Item - Turco Inglés Diccionario

Item

Significados de "Item" en diccionario turco inglés : 62 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
item n. madde
item n. öğe
item n. kalem
General
item n. adet
item n. bent
item n. fıkra
item n. hesapta tek rakam
item n. çeşit
item n. haber
item n. tane
item n. işlem maddesi
item n. poz
item n. parça
item n. öge
item n. bilgi
item n. özellik
item n. ayırt edici özellik
item n. finansal araç
item n. şov
item n. gösteri
item n. gösterinin bir bölümü
item n. konu
item n. mesele
item n. husus
item n. kültürel faktör
item n. yazı parçası
item n. haber parçası
item n. ölçüm aracı
item n. kişisel bilgi
item n. belirsiz şey
item n. rutin
item n. sıradan şey
item n. dedikodu malzemesi
item n. gazetelerde kısa makale
item n. (eskiden) büyük i harfini kodlamada kullanılan kelime
item n. (haber) parçası
item n. çift
item adv. keza
item adv. bir de
item adv. dahi
Trade/Economic
item n. adet
item n. bent
item n. eşya
item n. kalem
item n. kayıt
item n. madde
Media
item n. haber
Technical
item n. bakımlarda uçakla ilgili arızaların ve cevaplarının yazıldığı kağıt
item n. parça
Computer
item n. işlem maddesi
item n. madde
item n. öğe
Psychology
item n. test sorusu
Linguistics
item n. madde
item n. öğe
Archaic
item v. hesaplamak
item v. saymak
item v. detaylarını ortaya koymak
item v. not almak
item v. listelemek
item v. maddelemek
British Slang
item n. düzgün bir ilişki yaşayan çift

Significados de "Item" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
menu item n. menü seçeneği
discussion item n. tartışma maddesi
consumable item n. tüketim maddesi
uncontrolled item n. kontroldışı kalem
item analysis n. nesne analizi
key item n. temel madde
consumable item n. sarfedilebilen malzeme
news item n. haber
agenda item n. gündem maddesi
item # n. madde no
item no n. madde no
manufacturing item n. imalat kalemi
invoice item n. fatura kalemi
a table-top item n. sofralık
menu item n. menü öğesi
the first item on the agenda n. gündemin ilk maddesi
the first item on the agenda n. gündemin ilk sırası
expected life of an item n. kullanım ömrü
item number n. sıra no
item no n. sıra no
electronic item n. elektronik eşya
collector's item n. görülmeye değer parça
candidate item n. aday öge
valuable item n. kıymetli eşya
safety item n. güvenlik malzemesi
reparable item n. kurtarılabilir parça
reparable item n. onarılabilir madde
reparable item n. kullanılamaz hale geldikten sonra tekrar kullanılmak üzere onarılan malzeme
reparable item n. tamir edilebilir malzeme
common item n. birden fazla aktivite için gerekli olan parça
common-user item n. iki veya daha çok ülke/ordu tarafından ortak kullanılan parça
inventory item n. envanter ögesi
inventory item n. stok kalemi
item [obsolete] n. ikaz
item [dialect] n. ima
item [obsolete] n. uyarı
item [obsolete] n. ihtar
item [dialect] n. ipucu
item [dialect] n. çıtlatma
propose an item for the agenda v. gündeme getirmek
enter an item in a ledger v. deftere geçirmek
fail to report a news item v. haber atlamak
write something item by item v. madde madde yazmak
fail to print an item v. haber atlamak
enter an item v. madde geçirmek
enter an item v. madde kaydetmek
transfer an item v. bir maddeyi nakletmek
item-by-item adj. madde madde
item-by-item adj. kalem bazında
item-by-item adj. teker teker
item by item adv. madde madde
Colloquial
hot item n. tutkulu çift
hot item n. ihtiraslı çift
hot item n. çok satılan şey/ürün
hot item n. şehvetli çift
hot item n. ciddi ilişkisi olan çift
hot item n. ateşli çift
hot item n. romantik çift
hot item n. peynir ekmek gibi satılan şey/ürün
hot item n. çok satan şey/ürün
you are an item? expr. siz çıkıyor musunuz?
are you an item? expr. siz birlikte misiniz?
are you an item? expr. siz çıkıyor musunuz?
you are an item? expr. siz birlikte misiniz?
you are an item? expr. siz sevgili misiniz?
are you an item? expr. siz sevgili misiniz?
Idioms
collector's item n. müstesna bir parça
collector's item n. koleksiyoncu parçası
collector's item n. nadide parça
collector's item n. koleksiyonluk parça/eser
collector's item n. koleksiyoncu için değerli olan nadir tarihi eser
big-ticket item n. büyük harcama
a big-ticket item n. pahalı (bir) alışveriş
a big-ticket item n. pahalı (bir) ürün
big-ticket item n. büyük gider
a big-ticket item n. büyük (bir) gider
big-ticket item n. pahalı ürün
big-ticket item n. pahalı alışveriş
a big-ticket item n. büyük (bir) harcama
be an item v. birlikte/beraber/çıkıyor olmak
Trade/Economic
expense item n. gider kalemi
action item list n. eylem kalemleri listesi
item screening n. parça görüntüleme
item by item basis n. birim bazında kalem
line item n. ilgili kalem
work item n. iş kalemi
liability item n. pasif
per contra item n. karşıt hesap
product item n. mal birimi
action item list n. pazarlama planlan hazırlanmasında yardımcı bir araç
item of inventory n. stok kalemi
line item n. belirtilen kalem
accommodating item n. denkleştirici kalem
balance item n. bilanço kalemi
credit item n. kredi kalemi
budget item n. bütçe kalemi
residual item n. bakiye kalem
item of income n. gelir unsuru
expense item n. masraf maddesi
collection item n. tahsil senedi
expenditure item n. maliyet kalemi
cost item n. maliyet kalemi
non-codified item n. kodlanmamış mal
debit item n. borç kalemi
expense item n. masraf kalemi
expense item n. gider maddesi
capital item n. sermaye kalemi
expense item n. harcama kalemi
spending item n. harcama kalemi
open item n. açık hesap kalemleri
open item n. açık mal
high dollar value item n. yüksek para değerli madde
shelf item n. raf maddesi
medium dollar value item n. orta dolar değerli madde
fringe item n. stok dışı dağıtım maddesi
end item n. son madde
end item n. son malzeme
essential item n. esas madde
main item n. ana kalem
promotional item n. promosyonlu ürün
returned item n. iade mal
hedged item n. finansal riskten korunmaya konu kalem
balance sheet item n. bilanço kalemi
export item n. ihracat kalemi
business item n. iş kalemi
income item n. gelir kalemi
booking item n. hesap kalemi
item of account n. hesap kalemi
item number n. poz numarası
revenue item n. gelir kalemi
cost item n. masraf kalemi
cost item n. gider kalemi
item of property n. mal kalemi
cost item n. maliyet kalemi
common item n. kolayca bulunabilen ticari malzeme
carry an item v. satmak
carry an item v. bir maddeyi nakletmek
enter an item v. deftere bir madde kaydetmek
take out an item v. kalemi silmek
take out an item v. bir kalemi silmek
take out an item v. bir muhasebe kalemini silmek
enter (an item) in an account v. mahsup etmek
enter (an item) in an account v. mahsuplaştırmak
on item by item basis expr. kalem bazında
as a separate item expr. ayrı bir kalem olarak
Law
supplementary item n. ek madde
deprivation of sold item n. satılanın zaptı
mortgage on a movable item of property n. bir borcun tahsil edilmesi için menkul bir malın teminat olarak verilmesi
mortgage on a movable item of property n. menkul rehni
file a report of lost or stolen item v. kayıp veya çalıntı bildiriminde bulunmak