Strand- - Turco Inglés Diccionario

Strand-

Significados de "Strand-" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
strand n. kumsal
strand n. ip teli
strand n. kıyı
strand n. tel
strand n. saç teli
strand n. halat bükümü
strand n. halatın bir kolu
strand n. iplik
strand n. yalı
strand n. halat kolu
strand n. kordon
strand n. kenar
strand n. ipliğin bir teli
strand n. sahil
strand n. saç tutamı
strand n. boncuk dizisi
strand n. ipin elyafından biri
strand n. aşama
strand of thought/opinion n. fikir/düşünce ögesi
strand n. parça
strand n. kısım
strand n. bölüm
strand [dialect] [uk/scotland] n. suyolu
strand n. yabancı ülke
strand [dialect] [uk/scotland] n. kanal
strand n. boncuk kolye
strand [dialect] [uk/scotland] n. oluk
strand n. inci kolye
strand [obsolete] n. rıhtım
strand [obsolete] n. iskele
strand n. kol
strand v. başarısızlığa uğramak
strand v. bükmek (ip)
strand v. karaya oturtmak
strand v. zor durumda bırakmak
strand v. karaya oturmak
strand v. (halat kolunu, ipliğini) koparmak
strand v. (kollardan, ipliklerden) halat yapmak
strand v. karaya vurmak
strand v. (su geri çekildiğinde) ardında bırakmak
strand v. yüzeyde kalmak
strand v. kıyıya vurmak
strand v. geride kalmak
strand v. sahile vurmak
Phrasals
strand someone on something v. birini bir yere terk etmek
strand someone on something v. birini bir şeye terk etmek
strand (someone or something) on (something) v. (birinin/bir şeyin bir şeye) takılıp kalmasına neden olmak
strand (someone or something) on (something) v. (birini/bir şeyi bir yerde) mahsur bırakmak
strand someone on something v. birini bir yerde mahsur bırakmak
strand (someone or something) on (something) v. (birini/bir şeyi bir şeye) saplamak
strand on v. -e saplamak
strand on v. '-e terk etmek
strand on v. '-de mahsur bırakmak
strand on v. -e takılıp kalmasına neden olmak
strand on v. -de mahsur bırakmak
Media
strand n. yayın serisi
strand n. program serisi
Technical
strand n. ipin elyafından her biri
single-strand slab caster n. tek yollu yassıkütük döküm makinesi
single-strand casting machine n. tek yollu döküm makinesi
single-strand cold reversing mill n. tek ayaklı soğuk tersinir hadde
strand n. bükülmemiş cam elyaf demeti
strand casting n. sürekli döküm
eight strand continuous casting machine n. sekiz kanallı sürekli döküm makinesi
eight strand continuous casting machine n. sekiz yolluklu sürekli döküm makinesi
four strand shroud laid rope n. dört kollu bükülü germe halatı
three strand hawser-laid n. üç kollu palamar
four strand continuous casting machine n. dört yollu sürekli döküm makinesi
casting strand n. döküm kanalı
six-strand billet caster n. altı yollu kütük döküm makinesi
multi-strand slit rolling n. çok ayaklı dilmeli haddeleme
four-strand mills n. dört ayaklı haddeler
four strand continuous mill n. dört ayaklı sürekli hadde
four-strand mills n. dört tezgahlı haddeler
six-strand casting machine n. altı yollu döküm makinesi
strand billet caster n. yollu kütük döküm makinesi
multi-strand continuous casting machine n. çok kanallı sürekli döküm makinesi
strand shell formation n. yol kabuğu oluşumu
strand shell thickness n. yol kabuğu kalınlığı
seven-strand mill train n. yedi ayaklı hadde dizisi
strand shell n. yol kabuğu
strand mill n. yivli hadde
strand shell elongation n. yol kabuğu uzaması
strand pass n. lider öncesi geçi
strand pass n. lider öncesi paso
chopped strand n. kesilmiş cam elyaf
strand pass n. forlider (hadde)
oriented strand board n. yönlendirilmiş yonga levha
strand pelletizer n. iplik peletleştirici
strand n. kısmi iletken
strand insulation n. örgülü yalıtım
strand pelletiser n. iplik tanelendirici
strand yol (döküm)
Telecom
unilay strand n. sarmal tek damarlı iletken
Textile
chopped strand n. kırpılmış elyaf
three-strand polyamide n. üç kollu poliamid
strand n. iplik teli
four-strand shroud laid rope n. dört kollu bükülü germe halat
eight-strand plaited rope n. sekiz kollu örgülü halat
three-strand hawser n. üç kollu palamar
strand n. kat
textile glass chopped strand n. tekstil cam ipliklerinden kesilerek elde edilen iplik tel
chopped strand and continuous filament mats n. kesikli elyaftan ve sürekli elyaftan yapılan keçeler
strand v. ilik açmak
strand v. (örgü ipini) arkadan yürütmek
strand v. (düğme iliği çevresini) dikmek
strand v. ilik dikişi atmak
strand v. (çok renkli örgüde) ip yürütmek
eight-strand adj. sekiz kollu
Automotive
continuous strand mat n. sürekli demetli cam elyaf keçe
chopped strand mat n. kırpık cam elyaf keçesi
strand n. tel
fiberglass chopped strand mat n. kırpık cam elyaf keçe
Traffic
prestressing strand n. öngerme halatı
Marine
strand v. karaya oturmak
strand v. karaya oturtmak
Medical
single-strand conformational polymorphism analysis n. tek sarmal doğrulama polimorfizmi analizi
Psychology
access strand n. erişim halatı
Pharmaceutics
mitomycin c induced dna strand breakage n. mitomisin c ile indüklenen dna zincir kırıkları
Food Engineering
strand n. tür
Biology
sense strand n. yolcu dizi
antisense strand n. rehber dizi
nonsegmented negative-strand rna viruses n. bölümlere/segmentlere ayrılmamış negatif-iplikçikli rna virüsleri
dna strand breakage n. dna zincir kırıkları
strand n. zincir
dna strand n. dna zinciri
inter-strand adj. dna zincirleri arası
Biochemistry
strand n. dizi
Zoology
strand wolf n. kahverengi sırtlan
strand wolf n. boz sırtlan
strand wolf (hyaena brunnea) n. kahverengi sırtlan
Botanic
vascular strand n. damarlı bitkilerin gövde ve yapraklarındaki iletim sistemi
Forestry
strand [dialect] n. (yüksekliği bir ila üç metre arasında değişen) odun yığını
Education
strand n. başlık
content strand n. konu başlığı
Linguistics
strand v. (dil bilgisi ögesini) diğer ögelerden ayırmak
Geography
rosslare strand n. irlanda'da yerleşim yeri
strand [dialect] [uk/scotland] n. su akıntısı
strand [dialect] [uk/scotland] n. akıntı
strand [dialect] [uk/scotland] n. akım
strand [dialect] [uk/scotland] n. dere
strand line n. kıyıya vuran kalıntıların oluşturduğu çizgi hattı
strand [dialect] [uk/scotland] n. akarsu
strand line n. kıyı çizgisi
strand [dialect] [uk/scotland] n. deniz
Archaic
strand n. ırak bölge
strand n. uzak bölge
Ornithology
strand plover [uk] n. gümüş yağmurcun
strand birds n. yağmur kuşları
Star Wars
strand-cast n. zincir tasarım