişliği
finger n. katılım payı
finger n. hisse
finger v. parmaklamak
finger v. katılmak
finger v. ellemek
finger v. parmakla dokunmak
finger v. parmak ile dokunmak
finger v. parmakla göstermek
finger v. aşırmak
finger v. ele vermek
finger v. el sürmek
finger v. çalmak
finger v. belirli bir parmak düzeni gerektirmek
finger v. parmak gibi açılmak
finger v. parmak gibi uzamak
finger v. işaret etmek
Colloquial
finger n. polis muhbiri
finger n. polise çalışan ispiyoncu
finger n. muhbir
finger n. suçluları polise bildiren kişi
finger n. bir parmak
finger n. bir parmak ölçüsünde
finger n. bir parmak kadar
finger n. bardağa bir parmak ölçütünde koyulan içki
finger n. bir parmak içki
finger v. birini işaret etmek
finger v. birini parmakla göstermek
finger v. birini parmakla işaret etmek
finger v. birini teşhis etmek
finger v. birinin (bir şeyi yapan, bir yerde olan) kişi olduğunu söylemek
finger v. birini (bir şeyi yapan, bir yerde olan) kişi olarak işaret etmek/göstermek
finger v. birinin (bir şeyi yapan, bir yerde olan) kişi olduğunu belirtmek
Telecom
finger n. internet sitesindeki ziyaretçi sayısını ölçen sistem
Automotive
finger n. tetikleme elemanı
Geography
finger n. tennessee eyaletinde yerleşim yeri
Music
finger v. çalmak
finger v. (müzik aletini) parmak ile çalmak
finger v. (nota ve akor) belirli bir parmak düzeni ile çalmak
finger v. (belirli bir bölüme ait) notaları kılavuz olarak işaretlemek
finger v. (müzik aleti çalarken) parmak kullanmak
finger v. parmakla müzik aleti çalmak
Slang
finger n. (hakaret olarak) orta parmak hareketi
finger v. pandik atmak
finger v. izlemek
finger v. takip etmek
finger v. göz hapsine almak
British Slang
finger v. ele vermek
finger v. ispiyonlamak
finger v. parmaklamak

Significados de "Finger" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
finger bowl n. el yıkama tası
index finger n. gösterme parmağı
little finger n. serçe parmak
finger man n. muhbir
finger milking n. elle sağım
finger man n. ispiyoncu
middle finger n. orta parmak
finger post n. ima
finger nail n. tırnak
ring finger n. yüzük parmağı
little finger n. küçük parmak
index finger n. şahadet parmağı
finger joint n. sandık geçmesi
finger nut n. kelebekli somun
ring finger n. adsız parmak
index finger n. şehadet parmağı
index finger n. işaret parmağı
insertion of finger into one's nose n. burnunu karıştırma
insertion of finger into one's nose n. burnuyla oynama
the little finger n. serçe parmak
pinkie finger n. küçük parmak
finger mark n. parmak izi
lady's-finger n. bamya
trigger finger n. tetik parmağı
finger nails n. parmak tırnakları
finger nails n. el tırnakları
jammed finger n. beyzbolcu parmağı
severed finger n. kopan parmak
finger paint n. parmak boyası
finger bowl n. el yıkama kasesi
two finger salute n. iki parmakla selam
little finger n. serçe parmağı
cut on finger n. parmak kesiği
finger-spell n. jestlerle yapılan iletişim
finger wrestling n. parmak güreşi
finger puppet n. parmak kukla
finger cut n. parmak kesiği
cut on the finger n. parmak kesiği
finger-counting n. parmakla sayma
finger pick n. parmak penası
finger crossing n. işaret parmağı ile orta parmağı üstüste getirerek yapılan şans dileme hareketi
finger crossing n. işaret parmağını orta parmak üstüne getirerek yapılan şans dileme hareketi
finger-crossing n. işaret parmağını orta parmak üstüne getirerek yapılan şans dileme hareketi
finger-crossing n. işaret parmağı ile orta parmağı üstüste getirerek yapılan şans dileme hareketi
finger family n. parmak ailesi
direct finger n. işaret parmağı
foam finger n. köpük parmak
finger snapping n. parmak şıklatma
finger clicking n. parmak şıklatma
fourth finger n. yüzük parmağı
pinkie finger n. serçe parmak
first finger n. işaret parmağı
holy finger n. kutsal parmak
the finger [usa] n. (hareket çekerken gösterilen) orta parmak
third finger n. orta parmak
finger cymbals n. oryantal zili
finger cymbals n. parmak zili
finger cymbals n. dansöz zili
long finger n. orta parmak
finger-pointing n. tüm okları birine yöneltme
finger post n. parmak işaretli tabela
finger spelling n. daktiloloji
finger's breadth n. parmak genişliği
finger reading n. mors alfabesi ile basılan metin
finger stall n. parmak eldiveni
finger cot n. parmak kılıfı
finger post n. parmak sembollü işaret direği
finger cot n. parmak kolu
finger post n. yönerge
finger post n. üzerinde işaret parmağı bulunan yön tabelası
finger post n. gösterge
finger reading n. kabartmalı metin
finger spelling n. işaret dili ile iletişim
finger post n. kılavuz
finger-pointing n. birini parmakla gösterme
finger stall n. parmak örtüsü
finger wave n. nemli saça parmak bastırarak yapılan dalgalı bir saç modeli
finger bowl n. parmak yıkama kasesi
finger quotes n. parmaklarla yapılan çift tırnak işareti
finger stall n. parmak koruyucu
finger-pointing n. birini hedef gösterme
finger post n. ipucu
finger spelling n. parmak alfabesi
have a finger in v. parmağı olmak
put the finger on v. ihbar etmek
not to lift a finger v. parmağını bile kıpırdatmamak
put finger on v. anımsamak
put the finger on v. gammazlamak
have a finger in a matter v. eli olmak
put the finger on v. ele vermek
have a finger in every pie v. her işte parmağı olmak
put finger on v. tanımak
not to stir a finger v. parmağını bile kıpırdatmamak
not to lay a finger on someone v. kılına dokunmamak
put one's finger on v. hatırlamak
not to raise a finger v. parmağını bile kıpırdatmamak
put one's finger on v. anımsamak
put one's finger on v. en doğru olanı söylemek
put one's finger on v. üstüne basmak
put one's finger on v. üzerine basmak
wag one's finger at v. parmakla göstermek
wag one's finger at v. işaret etmek
get one's finger burn v. (bir şeyden) ağzı yanmak
twist (someone) around one's finger v. parmağında oynatmak
twist someone around one's little finger v. birini parmağında oynatmak
finger-shaped v. parmak parmak
point the finger at v. -i suçlamak
put the finger on v. -i ihbar etmek
put the finger on v. -i gammazlamak
put the finger on v. -i ele vermek
point the finger at v. (suçluyu) işaret etmek
point the finger at v. suçlamak
keep one's finger on the pulse v. bilincinde olmak
keep one's finger on the pulse v. vakıf olmak
keep one's finger crossed for v. birisi için dua etmek
keep one's finger crossed for v. duasını eksik etmemek
jammed finger v. çekiç parmak
cut one's finger v. parmağını kesmek
(one's finger) be numb with the cold v. soğuktan parmakları uyuşmak
give the finger v. hareket çekmek
give the finger v. el hareketi çekmek
leave one's severed finger at the scene v. kopan parmağını olay yerinde bırakmak
finger someone as someone v. birisini birisi olarak tanıtmak/işaret etmek/göstermek
snap finger at someone v. birine parmak şıklatmak
get a splinter in one's finger v. parmağına kıymık batmak
have a splinter in one's finger v. parmağına kıymık batmak
shake one's finger at someone v. birine parmağını sallamak
shake one's finger at someone v. birine parmak sallamak
jam one's finger in the door v. parmağını kapıya sıkıştırmak
jam the finger in the door v. parmağı kapıya sıkıştırmak
finger count v. parmakla saymak
show with finger v. parmağı ile göstermek
fat finger v. ileride sorun yaratacak bir hata yapmak
fat finger v. klavyede yanlış tuşa basmak
finger-dry v. (parmakları aralarından geçirerek) saçı kurutmak
finger-spell v. belirli el hareketleri ile iletişim kurmak
finger-spell v. parmak işaretleriyle hecelemek
finger-like adj. parmak gibi
to the finger tips adv. tamamen
to the finger tips adv. tırnaklarının ucuna kadar
Phrases
(one's) little finger told (one) that expr. bir şeyin birine malum olması
(one's) little finger told (one) that expr. içine doğmak
(one's) little finger told (one) that expr. önceden hissetme
(one's) little finger told (one) that expr. hissikablelvuku
(one's) little finger told (one) that expr. (birinin) önceden hissetmesi
(one's) little finger told (one) that expr. (birinin) sezinlemesi
(one's) little finger told (one) that expr. (birinin) içine doğması
(one's) little finger told (one) that expr. (birinin) önsezileriyle anlaması
(one's) little finger told (one) that expr. (birinin) sezmesi
Colloquial
finger-painting day n. parmak boya günü