Sahne - Turco Inglés Diccionario

Sahne

Significados de "Sahne" en diccionario inglés turco : 22 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
sahne scene n.
sahne stage n.
General
sahne theater n.
sahne arena n.
sahne set n.
sahne site n.
sahne setting n.
sahne act n.
sahne boards n.
sahne bandstand n.
sahne stage n.
sahne theatre n.
sahne pageant [obsolete] n.
sahne sequence n.
sahne scenic adj.
sahne staged adj.
Technical
sahne stage n.
Literature
sahne locale n.
Art
sahne stage n.
Theatre
sahne onstage n.
Cinema
sahne scene n.
Archaic
sahne scaffold n.

Significados de "Sahne" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
sahne arkası backstage n.
General
sahne korkusu stage fright n.
sahne makyajı theatrical makeup n.
sahne için yazılmış oyun drama n.
sahne arkası offstage n.
sahne görevlisi stagehand n.
acıklı sahne dramatic scene n.
görülmeye değer sahne tableaux n.
sahne ışıklaması stage lighting n.
sahne eşyaları property n.
japonya'ya has müzikli ve danslı bir çeşit sahne oyunu kabuki n.
sahne elbiseleri properties n.
sahne dekoru prop n.
sahne ışığı spotlight n.
sahne sanatçısı artiste n.
sahne eşyaları properties n.
sahne aydınlatma stage lighting n.
konser vb gibi bir etkinlikte sanatçıların sahne alma sırası lineup n.
sahne dekoru scene n.
asal sahne primal scene n.
sahne elbiseleri property n.
sahne ışıkları footlights n.
ilk defa sahne alma debuting n.
sahne dekoru scenery n.
sahne kapısı stage door n.
sahne makyajı greasepaint n.
sahne önündeki ışıklar footlights n.
sahne önü downstage n.
eşya (sahne dekorunda kullanılan) property n.
asayişi sağlama (karışıklıklara sahne olan bir yerde) pacification of n.
sahne sanatları performing arts n.
sahne arkası upstage n.
sahne yöneticisi stage manager n.
sahne uyarlamaları stage adaptations n.
sahne amiri stage manager n.
sahne ışığı spot n.
sahne malzemesi prop n.
geçmişi gösteren sahne flashback n.
edebiyatta sahne sanatları performing arts in literature n.
sahne (geçici açık hava sahnesi) stand n.
sahne elbisesi costume n.
sahne düzenlemesi stage arrangement n.
çıplak sahne empty stage n.
çıplak sahne bare stage n.
sahne tasarımı stage design n.
sahne tasarımı scene design n.
sahne heyecanı stage fright n.
siyasal sahne political scene n.
sahne gösterisi stage performance n.
döner sahne revolving stage n.
savaş sonrası politik sahne post-war political scene n.
sahne kurulumu ve dekor stage-setting and scenery n.
sahne ve gösteri sanatları stage and performing arts n.
sahne tutkunu stage struck n.
sahne hastası stage struck n.
mobil sahne stage truck n.
sahne adı stage name n.
sahne dekorları scenery n.
sahne ekipmanı stage equipment n.
sahne tasarımcısı stage designer n.
boş bir sahne an empty stage n.
sahne amiri floor director n.
sahne müdürü/yönetmeni floor director n.
sıradan insanlarla ilgili sahne eseri a kitchen-sink play n.
sahne adı someone's stage name n.
sahne ismi stage name n.
sahne ismi someone's stage name n.
sahne yerine müşterinin masasında yapılan erotik dans bartop dancing n.
sahne yerine müşterinin masasında yapılan erotik dans table dance n.
sahne kıyafeti stage dress n.
sahne kıyafeti stage clothes n.
sahne elbisesi stage dress n.
sahne elbisesi stage clothes n.
doğal sahne dekoru set piece n.
sahne arka perdesi backcloth n.
konser vb gibi bir etkinlikte sanatçıların sahne alma sırası line-up n.
düşvari sahne dreamscape n.
seyircilerin pogo yaptıkları sahne önündeki alan mosh pit n.
parlayan sahne shining stage n.
sahne dekoru stage prop n.
ana sahne main stage n.
ön sahne front stage n.
sahne dışında seyircilerin duyması için yayılan ses noises off n.
görülmeye değer sahne tableau n.
sahne, ekran veya televizyonun önde gelen yıldızı vedette n.
arkası kapalı sahne bandshell n.
yüz yüze ortamda oynanan, katılımcıların kostüm giydikleri, sahne ekipmanı kullandıkları ve rollerini sahneledikleri rol yapma oyunu larp n.
sahne çekimi sırasında seçilen alanı karartmak için kamerada veya tab etme girişinde kullanılan anahtar deliğine benzer açıklık barındırabilen mat plak mat n.
sahne dışı bölümleri maskelemede kullanılan şerit perde leg n.
ciddi sahne legit n.
özellikle klasik yunan oyunlarında görülen, sahne dışında gerçekleşmiş bir olayı iletmek üzere sahneye gelen karakter messenger n.
sahne dekorunu, sahne eşyalarını ve oyuncuları düzenleme mise-en-scène n.
new york kentinde yer alan bir sahne sanatları merkezi lincoln center n.
(sirk veya karnavalda) sahne müdürü ve takdimci ringmaster n.
sahne makyajında kullanılan erimiş donyağı veya gres greasepaint n.
gösteri sanatçısının tek seferlik sahne performansı one-shot n.
(tiyatro veya sinemada) sahne temini ve idaresinden sorumlu kimse clearer n.
izleyiciyi daha sonraki bir olaya hazırlamak için oyuna kasıtlı eklenen sahne plant n.
sahne malzemeleri scaffolding n.
sahne ışıklarını renklendirmek için üzerine konan renkli ve şeffaf kağıt gelatine n.
sahne ışıklarını renklendirmek için üzerine konan renkli ve şeffaf kağıt gelatin n.
sürekli değişen sahne veya manzara phantasmagory n.
sahne geçişi phantasmagory n.
sürekli değişen sahne phantasmagoria n.
gölge oyunu etkisi yaratmak için kullanılan bir sahne aleti phantasmagory n.
gölge oyunu etkisi yaratmak için kullanılan bir sahne aleti phantasmagoria n.
(piyes, şiir) sahne yerleşimi ve düzeni scenary [obsolete] n.
etkileyici sahne set piece n.
(tiyatroda) sahne asansörü sloat n.
kaotik sahne bear-pit n.
bir sahne dolusu stageful n.
(tiyatro salonunda) sahne önü ile arka duvar arasındaki kısım stagehouse n.
sahne dekorunu bozma strike n.
sahne dekorunu toplama strike n.
(opera eserinde) şarkı sözlerinin sahne üzerinde yer alan çevirisi supertitles n.
(filmde) sahne scene n.
ağır sahne makyajı pancake n.
(tiyatro, sinema) sahne dekorları tedarik sorumlusu property master n.
sahne olmak witness v.
sahne almak take the stage v.
sahne tozunu yutmak have considerable stage experience v.
sahne için yaratılmak be born for stage v.
sahne tozu yutmak have considerable stage experience v.
sahne almak take to the stage v.
bir sahne çekmek shoot a scene v.
sahne kurmak set a stage v.
ilk defa sahne almak debut v.
bir sahne göz önüne getirmek picture a scene v.
sahne için doğmuş olmak be born for stage v.
sahne için doğmak be born for stage v.
farklı sahne düzenine geçmek shift the scene v.
sahne almak appear on stage v.
dekor, kostüm, ışık ve sahne eşyası ile donatmak mount v.
(gemi, sahne) ekipmanları çıkarmak derig v.
(sahne dekoru) farklı renklerle süslemek puddle v.
sahne arkasından çıkarmak stage-manage v.
sahne arkası üzerinden ayarlamak stage-manage v.
sahne arkasından yönlendirmek stage-manage v.
sahne ışığı tutmak spotlight v.
sahne düzenlemek choreograph v.
sahne arkasında olan offstage adj.
sahne arkasındaki upstage adj.
broadway'de sahne alan broadway adj.
(eskiden londra'da) tekil şarkıların eklendiği sahne oyunlarına ait veya bu tür oyunlarla ilgili illegitimate [obsolete] adj.
(eskiden londra'da) tekil şarkıların eklendiği sahne oyunlarında oynayan veya bu tür oyunlar yapan illegitimate [obsolete] adj.
oyun sırasında kolayca kaldırılabilen sahne aksesuarlarına ait veya ilgili fit-up adj.
sahne ışığı ile aydınlanan floodlit adj.
sahne ışığı ile aydınlanan floodlighted adj.
sahne ile ilgili stadial adj.
sahne dili ile ilgili stage adj.