draging - Turco Inglés Diccionario

draging

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

draging — Definition

Pronunciación (IPA):
(AmE /dræɡ/ – BrE /dræɡ/)
Categoría gramatical:
İsim: drag (drags); Fiil: drag (drags – dragged – dragging)
Sinónimo:
pull, haul
Antónimos:
push, propel

Significados de "draging" en diccionario turco inglés : 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
drag v. sürüklemek
She dragged me to the window and pointed at a deer.
Beni pencereye doğru sürükleyerek bir geyiği işaret etti.

More Sentences
General
drag n. hava direnci
They developed a new design that reduces drag.
Hava direncini azaltan yeni bir tasarım geliştirdiler.

More Sentences
drag v. sürümek
We all know that so far, the Council has dragged its feet with regard to follow-up regulations of this kind.
Hepimiz biliyoruz ki Konsey şu ana kadar bu tür düzenlemelerin takibi konusunda ayak sürüdü.

More Sentences
drag v. sürünmek
Her trench coat was dragging along the stairs.
Trençkotu merdivenlere sürünüyordu.

More Sentences
drag v. çekmek
And changing micro-conversions can drag down your macro-conversions.
Mikro dönüşümleri değiştirmek makro dönüşümlerinizi aşağı çekebilir.

More Sentences
drag v. bulaştırmak
I won't drag Tom into this.
Tom'u bu işe bulaştırmayacağım.

More Sentences
drag v. bitmek bilmemek
This conference drags; let’s get out of here.
Bu konferans bitmek bilmiyor; hadi gidelim buradan.

More Sentences
drag v. sürüklemek
She dragged me to the window and pointed at a deer.
Beni pencereye doğru sürükleyerek bir geyiği işaret etti.

More Sentences
Colloquial
drag n. nefes çekme
He took a drag on his pipe and watched the smoke swirl.
Piposundan bir nefes çekerek dumanın oluşturduğu girdabı seyretti.

More Sentences
Automotive
drag n. hava direnci
They developed a new design that reduces drag.
Hava direncini azaltan yeni bir tasarım geliştirdiler.

More Sentences
drag v. sürtünmek
This creates a substantial amount of drag and requires more engine power to move the vehicle.
Bu, önemli miktarda sürtünme yaratır ve aracı hareket ettirmek için daha fazla motor gücü gerektirir.

More Sentences
Marine
drag v. sürüklemek
She dragged me to the window and pointed at a deer.
Beni pencereye doğru sürükleyerek bir geyiği işaret etti.

More Sentences
General
drag n. fırt
drag n. sıkıcı tip
drag n. engel
drag n. aptal
drag n. el arabası
drag n. nefes
drag n. çekme
drag n. tarak
drag n. tırmık
drag n. direnç
drag n. etki
drag n. sürüklenen şey
drag n. zahmetli şey
drag n. ağır hareket
drag n. kızak
drag n. trol
drag n. mani
drag n. geri zekalı tip
drag n. koku (av)
drag n. atlı araba
drag n. sürükleme
drag n. havanın aerodinamik direnci
drag n. sıvacı tarağı
drag n. kişinin giydiği karşı cinse ait elbise
drag n. zorlama
drag n. gerilme
drag n. boşaltma
drag n. tahliye etme
drag n. yük
drag n. yükleme
drag n. tazılara koku izi bırakması için yere sürtülen nesne
drag n. yavaşlamış hareket
drag n. zorlukla gerçekleşen hareket
drag n. aşırı yavaşlık
drag n. hareketin engellenmesi
drag n. içecek
drag n. içki
drag v. taramak
drag v. uzamak
drag v. taramak (toprağı)
drag v. sürüncemede kalmak
drag v. yoklamak
drag v. yük çekmek
drag v. ağ ile suyun dibini taramak
drag v. geride kalmak
drag v. geçmek bilmemek
drag v. uzayıp gitmek
drag v. sürüklenmek
drag v. söz konusu etmek
drag v. durgunlaşmak
drag v. ağırdan almak
drag v. sokmak
drag v. suyun dibini taramak
drag v. ekskavatörle taramak
drag v. yerde çekmek
drag v. gerisine düşmek
drag adj. karşı cinsle ilgili
Colloquial
drag n. erkek kıyafeti giyen kadın
drag n. kadın kıyafeti giyen erkek
drag n. karşı cins gibi giyinen kadın/erkek
drag n. sıkıcı kişi/şey/iş
drag n. ana cadde
drag n. (restoran, bar ve mağazaların olduğu) ana yol
drag n. nefes (sigara, pipo)
drag n. çekilen nefes
drag n. fırt
drag n. fırt çekme
drag v. karşı cinsin kıyafetlerini giymek
drag v. abartılı giyinmek (drag queen/traliçe gibi bir performansın parçası olarak)
drag v. nefes çekmek/almak (sigara, pipo)
drag v. fırt çekmek
drag v. araba yarıştırmak
drag v. araba yarışı yapmak
drag v. drag yarışı yapmak
Idioms
drag n. bayık
drag n. sıkıcı kişi/iş
drag n. bayıcı iş
drag n. (mağazalarla dolu) cadde
drag n. fırt
drag n. abartılı şekilde kadın/erkek gibi giyinen
drag n. zenne
drag n. dam/kavalye
drag n. dans
drag n. balo
drag n. parti
drag v. fırt çekmek
drag v. kafa bulmak
drag v. alay etmek
drag v. tefe koymak
drag v. taşak geçmek
drag v. tiye almak
drag v. maytap geçmek
drag v. eziklemek
Technical
drag n. alt derece (döküm)
drag n. çekme direnci
drag n. döküm derecesinin alt parçası
drag n. geri sürükleme
drag n. hareketli bir cisme karşı bir sıvının direnci
drag n. sürüklenme
drag n. uçakların hareketine karşı havanın gösterdiği direnç
drag n. uçağın havada ilerlemesine karşı havanın gösterdiği direnç
drag n. yumuşak taşların bileylenmesinde kullanılan çelik alet
drag n. (yol) zemin düzleştirme aleti
drag n. şamandıra
drag n. şantiyenin bir kısmından diğerine gidip gelen devreli motorlu tren vagonu
drag n. fay kuşağı içinde ve boyunca bulunan kırılmış ve ezilmiş cevher
drag n. su altındaki nesneleri bulup çıkarmakta kullanılan alet
drag n. (kereste fabrikasında) tomruk arabası
drag n. bıçağın hareket yönünde kesilen kitap yapraklarını kaydıran hareket
Computer
drag n. sürükleme
drag expr. sürükle
Mechanic
drag n. alt döküm derecesi
Textile
drag n. pamuk liflerinin kopma direnci
Automotive
drag n. drag yarışı
Transportation
drag n. araç tekerleğinin hareketini rötara almada kullanılan takoz
Aeronautic
drag n. engelleme kuvveti
drag n. uçağın hareketi esnasında havanın gösterdiği direnç
Marine
drag n. deniz demiri
drag n. gemiyi yavaşlatması için gemiden denize atılan ağırlık
drag n. deniz demiri
Mining
drag n. çekme çubuğu
drag n. cer çubuğu
Social Sciences
drag n. bir gösterinin parçası olarak cinsiyetlendirilmiş kostümler giyen kişi
Geology
drag n. fay hattına bitişik kayaç tabakasının kıvrılması
Sport
drag n. rakip güreşçiyi kollarından sarıp düşürme
Music
drag n. (ut çalarken) ses perdesini azaltma
drag n. vuruştan önce iki hızlı çarpma notasının çalındığı üçlü davul vuruşu
drag n. bir tür dans adımı
Slang
drag v. alay etmek
drag v. dalga geçmek
drag v. alay konusu yapmak
drag v. maskara etmek
drag v. komik duruma düşürmek
drag v. linç etmek
drag v. komik duruma düşürmek
drag v. rezil etmek
drag v. tiye almak
drag v. trollemek

Significados de "draging" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
drag queen contest n. zenne yarışması
wall drag n. duvar sürüklenmesi
drag rope n. çekme halatı
a drag on someone n. ayak bağı
drag chain n. bağlama zinciri
drag rope n. çekme ipi
drag saw n. çekme testere
lift drag ratio n. kaldırma sürükleme oranı
drag queen n. zenne
a drag on someone n. köstek
a knock-down drag-out fight n. şiddetli ağız kavgası
a knock-down drag-out fight n. meydan kavgası
drag race n. kısa mesafeli bir araba yarışı
drag queen n. kadın elbisesi giyen erkek
drag race n. kısa mesafeli araba yarışı
drag racing n. aynı anda iki aracın yarıştığı bir çeşit araba/motor yarışı
drag king n. erkek kıyafetleri giyerek insanları eğlendiren, şarkı söyleyen, dans eden kadın gösterici
drag race n. kalkış yarışı
drag down v. alçaltmak
drag up v. kurcalamak
drag one's heels v. ayakları geri geri gitmek
drag on v. uzamak
drag down v. perişan etmek
drag on v. sürmek
drag up v. abartmak
drag on v. bitmek bilmemek
drag out v. uzatmak
drag on v. sürüklenmek
drag along v. sürümek
drag along v. sürüklemek
drag on v. beklenenden daha uzun sürmek
drag up v. açığa çıkarmak
drag down v. yıkmak
drag in v. zorlamak
drag on v. sürüncemede kalmak
drag in v. zorla yaptırmak
drag out v. sızdırmak
drag on v. geçmek bilmemek
drag one's heels v. istemeyerek gitmek veya kabul etmek
drag out v. sürüncemede bırakmak
make somebody drag v. sürütmek
drag one's feet v. ağırdan almak
drag on v. uzayıp gitmek
drag something out v. uzatmak
drag something into a deadlock v. açmaza sürüklemek
drag up v. araştırmak
drag behind v. geçmek bilmemek
drag out v. bir olayı uzatmak
drag on v. bir iş uzamak
drag out v. gereksiz yere uzamak
drag into a loss v. zarara sürüklemek
drag one's feet v. işi ağırdan almak
drag into the jungle v. ormana sürüklemek
drag the nets along the bottom v. ağları dipten sürümek
drag over a chair v. bir sandalye çekmek
drag an anchor v. çapayı sürüklemek
drag up v. (çocuğu) kötü ve disiplinsiz yetiştirmek
drag out v. zorla çekmek
drag up v. (nahoş durumu) ortaya çıkarmak
drag factor v. ağırlık ile kuvvet uygulamak
drag out v. zorla çıkarmak
drag up v. (nahoş durumu) dile getirmek
drag-footed adj. aksak
drag-footed adj. topal
Phrasals
drag away v. sürükleyerek uzaklaştırmak
drag away v. sürüklemek
drag something away v. sürükleyerek çıkarmak
drag something from one place to another v. bir şeyi bir yerden başka bir yere sürüklemek/taşımak
drag off v. çekerek taşımak
drag (someone) into (something) v. (birini istemediği bir şeyin) içine dahil etmek
drag (someone) into (something) v. (birini bir şeye) zorla dahil etmek
drag (someone) into (something) v. (birini bir şeye) katılmaya ikna etmek
drag (someone) into (something) v. (birini bir şeyin) içine itmek
drag (someone) into (something) v. (birini bir şeye) karıştırmak
drag (someone) into (something) v. (birini bir şeye) bulaştırmak
drag (someone) into (something) v. (birini istemediği bir görüşmenin/konuşmanın) içine almak
drag (someone) into (something) v. (birini istemediği bir görüşmeye/konuşmaya) karıştırmak
drag (someone) into (something) v. (birini bir şeyin) içine sürüklemek
drag (someone) into (something) v. (birini bir şeyin) içine çekmek
drag (someone) into (something) v. (birini istemediği bir görüşmenin/konuşmanın) içine çekmek
drag in v. çeke çeke getirmek/götürmek
drag in v. çekerek içeri getirmek/taşımak
drag (something) into (something) v. (bir şeyi konuya) dahil etmek
drag in v. içine çekmek
drag in v. zorla getirmek/götürmek
drag (something) into (something) v. (bir şeyi bir şeyin) içine çekmek
drag in v. (bilgisayar ekranında bir şeyi) bir şeyin içine sürüklemek
drag (something) to (something) v. (bir şeyi bir şeyin) içine çekmek
drag (someone or something) away v. (birini/bir şeyi) sürükleyerek uzaklaştırmak
drag something away v. bir şeyi (bir şeyden) çekerek uzaklaştırmak
drag in v. -in/içinde üstünde sürümek
drag (someone or something) away v. (birini/bir şeyi) çekerek uzaklaştırmak/çıkarmak
drag something away (from something) v. bir şeyi (bir şeyden) iterek uzaklaştırmak
drag in v. sürükleyerek içeri getirmek/taşımak
drag in v. konuya dahil etmek
drag something away v. bir şeyi (bir şeyden) iterek uzaklaştırmak
drag (someone or something) away v. (birini/bir şeyi) çekiştirerek uzaklaştırmak
drag (someone or something) away v. (birini/bir şeyi) sürükleyerek götürmek/çıkarmak
drag something away v. bir şeyi (bir şeyden) sürükleyerek uzaklaştırmak
drag in v. -in içinde/üstünde sürüklemek
drag (something) to (something) v. (bir şeyi konuya) dahil etmek
drag something away (from something) v. bir şeyi (bir şeyden) çekerek uzaklaştırmak
drag something away (from something) v. bir şeyi (bir şeyden) sürükleyerek uzaklaştırmak
Colloquial
a drag n. yük
a drag n. külfet
a drag n. ayak bağı
drag marks n. sürüklenme izleri
(a) drag n. yük
drag [dated] n. dam (bir randevuda/dansta erkeğe eşlik eden kadın)
(a) drag n. sıkıcı kişi
(a) drag n. rahatsızlık veren kişi
(a) drag n. külfet
(a) drag n. can sıkıcı kişi
(a) drag n. sinir bozucu kişi
(a) drag n. sigaradan alınan/çekilen bir nefes
(a) drag n. musallat olan kişi
(a) drag n. baş belası
(a) drag n. trol
(a) drag n. sıkıcı şey
(a) drag n. gıcık kişi
(a) drag n. ayak bağı
drag on (something) n. (bir şeyden) bir nefes
drag on (someone) n. (birinin) üzerine yük olan şey/kimse
drag on (someone) n. (biri) için stresli olan şey/kimse
drag on (someone) n. (biri) için külfetli olan şey/kimse
drag on (something) n. (bir şeyden) bir fırt
a drag (on someone) n. (birine) sıkıntı
a drag (on someone) n. (birine) yük
a drag (on something) n. (bir şeyden) bir nefes
a drag (on something) n. (sigaradan) bir nefes çekme
drag on (someone or something) n. (birine/bir şeye) yük
drag on (someone or something) n. (biri/bir şey) için stres/sıkıntı
drag on (someone or something) n. (birinin/bir şeyin) üstünde/sırtında yük
drag on (something) n. (bir şeyden) bir nefes
drag on (someone or something) n. (birine/bir şeye) külfet
drag on (something) n. (bir şeyden) bir fırt
drag racing n. yasadışı sokak yarışı
drag one's feet v. oyalanmak
drag one's heels v. oyalanmak
drag one's heels v. ayak sürümek
drag one's feet v. ayak sürümek
have a drag v. bir fırt çekmek
drag (one's) tail v. (bir yeri) terk etmek
(a) drag v. sigaradan bir nefes almak/çekmek
drag (one's) tail v. ağırdan almak
drag (one's) tail v. çıkıp gitmek
drag (one's) tail v. kıçını kıpırdatmak/kaldırmak
drag (one's) tail v. ağır ağır/yavaş yavaş/uyuşuk uyuşuk yapmak
drag (one's) tail v. ayak sürümek
drag (one's) tail v. defolup gitmek